T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/777 ESAS
KARAR NO : 2025/535 GEREKÇELİ KARA
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2023
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -------- --------- ikamet ettiğini, ---------- bulunduğu esnada kendisine ait ve------- sevk ve yönetimindeki ------- plaka nolu araç ile ---------caddesi üzerinden ---------- istikametine seyrederken, davalı ---------Ş.ye sigortalı davalı şirkete ait ve davalı --------- sevk ve yönetimindeki -------- plaka nolu aracın duraklama yapması ve sol ön kapının açılması sonucunda müvekkiline ait araca çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza yeri incelemesi sonucunda hazırlanan kaza tespit tutanağı ve sürücülerin beyanları ile sabit olduğunu, davalı sürücü kontrol etmeksizin aracın kapısını açarak durakladıktan sonra aracı kontrol etmeden kapı açmak ve kontrolsüz inmek kuralını ihlal ettiğini, müvekkilinin --------- yaşadığı için ---------- kaza yapan aracını yabancı plakalı araç sahiplerinin araçlarını yaşadıkları ülkede tamir ettirme hakları bulunduğunu ve bu yöndeki seçimlik hakkını kullandığını, bu nedenle ---------- kazadan doğan zararının tespiti için ekspertiz şirketinden ekspertiz raporu aldığını, onarım bedelinin olarak KDV dahil 5.769,66 Euro olduğunu, ayrıca araç mahrumiyet bedelinin 177,00 Euro olarak tespit edildiğini, bu zararın tamamından davalı sigorta şirketi ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ayrıca ekspertiz raporu için 262,40 Euro tutarında ekspertiz ücreti ödendiğini, birçok belgelerin --------- --------- tercümesi için 3.992,80 TL tercüme ücreti ödendiğini, bütün bu nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava, ıslah, vs. hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulünü, kaza nedeniyle oluşan toplam 5.946,66 Euro tutarındaki zararın fiili ödeme tarihindeki tarihindeki üzerinden davalı sigorta şirketinden 21.04.2023
tarihinden itibaren davalı şirket ile davalı sürücüden ise 02.11.2022 kaza tarihinden itibaren
en yüksek mevduat faizleri ile birlikte davalılardan alınarak müvekkile ödenmesini, ekspertiz
ücreti olarak ödenen 262,40 Euro’nun karar tarihindeki kur üzerinden TL’ye çevrilmiş
karşılığının ve 3.992,80 TL tercüme giderinin de yargılama gideri kapsamında
değerlendirilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı ----------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı ve kasko sigortalı ---------- plaka nolu aracın 02.11.2022 tarihinde karıştığı iddia edilen kazada hasarlanan -------- plaka nolu yabancı aracın hasar bedeli, ekspertiz ücreti ve araç mahrumiyet bedelinin karşılanması amacıyla dava açıldığını, buna katılmanın mümkün olmadığını, dava ile talep edilen hakların zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar nispetinde olduğunu, dolaylı zararların sigorta poliçesi teminat kapsamında olmadığını bu nedenle dolaylı zararların müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini beyan ederek belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması nedeniyle davanın reddine, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının araç mahrumiyetine ilişkin zararını ispata elverişli bir delili bulunmadığını, buna karşın davacı tarafından talep edilen tutarın oldukça fahiş olduğunu ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla aracın makul sürede onarılıp onarılmadığının tespiti gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından talep edilen onarım bedeli tutarının oldukça fahiş olduğunu, trafik kazası tespit tutanağıyla belirlenen ve taraflara atfedilen kusur oranlarının kabulü mümkün olmadığını, bu hususta somut olayın her açıdan değerlendirildiği yeni bir rapor aldırılması gerektiğini, tespit olunacak mahrumiyet bedelinden dava konusu araç için kaza olmasa dahi yapılması gereken yakıt ve benzeri zorunlu giderleri için indirim hesaplanması gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde davacının kaza yapmamış olsa dahi yapması gereken giderlerin düşülerek hesaplama yapılması gerektiğini beyan ederek davanın esastan reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
---------Ş. vekili dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasına ve sürücüsü diğer davalı --------- olan ---------- plaka nolu aracın müvekkili --------- tarafından davanın talep olunan --------Ş. uzun dönem kiralandığını, bu nedenle müvekkili şirkete davada husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının dava şartını yerine getirmediğinden davanın reddi gerektiğini, kusur yönünden müvekkili şirketin davada husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, çünkü aracın uzun dönem araç kira özleşmesi ile kiraya verildiğini, olaya ilişkin tutulan ve davanın esasını teşkil eden trafik kazası tespit tutanağı ile belirlenen ve taraflara atfedilen kusur oranlarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle kusur araştırılması yapılması gerektiğini, davacı taraf davaya konu trafik kazası sebebiyle adına kayıtlı araçta 5.946,66 Euro hasar bedeli oluştuğunu iddia ettiğini, bu bedelin fahiş olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline ait ---------- plaka nolu aracın hem trafik sigortası ve hem de kasko sigortasının ---------Ş. tarafından yapıldığını, bütün bu nedenlerle, davanın usulden reddine, kazaya karışan aracın işleteni ----------Ş. şirketine ihbar edilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ikame edilen bu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği, Trafik kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, araç tescil bilgileri, hasar dosyası incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya Makine Mühendisi bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi 17/07/2024 tarihli raporunda özetle;" Davalılardan --------- Ş. nin maliki olduğu ve ----------Ş.ye trafik sigortalı ---------- plaka nolu otomobil sürücüsü davalı --------- %100 (Yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacı tarafa ait -------- plaka nolu otomobil sürücüsü ---------- olayda kusursuz olduğu, davacı tarafa ait ---------- plaka nolu otomobilin kaza nedniyle toplam zarar ve ziyanın 5.946,66-EUR olduğu, davalı tarafa ait araç si nün olayda 96100 oranında kusurlu olduğundan, davalılar ve davalı sigorta şirketi bu bedelin tamamından sorumlu olacakları, davacı vekilinin talep ettiği 262,40 Euro ekspertiz ücretinin ve KDV dahil 3.992,80-TL çeviri bedelinin ödenip ödenmeme kararının yüksek mahkemenin takdirinde olduğu," tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır.
Tarafların itirazları ve davalı şirketin ve ihbar olunan ----------- Şirketinin defterlerinin ve ba-bs formlarının incelenerek kiralama sözleşmesinin dava konusu araçlar yönünden defterlere işlenip işlenmediği, vergi dairesine ve maliyeye bildirip bildirilmediği hususunu irdeler Mali Müşavir bilirkişiden alınan 06/03/2025 tarihli raporda özetle;" Davalının elektronik ortamda tutulan, yasal süresi içinde e-beratlarını oluşturduğu, Envanter
Defterinin noter açılış ve kapanış tasdikinin yaptırıldığı, birbirine teyit eden ve HMK 222. Md.
Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılmakla -nihai takdirin Sayın Mahkemeye
ait olduğu- yukarıdaki ticari defterler ve kayıtlarına göre; ---------- plaka sayılı Ford marka aracın 23/10/2020 tarih ve Seri FH:--------- seri
no.lu tescil belgesi ile ----------- vergi kimlik numaralı ---------- Şirketi adına tescil olduğu sabit olduğu, Davalı kazaya karışan --------- plaka sayılı -------- marka araç 12.01.2010 tarih ve
----------- sayılı “Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi ile ihbar olunan ----------.Ş.’ne kiralandığı, sözleşme süresinin 48 ay olduğu, 02.11.2022 kaza
tarihi itibariyle ihbar olunan -----------Ş.’ne kiralandığı ve onun
işletmesinde olduğu, Davalının ticari defter ve kayıtlarında; ihbar olunan ---------Ş. adına açılan --------- Hesabı/------- -----------Ş.’ne hesaplarına kayıt edilmiş olup, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait muavin defter
dökümleri 5170 satırdan oluştuğu, Borç tutarının 178.824.926,64 TL ve Alacak
tutarının da 164.425.513,85 TL olduğu, rapor ekindeki USB’de rapor eki olarak
sunulduğu, davacı tarafından ihbar olunan adına düzenlenen ve dosyaya ibraz olunan
26.03.2024 tarihli dilekçe ekindeki fatura suretlerinde --------- plakalı aracın
kiralandığının sabit olduğu, İhbar olunan ---------Ş.’nin yukarıda açıklandığı gibi ticari defter ve
kayıtlarını sunmadığında incelenemediği, ihbar olunan şirketin vekili kazaya karışan aracın davalı --------- uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığını kabul ve beyan ettiği ve buna ilişkin fatura örneklerini dilekçe ekinde sunduğu, bu nedenle ihbar olunan şirketin defter ve
kayıtlarının incelenmesinin davanın çözümüne etkisinin bulunmadığı, takdirin Sayın
Mahkemeye ait olduğu, Davalı ile ihbar olunan şirketin mal ve hizmet satış/alışlarına ait BS/BA Formlarında taraflar
arasındaki ticari ilişkinin olduğuna delil teşkil ettiği" tespitinde bulunmuştur.
Celse arasında bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: Dava, trafik kazasından kaynaklanan onarım bedeli ve araç mahrumiyet bedelinden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı Yasa'nın 3. maddesinde, “işleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması şarttır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafta iradi değişiklik" başlıklı 124. maddesi "Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." şeklinde düzenlenmiştir. İradi taraf değişikliği, mahkemeye yönelik tek taraflı usuli bir talep içeren ve kural olarak, karşı tarafın rızası ile hâkimin iznine ihtiyaç olmadan sonuç doğuran bir taraf usul işlemidir. HMK’nun 124/3. maddesi kapsamına giren hallere, dava dilekçesini hazırlayan davacı veya vekilinin hukuki veya fiili bir yanılgısı sonucu tarafın yanlış gösterilmesi, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin verdiği yanlış bilgiye dayalı olarak tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi veya temsilcide yanılma halleri girmektedir. İradi taraf değişikliğinin amacı usul ekonomisini gerçekleştirmektir. Yukarıdaki yasal düzenlemeyle 6100 sayılı HMK’nun 124/4. maddesi gereğince, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği talebinin kabul edilebileceği düzenlenmiştir.
Eldeki davada, 12.01.2010 tarihli ---------- sayılı “Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi ile, ---------- plaka sayılı --------- marka aracın davalı -------- Şirketi tarafından 48 ay süre ile -------Ş.'ye kiralandığı, bu halde aracın kaza tarihindeki işleteninin dava dışı ---------Ş. olduğunun kabul edilmesi gerektiği, durumun yargılama sırasında ortaya çıktığı, davacı tarafça dava açıldığı tarihte bunun bilinemeyeceği, davacılar açısından bu hususun kabul edilebilir bir yanılgı oluşturduğu anlaşılmış olup, davacıların bu yöndeki talebi kabul edilerek, HMK’nun 124. maddesi çerçevesinde, yargılamaya gerçek hasımla devam edilmesi gerektiği gözetilip, dava dışı ---------Ş. yargılamaya dahil edilerek dava dilekçesi, bilirkişi raporları tebliğ edilmiş, deliller toplanmıştır. 02.11.2022 tarihinde davacı tarafa ait dava dışı sürücü ---------- kullandığı ---------- plaka nolu kamyonet ile davalı --------- kullandığı, davalılardan --------Ş.nin maliki olduğu ve --------Ş.ye trafik sigortalı ---------- plaka nolu otomobil çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasının davacı tarafa ait --------- plakalı araçta hasar ve değer kaybına sebebiyet vermiş olması nedeniyle davacının maddi tazminatın talebi yönünden bilirkişiden alınan kusur raporu doğrultusunda davalı taraf sigortalısı --------- plakalı aracın sürücüsünün durakladıktan sonra aracın solunu kontrol etmeden kapıyı açmak ve kontrolsüz inip binmek ihlal etmesi, dalgın, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle olayda birinci derecede ve %100 kusurlu olduğu, davacı tarafa ait --------- plakalı aracın sürücüsünün olayda alabileceği bir tedbir olmadığından kusursuz olduğu, davalı tarafın, sigortalısının %100 kusuru nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğuna kanaat edilmiş, bilirkişi raporu doğrultusunda kaza neticesinde, toplam onarım bedeli 5.769,66-EUR, toplam araç mahrumiyet bedelinin 177,00-EUR olup, davalı tarafın sigortalısının kusuru oranında hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olduğuna kanaat edilmiş, sigorta şirketi yönünden 10/04/2023 başvuru tarihi olduğu görülmekle taleple bağlı kalınarak 21/04/2023 temerrüt tarihi kabul edilmiş, talep edilen tercüme gideri ve ekspertiz ücreti yönünden 262,40 Euro'nun makul olduğu anlaşılmış, yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1- 5.769,66-EUR onarım bedeli ve 177,00-EUR mahrumiyet zararının toplamı 5.946,66-EUR 'nun davalı Sigorta Şirketi'nden temerrüt tarihi olan 21/04/2023'den itibaren davalı -------- ve -----------Ş.den ise kaza tarihi olan 02/11/2022'den tarihinden itibaren, 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince 1 yıllık Euro mevduatın kamu bankalarınca uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki ---------- Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalılar ---------, --------Ş. ve---------Ş.den alınarak davacıya verilmesine,
2- Alınması gerekli 11.913,15-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.999,06-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.914,09-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 2.999,06-TL peşin harcın toplamı olan 3.268,91-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 9.510,25-TL yargılama gideri ile 262,40-Euro x29,3271=7.695,43-TL ekspertiz
ücreti ve 3.992,80 TL tercüme gideri toplamı 21.198,48-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6- Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri (5.946,66 Euro x 29,3271 TL=174.398,29 TL dava tarihindeki efektif satış kuru) üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7- 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025