T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/444 Esas
KARAR NO : 2025/613
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----------- D.İş Sayılı dosyadan çekin ödenmemesi ve icra takibine geçilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilen; --------Ş.’nin, ---------- çek numaralı, keşide yeri ----------- olan, 19.04.2024 tarihli, 5.766.555,11-TL bedelli, -----------Ş. emrine keşide edildiği iddia edilen çek üzerindeki imzanın şirket adına çek keşide etme yetkisine sahip şirket yetkilileri tarafından atılmamasından dolayı müvekkil şirketin Davalıya borçlu olmadığının tespiti ve dava konusu çek üzerindeki karşılıksızdır işleminin kaldırılmasını talep etmiş olmakla netice olarak davanın kabulüne, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, her türlü maddi - manevi tazminata ilişkin dava ile fazlaya ilişkin olarak hakları saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa ilişkin olarak müvekkili şirket ile olan ticari faaliyetini belirli satış hedefleri üzerinden sürdürdüğünü, davacı şirketin, müvekkili şirketten ne kadar ürün alımı yapacağına ilişkin müvekkili şirkete karşı taahhütlerde bulunduğunu, davacı şirketin işbu davayı müvekkili şirkete borcu olmadığının tespiti için ikame etmişse de müvekkili şirketin defter ve kayıtlarından davacı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğu tespit edilebileceğini, çekin davacı şirketin yetkilileri tarafından düzenlendiğini, çek üzerinden tedbirin hukuka aykırı olduğunu belirterek netice olarak özetle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, menfi tespit davasıdır. Davacı davalı tarafından bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çek sebebiyle, yetkili tarafından keşide edilmediğini ileri sürerek çek sebebiyle borçlu olmadığını iddia etmiştir. Taraflar arasında bayilik ilişkisi olduğu, 01/04/2019 tarihli bayilik sözleşmesi akdedilmiş olduğu sabittir. Dava konusu çekin sözleşme ilişki bittikten sonra, sözleşmeden kaynaklı bir borç olmadığı halde, yetkili kişilerce de keşide edilmemiş olan çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiği ileri sürülmüştür.
Davalı, geçerli yetki sözleşmesine göre ---------- mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının bayilik sözleşmesinden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğini ve borçlu olduğunu, bu çeki davacının verdiğini, çekin tahsilinin engellenmesi için haksız açılan davanın reddini savunmuştur. HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi düzenlenmiş olup "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır," hükmü getirilmiştir.Gerçekten de taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmenin 39. maddesinde de ---------- mahkemelerinin yetkili kılındığı, her iki tarafın da tacir olduğu ve yetki şartının geçerli olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya konu uyuşmazlık yönünden kesin yetki kuralı bulunmadığı için, yetki itirazının iki haftalık cevap süresi içinde bildirilmesi zorunludur. İki haftalık cevap süresi içinde, cevap için süre uzatım talebinde bulunulması ve Mahkemece ek cevap süresi verilmesi halinde ise; davalı tarafından uzamış cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü yetki itirazının süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Somut olayda, davalı vekilinin uzamış cevap süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu tespit edilmekle, itirazın hak düşürücü süre içerisinde HMK nun 116/1-a maddesine uygun ileri sürüldüğü, mahkememizin yetkisine itirazın haklı olduğu görülmüş; yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yetki itirazının KABULÜNE; Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE, ---------- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun TESPİTİNE,
2-6100 sayılı HMK.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili ---------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi gereği harç ve yargılama agiderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, davaya yetkili mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 11/07/2025