T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/676
KARAR NO : 2025/771
DAVA : Tazminat (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2022
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının davalı tarafla teknik ölçüm cihaz ve ekipmanları satımı konusunda sözleşme ile anlaşmaya varıldığını ürünlerin 2022 yılının 12. Haftasına (21-25 mart 2022) kadar teslim edileceğinin taahhüdü ile bu ürünlerin kullanılacağı dava dışı bir firma ile (------ ) sözleşme imzalandığını, ayrıca davalı şirkete ürünlerin teslimi için 5.840,00 Euro ödeme yapıldığını, ancak ürünler zamanında teslim olmayınca dava dışı firma ile zor durumda kaldığını ve 10.000,00 USD ceza şart ödeyecek işe devam edebildiğini, ayrıca bu ürünleri dava dışı firmaya satamayarak oradan da bir gelirden mahrum kaldıklarını, bu nedenlerle davalı tarafla yapılan sözleşmenin devamının müvekkilden beklenemeyeceğini, müvekkilinin davalıya 30.12.2021 tarihinde ödediği 5.840,00 Euro nun 22.03.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A uyarınca devlet bankalarının Euro açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oran ile birlikte tahsiline, davalının sözleşme konusunu edimini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilin dava dışı ----- firması ile akdetmiş olduğu sözleşmeden kaynaklı olarak uğradığı zarar için (mahrum kalınan kar 26.535,10 USD -19.466,31 Euro ) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline (bu alacak kalemi yönünden TL cinsinden maddi karşılığı bilirkişi marifeti ile tespit edildiğinde ıslah ve talep artırım haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL talep edilmektedir.) müvekkilin, dava dışı -------ödemek zorunda kaldığı 10.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden 3095 sayılı kanunun 4/A uyarınca devlet bankalarının Dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oran ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davacıya 16.05.2022 tarihinde noter kananıyla ihtarname gönderdiğini bu ihtarnamede görüleceği üzere sözleşmeyi davalının ihlal ettiğini malları teslim almayarak temerrüde düşen taraf olduğunu, dava dilekçesinin aksine davalının bakiye satış bedeli 13.626,53 Euro ve gümrük, ardiye KDV masrafları gibi ilave zararlar sebebiyle davacıdan alacaklı olduğunu bu konuya ilişkin arabuluculuk sürecinin sürdüğünü, müvekkilinin malları süresinde teslim etme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ürünlerin ---- ve ---- 3 farklı fabrikada davacının siparişi ile üretildiğini, sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca ” Ürünler fabrikadan çıkmış ise teslim süresi yerine getirilmiş sayılır © ibaresi olduğunu, nitekim davacının 25.04.2022 tarihli e-mail üzerine 26.04.2022 tarihinde malların teslime hazır olduğunun bildirildiğini, davacının sanki müvekkil malları süresinde teslim etmediği için kendi müşterisinin satıştan vazgeçtiği şeklinde algı yaratmasının gereceğe aykırı olduğunu, Davacının müşterisinin özel talebi olarak belirttiği 01.03.202 tarihli teslim tarihinin çok öncesi olduğunu, yani davacının siparişten vazgeçme sebebinin gerçekte sözde geç teslimat iddiası değil, müşterisinin siparişten vazgeçmiş olmasının olduğunu, müvekkilinin malları zamanında teslim etmek istediğini ancak malları teslim almayarak temerrüde düşen ve akde aykırı davranan tarafın davacı olduğunu, bunun davacı tarafa ---. Noterliği 16.05.2022 tarihli ------ yevmiye numaralı ihtamamesi ile bildirildiğini, yapılan yazışmalarda malların teslim tarihinin 25.04.2022 olduğunun görüldüğünü ancak davacının bu tarihten çok önce 01.03.2022 tarihinde müşterisinin isteği ile satıştan vazgeçtiğini, kısacası davacının siparişi iptal etme nedeninin geç teslimat değil, kendi müşterisinin proje teslim tarihini öne çekmesi olduğunu, bu ürünlerin özel olarak üretilen ürünler olduğunu, pandemi döneminde ünlerin başarıyla getirildiğini, davacı ile 13.626,43 Euro için arabuluculuk sürecinin devam ettiğini bu nedenlerle haksız ve gerçeğe aykırı düşen davanın reddini, davacıya yönelik arabuluculuk başvurumuzun neticesinin beklenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle; tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; taraflar arasındaki sözleşme gereğince siparişin süresinde teslim edilmemesinden kaynaklı yapılan ödemenin iadesi ve zarar/mahrum kalınan kazancın tazmin edilmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığı hususunda uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, mahkememiz 09/02/2023 tarihli 2 nolu ara kararı gereğince davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için ------ Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, mahkememizce resen seçilen mali müşavire tevdi edildiği, 13/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..davacı ---- Şirketi’nin 2021 yıllarına ait ticari defterleri incelendiğinde dava konusu 5.840,00 Euro ödemenin Türk Ticaret Kanunu hükümlerince ödeme tarihindeki kur bilgileri dikkate alınarak TL değeri hesaplanmış (87.448,55 TL olarak) 31/12/2021 tarihli ------ nolu yevmiye fişiyle muhasebe kayıtlarına işlendiği tespit edildiği, davacı ------- Şirketi’nin 2022 yılı ticari defterinde yer alan 31/12/2022 tarihli ----- nolu kapanış fişi incelendiğinde davacı tarafın davalı -------Şirketi’nden 87.448,55 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, dosyası incelendiğinde davacı ve davalı arasında herhangi bir imzalı sözleşme bulunmadığı, ilgili siparişin mail yazışmaları üzerinde oluşturulduğu tespit edildiği, ürünlerin davacı firma için özel olarak üretilip üretilmediği konusunda dava dosyasında yazılı bir belgeye rastlanmadığı, dava dosyası içeriğinde bulunan 27/12/2021 tarihli proforma fatura incelendiğinde ürün teslim tarihinin 12 hafta içinde teslim edileceği belirtilmiş olup bu süre ortalama olarak 12-14 mart 2022 arasına denk geldiği tespit edilmiştir. Dava dosyası içeriğinde bulunan email yazışmalarında ürün tesliminin 21-25 Mart 2022 arasında yapılacağı belirtilmiştir. Ancak 27 Nisan 2022 tarihinde yapılan email yazışmalarında davalı firmanın ürünleri halen teslim etmediği tespit edildiği, detayları açıklandığı üzere----Şirketi’nden 87.448,55 TL (5.840,00 Euro) alacaklı olduğu tespit edildiği.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememiz 19/09/2023 tarihli 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın bir mali müşavir, bir borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı ve bir makine mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 18/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "..tarafların Ticari Defterleri usul ve hesap incelemesi yönünden ; davalı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin defterlerinin talimat mahkemesince ----- Talimat dosya numarası ile Mali Bilirkişi Mali Müşavir ------ tarafından, davalı şirketin aynı yıla ilişkin ticari defterleri de heyetimiz üyesi mali bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde, iki defterin de usulüne uygun tutulduğu, davacı kendi defter kayıtlarında 5.840 EUR karşılığı 87.448,55 TL alacaklı gözükürken davalının da 5.840 EUR karşılığı 80.743,26 TL davacıya borçlu gözükmekle defterlerin karşılıklı uyumlu olduğu, davaya konu olan ürünlerin teknik değerlendirilmesi yapılan incelemede, ---- firması tarafından üretilen ve davacı tarafından sipariş edilen ısı ve basınç ölçer cihazlar ile ara aparatlarının, davalı tarafından ------ firmasında özel olarak üretildiğine dair bir delil olmaması ve yapılan araştırmada, cihazların özel üretim olmadığı ----- firmasının, piyasaya satış yaptığı standart cihazlar olduğu tespiti yapıldığı, davacının TBK m.212/f.2 ve TBK m.125/f.3 kapsamında, sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığına kanaat getirilmesi halinde, davacının 5.840 EURO peşinat ödemesini talep edebileceği, davacının TBK m.125'e göre, davalı temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse davacı alacaklının, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği, bu kapsamda davacının dava dışı şirketle olan sözleşmesi sebebiyle 10.000 USD cezai şartı hakedişten düştüğüne dair sözleşme sunduğunu, bu hususta takdirin Sayın Mahkemeye bırakıldığı, kar kaybı yönünden ise somut bir veriye rastlanılamadığı, faiz : 5.840 USD dönem kapsamında davalının iade borcu kapsamında değerlendirilebileceği, iade borcunun dönme hakkının kullanılmasıyla muaccel olabileceği, dönem hakkının nitelendirme Sayın mahkemeye ait olmak üzere 25.04.2022 tarihli davacı çalışanın maili itibariyle muaccel olabileceği, davacının talep etmiş olduğu faizin hesabı için “Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı” ihtiyaç olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraflarca itiraz dilekçesi sunulduğu, tarafların itirazları doğrultusunda dosyanın rapor sunan bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların itirazları doğrultusunda ek karar alınmasına karar verildiği, dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, 05/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..ürünlerin teslim tarihi, 21-25 mart olarak tespit edildiği, davacının teslim tarihinden önce siparişin iptalini talep ettiği davalının işaret ettiği 01.03.2022 tarihli mailden anlaşılamadığı, bu nedenle davacının temerrüde düştüğü hususunda bir kanaate varılamadığı, davalı ile 19.466,31-Euro tutara anlaştığı ürünleri sonradan 26.535,10-USD almış olması halinde aradaki fark müspet zarar olduğu, kök raporda da belirtildiği üzere davacının sözleşmeden döndüğü ve bu çerçevede menfi zararı talep edebileceği değerlendirildiği, ancak davacının davalı ile sözleşme yapması sebebiyle kaçırdığı fırsat varsa bu ikisi arasındaki farkı menfi zarar kapsamında talep edebileceği, davacının cezai şart ödemiş olması halinde bunu menfi zarar kapsamında talep edebileceği, ancak davacının dava dışı -----cezai şart ödediği veya sözleşme bedelinden mahsup edilerek davacıya bir ödeme yapıldığı tespit edilemediği, davacının dava dışı ------- ile cezai şart mahsup edilerek sözleşme rakamını 148.464,90 USD a düşürdüğünü gösteren anlaşma belgesinin delillerin değerlendirilmesi kapsamında Sayın Mahkemenin takdirine bırakıldığı, bu hususlar dışında kök raporda vardığımız sonuçlarda değişiklik olmadığı.." şeklinde ek rapor sundukları görülmüştür.
Bilirkişi ek raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraflarca bilirkişi raporlarına itirazda bulunulduğu, mahkememiz 10/10/2024 tarihli, ----- nolu ara kararı gereği, davacı vekiline 10.000 USD cezai şartın ------- firmasına ödendiğine ilişkin bilgi ve belgeleri sunması için süre verildiği, --- nolu ara kararı gereği ise ------ Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, 2021/2022/2023 yıllarına ilişkin davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak sureti ile davacı ile dava dışı ---- firması arasında yapılan sözleşme kapsamında ------ firmasının davacıya ne kadar ödeme yaptığı, 10.000 USD cezai şart ile 26.535,10 USD teslim edilmeyen ürünler bedelinin davacının alacağı olan 185.000 USD den mahsup edilerek ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesinin istenildiği, dosyanın ------ Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, 17/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..dava Dışı----- Firması Davacı Şirkete; ----- (USD) hesabına 27/12/2021 tarihinde 110.000,00 USD ,------ (USD) hesabına 05/09/2022 tarihinde 8.000,00 USD Toplam : 118.000,00 USD olarak ödeme yaptığı defter kayıtlarında mevcut olduğu, 10.000,00 USD Cezai Şart ile 26.535,10 USD Teslim Edilmeyen Ürünler Bedeli, davacının alacağı olan 185.000,00 USD ' den mahsup edilerek ödeme yapıldığına dair Ticari Defter Kayıtlarında böyle bir ibare görülmediği.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporunun tarafları tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itirazların reddine karar verildiği, davacı vekiline ıslah dilekçesi sunması için süre verildiği, ancak ıslah dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında teknik ölçüm cihaz ve ekipmanları satımı konusunda anlaşmaya varıldığı, ürünlerin 2022 yılının 12. haftasına (21-25 mart 2022) kadar teslim edileceğinin belirlendiği, davalı şirkete avans ödemesi olarak 5.840,00 Euro ödeme yapıldığını, sözleşme konusu ürünler zamanında teslim edilmediğinin mail yazışmaları ile sabit olduğu, davalı her ne kadar davacının teslimden kaçınması nedeniyle alacaklı temerrütüne uğradığını iddia etmiş ise de, teslim süresinin taraflar arasında belirlendiği ve 21-25 mart 20222 tarihinde tesliminin yapılması gerekmesine rağmen 27 nisan 2022 tarihindeki mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere ürünlerin zamanında teslim edilmediği, davacının geç teslimi kabul etmek zorunda olmadığı, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere ürünlerin davacıya özel üretilmediği ve standart özellikte ürünler olduğu, davacının ürünlerin süresinde teslim edilmemesinden dolayı sözleşmeden dönme ve menfi zararın tazminini talep edebileceği, bu kapsamda davacının avans ödemesi olarak davalı tarafa verdiği 5.840,00 Euro'nun iadesini talep etmekte haklı olduğu, davacı davalı ile 19.466,31 Euro tutara anlaştığı ürünleri sonradan 26.535,10 USD almış olması halinde aradaki farkın müspet zarar olduğu, davacının sözleşmeden döndüğü ve bu çerçevede menfi zararı talep edebileceği, ancak davacının davalı ile sözleşme yapması sebebiyle kaçırdığı fırsat varsa bu ikisi arasındaki farkı menfi zarar kapsamında talep edebileceği, davacı tarafından kaçırdığı fırsata ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, bu nedenle mahrum kalınan kar tazminatı talep edemeyeceği, davacı tarafından ürünlerin kullanılacağı dava dışı ----- firmasına cezai şart ödediğine ilişkin delil sunamadığı, bu nedenle bu kapsamda tazminat talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilerek davacı tarafından yapılan 5.840,00 Euro avans ödemesinin iadesine, mahrum kalınan kar talebinin reddine, davacının ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği cezai şart tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; a- Davacı tarafından yapılan avans ödemesinin iadesi talebinin kabulüne; 5.840,00 Euro’nun 25.04.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine,
b- Davacı tarafın mahrum kalınan kar talebinin reddine,
c- Davacının ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği cezai şart tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 7.385,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.863,43 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.521,97 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.863,43 TL peşin harç toplamı olan 1.944,13 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 16.540,00 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan (%99,08 Kabul %0,92 Ret) 16.388,42 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan (%99,08 Kabul %0,92 Ret) 1.545,64 TL'sinin davalıdan 14,36 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde-----Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.