T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/467 Esas
KARAR NO : 2025/481
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 31/01/2018
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin her birinin davalı şirkette % 13.25 oranında pay sahibi olduğu, davalı şirketin 2013, 2014, 2015 ve 2016 Yılları Olağan Genel Kurul Toplantısının 31/10/2017 tarihinde yapıldığı ve müvekkillerinin talebiyle finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 420 çerçevesinde ertelendiği ve bu toplantının devamı niteliğindeki toplantının 13/12/2017 tarihinde yapıldığını, müvekkilleri tarafından muhalif kalman kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmaları nedeniyle geçersiz ve/veya iptal edilebilir olduklarını, gündemin 2. maddesinde yer alan Müdürler Kurulu Faaliyet Raporlarının gerçeğe ve TTK, VUK, "Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari içeriğinin Belirlenmesi hakkında Yönetmelik" hükümlerine aykırı ve eksik şekilde hazırlandığını, bu sebeple müvekkillerinin bu raporlara itiraz ettiklerini ancak müvekkillerin 3.975 adet hissesine tekabül eden ret oyuna karşılık 6.025 adet olumlu oyla oy çokluğu ile kabul edildiği ve müvekkillerinin muhalefetinin tutanağa şerh edildiğini, TTK md. 409/1 gereğince olağan toplantının her faaliyet döneminden itibaren üç ay içinde yapılması gerektiğini, dava konusu genel kurulda ise 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait 4 adet faaliyet raporunun onaylanmasına dair kararın tek bir genel kurulda alınması nedeniyle hesap verme borcunun gerektiği gibi yerine getirilmediğini, toplantı gündeminin 7. maddesinde yer alan hisse devirlerinin onaylanmasına dair kararın, toplantı öncesinde devirlerin hangi ortaklar tarafından kime, hangi oranda ve hangi gerekçe ile yapıldığı hakkında diğer ortaklara bilgi verilmediği için iptal edilmesi gerektiğini, toplantı gündeminin 8. maddesi kapsamında yeni müdürler kurulunun şirketin gayrifaal hale gelmesinden sorumlu ve haklarında sorumluluk davası açılmış kişilerden seçilmesi nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini, müvekkillerin TİK md. 420 kapsamında finansal tabloların vc buna bağlı konuların müzakeresi için toplantının 1 ay sonraya ertelenmesi talebine istinaden 13.12.2017 tarihinde gerçekleştirilen Erteleme Genel Kurulu'nun 31.10.2017 tarihli genel kurulun devamı olduğunu, aneak müvekkillerinin aynı gündem konularının tekrar görüşülemeyeceği yönündeki muhalefetlerine rağmen genel kurulda 31.10.2017 tarihli genel kurul toplantısı hiç yapılmamışçasına gündem maddeleri 2, 7 ve 8 ile ilgili tekrar müzakere yapılıp yeniden aynı yönde karar alındığını; yukarıda anılan sebeplerden ötürü bu kararların geçersizliği/iptal edilebilirliğine dair iddialarını yinelediklerini, ayrıca madde 2. 7 ve 8'in erteleme genel kurulu toplantısının gündemi olmadıklarından ötürü gündem dışı görüşülüp karara bağlanan bu hususların bu nedenle de iptal edilmesi gerektiğini, gündemin 4. maddesi kapsamında müdürlerin ibrasında TTK md. 619/1 'deki usule riayet edilmediği için müdürlerin ibrasına dair kararların iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iptalini istedikleri kararlara karşı muhalefetlerini kânunda öngörülen şekilde tutanağa geçirmedikleri için davanın dava şartı noksanlığından reddedilmesi gerektiğini, alınan kararların tamamının esas sözleşmeye, yasaya ve sermaye şirketlerinde geçerli olan çoğunluk ilkesine uygun olduğunu, gündemin 1. maddesi kapsamında faaliyet raporlarının TTK. md. 516'ya uygun şekilde hazırlandığını ve şirketin finansal durumunu bu raporlarda tam, eksiksiz ve gerçeğe uygun şekilde yansıtıldığını, finansal tabloların Türk Muhasebe Standartlarına uygun şekilde ve TTK md. 515 gereği dürüst resim ilkesine uygun olarak düzenlendiğini, ayrıca davacının soyut iddialarda bulunduğunu, fakat finansal tablolardaki eksiklik ve/veya yanlışları somut gerekçelerle ortaya koymak zorunda olduğunu, birden fazla yıla ait genel kurul toplantısının aynı anda yapılmasını engelleyen bir kanun hükmü bulunmadığını, gündemin 7. maddesi kapsamında hisse devrine dair bilgilerin TTK md. 595 uyarınca önceden diğer ortaklara verilmesi gibi bir zorunluluğun bulunmadığını, hisse devrinin ortakların onayına sunulacağının gündemde usulüne uygun şekilde ilan edildiğini, gündemin tüm ortaklara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini ve devirlerin onayına yönelik kararın da kanunda öngörülen yeter sayılara uygun olarak alındığını, gündemin 8. maddesi kapsamında yeni seçilen müdürler kurulu hakkındaki sorumluluk davasının ---------- sayılı karar ile davayı gören mahkemece reddedildiği, ayrıca hakkında sorumluluk davası olan ortakların yeniden müdürler kuruluna seçilmesine engel bir yasal düzenleme bulunmadığı, 13.12.2017 tarihli erteleme genel kurulu toplantısında gündem dışı karar alınmadığını, bu toplantının gündeminin de kanuna uygun şekilde ilan edildiği ve gündemde 2, 7 ve 8. nolu maddelerin de yer aldığını, müdürlerin ibrasında oydan yoksunluk halleri esas alınarak kanuni düzenlemelere uyulduğunu, dolayısıyla müdürlerin ibrasına dair kararın iptalini gerektirecek bir durum olmadığını belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, davalı limited şirketin genel kurul karalarının iptali taleplidir.Dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasında tespit edildiği üzere, davacı, 31/10/2017 tarihli genel kurulun 2,7,8 nolu kararları ile 13/12/2017 tarihli genel kurulun 2,3,4,7 ve 8 nolu kararların hükümsüzlüğünün tespitini veya iptalini talep etmiştir.
Davacıların şirket ortağı olduğu, bu davayı açmakta taraf sıfatı ve hukuki yararı olduğu anlaşılmaktadır. Yine davanın, TTK'nun 445. maddesine göre 3 aylık hak düşürücü süre içinde 31/01/2018 tarihinde açıldığı, şirketin merkezi itibariyle davanın kesin yetki kuralına uygun şekilde mahkememizde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava şartlarının mevcut olduğu görülerek esasa girilmiş, tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, şirketin sicil dosyası ve genel kurul kararları, hazirun cetvelleri celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davalı şirketin 2013,2014,2015 ve 2016 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısı 31/10/2017 tarihinde yapılmış; finansal tabloların müzakeresi için toplantı TTK.nun 420. maddesi uyarınca 13/12/2017 tarihine ertelenmiş, bu tarihte tekrar toplantı yapılmıştır.Davacının iddiaları faaliyet raporlarının gerçeğe, TTK, VUK ve ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı hazırlandığı, dört yıla ait faaliyet raporlarının tek seferde oylayamaya sunulduğu, hesap verme borcunun gereği gibi yerine getirilmediği, hisse devirlerinin onaylanması maddesinde hisse devirlerine dair hissenin kime, hangi oranda ve hangi gerekçeyle devredildiğine dair ortaklara bilgi verilmediği, şirketi gayri faal hale getiren hakkında sorumluluk davası açılan müdürlerin tekrar müdür seçilmesi, erteleme toplantısında, bazı maddelerin tekrar oylandığından bahisle gündem dışı maddelerin geçersiz olduğu noktalarındadır.
Davalı şirketin savunmaları ise alınan tüm kararların usul ve yasaya uygun olduğu, davacıların usulüne uygun muhalefet şerhi olmadığı, birden fazla döneme ait faaliyet raporlarının birlikte görüşülebileceği, aynı müdürlerin seçilmesine engel bir düzenlemenin olmadığı, bu nedenle de davanın usulden, esastan tümüyle reddedilmesi gerektiği hususlarına dayalıdır.
TTK.nun 620. maddesine göre limited şirket ortaklar genel kurulunda bir karar alınabilmesi için, ayrıca bir yasal düzenleme bulunmadığı ve şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde genel kurul kararları toplantıda temsil edilenlerin oylarının salt çoğunluğu ile alınır. Farklı nisap aranan haller saklıdır. TTK.nun 622. maddesine göre, anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümler kıyas yoluyla limited şirketlerde de uygulanacaktır.Toplantı ve karar nisabı hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bilirkişiler, 03/05/2019 tarihli kök raporda özetle, 31/10/2017 tarihli genel kurul kararlarında iptal veya butlan sebebi olmadığını, 13/12/2017 tarihli genel kurulun ise 2,7,8 nolu kararların mükerrer olması nedeniyle yok hükmünde olduğunu, müdürlerin ibrasına ilişkin 4 nolu kararın oy yoksunluğu nedeniyle yoklukla sakat olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Tarafların itirazları üzerine bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler 28/02/2019 tarihli ek raporlarında özetle, kök rapordaki tespitlerini tekrarlamakla sadece sadece müdürlerin ibrasına ilişkin görüşlerinde değişikliğe gittiklerini, hisse devirlerinin oylanmasından yapılan müdür ibrasının, davacıların 3.975 olumsuz oyuna rağmen, (4376 olumlu oy yeterli iken) 4.775 olumlu oyla, yasanın aradığı karar nisabına uygun olduğunu mütalaa etmişlerdir.Mahkememizce denetlenen kök ve ek bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılarak, raporlar mahkememizce benimsenmiştir. Davacı iddialarının hiç birisi butlan veya iptal sebebi değildir. Bu kararların kanuna, ana sözleşmeye, iyi niyet kurallarına uygun olduğu kabul edilmiştir. Davacının faaliyet raporlarının usulüne uygun olmadığı iddiası somutlaştırılmamıştır. Hangi hükmü hangi yasal düzenlemeye aykırı olduğu izaha muhtaçtır. Yine birden fazla genel kurulun tek seferde yapılması iptal veya butlan sebebi değildir. Hisse devirlerinin onaylanması yasanın aradığı nisaplara uygun olarak yapılmıştır. Hisse devrinden önce ortaklara bilgi verilmesi, devrin amacının bildirilmesi gibi ne yasada ne de şirket ana sözleşmede zorunlu tutulmuştur. Hakkında sorumluluk davası açılan müdürün tekrar müdür olarak seçilmesine engel bir durum da olmayıp, yeterli oy ile yapılan müdür seçimi yönünden de iptal sebebi söz konusu değildir. Öte yandan ertelenerek yapılan 13/12/2017 tarihli genel kurulda, gündem dışı olan faaliyet raporlarının ve hisse devirlerinin tekrar görüşülerek oylanması yok hükmündedir. Erteleme sadece finansal tabloların görüşülmesi için yapıldığından, ilk toplantıda görüşülüp karara bağlanan hususlarda tekrar karar alınması yok hükmündedir. (Her ne kadar ortaklar her zaman bir kararından dönebilir, başka bir karar alabilirse de bunu belirli bir sebeple, salt finansal tabloların görüşülmesi için ertelenmiş genel kurulda yapamaz. Aksine bir durum, bir hususa iki kez aynı kararın verilmiş olması müdürün göreve başladığı tarihin ne zaman olduğu, ibra edildiği dönemin hangi tarihleri kapsadığı gibi hususlarda karışıklıklara da yol açar.) Mükerrer şekilde oylanan 2, 7 ve 8 nolu bu kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir. Müdürlerin ibrası yönünden ise TTK.nun 619. maddesine göre, şirket yönetimine katılmış bulunanlar müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar. Somut olayda müdürler kendi ibralarında oy kullanmamış ancak diğerlerinin ibrasında oy kullanmışlardır. Kural olarak müdürler birbirlerinin ibrasında da oy kullanamazlar. Ancak kendilerinin oyu olmasa da eğer diğer müdürün ibrasında yeterli oy sağlanıyorsa sırf bu nedenle karar yok hükmünde olamaz, iptal sebebi yapılabilir. Somut olayda özellik arz eden husus ise müdür ----------- ortaklık hissesini devrettiği, bu devrin onaylandığı ve karar alındığı anlaşılmıştır. (Böylece oylamaya katılma yasağı sadece ---------- için geçerlidir.) Bu karar alındıktan sonra müdür ibrasının oylandığı, ---------- devralınan hisselere göre ortakların oy kullanması ile gerekli ibra nisabının sağlandığı, dolayısıyla TTK.nun 617. maddesine aykırılığın olmadığı ve ortada iptal sebebinin de kalmadığı anlaşılmıştır.
Bu sebeplerle davacı ve davalı tarafın kalan itirazlarına da itibar emek mümkün olmamış, Mahkememizin ---------- E sayılı dosyada yapılan ilk yargılama neticesinde ;
“Davanın kısmen kabul kısmen reddine;
1- 31/10/2017 tarihli genel kurul kararları yönünden butlan veya iptal sebebi olmadığından davanın reddine;
2- 13/12/2017 tarihli genel kurul kararları yönünden, faaliyet raporlarının görüşülmesine dair 2 nolu kararın, hisse devirlerinin oylanmasına dair 7 nolu kararın ve müdürlerin seçimine dair 8 nolu kararın yok hükmünde olduğunun tespitine; Diğer maddeler yönünden butlan veya iptal sebebi olmadığından davanın reddine; ” karar verilmiştir.
Mahkememizin --------- Esas, --------- Karar sayılı bu kararı, her iki tarafça İstinaf edilmiş; -----------sayılı kararla kaldırılmıştır.
İstinaf kararına göre; 31.10.2017 tarihli olağan genel kurulunun 7 ve 8 nolu maddelerine ilişkin verilen red kararımıza karşı istinaf taleplerinin reddine, 13/12/2017 tarihli genel kurulun 2,7,8 maddelerinde alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve 4 nolu kararın iptali isteminin reddine dair kararımıza karşı istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan 31/10/2017 tarihli genel kurulun 2 nolu faaliyet raporlarının tasdiki kararının iptali istemi yönünden mahkememizin verdiği red kararı ve 13/12/2017 tarihli genel kurulun 3 nolu finansal tabloların tasdiki kararının iptali istemleri yönünden mahkememizin verdiği red kararı yerinde görülmemiş kaldırılmıştır. İstinaf kararında davacılar vekilinin faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığı, yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı iddiası hususunda inceleme yapılması gerektiği, gerekirse birden fazla mali müşavir bilirkişi görevlendirilerek finansal tabloların, faaliyet raporlarının ilgili yönetmeliğe uygun olup olmadığının denetlenmesi gerektiği belirtilmiş, ayrıca yargılama giderlerinin de yarı yarıya paylaştırılmış olması eleştirilmiş, haklılık oranında dağıtılması gerektiği belirtilmiş, kararın HMK.nun 353/(1)a-6 maddesi gereği kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında davalı şirkete müzekkere yazılmış ilgili raporların tekrar dosyaya kazandırılması sağlanmıştır.16/07/2024 tarihli tensip ile 3 mali müşavir bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşacak bir heyet marifetiyle finansal tabloların ve faaliyet raporlarının istinaf kararında belirtildiği üzere incelenmesine, bilirkişi ücretinin davacı tarafça yatırılmasına karar verilmiştir. Kesin sürenin sonuçları ihtar edilmediği için 04/12/2024 tarihli celsede tekrar aynı ara karar oluşturulmuş, davacılar vekiline bilirkişi ücretini yatırması için meşruhatlı ve ihtaratlı kesin süre verilmiştir. Zira eldeki dava genel kurul iptali davası olup bilirkişi incelemesi için gereken ücretin davalı şirkete yüklenmesini gerektiren yasal bir dayanak bulunmamakta, ispat yükü davacıda olan tarafın bilirkişi deliline dayanmakla gidere katlanması gerekmektedir. Davacı vekili 17/12/2024 tarihli dilekçesi ile tekrardan ara karardan rücu edilmesini, mahkeme rücu etmeyecek ise inceleme yapılacak olan 2 ve 3 nolu kararlar yönünden taleplerini atiye bıraktıkları, 31/12/2017 tarihli genel kuruludaki 2,7,8 nolu kararların yokluğuna karar verilmesini talep etmiştir. 12/03/2024 tarihli celsede bu iki madde yönünden takipsiz kaldığının tespitine karar verilmişse de, davalı vekili 24/03/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davayı takip ettiklerini belirtmiştir.
Gelinen aşama itibariyle istinaf kararına göre ilgili 2 ve 3 nolu maddeler yönünden, finansal tabloların yönetmeliğe uygun olup olmadığı, gerçeği yansıtıp yansıtmadığı bilirkişi marifetiyle incelenememiş, davacı bu maddeler yönünden iddiasını ispat edememiş kabul edilmiştir. Neticede varılan kanaat değişmemiş yukarıda yazılan önceki esastaki gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yargılama gideri yönünden 8 maddenin iptali isteminden 3 tanesi haklı bulunmuş olmakla, davalı vekilinin istinaf talebi de yerinde görüldüğünden bu oranda (yüzde 62,5 lik kısmının davacı üzerinde, yüzde 37,5'luk kısmının davalı üzerinde kalmasına kararı verilerek) yargılama giderleri taraflara dağıtılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 31/10/2017 tarihli genel kurul kararlarından 2 nolu kararın iptali isteminin REDDİNE;
2-31/10/2017 tarihli genel kurulun 7,8 maddelerinin iptali isteminin REDDİNE;
3-13/12/2017 tarihli genel kurul kararlarından faaliyet raporlarının görüşülmesine dair 2 nolu kararın, hisse devirlerinin oylanmasına dair 7 nolu kararın ve müdürlerin seçimine dair 8 nolu kararın yok hükmünde olduğunun TESPİTİNE;
4-13/12/2017 tarihli genel kurulun 3,4 maddeleri yönünden butlan veya iptal sebebi olmadığından davanın REDDİNE;
5-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 35,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 579,50-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90TL peşin harcın toplamı olan 71,80 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davacılar tarafından sarfedilen toplam 2.357,50-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%62,50 kabul, %37,50 ret oranında) olmak üzere 1.473,44-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından sarfedilen toplam 45,50-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%62,50 kabul, %37,50 ret oranında) olmak üzere 17,06-TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
10-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
11-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile e-duruşma yolu ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/06/2025