T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/66 Esas
KARAR NO : 2025/488
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27/01/2023
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ait olan ---------- plakalı aracın sigortalandığını, 07/04/2009 tarihinde davalı şirket adına sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ---------- tarafından direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafındaki elektrik diğerine çarpması sonucu tek taraflı kaza meydana gelerek sürücü ile dava dışı --------- vefat ettiğini, kaza akabinde ---------- kan örneği analizinde alkollü olduğunun tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketi, hasarı karşılanmış ve akabinde kusuru ile kazaya sebebiyet veren davalı aleyhine ödenen bedelin rücu ettiğini, işbu sebeple borçlu aleyhine takip başlatıldığı ancak davalı tarafından takibe süresinde itiraz ederek durdurduğunu, bu sebeplerden dolayı itirazın iptali ile takibin devamına, %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin -------- plaka sayılı araç üzerinde işleten sıfatı bulunmadığını, işleten sıfatı aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile kiralayan ----------şti ne ait olduğunu, söz konusu sözleşmenin sözleşme şartları başlıklı bölümünün 4.m 3. Şahıslara karşı verilecek zarar ve ziyandan kiralayanın sorumlu olduğunu, dolayısıyla eldeki davanın muhatabının kazaya karışan aracı kiralayan şirketin olduğunu, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibarıyla sürücünün salt alkolün etkisi altında kaza yapmış olmasının gerektiğini, sürücünün alkollü olması, tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmeyeceğini, rücu sebeplerinin oluşmaması sebepleriyle alacak likit olmayıp belirsiz olduğunu, alacak yapılacak yargılama alınacak bilirkişi raporları sonunda belirli olacağını, açıklanan nedenlerden dolayı, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın işleten sıfatı bulunan---------şti ile sürücü istihdam eden ---------- Belediye Başkanlığına ihbarına, rücu şartları oluşmadığından açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, hasar bedeli alacağına dayalı olarak toplam 208.624,80 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. Mahkememizin --------- Esas-------- Karar sayılı kararını ------------ sayılı "..hak sahibi 3.kişilere ödenmesine ilişkin kayıt ve belgelerin dosyaya ikamesinin sağlanması, müteakip ödeme tarihi gözetilmek suretiyle zamanaşımı süresinin geçip geçmediğinin belirlenmesi neticesinde zamanaşımı defi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ödeme belgeleri temin edilerek 2 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi belirlenmeden ve hatalı gerekçe ile 07/04/2009 kaza tarihi ile 19/10/2022 icra takip tarihi arasında 6 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu görüşünden hareketle karar verilmesi doğru olmadığı.." kararı ile kaldırıldığı anlaşılmıştır.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, ----------- sayılı gerekçeli karar, istinaf kararı, bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliği, ihbar olunanlara tebligatlar yapıldığı, mahkememiz 3 nolu ara kararı gereği, dosyanın 1 sigorta hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı ve 1 aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek davacının rücu talebi yönünden şartlarının oluşup oluşmadığı, rücu edilebilecek tazminat miktarı ve işlemiş faiz talep edilip edilemeyeceği ve miktarı konularında rapor alınmasına karar verildiği, dosya bilirkişiye tevdi edildiği, 25/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..07.04.2009 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden müteveffa --------- hak sahiplerinin destekten yoksun kalma zarar hesabı: a.) Eşi ---------- yönünden, eşin yeniden evlenme şansı düşüldükten sonra:184.706,35 TL, b.) Oğlu ----------- yönünden: 35.255,90 TL, olduğu, Toplam tazminat tutarı: (184.706,35 * 35.255,90)- 219.962,25 TL olarak hesaplandığı, Ancak; Halefiyet ilkesi gereği sigortacının ödediği tutar kadar sigortalısına halef olduğu, ZMMS. (Trafik Sigortası) Genel Şartları'nın B.4- Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı başlıklı maddesi kapsamında 07.04.2009 tarihinde meydana gelen kazada ----------- plakalı araç sürücüsü ----------- 96100 oranında kusurlu olduğu ve 2,40 promil alkollü olduğu, Sayın Mahkeme tarafından kazanın meydana gelmesinde münhasıran alkolün etkisi olduğunun kabul görmesi halinde sigortacının işletene rücu hakkının bulunduğu, açıklanan nedenle davacının davacının ödemiş olduğu tazminat bedelini ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte talep edebileceği, ----------- plakalı aracın -----------Ş. tarafından ----------- Şti. adına düzenlenmiş 12.11.2008-12.11.2009 tarihleri arasında geçerli ---------- poliçe nolu ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğu poliçe teminat limitinin 23.05.2022 kaza tarihinde araç başına maddi 31.000,00 TL kaza başına maddi 150.000,00 TL olduğu, Sigortacının sorumu olduğu tutar tabloda gösterildiği, bununla birlikte sigortacı tarafından 05.04.2021 tarihinde 195.000,00 TL ve 15.04.2021 tarihinde ---------- İcra Dairesine 17.467,75 TL olmak üzere toplam 212.467,75 TL ödeme yapıldığı görüldüğü, Faizi ve masraflarıyla birlikte 212.467,75 TL olduğu anlaşıldığı, Ancak: sigortacının talep edebileceği tutar; taleple bağlılık ilkesi gereği takipte talep edilen asıl alacak tutarı 183.670,74 TL olup, 19.10.2022 takip tarihi itibarıyla güncel değeri 230.127,96 TL olarak hesaplandığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olması nedeni ile itirazların reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı şirkete ait olan---------- plakalı aracın sigortalandığı, 07/04/2009 tarihinde davalı şirket adına sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ---------- tarafından direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafındaki elektrik diğerine çarpması sonucu tek taraflı kaza meydana gelerek sürücü ile dava dışı ---------- vefat ettiği, kaza akabinde ---------- kan örneği analizinde alkollü olduğunun tespit edildiği, davacı sigorta şirketinin dava dışı kişilere destekten yoksun kalma tazminatı ödediği, yapılan bu ödemelerin rücuen tahsili için icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle davalının dava konusu aracın uzun süreli kiraya verilmesinden dolayı işleten sıfatını yitirip yitirmediğinin değerlendirilmesi gerekir. Davalı aracın 7 ay süre ile kiraya verildiğini belirtmiştir. Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre 7 aylık kira sözleşmesi uzun süreli sayılmadığından davalının işleten sıfatı devam etmektedir. Zira araç üzerindeki hakimiyeti halen devam etmektedir. Aracın bakım ve onarımı davalı kiraya veren ----------- Şti.’nin sorumluluğunda bırakılmış olduğu, işleten sıfatını kaldıracak mahiyette ekonomik yararlanmanın dava dışı kiracıya geçmediği, davalının işleten sıfatını koruduğu anlaşılmıştırİkinci olarak değerlendirilmesi gereken husus zamanaşımı hususudur. Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacının üçüncü kişilere ödediği tazminatın, araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. KTK'nın 109/son maddesinde; “Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar” denilmiştir. Bu düzenleme Trafik Sigortası Genel Şartları'nın C.8. maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. İstinaf incelemesine konu dava, haksız fiil faili aleyhine açılan bir tazminat davası olmayıp trafik sigortası poliçesine dayalı olarak sigorta şirketinin kendi akdinin aleyhine açılmış olduğundan yeni TTK'nın 1420.maddesi (eski TTK 1268. maddesi) gereğince bu davada zamanaşımı süresi ödeme tarihinden itibaren 2 yıldır. Davacı icra dosyasına 05.04.2021 tarihinde 195.000,00 TL 15.04.2021 tarihinde 17.467,75 TL ödeme yaptığı, icra takibinin 19.10.2022 tarihinde başlatıldığı, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Üçüncü olarak değerlendirilmesi gereken husus; davacının rücu hakkının doğup doğmadığına ilişkindir. poliçenin düzenlenme tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 2918 sayılı yasanın 95. maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B 4.-c maddesi uyarınca; alkollü araç kullanılması halinde, zarar bedeli, sigorta şirketi tarafından üçüncü kişiye ödendikten sonra, kendi sigortalısına rücu imkanı bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; 07.04.2009 tarihinde meydana gelen kazada, sürücü 240,89 mg/dL promil alkollü olduğu, kaza nedeniyle davacı sigorta tarafından destekten yoksun kalma tazminat ödemeleri yapıldığı, bilirkişi raporuna göre yapılan ödemelerin zarar ile uyumlu olduğu belirlenmiştir. Davacı------------Ş. 05.04.2021 tarihinde 195.000,00 TL (teminat mektubunun bozdurulması) ve 15.04.2021 tarihinde 17.467,75 TL olmak üzere toplam 212.467,75 TL ödeme yapmış olup, davacı icra taibinde 183.670,74 TL asıl alacak üzerinden takip başlatmıştır. Davacının yapmış olduğu ödemeye, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, yapılan hesaplamada işlemiş faizin davacının talebinden yüksek olduğu, bu nedenle davacının asıl alacak ve işlmeiş faiz yönünden talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca sigorta ettiren davalı tacir olduğundan ticari avans faizi talep edilmesi doğru kabul edilmiş, davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, davalının--------- İcra Müdürlüğünün -----------Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 14.251,16 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 3.562,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.688,36 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 3.562,80 TL peşin harç ile 179,90 TL başvuru harcının toplamı olan 3.742,70 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harcanan toplam 9.313,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 33.379,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde ilgili tarafa iadesine,
9-6325 sayılı Kanunun'un 18-A/13. Bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/06/2025