T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/451 Esas
KARAR NO : 2025/446
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, kahve makinesi ve ekipmanları ithalatı, satış ve pazarlaması ile iştigal eden bir ticaret şirketi olduğunu, davalı şirketin ise diğer organik bağları olan kardeş şirketleri ile beraber kahve makinesi ve ekipmanları tedarik eden müşteri ticaret şirketi olduğunu, 05.04.2023 tarihli fatura ile davalı şirkete 309.711,65 TL’lik faturaya konu 1 adet kahve makinesi satıldığını ve teslim edildiğini, davalı şirketin işbu satış işleminden sonra 05.04.2023 tarihinde peşin olarak fatura bedelinden kısmi 49.553,87 TL’lik ilk ödemesini gerçekleştirdiğini, akabinde 11.04.2023 tarihinde 10.030 EUR (o tarihli kur ile 210.439,43 TL) tutarında, müvekkilce satılmış bir başka kahve makinesinin iadesi şeklinde cariden mahsup edilerek ikinci ödeme olarak sayıldığını ve 18.05.2023 tarihinde de 45.000 TL’lik üçüncü ödemesini gerçekleştirdiğini, davalı borçlunun anılı ödemelerinden sonra geriye bakiye olarak 13.216,24 TL borcun kaldığını ve bakiye borcun, borçlu tarafından ödenmediğini, bunun üzerine de müvekkili ------- ile davalı --------- arasındaki cari hesabın 31.12.2023 tarihinde kapatıldığını ve alacağın ödenmesinin talep edildiğini, davalının müvekkilden gelen tüm sözlü ödeme davetleri yanıtsız kalınca işbu cari alacağın --------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- E. sayılı ilamsız icra takibine konu edildiğini, davalı borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı uhdesine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Bilirkişi Raporu :Mahkememizce dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 27/02/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,"A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
Raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı,
B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere;
Takip konusu alacağı oluşturan faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturaya, davalı şirket tarafından süresinde itiraz edilmediği tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar doğrultusunda fatura içeriği malın davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin karinenin oluşacağı, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, malın teslim ediminin kabul edilmesi halinde, davalı şirketin fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından bakiye 13.216,24 TL’nin ödendiğine ilişkin somut herhangi bir belge sunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının 14.05.2024 takip tarihi itibariyle 13.216,24 TL tutarlı açık hesap alacağını talep edebileceği,
Ayrıca, davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturanın kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren “…veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi…” madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
C- FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı
gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Ancak Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu,
İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı"
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Dava; hukuki niteliği itibariyle cari hesap alacağından kaynaklanan fatura alacağına dayalı olarak davacı tarafça başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davalının davaya süresinde cevap vermediği duruşmalara katılmamış, verilen sürede ticari defter ve kayıtlarını sunmamış yerlerini bildirmemiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre;: Davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu anlaşılmıştır.
Takip konusu alacağı oluşturan faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturaya, davalı şirket tarafından süresinde itiraz edilmediği tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar doğrultusunda fatura içeriği malın davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin karinenin oluşacağı kabul edilmiştir.
28/07/2020 tarihli ---------- yayınlanan 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile 6100 sy HMK'nun "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması" başlıklı 222. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" ibaresinin, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirildiği, bu yasal değişilik dikkate alındığında, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği, değişikliğe ilişkin madde gerekçesinin "... Madde metni dışına çıkarılan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" durumunun yerine "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterlerde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterlerinin ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterlerindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmedir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklinde olduğu, dolayısıyla davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ve davacı defterlerindeki davacı lehine olan alacak kaydını hükümden düşürecek senet veya başka bir kesin delil sunmadığı, Davalının her ne kadar ayıp savunmasında bulunsa da süresinde ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin bir delil sunmadığı, süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, ticari defterlerini incelemeye sunmadığından ayıp savunmasına itibar edilmemiştir.
Davalı şirketin fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından bakiye 13.216,24 TL'nin ödendiğine ilişkin somut herhangi bir belge sunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının 14.05.2024 takip tarihi itibariyle 13.216,24 TL tutarlı açık hesap alacağını talep edebileceği,işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu,
Davanın Kabulüne, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E. sayılı dosyasında davalının;13.216,24-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptaline, Asıl alacağa yıllık avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyasında davalının;13.216,24-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile,
Asıl alacağa yıllık avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 902,80-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 475,20-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç toplamı olan 855,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 7.060,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 13.216,24-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------ tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.29/05/2025