T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/329 ESAS
KARAR NO : 2025/727
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 05/06/2015
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında gerçekleşmiş hiçbir ticari faaliyet bulunmadığını, davalı şirketçe müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde diğer borçlunun diğer davalı ... olduğunu, takibe konu bonolara bakıldığında müvekkili şirketin öncelikle ...ye borçlandırıldığını akabinde ise senetler ciro yolu ile alacaklı olduğunu iddia eden davalı şirkete verildiğini, müvekkilinin ...'ye de borcunun bulunmadığını, müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibinde yer alan diğer borçlu ...'nin müvekkili şirketin eski ortağı ve müdürü olduğunu, bu görevin 27/06/2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile kaldırıldığını ve sona erdiğini bu hususun -------- 14/07/2011 tarih ------ sayılı gazetesinde yayımlandığını, davalı ...'nin eş zamanlı olarak başka şirketlerde de iş takipleri yaptığını, senet ve çeklerin bir kısmının geriye doğru tarihli olarak düzenlendiğini, senetlerin tanzim tarihine bakıldığında 10/10/2010 tarihi görüldüğünü, yetkili mahkeme olarak -------- mahkemeleri ibaresinin yazıldığını ancak o tarihte-------- mahkemeleri henüz faaliyete geçmediğini, bu durumun senedin geçmişe yönelik olarak imzalandığının kanıtı olduğunu, ayrıca senet tarihinin 10/10/2010 tarihi olduğunu ve bu tarihin pazar gününe denk geldiğini, pazar günü hiçbir şirketin çalışmadığını, bu hususta suç işlemek kastıyla geriye dönük bir şekilde şirketi zarara sokma ve dolandırmak için hareket edildiğinin aşikar olduğunu belirterek müvekkili şirketin davaya konu 4 adet bonolar ve -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas Sayılı dosyasından dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı --------- Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin iyiniyetli hamil olduğunu, davacı taraf ile diğer davalı ... arasındaki ticari ilişkiyi bilme zorunluluğunun olmadığını belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine konu senetlerin bir dönem yetkilisi ve ortağı olduğu şirket tarafından firma ortaklığından ayrılma ve davacı firmadaki hisselerini devretmesi karşılığı iş bu senetlerin tarafına verilmiş olduğunu, senet bedellerinin davacı tarafça kendilerine ödenmediğini, ilgili senetleri ticari faaliyet içinde bulunduğu diğer davalı firmaya vermiş olduğunu belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava; Hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davasıdır.Talimat yoluyla dinlenen Tanık ... beyanında: Olayın gerçekleştiği tarihte şirket resmi olarak benim adıma kayıtlı değil ise de, şirketin sahibi bendim, ticari işlemleri ile ben ilgileniyordum, bu nedenle olaya vakıfım hatta ...'de şirket ortaklarından ve şirketin müdürü idi, davalı şirket ile davacı şirket olarak hiç bir şekilde ticari ilişkimiz olmadı, ...'ye de şirketimizin herhangi bir borcu yoktu, borcu olmamasına rağmen ... davalı şirkete dava konusu senetleri vermiş, senetler geriye dönük olarak tanzim edilmiştir. Şöyleki, 2010 yılında düzenlenip 2013 yılında vadesi dolan bir senedin 2015 yılında icraya konulması hayatın olağan akışına aykırıdır ve bu senetlerin vadesinin dolduğuna dair tarafımıza herhangi bir ihtar veya tebliğ yapılmamıştır. ...'nin daha önce de sahte evrak düzenlediğinin ikrarına bizzat şahit olmadım ancak ...'nin daha önce de sahte evrak düzenlemekten dolayı hakkında bir çok dava açıldığını biliyorum buna ilişkin --------- Ağır Ceza Mahkemesinin -------- esas sayılı dosyasının 6. Celse nolu duruşma tutanağını sunuyorum, demiştir.Tanık ... beyanında; Davacı şirketin mali müşavirliğini yapmaktayım, davacı şirketin davalı şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi yoktur, davaya konu senetlerin ticari defterlerde kayıtları da yoktur, bu senetler karşılığı ticari olarak bir para aktarılmış olsa idi davacı şirkete bu paranın finans kurumlarından geçmek zorunluğu söz konusudur. Dolayısıyla şirketin ticari hesaplarından böyle bir para geçmediğinden dava konusu senetlerin sonradan tanzim edildiği kanaatindeyim ayrıca ... tarihini tam hatırlamamakla birlikte davacı şirketin 2009-2010 yıllarında şirket müdürlüğünü yaptı ancak --------- davacı şirket ile herhangi bir borç alacak ilişkisi olmadı. Dava konusu senetlerle ilgili muhasebe kayıtlarında herhangi bir ticari işlem yoktur, ...'nin daha önce sahte evrak düzenleyip düzenlemediği hususunda bir bilgim yoktur, bu konuda ikrarını da duymadım, dedi
İLK KARAR: Mahkememiz ------ Esas, --------- karar sayılı ilamında; " Davacının davasının KABULÜNE, -------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine başlatılan takibin iptaline, borçlu bulunmadığının tespitine, 10/10/2010 tanzim tarihli, 30/08/2013 vade tarihli, 50.000,00 TL meblağlı, 10/10/2010 tanzim tarihli, 30/09/2013 vade tarihli, 50.000,00 TL meblağlı, 10/10/2010 tanzim tarihli, 30/10/2013 vade tarihli, 50.000,00 TL meblağlı ve 10/10/2010 tanzim tarihli, 30/11/2013 vade tarihli, 50.000,00 TL meblağlı bonoların İPTALİNE, bu bonolar yönünden davacının borçlu olmadığının TESPİTİNE" karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
BAM KARARI: --------- sayılı ilamında: " Senetlerin yetkisiz temsilci tarafından düzenlenmiş olması hususu senet metninden anlaşılan bir defi olduğundan, bu definin son hamil davalı şirkete karşı da ileri sürülebileceği, davacı iddialarına ilişkin olarak--------- soruşturma sayılı dosyasının bulunduğu ancak akıbeti ile ilgili Mahkemece bir araştırmaya gidilmediği, Dairemizce yapılan sorgulamada; --------- sayılı dosyasında davaya konu senetler sebebiyle davalı ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dava görüldüğü, yapılan yargılama neticesinde davalı hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ------- sayılı esasına kaydedildiği, halen istinaf incelemesi yapılmak üzere arşiv sırası beklediği, mahkumiyet kararının kesinleşmesi halinde, maddi vakıanın tespitini içeren bir kararın hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek ceza davasının sonucu beklenip bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı bulunmuştur." gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılarak yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. BAM kararı doğrultusunda --------- sayılı dosyasının UYAP sureti ve -------- Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabı incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.------- Esas sayılı dosyasının karara çıktığı Sanık ...'nin müşteki şirketin eski ortağı ve müdürü olduğu, müdürlük görevinin 27.06.2011 tarihli ortaklar kurulu kararıyla kaldırılmasına ve bu kararın 14.07.2011 gün ve-------sayılı --------- yayımlanarak yürürlüğe girmesine rağmen suç tarihinde kendi kişisel borçlarına mahsuben sahte kaşe ve imzalarla emanetin -------- sırasında kayıtlı bonoyu düzenleyerek diğer sanıklar -------- ve -------- yetkilisi oldukları şirkete vermek suretiyle müşteki şirketi borç altına soktuğu bu suretle de atılı suçları işlediği mahkememizce sabit kabul edildiği gerekçesiyle davalı ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından hüküm verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.Mahkememizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def'ilere dayanmaktadır. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Bu hali ile davaya ve takibe konu olan senedin yetkisiz temsilci eli ile tanzim edilmiş olduğu, dolayısıyla davacının senet düzenleyerek tedavüle çıkarma iradesinin bulunmadığı ve bu durumun senedin hükümsüzlüğüne ilişkin bir defi olarak ileri sürülebileceği, alacağın geçerli bir hukuki ilişkiye dayalı olarak varlığının ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından ispat edilemediği, ceza dosyasının kesinleştiği gözetilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Davacının 10/10/2010 tanzim tarihli, 30/08/2013 vade tarihli, 50.000,00 TL meblağlı, 10/10/2010 tanzim tarihli, 30/09/2013 vade tarihli, 50.000,00 TL meblağlı, 10/10/2010 tanzim tarihli, 30/10/2013 vade tarihli, 50.000,00 TL meblağlı ve 10/10/2010 tanzim tarihli, 30/11/2013 vade tarihli, 50.000,00 TL meblağlı bonolardan ve ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı icra takibinden dolayı davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-a) Alınması gerekli 13.662,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.415,50.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.246,50-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
b) Mahkememiz 17/04/2018 tarihli ve --------- nolu harç tahsil müzekkeresi ile yazılan 10.246,50-TL harcın yatırıldığına dair makbuzun sunulması halinde yatırana iadesine,
4- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 27,70-TL başvurma harcı, 3.415,50-TL peşin harcın toplamı olan 3.443,20-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 1.976,00-TL yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların/vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2025