T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/191 Esas
KARAR NO : 2025/627
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan muhtelif tarih ve numaralı faturalara dayanan ve ödenmeyen cari hesap istinaden --------- İcra Dairesi'nin--------- Esas sayılı dosyasından icra başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerinde takibin durduğunu, müvekkilinin davalı ile bir süre ticaret yaptığını, ancak davalının borcunu ödemediğini, takibe konu alacağın fatura ve cari hesaba dayalı alacağın likit olduğundan icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğunu, davalı şirketin yönetiminden el çektirildiğini ve şirketin ---------- devir edildiğini bu sebeple ileride hakkın elde edilmesine zorluklar ve imkansızlıklar doğabileceğinden davalının aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın kabulü ile davalının ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalının aleyhine ihtiyati haciz karar verilmesine, davalının 9620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ödeme emrine konu alacak talebinin zaman aşımına uğradığını, müvekkili şirket tarafından ödeme tipi tedarik olarak ödeme işlemleri anlaşmalı yada yetkili servisler tarafından yapılan anlaşmalara göre parça ve işçilik ücretlerinde sözleşmeli servis fiyatlarına göre iskonto uygulanarak yapıldığını, ayrıca müvekkilinin her türlü KDV farkı olarak alacak detayında belirtilen borçlardan sorumlu olmadığını, dava konusu edilen faturalardan müvekkili şirkete iletilen herhangi bir fatura bulunmadığını, davacının KDV ödediğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu tutulması hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tüm branşlardaki ruhsatlarının iptal edilmediğini, sadece portföy yönetiminin --------- devir edildiğini, portföy devrinin tüzel kişiliğini sona erdiren bir işlem olmadığını ve taraf ehliyetinin bulunduğunu, davacının ihtiyati haciz talebinin ret edilmesi gerektiğini, davacının başvuru evraklarının eksik olması sebebiyle değerlendirme yapılmadığından henüz bir ihtilaf hali tespit edilmediğini bu nedenle faiz talep hakkının bulunmadığını, aksi halde kkili şirket nezdinde uygulanacak faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerektiğini, beyan ederek, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesine vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İcra Dosyası: Davacı taraf 04.12.2023 tarihinde, muhtelif tarih ve numaralı faturalardan kaynaklı 612.026,11 TL tutarlı cari hesap alacağının tahsiline ilişkin --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasından Örnek No:7 İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlatmış, Borçlu vekilinin Örnek No:7 Ödeme Emrine 14.12.2023 tarihli itiraz dilekçesinde, husumet, yetki başta olmak üzere anapara, faiz, tebliğ gideri, icra masrafları ve vekalet ücretine itiraz etmiş ve icra takibi durmuştur.Bilirkişi Raporu: Mahkememizce alınan 10/04/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,"A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2021-2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,Raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı,B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; takip konusu alacağı oluşturan faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturalara, davalı şirket tarafından süresinde ret işleminin uygulanmadığı tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar doğrultusunda fatura içeriği malların davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin karinenin oluşacağı, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, malların teslim ediminin kabul edilmesi halinde, davalı şirketin fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin somut herhangi bir belge sunulmadığı, davalının iskonto uygulanması ve fark kdv alınmaması savunmasının yazılı bir delile dayanmadığı, aynı nitelikteki tüm faturaların itirazsız kabul edildiği hususları topluca değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı şirket tarafından icra takibinde 612.026,11 TL tutar talep edilse de davacının 04.12.2023 takip tarihi itibariyle, defterlerinde alacaklı gözüktüğü 561.190,58 TL tutarlı alacağını talep edebileceği,Ayrıca, davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı,takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren “...veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi...” madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
C- FAİZ: Davacı taraf takip öncesinde faiz talebinde bulunmamış olduğundan taleple bağlılık gereği ilave hesaplama ve değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında reeskont avans faiz talebinin yerinde olduğu,İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle ---------- İcra Müdrülüğünün ----------- E. Sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın ile takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davalının verilen sürede ticari defter ve kayıtlarını sunmamış yerlerini bildirmemiş olduğu anlaşılmıştır. Davalının zamanaşımı itirazı; davaya konu alacak için zamanaşımı süresinde icra takibi başlatılmış olduğu anlaşıldığından a zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin 2021-2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, defterlerin delil niteliği taşıdığı, takip konusu alacağı oluşturan faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturalara, davalı şirket tarafından süresinde ret işleminin uygulanmadığı tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar doğrultusunda fatura içeriği malların davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin karinenin oluşacağı, davalı şirketin fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin somut herhangi bir belge sunulmadığı, davalının iskonto uygulanması ve fark kdv alınmaması savunmasının yazılı bir delile dayanmadığı, aynı nitelikteki tüm faturaların itirazsız kabul edildiği hususları topluca değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı şirket tarafından icra takibinde 612.026,11 TL tutar talep edilse de davacının 04.12.2023 takip tarihi itibariyle, defterlerinde alacaklı gözüktüğü561.190,58 TL tutarlı alacağını talep edebileceği, 28/07/2020 tarihli--------- yayınlanan 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile 6100 sy HMK'nun "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması" başlıklı 222. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" ibaresinin, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirildiği, bu yasal değişilik dikkate alındığında, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği, değişikliğe ilişkin madde gerekçesinin "... Madde metni dışına çıkarılan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" durumunun yerine "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterlerde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterlerinin ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterlerindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmedir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklinde olduğu, dolayısıyla davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ve davacı defterlerindeki davacı lehine olan alacak kaydını hükümden düşürecek senet veya başka bir kesin delil sunmadığı,Davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil olduğu, Davacı taraf takip öncesinde faiz talebinde bulunmamış olduğundan taleple bağlılık gereği ilave hesaplama ve değerlendirmenin yapılmadığı, tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında reeskont avans faiz talebinin yerinde olduğı anlaşılmakla, Davanın Kabulüne, Davanın Kısmen Kabulüne, --------- İcra Müdürlüğü' nün ---------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 561.190,58-TL asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 s.k m.2/2 kapsamında reeskont avans faizi, işletilmesine, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 561.190,58-TL' nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, --------- İcra Müdürlüğü' nün ----------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 561.190,58-TL asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 s.k m.2/2 kapsamında reeskont avans faizi, işletilmesine,
Fazlaya ilişkin Talebin reddine
2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 561.190,58-TL' nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 38.334,93-TL harcın davacı tarafından yatırılan 7.391,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 30.943,18-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından harcanan 7.391,75-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.819,35-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 5.095,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%91,69 Kabul, %08,31 Ret) 4.671,60-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 88.178,59-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 3.300,84-TL'sinin davalıdan 299,16-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
9-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/07/2025