T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/948 Esas
KARAR NO : 2025/798
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/11/2022
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Zararın nedeni ve meydana gelişi hakkında sigortalı firmaya ait ------- gemisinde 02/11/2022 tarihinde patlama meydana gelmiş ve sac yırtılma olayı olmuştur. Yapılan ekspertiz çalışmaları sonrası söz konusu hasarın izin belgeleri çerçevesinde müsaade edilen taş motoru kullanılması gerekir iken Davalı------- firması çalışanları tarafından ilave bir izin alınmaksızın ve bu yönde alınması gereken ek tedbirler göz ardı edilerek şaloma kullanılmış olması sebebi ile gerekli emniyet tedbirlerinin izin şartlarının ve tanımlanmış kuralların ihmal edilmiş olması nedeniyle meydana geldiği, net zarar miktarı olan 227.241,48 USD müvekkili tarafından sigortalısına tanzim edilmiş; böylelikle müvekkili 6102 sayılı TTK Md. 1472 uyarınca sigortalının “kanuni halefi” olduğunu, bununla beraber sigortalı tarafından müvekkili şirkete verilen ibraneme gereği, müvekkili şirket aynı zamanda sigortalısının 'akdi halefi” sıfatına da haiz, Toplam 227.241,48 USD Maddi tazminat alacağımızın ödeme tarihi olan 14/07/2022 tarihinden itibaren döviz alacaklarına uygulanacak en yüksek mevduat faizi mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan ve davalıya ait araç ve gayrimenkuller üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tebligat icra edilmeksizin ve teminatsız olarak HMK Md.389 ve Md. 392 uyarınca ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketi tarafından sunulan dilekçe ile sigortalı --------Ş' ye ait rıhtımda yüzer vaziyette bulunan ------- isimli geminin atık tankında yaşanan patlama sonucu hasar meydana geldiğini, patlamaya davalı şirket tarafından gemi üzerinde yapılan çalışmada izin dışı olarak şaloma kullanılmış olmasının sebep olduğu iddia ve beyanı ile söz konusu zararın tazmini talep ve dava edildiğini, iddiaların tamamen gerçek dışı olmakla meydana gelen zarar ile davalının üstlendiği iş ve eylemleri arasında hiçbir nedensellik bağı bulunmadığını, zararın meydana gelmesinde davalı şirketin kusuru ve sorumluluğu bulunmamakla husumetin davalı müvekkile yöneltilmesi tamamen hatalı olduğunu, Patlamanın, saat 19:45 sularında, o gün çalışma yapılmayan ve kapalı tutulan iskele slop tankta meydana geldiğini, tersane çalışanlarından 5 kişinin, ses, basınç ve duman etkisi ile hafif yaralandığı hastanede kısa bir tedavi gördükten sonra aynı gün taburcu edildiklerini, raporun sonucunda; patlama meydana gelen tankla, olay günü sabahı gaz ölçümü yapıldığı, olay anında da tankta ya da yakın çevresinde bir çalışma yapılmadığının belirtildiği, raporda yakın bir bölgede çalışma yapılıyor olsa idi can kaybının kaçınılmaz olduğu ifade edildiği, davalı müvekkili, tersane sahası içerisinde gerçekleştirdiği tüm işlemler öncesinde tersane -------- uzmanlarından onay alındığını, gemi üzerindeki çalışmalar ise hem armatörün hem de tersanenin onayına bağlı olduğunu, verilen izin ve onaylar kapsamında, yapılan işler -------- uzmanlarınca denetlenmekle izin ve onaylar dışında işlem yapılabilmesinin mümkün olmadığını, patlamaya şaloma kullanılmış olmasının sebebiyet verdiği sonucuna varmak yalnızca kusurdan kurtulma çabası ile açıklanacağını, patlamaya tankta biriken gazın sebebiyet vermiş olduğunu, bu hususun kontrolü ise gemi personeli ve tersane personelinin sorumluluğunda olduğunu, bilirkişi raporunda personelin beyanı üzerine gaz ölçümü yapılmış olduğu tespitine yer verilse de gerçekten ölçüm yapılmış olsa idi bu denli bir patlamaya yol açacak kadar birikmiş gaz ile gemi üzerinde çalışma yapılmasına izin verilmezdi, davalı müvekkilinin olayın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, kusuru bulunmayan davalının zarardan sorumlu tutulamayacağını, bu sebeple eldeki davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava hukuki niteliği itibariyle rücuan tazminat davasıdır.Davacı sigortacı, dava dışı sigortalısına yaptığı hasar ödemesini, zarardan sorumlu olduğunu ileri sürdüğü davalıya rücu etmek amacıyla iş bu alacak davasını açmıştır.Yargılama sırasında 08/05/2024 tarihli celsede takipsiz bırakılmış, yenilenmesi üzerine duruşma 18/12/2024 tarihine bırakılmıştır. Bu tarihte ikinci kez takipsiz bırakılmış; ayrıca nisbi harcın da eksik yatırıldığından bahisle kesin süre verilmiştir.Davacı nisbi harcı yatırarak tekrar yenilemiş, yargılamaya devamla bilirkişi raporu alınmış, taraflara tebliğ edilmiştir. 14/05/2025 tarihli tarafların da katıldığı celsede ek rapor alınmasına karar verilmiş, ek rapor için bilirkişi ara kararı ve ek ücret ara kararı kurulmuş, duruma 15/10/2025 tarihine bırakılmıştır. Ek rapor için karar verilen ek ücret yatırılmadığı gibi duruşma günü davacı tarafça dosya takip edilmemiştir.
İş bu davanın 15/10/2025 tarihinde üçüncü kez işlemden kaldırıldığı anlaşılmıştır. Davanın miktar itibariyle dava ve karar tarihi itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olduğu açıktır. HMK.nun 320/4 md. uyarınca "işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." denilmekle, 3. kez müracaata bırakıldığı tarih itibarı ile açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden davanın 15/10/2025 tarihi itibarı ile HMK 320/4 md. uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dosyanın 08/05/2024, 18/12/2024 tarihlerinde işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin geçen celse duruşmaya katıldığı, bugünkü duruşma gününden haberdar olduğu görülmekle 3.kez takipsiz bırakılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 144.400,74-TL harçtan mahsubu ile bakiye 143.785,34-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.7/1 göre hesaplanan 483.226,08-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca -------- tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/10/2025