T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/637 ESAS
KARAR NO : 2025/783 GEREKÇELİ KARA
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2020
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... müvekkili şirketin eski bayii olan şirket olduğunu, bahsi geçen bayi müvekkilinden satın aldığı malların bedelini ödemekte temerrüde düştüğünü, bu nedenle yasal takip işlemlerine başlanıldığını, davalı ...'in ise dava dışı ... Lehine verilen ipoteğe konu taşınmazın maliki konumunda olduğunu, dava dışı ... ve müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle meydana gelen borcun hala ödenmediğini, ancak buna rağmen davalının takibe itiraz ettiğini, davalı ... tarafından müvekkili lehine tesis edilen ipotekler, dava dışı ...'nin satın aldığı mal bedellerinin ödenmesinin teminatını oluşturmak üzere alınmış teminat ipoteği niteliğinde olduğunu, İpotek senetlerinde açıkça yazılı olduğu üzere; ...'nin müvekkili -------- satın almış olduğu ve ileride alacağı bilcümle emtia dolayısıyla senet ve çek borçlarından ve cari hesaplarından doğmuş/doğacak ve bilcümle alacağın teminatı olmak üzere belirlenen bedel üzerinden fekki müvekkili tarafından bildirilinceye kadar süreli ve temerrüt tarihinden itibaren aylık % 10 akdi faizli olarak üst limit ipoteği olarak tesis edildiğini, davalının takibe itiraz etmesindeki amacın alacaklı müvekkilinden alacağının tahsilini geciktirmek olduğunu, bu nedenle ve İİK'da yer alan koşulların gerçekleşmesi nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın %20'sin den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, davalı taraf ile -------- Başvuru numaralı arabuluculuk görüşmelerinin "Anlaşamama”olarak sonuçlandığını beyan ederek davanın kabulü ile borçluların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olan ipoteklerin isteyerek verilmediğini, esas borçlu --------Şti'nin halen kapalı bir şirket olduğunu ve uzun yıllardır ticari faaliyetinin bulunmadığını, kapanmış bir şirketin borcunun da kalmayacağını ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, --------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasının UYAP sureti, Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve --------- Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.
-------- Esas sayılı yazılan müzekkere cevabında mahkemece yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın --------- Esas da devam ettiği bildirildiği, --------- Esas sayılı dosyasına yazılan müzekkereye cevap verildiği davalı şirketin terkin iptaline karar verildiği, taraflarca mahkeme kararının tebliğ talebinde bulunmadığı için kesinleşmediğinin bildirildiği görüldü. Dosya konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 06/01/2025 tarihli raporda özetle; " Davacı -------- şirketin tarafından sunulan ticari defterlerin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı görülmüş olup ticari defterlerin delil kabiliyeti Sayın Mahkemeye aittir. Davalı yan, inceleme günü ticari defterlerini sunmadığı için davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır. Davacı tarafından sunulan ticari defterler incelenmiş olup 21.11.2019 icra takip tarihi itibariyle davalı -------- şirketinden 376.737,69 TL alacaklı olduğu mali yönden tespit edilmiştir. Ancak davacı yan alacağının 150.000,00 TL'si için icra takibinde bulunmuştur. Davalı ------- şirketi adına, davacı yana toplam 223.285,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacı yan icra takibinde işlemiş faiz (icra takibinden öncesi) talep etmemiştir. İcra takibinde aylık 410 akdi faiz talebi mevcut olduğundan faiz hesabı bu faiz oranına göre hesaplanmıştır. İcra takibinden 28.01.2025 son duruşma tarihine kadar 933.500,00 TL faiz hesaplanmıştır. Davalı -------şirketi adına yapılan 223.285,00 TL ödeme hesaplanan faizden mahsup edilmiş olup davacı--------- şirketinin, davalı --------- şirketinden 150.000,00 TL ana para ve (son duruşma tarihi: 28.01.2025 tarihine kadar) 710.215,00 TL faiz alacağı bulunmaktadır. Davacı -------- şirketinin Davalılardan 150.000,00 TL anapara 710.215,00 TL faiz olmak üzere toplam 860.215,00 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır." tespitinde bulunmuştur.
Tarafların beyan ve itirazları değerlendirilmek üzere Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama uzmanı bilirkişi heyetinden alınan tarihli raporunda özetle; " Davacı nezdinde yapılan incelemede 2002 ile 2017 yılları arası dönemdeki ticari defterlerin ibrazı istenmiş ancak 2006 ile 2023 yılları arası dönemdeki ticari defterlerin ibraz edildiği, yapılan incelemede davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı, ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Sayın Mahkemenizin 20.03.2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında davacının davalı şirketten olan çek ve senet alacağının ne kadar olduğunun belirlenmesi yönünde ara karar kurulduğu, ancak sunulan kayıtlara göre davacı nezdinde davalı cari hesabının çek/senet şeklinde ayrı ayrı takip edilmediği, bu nedenle davacı nezdinde davalıya ait toplam hesap bakiyesinin aşağıdaki gibi irdelendiği, Davacının --------- adına toplamda 5.907.921,20 TL tutarlı satış faturası ve benzeri belge düzenleyerek firmayı borçlandırdığı, karşılığında firmadan 5.531.183,51 TL tutarlı tahsilat sağladığı, bu işlemlere göre 01.10.2019 takip tarihi ve 26.11.2020 dava tarihi itibariyle davacı nezdinde davalı -------- 376.737,69 TL borçlu olduğu, Takip ve dava tarihinden sonra 03.02.2022 tarihinde banka kanalıyla davacının ... isimli kişiden “--------- açıklamasıyla 54.285,00 TL, yine aynı kişiden 21.10.2022 tarihinde “-------” açıklamasıyla 169.000,00 TL tahsilat yaptığı, taraflarındaki tüm işlemlere göre ise 31.12.2022 tarihi itibariyle davacı nezdinde --------- 153.452,69 TL borçlu olduğu, İpotek akit tablosuna göre ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, taşınmazın anapara, faiz, icra takip giderleri de dahil olmak üzere 150.000 TL ile sorumlu olduğu " tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava ipoteğin paraya çevrilmesinden kaynaklı takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Dosya içerisinde toplanan kayıtlardan; -------- İlçesi, -------- Mahallesi, -------- ada ------- parsel -------- nolu bağımsız bölümün davalı ... ------- adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerine tesis edilmiş, 2002 tarih -------- yevmiyeli resmi senet ile 75.000,00 TL bedelli davacı --------- lehine ipotek konulduğu, 2005 tarih --------- yevmiye ile 150.000 TL'ye çıkarıldığı görülmüştür.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) Türk Medeni Kanunu’nun 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki rehnin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.
İlk düzenlenen ipotek akit tablosunda, “------- --------Ş'den almış olduğu ve ileri alacağı bilcümle emtia dolayısıyla senet ve çek borçlarından doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık taminat olmak üzere" taşınmazın teminat olarak verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca ipoteğin süresiz olarak kurulduğu ipotek akit tablosundan tespit edilmektedir. O halde, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı içermediği ve doğmuş-doğacak alacakların güvencesi olması sebebiyle üst sınır ipoteği olarak değerlendirilmektedir. Rehin sözleşmesinde temel borç ilişkisinin gösterilmesi geçerlilik şartı olmamakla beraber hangi alacak için rehin kurulduğunun ispatını kolaylaştırır. Paraya çevirme anında geçerli bir alacağın varlığı rehin hakkının kullanılması için zorunludur. Alacak mevcut değilse, tescil edilmiş ipotek alacaklı için güvence oluşturmaz. Bu halde hakkın kullanılmasında ipoteğin alacağa bağlılığı mutlaktır.Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, davalı tarafın yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmadığı görülmekle, davacı ile davalı arasında “--------Ş. Yetkili Satıcı -Satış Protokolü” akdedildiği ve bu satış protokolü ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin 05.05.2002 tarihinde başladığı, ticari defterlere yapılan ilk kaydın 16.05.2002 tarihli, -------- no.lu yevmiye kaydında “14.09.2002 vadeli ------- nolu çek” açıklaması ile davalı tarafından verilen 2.178.000.000,00 TL tutarındaki çek kaydına ait olduğu, davacının icra takip (21.11.2019) ve dava tarihi itibariyle davalı şirketten (280.135,17 TL + 96.602,52 TL) 376.737,69 TL alacaklı olduğu görülmüş, ancak davacı yan icra takibinde cari hesap bakiyesinin 150.000,00 TL'si için icra takibinde bulunmuştur.
Davalılar dava dosyasına ve icra dosyasına vermiş oldukları dilekçelerinde davacı -------- şirketine karşı borçlarının bulunmadığını iddia etmelerine rağmen davalı------- şirketi adına icra takip tarihinden sonra 03.02.2022 tarihinde 54.285,00 TL ve 21.10.2022 tarihinde ise 169.000,00 TL olmak üzere toplam 223.285,00 TL ödeme yapıldığı, 31.12.2022 tarihi itibariyle davacı nezdinde ------- 153.452,69 TL borçlu olduğu görülmüştür.Öte yandan davalı taraf taşınmazı isteyerek ipotek vermediğini ileri sürmüş ise de, TMK 2 maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uymadığına kanaat edilmekle dikkate alınmamıştır.Takip ve dava tarihinden sonra 03.02.2022 tarihinde banka kanalıyla yapılan toplam 223.285,00 TL ödemenin TBK’nın 100. maddesi hükümleri gereğince ödemelerin icra müdürlüğünde infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;------- İcra Müdürlüğü'nün--------- esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 150.000,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına,
2- İİK. 67/2. Maddesi uyarınca %20 oranında olmak üzere 30.000,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun bu davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 10.246,50-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 1.811,63-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.434,87-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.811,63-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harcın toplamı olan 1.866,03-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Davacı tarafından sarfedilen toplam 18.237,25-TL yargılama giderlerinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca --------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/10/2025