T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/513 Esas
KARAR NO : 2025/445
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2013
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ---------Ş'nin çalışanı ----------, davalı nezdinde çalışırken iş kazası sonucu vefatı sebebi ile --------- sayılı kararı ile davacı idarenin aleyhine tazminata hükmedildiğini, ---------- E sayılı dosyasından ödeme yapıldığını, davacı idarenin davalı şirkete asya yakası 1.kısım müteferrik boru itme inşaatı yaptırdığını, teknik şartnamenin 9.maddesi ile sözleşmenin 33.10 maddesi gereğince yüklenicinin faaliyeti nedeni ile ortaya çıkan zararlarından yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, dava dışı işçiye yapılan ödemenin rucu edilmesi için ------- İcra Müd ---------- E sayılı dosyasında takip yapıldığını, ancak tahsilat yapılamadığından, toplam 190.676,08 TL'nin ödeme tarihi olan 11.03.2013 tarihinden yürüyen avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı alt yüklenici bünyesinde çeliştirilen işçinin vefatı nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tazmini istemine ilişkindir.----------- sayılı kararı ile..."Taraflar arasında yapılan sözleşme eki, yapı işleri genel şartmanemesinin 2.maddesi ve 9.maddelerine göre, yüklenicinin kendisinin veya alt yüklenicinin taksirinden - ihmalinden, ağır ihmalinden veya kusurlu herhangi bir hareketinden dolayı idareyi veya idare personelini sorumlu tutamayacağı, işyeri çevresinde yeterli güvenlik önlemi alınmaması nedein ile doğabilecek hasar ve zararların ödenmesinden yüklenicinin sorumlu olacağı, ayrıca yüklenicinin tüm çalışanlarına kullanılacak araç gereç ve makinelerin ve patlayıcı maddelerin yol açabileceği kazalardan korunma usullerini ve tedbirlerini öğretmek zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK'nun 99, 6098 sayılı TBK'nun 115 maddesi gereğince, sözleşmenin açıklanan hükümlerinin somut olayda değerlendirilmesi gerekeceği anlaşılmıştır. TBK'nun 115 maddesinde borçlunun ağır kusuru varsa, sorumsuzluk anlaşmasınnı geçerli olmayacağı, borçlunun hizmet sözleşmesinden kaynaklanan sorumsuzluk anlaşmasının kesin olarak hükümsüz olduğu, uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek ve sanat, ancak kanun ve yetkili makamlar tarafından verilen izinle yapılıyor ise, hafif kusurdan sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşmanın da kesin hükümsüz olduğu belirtilmiştir. TBK'nun 115/son hükmü gereğince-------- ile ---------- Şirketi arasındaki sorumsuzluk anlaşmasının, işin uzmanlık gerektiren bir hizmetten kaynaklandığı sebebi ile kesin hükümsüz bulunduğu, dolayısı ile işçi ---------- eşi ve çocukları için ödemiş olduğu paradan ancak kusuruna isabet eden kısmını geri isteyebileceği kabul edilmiştir. Bilirkişinin raporunda, icra takip dosyasına ödenen ana para ve işletilen faizler ile icra masrafları ve ücreti vekaletler toplamının %20 kusura isabet eden kısmının 143.007,06 TL olarak hesaplandığı, bu hesabın mahkememizce hüküm kurmak için yeterli ve denetlenebilir nitelikte bulunduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar --------- 15/3/2013 tarihinde 190.676,08 TL'yi ödeyerek tamamını rucu etmiş ise de; kendi kusuru mahsup edilmek sureti ile ---------- İcra Müd ----------- E sayılı dosyasında ödediği bu paranın 143.007,06 TL'sini ödeme tarihi olan 15/3/2013 tarihinden avans faizi ile tahsiline karar verilmek gerekeceği sonuç ve kaanatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur." ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır---------- sayılı karar ile Görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edilen dosya mahkememizin ------------ Esas sırasına kaydedilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına göre; Davalı şirkete ihale edilen, "----------" işinin yapımı sırasında 02/07/2007 günü zeminin çökerek toprağın kayması sonucunda sigortalı çalışan dava dışı işçi ---------- vefat etmesi sebebiyle eşi ve çocukları tarafından asıl işveren----------, alt yüklenici -----------Ş aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli açılan davada mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminatın, ---------- İcra Müdürlüğü ----------- esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu, toplam 251.431,96 TL nin faizi, icra masraf ve vekâlet ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiği, -----------Ş. Tarafından 19.02.2013 tarihinde 119.385,67 TL ödendikten sonra bakiye 190.676,08 TL 15.03.2013 tarihinde davacı ---------- tarafından ödendiği, işin ifası sırasında meydana gelen zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedelin rücuen tazmininin talep edildiği anlaşılmaktadır.Davalının, tahkikat sürecinde --------- Ticaret Odası sicilinden kaydının silindiği anlaşılmış, ihyası yönünde verilen ara karar dairesinde -------- ATM'nin --------- E sayılı dosyasında ihya kararı verilerek bu kararın temyizden onanması sureti ile kesinleşmesi üzerine, davalının yeniden 07/10/2019 tarihinde temin edilen cevabi yazıya göre 18/8/2019 tarihinde sicile kaydının yapıldığı ve TK'nun 35 maddeye göre yeniden tebligat yapılmak sureit ile yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmıştır.
--------- İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı dosyasında alacaklı ----------ve çocuklarının ---------- ve ----------Ş ve dava dışı Sigorta Şirketi hakkında ---------- sayılı tazminat kararına istinaden toplam 251.431,96 TL tazminat talep ettiği, ----------- Şubesi marifeti ile ------------ idaresince bedelin dosyaya ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı, davalı şirket ile yaptığı idari ve teknik şartnameyi, yapım işleri genel şartanemesi örneğini, şantiye talimat örneklerini ve diğer sözleşme eki işlem belgelerini sunmuştur.Davacının, rucu alacağı TBK'nun 162 ve devamı maddelerine dayalı olup, dosya bilirkişiye tevdii olunmuş, 17/6/2015 tarihli rapor temin edilmiştir.
Bilirkişi raporunda, sözleşme eki şartnamelere ve yapılan ödemenin davacı idarenin kusuru dikkate alınır ise, 143.007,06 TL, aksi düşünülür ise, 190.676,08 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili rapora karşı itiraz etmiş, ödenen bedelin tamamının rucu edilmesi gerektiğini belirtmiştir.Taraflar arasında yapılan sözleşme eki, yapı işleri genel şartmanemesinin 2.maddesi ve 9.maddelerine göre, yüklenicinin kendisinin veya alt yüklenicinin taksirinden - ihmalinden, ağır ihmalinden veya kusurlu herhangi bir hareketinden dolayı idareyi veya idare personelini sorumlu tutamayacağı, işyeri çevresinde yeterli güvenlik önlemi alınmaması nedein ile doğabilecek hasar ve zararların ödenmesinden yüklenicinin sorumlu olacağı, ayrıca yüklenicinin tüm çalışanlarına kullanılacak araç gereç ve makinelerin ve patlayıcı maddelerin yol açabileceği kazalardan korunma usullerini ve tedbirlerini öğretmek zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
Sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK'nun 99, 6098 sayılı TBK'nun 115 maddesi gereğince, sözleşmenin açıklanan hükümlerinin somut olayda değerlendirilmesi gerekeceği anlaşılmıştır.TBK'nun 115 maddesinde borçlunun ağır kusuru varsa, sorumsuzluk anlaşmasınnı geçerli olmayacağı, borçlunun hizmet sözleşmesinden kaynaklanan sorumsuzluk anlaşmasının kesin olarak hükümsüz olduğu, uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek ve sanat, ancak kanun ve yetkili makamlar tarafından verilen izinle yapılıyor ise, hafif kusurdan sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşmanın da kesin hükümsüz olduğu belirtilmiştir.Somut olayda; dayanılan ---------- sayılı kararının gerekçesinde "......Oluşa ve usule uygun bulunan mahkememizce de benimsenen kusur heyet bilirkişisi raporuna göre, mevcut yapım işleri genel şartnamesi hükümleri değerlendirildiğinde, davalı ---------- asıl işlerinin bir bölümünün teknolojik nedenlerle uzmanlık istemesi nedeni ile davalı ----------- Şirketine verdiği, bu nedenle davalı---------- asıl işveren konumunda olup, ---------- Şirketinin ise alt işveren konumunda olduğu, asıl işveren-------- ve ---------- Şirketinin müştereken toplam %80 kusurunda oldukları, (bu kusurun %20'sinin davalı ----------- idaresinde, %60'ının ise davalı -------- Şirketinden kaynaklandığı) kazazede ----------- %20 oranında kusurlu olduğu....." şeklinde kusur paylaşımı yapıldığı, yine kararda işçi ---------- usta ünvanına sahip bulunduğu kabul edilerek tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda;TBK'nun 115/son hükmü gereğince--------- ile ----------- Şirketi arasındaki sorumsuzluk anlaşmasının, işin uzmanlık gerektiren bir hizmetten kaynaklandığı sebebi ile kesin hükümsüz bulunduğu, dolayısı ile işçi ---------- eşi ve çocukları için ödemiş olduğu paradan ancak kusuruna isabet eden kısmını geri isteyebileceği kabul edilmiştir.Bilirkişinin raporunda, icra takip dosyasına ödenen ana para ve işletilen faizler ile icra masrafları ve ücreti vekaletler toplamının %20 kusura isabet eden kısmının 143.007,06 TL olarak hesaplandığı, bu hesabın mahkememizce hüküm kurmak için yeterli ve denetlenebilir nitelikte bulunduğu kabul edilmiştir.Her ne kadar --------- 15/3/2013 tarihinde 190.676,08 TL'yi ödeyerek tamamını rucu etmiş ise de; kendi kusuru mahsup edilmek sureti ile ---------- İcra Müd ------------- E sayılı dosyasında ödediği bu paranın 143.007,06 TL'sini ödeme tarihi olan 15/3/2013 tarihinden avans faizi ile tahsiline karar verilmek gerekeceği sonuç ve kaanatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KUBÜLE İLE;
1-Toplam 143.007,06- TL'nin 15/03/2013 ödeme tarihinden yürüyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
2-Fazlaya dair isteğin reddine,
3-Alınması gereken 9.768,81-TL harcın davacı tarafından yatırılan 3.256,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.512,51-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından harcanan 3.256,30-TL peşin harç, 24,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.280,60-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 2.417,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%75,00 Kabul, %25,00 Ret) 1.812,75-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 29/05/2025