T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/535 Esas
KARAR NO : 2025/756
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/07/2024
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu -------- Şti. ile davacı müvekkili --------- Şti. arasında bayilik sözleşmesinin bulunduğunu, -------- Şti. tarafından davalıya sözleşme kapsamında muhtelif tarihlerde satışlar yapıldığını ancak davalı şirketin son dönemde ödemeleri yapmaktan imtina ettiğini, davacı müvekkilinin, davalıdan 2021-2023 tarihleri arasındaki satışlardan kaynaklanan 4.616.642,72 TL muaccel alacağının bulunduğunu, Bayilik sözleşmesi uyarınca --------- şirketi tarafından-------- şirketine sevk edilen ve faturalandırılan ürünlerin ödemesinin hangi şekilde yapılacağının bayilik sözleşmesi madde 8.3'te kararlaştırıldığını, ilgili maddede "Bayinin peşin yahut vadesinde yapılacak ödemeyi yapmadığı takdirde anında temerrüde ilişkin hükümler uygulanır. Temerrüt hükümlerinin doğumlarıyla işleyecek faiz, mevduata uygulanan en yüksek faizdir.” şeklinde belirlendiğini, alacağın hiçbir teminata bağlı bulunmadığı gibi vadesi gelen borçla ilgili hiçbir ödemenin de yapılmadığını, borçlu ile yapılan görüşmelerde defalarca ödeme uyarılarına rağmen olumlu bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine --------- Noterliği vasıtasıyla 23.01.2024 tarih ve --------- yevmiye numarasında kayıtlı ihtarname gönderildiğini, 4.692.000,443 TL borcun ihtarname tebliğinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek faizi ile birlikte en geç 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı şirketin temerrüt şartları gerçekleştiği halde ve ihtarnameye rağmen ödeme yapmadığını, bunun üzerine alacağın tahsilini temin etmek için ---------- İcra Müdürlüğü'nde 08.02.2024 tarihinde 4.616.642,72 TL alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıya 14.02.2024 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, davalının şirketin "Alacaklı böyle bir borcum yoktur. Bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, vekalet ücretine ve tüm ferilerine açıkça itiraz ediyorum. " demek suretiyle 21.02.2024 tarihinde takibe sebepsiz olarak itiraz ettiğini belirterek itirazının iptali ile davanın kabulüne, davalı şirket aleyhine 9020'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin --------- Şti. ile davacı şirket ---------Şti. arasında 2021 tarihinde bayilik sözleşmesi kurulduğunu, iddia edilenin aksine taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 4.616.642,72-TL'lik borç bulunmadığını, taraflar arasında sözleşme ile başlayan ticari ilişkinin, hem 2022 yılında yenilenmekle devam olunduğunu hem de ispatı kabil şekilde sözleşmenin bitmesinden sonra da benzer yoğunlukta ve işlem hacminde gerçekleştiğini, şayet bahse konu borç miktarı mevcut olsaydı temelini karşılıklı güven ilişkisinden alan taraflar arasındaki ticari işlemlerin devamlılık arz etmesinin mümkün olmayacağını, İddiaya konu alacağın tedarikçi taraf olan --------- Şti.'nin mal satışından kaynaklı olduğu iddia edilmediğini, alacağın ortaya çıkması için öncelikle bayinin siparişi ardından ürünlerin tesliminin gerektiğini, somut olayda borç doğuracak bir işlem husule gelmediğini, bayi tarafından sipariş verilmediği gibi tedarikçi tarafından teslim edilmiş ürünün de mevcut olmadığını, iddia sahibi tedarikçinin ispatla mükellef olduğu açık olup sözleşme hükümlerinin de tedarikçi tarafa bu hususta kolaylık sağlayacak hükümleri içerdiğini, sözleşmenin 7/1. maddesinin "Sipariş süreci, Tedarikçi tarafından. Bayi'ye iletilen sipariş formunun Bayi tarafından doldurulması ve e-mail yoluyla tekrar Tedarikçiye gönderilmesi ile başlar." hükmünü, 7/2. madde hükmü ise "Siparişin içeriği hakkında mutabakat sağlandıktan sonra Tedarikçi en geç 48 saat içerisinde proforma faturayı Bayi ile paylaşır." demekle tedarikçi tarafından ibraz edilmesi gereken belgeleri açıkça gösterdiğini, --------- "Mahkemece, fatura içeriğindeki malların davalıya te: edildiğine dair sevk irsaliyesi bulunmadığı, davalının teklif edilen yemini eda ettiği bu şekilde davacının davasını kanıtlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir... ..Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, oy birliğiyle karar verildi." davacı şirketin, iddia ettiği borç tutarının hangi ürünlerin satışından doğduğunu, teslim ettiğini iddia ettiği hangi ürünlere dayanarak faturalandırma yaptığını, teslim ettiğini iddia ettiği mallar varsa bunların sevk irsaliyelerini, müvekkili şirket ile aralarında yapmış oldukları bayilik sözleşmesinin 7/1. ve 7/2. Maddelerinin gereği olan sipariş formu ve proforma faturayı hem taraflarına hem de mahkemeye ibraz etmediğini İddia edilen tüm hususların ispattan yoksun olduğunu, davacı şirketin, Davacı taraf müvekkilimle uzun süredir alışveriş yapıyor olmanın vermiş olduğu güveni açıkça kötüye kullanmaya çalıştığını belirterek, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına ve davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, bayilik ilişkisi kapsamında bayilik veren davacının mal teslimi karşılığında bayiye kestiği ve bedelini tahsil edemediği faturaların tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Davacı davalı ile aralarında bayilik sözleşmesi olduğunu, bu kapsamda mal tedarik ettiğini, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürmüştür.
Davalı cevap dilekçesinde, ürün sipariş verilmediği ve teslim alınmadığı, hangi ürün için fatura kesilmiş olduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, bayilik sözleşmesinin 7. Maddesine uygun bir sipariş formunun ibraz edilmediği ileri sürülerek davanın reddi savunulmuştur.Davaya konu olan icra dosyası celp edilmiş, incelenmiştir. -------- İcra Müdürlüğü’nün -------- esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, 08/02/2024 tarihli takip talebi ile 4.616.642,72 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip tarihinden itibaren ticari faz talep edildiği görülmüştür. Davaya konu icra dosyasında, ödeme emrinin davalıya/borçluya 14/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 21/02/2024 tarihinde, süresinde borca,faize ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davacının da süresi içinde, 11/07/2024 tarihinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Fatura ve defterler tek başına alacağın varlığını ispat için yeterli değildir. Faturaya konu malın teslim edildiği veya hizmetin verildiği hususu alacaklı tarafça ispatlanmalıdır.Davacı ve davalı şirkete ait takibe konu cari hesap dönemine ait BA ve BS formlarının celbi için ilgili kurumlar vergi dairesine yazı yazılmış, cevaplar dosya içine konmuştur.
Tarafların her ikisinin de tacir olması ve TTK.nun 64 vd maddeleri kapsamında defter tutma yükümlülüklerinin bulunması karşısında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir.Bir mali müşavir bir nitelikli hesap uzmanı atanmış, bilirkişiler 19/06/2025 tarihli raporunda, davalının defterlerini sunmadığını, davacının defterlerinin incelendiğini, BA ve BS formlarının uyumlu olduğunu, buna göre de davacının 2021-2022-2023 yılı içinde kestiği tüm faturaların davalının defterlerinde de kayıtlı olduğunu, davacının defterinde 31/12/2023 tarihinde 162.096,35 TL tutarında --------- virman kayıtlar açıklamalı kaydın olduğunu, dayanak belgenin olmadığını ve bu tutardan davalının sorumlu olmayacağını mütalaa etmişlerdir.Davalıya rapor 25/06/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen beyan/itiraz sunulmamıştır. Davacı 08/07/2025 tarihli beyan dilekçesi ile rapor gibi hüküm kurulması talebinde bulunurken, sehven pos cihazı ile 162.096,35 TL tahsilat yapılmış gibi kayıt girildiği fark edilerek tekrar davalının cari hesabına bu tutarın manuel olarak girildiğini beyan etmiştir. Davalının bu itirazına dair somut bir yazılı delil sunulmamış olmakla rapora itibar etmek gerekmiştir. Her iki tarafın defterleri ile belirlenebilir alacağın likit olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE;
2--------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 4.454.546,37 TL üzerinden DEVAMINA; fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE;
3-Asıl alacağa takipten tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 2/2 m uyarınca faiz uygulanmasına;
4-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
5-Alınması gerekli 315.362,86-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 55.757,51-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 259.605,35-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL. başvurma harcı, 55.757,51-TL peşin harcın toplamı olan 56.185,11-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarfedilen toplam 15.255,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%96,49 kabul, %3,51 ret oranında) olmak üzere 14.719,38-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 498.727,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca --------- tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin, davanın haklılık oranına göre takdiren 3.473,60-TL'sinin davalıdan, geri kalan 126,40-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 24/09/2025