T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/330 Esas
KARAR NO : 2025/633
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/05/2021
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11/12/2020 tarihinde sürücü -------- olan -------- plakalı otomobili ile seyir halinde iken havanın sisli olması ve sürücünün alkollü olması nedeniyle karşı şeride geçerek seyir halinde olan sürücüsü --------- kullandığı ---------- plakalı otomobili ile karşılıklı çarpışmaları neticesinde çift taraflı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin ağabeyi ---------- kazada vefat ettiğini, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı delillerin toplanması ile davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aracının diğer davalı ---------- tarafından kaza günü çalındığını, müvekkili ile --------- arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, --------- hakkında hırsızlık şikayetiyle ---------- CBS ye başvuru yapıldığı, soruşturmanın halen devam ettiğini, kaza ile ilgili kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, aracın muayenesiz olması, müteveffanın ehliyetsiz olması ve 2,98 promil alkollü olmasının da kazaya etkisinin ortaya konulmasının gerektiğini, kaza ile birlikte kazanın vefat ile sonuçlanmasına etkisi de ortaya konulacağını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı ---------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket 32.500,00 TL teminat kapsamında ödeme yaptığını, işbu sebeple teminat limitinin tükendiğini, kazaya karışan sigortalı araç kaza tarihinde kiralık olduğunu, söz konusu kiralamanın uzun süreli olması durumunda işleten sıfatı değişeceğinden müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmayacağını, işbu sebeple ceza dosyasının celbi ile kiralama sözleşmesinin dosyaya kazandırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle; tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; davalı -------- ait, sürücüsü -------- olan, davalı sigorta şirketine sigortalı olan --------- plakalı araç ile 11/12/2020 tarihinde davacılar -------- ve -------- oğlu diğer davacı -------- ağabeyi olan --------- sevk ve idaresindeki --------- araca çarpması neticesinde davacıların desteği --------- vefatından dolayı tarafların kusur durumu, manevi tazminat miktarı, davalı ----------- işleten sıfatı bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Tarafların bildirmiş olduğu tüm belge ve dokümanların toplandığı, ---------- plakalı araç ile ----------- aracın trafik kayıtları, --------- Asliye Ceza Mahkemesi --------- E sayılı dosyası, --------- E. Sayılı dosyası, ---------- plakalı aracın 11.12.2020 tarihini kapsayan Kasko Poliçesi, hasar dosyası, davacıların müracaat belgeleri, davacılar ve davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılma tutanakları, --------- hizmet dökümleri vs. tüm belge ve dokümanlar celp edilerek mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır.--------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde;"..Her ne kadar sanık hakkında "...Haksız Elde bulundurulan Anahtar İle Kilit Açmak Sureti İle Hırsızlık" suçunu işlediğinden bahisle TCK'nın 142/2-d, 53/1, maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle mahkememizde kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmemesi, sanığın gece 00:00 civarında katılana telefon açarak araç ile kaza yaptığını kendisinin bildirmesi, kazadan sonra katılanın beyanlarına göre aracın tamir masraflarını karşılaması ve aracı satın alması ve sanığın aracı kiraladığını iddia etmesi karşısında sanığın cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, somut, inandırıcı, maddi bir delil elde edilemeyip isnat edilen eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,..." şeklinde karar verildiği, istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, dosyanın kesinletiği görülmüştür.
---------- E sayılı dosyası incelendiğinde;" ..sanık ---------- 3.82 promil alkollü bir şekilde trafikte seyir halindeyken bilirkişi raporunda belirtildiği şeklide seyir halindeyken çevre şartlarını göz önünde bulundurmayarak aracının hızını azaltmaması ile karşı yönden gelen ve karayolunu kullanan diğer araçlar için araçların şeridine girerek kazaya sebebiyet vererek müteveffanın ölümüne neden olması suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 22/3 maddesinde düzenlenen bilinçli taksir düzeyinde taksirli davranışıyla ölüme neden olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 maddeleri kapsamında Bilinçli Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan cezalandırılmasına..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz 20/01/2022 tarihli 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek kusur raporu alınmasına karar verildiği, 12/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..-------- plakalı araç sürücüsü davalı ---------- oluşan kazada %100 asli ve tam kusurlu olduğu, ---------- plakalı aracın sahibi davalı--------, --------- asliye ceza mahkemesinde süren davanın sonuçlanmaması sebebi ile %100 asli ve tam kusurdan müteselsilen sorumlu olup olmadığının tasarrufunun sayın mahkemenizde olduğu, --------- plakalı araç sürücüsü --------- atfı kabil kusuru bulunmadığı ve kusur oranının %0 olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme genel hukuk mahkemesi olan Asliye Hukuk Mahkemesi ise de; dava, gerçek kişi ile birlikte karşı tarafın İMMS yaptırdığı sigorta şirketine karşı da açılmıştır. Davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulmuş olup, sorumluluk sigortası TTK'da düzenlenmiştir. TTK'nın 4/1-a ve 5. maddesi hükümleri karşısında, mutlak ticari nitelikteki bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunmaktadır. Davalı --------- cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazayı gerçekleştiren aracın diğer davalı --------- tarafından çalındığını, kendisinin işleten sıfatının ortadan kalktığını iddia etmiş ise de; hırsızlık olayı ile ilgili yapılan yargılamada --------- Esas sayılı dosyasında sanık --------- yönünden hırsızlık eyleminin sanık tarafından yapıldığının sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalı -------- işleten sıfatının kalktığına yönelik iddiasını ispat edemediği, işleten sıfatının devam ettiği ve tazminattan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Belirtilen hususlar dikkate alındığında davacıların çocuğu ve kardeşi olan ---------- trafik kazası nedeniyle vefat ettiği, dava konusu kazada davalı araç sürücüsü ---------- alkollü bir şekilde araç kullanarak karşı şeride geçmek suretiyle kazaya sebebiyet verdiği ve % 100 kusurlu olduğu, araç sürücüsü, araç işleteni ve İMMS sigortacısının manevi tazminattan müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, poliçenin incelenmesinde manevi tazminatın 50.000,00 TL 'ye kadar teminat kapsamında olduğu, dava dışı --------- için 32.500,00 TL manevi tazminat ödemesi yapıldığı, İMMS poliçe limitinden 17.500,00 TL kaldığı ve bu miktar ile sınırlı sorumluluğunun olduğu, dava dilekçesinde davalı sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava açıldığı, somut olayın özelliği, kusur durumu, davacıların ve mütevefanın yaşı, tarafların sosyal ve mali durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacı ---------- için 100.000,00 TL, davacı ----------- için 100.000,00 TL ve davacı ---------- için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 17.077,50 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 853,88 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 16.223,62 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 853,88 TL peşin harcın toplamı olan 913,18 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 2.006,10 TL yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı ---------- vekili için takdir olunan 30.000,00 TL, davacı ----------- vekili için takdir olunan 30.000,00 TL ve davacı ---------- vekili için takdir olunan 30.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/07/2025