T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/442 Esas
KARAR NO : 2025/781
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 04/06/2024
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın 03.03.2020 tarih 1914 sayılı hisse devir sözleşmesi ile ------- Şirketi'nin 225 paya denk gelen 22.500 TL' lik hissesini devraldığını, hisseleri devralınan şirketin toplam sermayesinin 50.400 TL olduğunu, pay devri sırasında şirketin borca batık ve maliye ile sorunları olduğunu ve maliyeye borçlarının olduğunu bilmediğini, bunları pay devri sonrası harici bir araştırma ile öğrendiğini, her ne kadar noterde pay devri işlemi olmuşsa da limited şirket ortaklığının pay defterine işlenmesine yönelik şirkete başvurusunun olmadığını ve pay devri öncesi de ortaklar kurulu kararı alınmadığını ve -------- limited şirket pay devri işlem ve prosedürüne uygun davranılmadığını ve müvekkilinin haricen ticaret sicilinde yaptığı harici araştırmayla pay devrinin 26.03.2020 tarih ------- sayılı ------- --------sayfasında ilan edildiğini, gıyabında kendisinin bir imzası olmadan pay devrinin tesciline dair işle icra edildiğine muttali olduğunu, bu nedenlerle ortaklık tescili usul ve yasaya aykırı şekilde söz konusu olan davacı müvekkili yönünden, yine davacı taraf olarak kendisine hiçbir şekilde ortaklık işleyişi hakkında bilgi verilmeyen davacı müvekkili yönünden, hiçbir dönem usulü genel kurul yapmayan bu şirket işleyişinde davacı müvekkili yönünden ortaklıktan çıkma talebinin kabulüne karar verilmesini, şirketin tasfiyesiz infisahına karar verilmesini ve şirketin ticaret sicilinden terkini ile hükmi şahsiyetinin sona erdiğine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili yasal süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, limited şirket ortaklığından çıkma, bu mümkün olmazsa şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemlidir.Limited şirketlerde ortakların ortaklıktan doğan şahsi ve mali hakları söz konusudur. Ortakların pay hakkı, şirket kârına katılma hakkı gibi mali haklarının yanı sıra, oy kullanma hakkı, ortaklığı yönetim ve idare hakkı gibi şahsi hakları mevcuttur. Limited şirketlerde ortağın şahsi haklarından biri de dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nın 638. maddesinde düzenlenen, ortağın ortaklıktan çıkma hakkıdır. Çıkma hakkı, ortağın özgür iradesi ile ortaklıktan çıkma istemini içerir. Çıkma hakkını kullanarak ortaklıktan ayrılan ortağın, ortaklığa ait bütün hak ve mükellefiyetleri sona ererek şirketle arasındaki bütün ilişkisi kesilmiş olacaktır.Limited şirketlerde ortakların tek yanlı iradeleriyle şirketten ayrılmaları kural olarak mümkün değildir. Bunun için ortağın çıkma iradesinin bir hukuki temele dayanması gereklidir. Bu temel 6102 sayılı TTK’nin 638. maddesi gereğince ya esas sözleşmeye dayalı ya da kanuni olabilir. Başka bir deyişle bu temel, ya şirket sözleşmesinin ortağa şirketten tek yanlı irade ile çıkma hakkı veren bir hükmü ya da kanunun ortaklara belirli koşullarda çıkma hakkı tanıyan düzenlemesidir. Limited şirkette ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyan bir diğer durum ise 6102 sayılı TTK’nin 638/2. maddesinde yer alan “Her ortak, muhik sebeplere dayanmak suretiyle şirketten çıkmasına müsaade edilmesini veya şirketin feshini mahkemeden talep edebilir” şeklindeki düzenlemedir. Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Böylece ortaklar, esas sözleşmede şirketten çıkma hususu düzenlenmiş olsun ya da olmasın şirketten çıkmalarını haklı gösterecek bir sebebin varlığı hâlinde her zaman bu hakkı kullanabileceklerdir. Limited şirket ortağı tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davası ileriye etkili hüküm ifade eden bozucu yenilik doğuran bir dava olup, bu davada çıkmayı gerçekleştiren irade mahkeme kararıdır. Mahkemenin çıkmaya ilişkin kararı şirketle ortak arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirir ve sonuçlarını dava tarihinden değil kararın kesinleştiği tarihte doğurur. TTK 638/2.maddelerinde her ortağın haklı sebeplerin mevcudiyeti halinde mahkemeden ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini isteme hakkı bulunduğu belirtildiği halde, haklı sebeplerin ne olduğu konusunda herhangi bir tanım yapmamıştır. Bu konuda kanun koyucunun haklı sebepten ne anladığının tespiti için kollektif şirketlere ilişkin TTK'nın 245.maddesinden yararlanılabilir. Buna göre haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkansız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır. Bu tanım genel bir tanım olup, Kanun'un "haklı sebep"e sonuç bağladığı tüm hallerde bu tanımdan yararlanılabilir. Doktrinde ve emsal içtihatlarda "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması”, “fiili veya manevi güç veya baskı uygulanması", "ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelenmesi”, “ortakların bir araya gelemeyecek derecede husumetin oluşması” ortaklıktan çıkmak açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Bu açıklamalar ışığında davacının çıkma istemi şirketin gayrifaal olması, ortakların bir araya gelmesinin mümkün olmadığı, şirketin vergi borçlarının olduğu, diğer ortakların da şirketle ilgilenmediği hususlarına dayandırılmış, haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi, bu mümkün değilse şirketin feshi istenmiştir. Davacının iddialarının somutlaşması için Vergi ve --------müzekkere yazılmış, gelen cevaplardan 1.142.373,65 TL vergi borcu olduğu anlaşılmıştır. Yine yazı cevabından gayrifaal olduğu anlaşılmaktadır.Bir muhasip bilirkişi görevlendirilmiş, bilirkişi 02/02/2025 tarihli raporunda şirketin ticari bir faaliyetinin olmadığını, vergi kaydının resen terkin edildiğini, ortakların bir araya gelemediğini ve davacının çıkma isteminin haklı görüldüğünü, bu mümkün olmazsa davacının fesih isteminin de koşullarının mevcut olduğunu mütalaa etmiştir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olmuş, itiraz eden olmamıştır. Eldeki dava, dava dışı ortaklar ...’a 06/12/2024 tarihinde, ...’a 21/11/2024 tarihinde ihbar edilmiş ancak duruşmalara katılım olmamış, beyan sunulmamıştır. Tüm dosya kapsamından ortaklar arasında bir araya gelme imkanının kalmadığı, devam eden ticari bir faaliyetin olmadığı, şirketin kalan ortaklarla devamında yasal bir sakınca olmadığı, ortakların tekrar aynı faaliyet amacı ile bir araya gelme ihtimallerinin de olmadığı, herhangi bir karlılığın olmadığı, davacının çıkma taleplerinin haklı olduğu kanaatine varılmış, davacının ilk talebi olan çıkma istemi yerinde görülmüştür. Davacının 12/10/2024 tarihli açıklama dilekçesine göre, çıkma payı hakkını saklı tuttuğu, bu davada çıkma payı talep etmediği, bu sebeple de dava değeri göstermediği görülmüştür. Davacının ilk talebi olan ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi istemi kabul edilmiş olmakla terditli diğer istemleri yönünden karar verilmesine gerek kalmamıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE;
2-Davacı ...’nın davalı ----------sicil numarası ile kayıtlı ...'nin ortaklığından çıkmasına izin verilmesine;
3-Davacının ortaklıktan çıkma payı talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacının ilk talebi kabul edilmekle terditli talep olan tasfiyesiz fesih talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına;
5-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60- TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80- TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 6.342,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8-Davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/10/2025