T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/904 Esas
KARAR NO: 2025/717
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/11/2023
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu şirketin üreticisi olduğu, ----- firmasının kullanımındaki ----- makinasının dişlisinde hasar meydana geldiğini, hasarın sigorta tarafından ----- tarihleri arasında müvekkili şirketçe -------teminat kapsamında bulunduğu, poliçe limitleri miktarınca sigorta güvencesi altına alınmış olan ---- şasi numaralı iş makinesinin ------ şantiye sahasında çalışma öncesi rutin bakım yapıldığı sırada şanzıman yağında metal dişli kırıklarına rastlanması üzerine arızanın tespit edildiği, arızalı dişli üzerinde yapılan tüm inceleme ve testler sonucunda sigortalı------ makinenin ana redüktör dişli mekanizmansında üretim sırasında dişliye su verme işlemin yapılmadığı, ham durumda sadece dişlilerin indüksiyon ile sertleştirildiği, bu nedenle yumuşak olan alt bölgenin sert kabuğa binen yükü taşıyamaması ve diş yüzeyinde çatlamaya neden olduğu, müvekkili sigorta şirketi tarafından ilgili poliçe gereği, hasara uğrayan makine onarımı için sigortalısına -------- tazminat ödendiğini, poliçe teminatında ödenen bedelin üretim hatası olarak kabul edilen rizikonun meydana gelmesine sebep olan borçlu şirkete ödediği miktarın rücu etme hakkına haiz olduğu, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini, likit alacağına karşı yapılan itiraz sonucu %20 den aşağı olmamak üzere icra İnkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu makine, finansman kuruluşu ve malik sigortalı------ vasıtasıyla dava dışı şirket sigorta ettiren ----- tarihinde satıldığını ve------- tarihinde makinenin kurulumu yapılıp devreye alınarak teslim edildiğini, teyit mektubundaki garanti şartları maddesine göre makinenin garantisi kurulumdan itibaren 12 ay ya da 2000 çalışma saatinden hangisine daha erken ulaşırsa makinenin garantisi sona ereceği, buna göre garanti şartlarının bittiği tarih 24.11.2018 olduğu, hasarın meydana geldiği tarih ise dava dilekçesi ve ekli hasar raporuna göre 23.08.2021 olarak belirtildiği, davacı hasar dosyasına göre bir imalat hatası olduğu iddiasıyla talebini ileri sürdüğüne göre talebin hangi ilkeler ışığında müvekkiline karşı ileri sürüleceği açıklanması gerektiğini, olayın oluş biçimi, teknik olarak değerlendirilmesi gereken bir konu olması, alacağın bu noktada likit bir alacak olarak addedilemeyeceği nazara alındığında likit bir alacaktanbahsedilemeyeceğinden davacı tarafın icra inkar talebinin reddedilmesi gerektiğini, dosyadaki eksper raporunda dahi hasarın meydana gelme sebebi belli değildir denildiğini, bundan başka, ihtiyati tedbir için mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunma şartları oluşması ve talep edenin bunu yaklaşık ispat seviyesinde ispatı gerektiğini, olayda davacı ... bakımından bu koşular oluşmadığından hazine garantisi vs. gibi bir beyanla talep edilen tedbir talebinin de reddini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine -------- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, hasar bedeli alacağına dayalı olarak toplam 327.091,76 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; davalı tarafından davacının sigortalısına satılan ----- dişlisinde oluşan hasarın üretim hatası olup olmadığı, davalı üreticinin oluşan hasardan sorumlu olup olmadığı, gizli ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp ihbar külfetinin yerine getirilip getirilmediği, hasarın sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı, sigortanın yapmış olduğu ödemenin hasar ile uyumlu ve kadrimaruf olup olmadığı, sigortanın yapmış olduğu ödemenin TTK 1472 md göre rücu şartlarının oluşup oluşmadığı tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, ------- esas sayılı dosyasının dosyaya eklendiği, davalı ----- poliçe ve hasar dosyasının celp edildiği,------ile hasar tarihi olan ----- tarihleri arasında servis raporları, iş emirleri, verilen servis hizmetleri için düzenlenen faturaların celp edildiği, mahkememiz ---- tarihli 2 nolu ara kararı gereği, dosyanın ------ mühendisi bölümünde görevli 3 kişilik makine mühendisi bilirkişi heyeti ile birlikte 1 borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek uyuşmazlık noktasında rapor alınması, ayrıca hasarlı parça üzerinde inceleme yapılabilmesi için bu parçanın------- makine mühendisi laboratuvarında incelenmesine karar verildiği, ancak makinenin bulunduğu adresin ----- olduğu şeklinde davacı vekilince beyanda bulunduğu anlaşıldığından mahkememiz ---- nolu ara kararı gereği, ------ Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak makinenin resen seçilen bilirkişi vasıtası ile yerinde inceleme yapılması ve rapor düzenlenmesi için talimat yazıldığı, 24/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"..davaya konu edilen fore kazık çakma makinesinde meydana gelen hasarın, makine kırılması sigorta poliçe teminatında olduğu toplam hasarın 327.091,78 TL olduğu tespit edilmiş, Hasarın üretim hatasından kaynaklandığını, yani gizli ayıplı olduğu, davalı üreticinin bu hasardan sorumlu olduğu, hasarın sigorta teminatında bulunduğu, sigorta tarafından ödenen hasar bedelin piyasa şartlarına göre uygun olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu, mahkememiz 22/05/2025 tarihli ara kararı ile bilirkişi raporunun denetime elverişli olması nedeni ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, davacı tarafından makine kırılması sigortası ile sigortalanmış olan dava dışı sigortalıya ait fore kazık makinesinin dişlisinde oluşan hasar nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin ayıplı imalat iddiasıyla davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Rücu ve halefiyet, ------ sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu hasarın hangi nedenden kaynaklandığı, ayıbın açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği, oluşan zarardan davalının sorumluluğunun olup olmadığı ve zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır.--------sayılı kararında ''Davacı ------bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, zamanaşımı süresinin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.--------- sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, sigortacının açtığı rücu davalarında zamanaşımı, sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhine açabileceği davanın zamanaşımı süresine tabi olup zamanaşımı da aynı tarihte başlar.'' denilmektedir.--------- sayılı kararında; "...6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Somut olayda, tarafların tacir olduğu anlaşıldığına ve davalı da verilen hizmetin ayıplı olduğunu iddia ettiğine göre bu ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği dava konusu olayın sonuçlandırılması açısından önem arzetmektedir..." denilmiştir. Dava konusu iş makinesinin satın alındığı tarih dosya kapsamından tespit edilememektedir. 24/01/2025 tarihindeki bilirkişi raporunda, dava konusu hasarın gizli ayıptan kaynaklandığı bilirkişilerce tespit edilmiştir. Dava konusu olayda alt ilişkinin tacirler arası ticari satışta ayıplı mal olduğu anlaşılmaktadır. -----------sayılı kararı ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari alım satımlarda alıcı, açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde inceleme yükümlülüğünü yerine getirip ayıp ihbarında bulunmalıdır. Bu hak düşürücü sürelere tabi inceleme yükümlülüğünü yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalkmaktadır. 6102 sayılı TTK 23/c maddesinde; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK 223. maddesinin ilgili fıkrasında ise; “(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.” hükmü düzenlenmiştir. Bu nedenle, açık ayıp niteliğinde olmayan ve 8 günlük inceleme süresinde tespit edilemeyen başka bir anlatımla kullanımla ortaya çıkan ayıplar yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili düzenlemeleri uygulanacaktır. Ticari satışlarda ayıba karşı tekeffül hükümleri malın alıcıya tesliminden itibaren 2 yıl geçince zamanaşımına uğramakla birlikte, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 231. maddesine göre satıcı daha uzun bir süre bu sorumluluğu üstlenmiş olabilir.'' şeklindedir.Somut olayda dava dışı sigortalı -----makinenin leasingli satışını yapan sahibi, -------kapsamında makinayı alan sigorta ettirenidir. Hasar ----- tarihinde meydana gelmiştir. Mahkemece ayıbın sigortalı, sigorta ettiren veya davacı tarafından davalı tarafa ihbar edilip edilmediğine ilişkin beyan ve delil sunulması için verilen ara karar gereği; davacı her ne kadar ------tarihli dilekçesinde ayıbın ihbar edildiğine dair herhangi bir belge sunmamış, dava dışı sigorta ettiren ----- yetkilisinin tanık olarak dinlenilmesini talep etmiş ise de; hem tanık iseminin süresinde bildirilmemesinden hem de tanık olarak gösterilen kişinin davacı sigortanın halefi olduğu şirket yetkilisi olması nedeniyle tanık olarak dinlenilmeyeceğinden bu talebi reddedilmiştir. Somut olayda; sigortalıya ait fore kazık makinesinin dava dışı sigortalıya teslim edildiği, ----- tarihinde şanzıman yağında metal dişli kırıklarının tespit edildiği, davacı ---- yaptırılan ekspertiz sonucu alınan ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalıya ---- ödeme yapıldığı, ancak dava dışı sigortalı veya davacı -------tarafından davalıya yapılmış herhangi bir ayıp ihbarı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu gizli ayıbın, kullanımla ortaya çıkan ayıp olduğu kabul edildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223. Maddesi gereğince uygun bir süre içinde ayıbın davalı satıcıya ihbarı gerekirken, hasarın meydana geldiği tarihten makul süre sonra davalıya ihbar edilmemesi karşısında; ilgili madde gereği sigortalı, malı ayıplı olarak kabul etmiş sayılacağından; davacı ------ de rücu hakkının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. ------------
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 3.927,06 TL harçtan mahsubu ile artan 3.311,66 TL 'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 81,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 52.334,68 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------- Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2025