T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/217 ESAS
KARAR NO : 2025/439 GEREKÇELİ KARA
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/11/2016
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ----------- Noterliğinin 01.09.2016 tarih ve ------------ yevmiye nolu temliknamesi ile dava dışı ---------Şti.'nin davalı borçlu ------------Ş'de bulunan alacaklarından 238.631,57 TL'sini devir ve temlik ettiğini, söz konusu temliknamenin davalıya 02.09.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıya borcu ödemesi hususunda ihtarname tebliğine rağmen davalı borçlunun ödeme yapmaması üzerine, davalı aleyhine ------------ İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, dava dışı şirketin davacıya temlik etmiş olduğu alacak miktarının faturaya dayalı cari hesap ekstresinden kaynaklandığını, davalının temlik tarihi itibariyle dava dışı firmaya cari hesap muhteviyatı uyarınca 307.134,77 TL borçlu olduğunu, dava dışı firmaya ödemede bulunan davalı şirketin borçtan kurtulamayacağını, davalının dava dışı firmaya toplam 173.089,14 TL ödemede bulunduğunu, alacağın temliki alacaklı ile üçüncü kişi arasında karşılıklı iradelerin uyuşması ile tek tarafa kazandırıcı ivazlı ya da ivasız yapılabilen, şekle bağlı, borçlunun rızasının aranmadığı bir tasarruf işlemi olduğunu, BK m. 183 ve devamı uyarınca alacağın temlikinin ve hükümlerinin düzenlendiğini beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça gönderilen ------------ Noterliğinin 01.09.2016 tarih ve ------------ yevmiye nolu temliknamesinden önce davalı şirkete --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasından 3.437.710,00 TL tutarlı İİK m. 89/1 birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, haciz ihbarnamesinde belirtilen şirketleri yapılan tespitler sonucunda grup şirketler olduğunun anlaşıldığını, dava dışı ----------- Şti, davacı ve aralarında organik bağı bulunan diğer grup şirketlerin muvazaalı şekilde arka planda farklı bir amaç uğruna anlaştığın ve davalıdan para tahsil etmeye çalıştıklarını ve halen çalışmaya devam ettiklerini, daha sonraki süreçte davalı şirket nezdindeki faturaların girişlerinin şirket sitemine işlenmesinden sonra dava dışı ----------- firmasının cari hesap bakiyesinin 173.089,14 TL olduğunun anlaşıldığını, bu paranın işin arka planında farklı bir amaç olduğunun farkına varılması ve işbu şahıs ve şirketlerin 3.kişi yararına mal kaçırma veya başkaca haciz tehditleri ve sair diğer durumlar karşısında kalmamak amacıyla dava dışı ----------- şirketine ödendiğini, davalının ------- firmasına hiçbir borcunun bulunmadığını, ancak herhangi bir şekilde borcu kabul etmemekle birlikte mahkemece bir borç tutarı tespit edilse dahi işbu borçtan dolayı öncelikle alacaklı davacının değil 3.437.710 TL tutarlı taraflarına gönderilen haciz dosyasından olduğunu, İşbu sebeple ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasına ve dava dışı ---------- şirketine davanın ihbarının gerektiğini, dava dışı ------------ şirketinin arka planda herhangi bir gerçek ticari ilişki içerisine girmediği şahıslar ve şirketler ile görünürde temlik İşlemi yapmakta ise de, tahsil etmiş olduğu tutarların muvazaalı şekilde tekraren tahsil etmeye ve bu şekilde uhdesinde haksız maddi kazanç temin etmeye çalışıldığını beyanla, haksız davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; davalı ile dava dışı ------------ Şti arasında bulunan cari hesap ilişkisine istinaden davalının dava dışı şirkete 238.631,57-TL tutarındaki borcunun davacı yana 01/09/2016 tarihinde temlik edilmesi bu kapsamda davalının temliknameye rağmen borcu davacıya ödememesi sebebiyle başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İLK KARAR: Mahkememiz ----------- Esas, ---------- karar sayılı ilamında; Davanın kısmen kabulü ile, ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. Sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline takibin 238.631,57-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım yönünden koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
BAM KARARI: ------------ sayılı ilamında: "davalının istinaf talebinin kabulüne, HMK m.353/1-a-6 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 1 hukukçu hesap uzmanı, 2 mali müşavir olmak üzere 3 kişilik bilirkişi heyetinden temlik eden dava dışı ----------- Şti.'nin ve davalı -----------Ş'nin ticari defter ve belgelerinin karşılaştırmalı olarak aynı bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi sağlanarak yargılamanın tüm aşamalarında tüm taraf beyanları,bilirkişi raporlarına itirazları,delilleri ve beyanlare kapsamına göre tanzim edilecek bilirkişi heyet raporu kapsamına ve gerekirse itirazlar kapsamına göre aynı bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor kapsamına göre hüküm kurulmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine" gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.Dosya BAM kararı doğrultusunda konusunda uzman bilirkişilere verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 05/02/2025 tarihli raporunda özetle; "Alacağın devrinin muvazaalı olduğuna ilişkin bir kanaate varılamadığı, alacağın devrinin geçerli olduğuna kanaat getirilmesi halinde, davalının 173.089,14 TL tutarındaki borcu kabul ederek ödemede bulunduğu, ancak ödemenin alacağın devri tarihinden sonra olduğu ve alacağın devrinin bilinmesi sebebiyle TBK m. 186 kapsamında yapılan bir ödeme sayılamayacağı, alacağın varlığı ve miktarı konusunda ispat yükünün davacıya ait oluğu, ispat faaliyet kapsamında yapılan defter incelemesinde her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre: Alacağın Devrinin yapıldığı 01.09.2016 tarihi itibariyle ihbar olunan ----------- davalı ------------ 307.134,77 TL Alacağı ve ----------- da ---------- 307.134,77 TL borcunun bulunduğu, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi olduğu, cari hesap ilişkisinin varlığının m. 183/1 kapsamında değerlendirilmesi halinde alacağın devrinin geçerli olmayacağı... " tespitinde bulunmuşlardır. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği ve taraf vekillerinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Mahkememizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Davacı alacak iddiasını temlik sözleşmesine dayandırdığından temlik eden ihbar olunan şirketin ve davalı şirket arasındaki ticari ilişki, tarafların sundukları defter kayıtları HMK 221,222.maddelerine göre karşılaştırmalı olarak incelenmiş,
Her iki tarafin ticari defter ve kayıtlarına göre: Alacağın Devrinin yapıldığı 01.09.2016 tarih itibariyle ihbar olunan ------------ davalı ---------- 307.134,77 TL Alacağı ve -------- da --------- 307.134,77 TL borcunun bulunduğu, dolayısıyla 01/09/2016 tarihi itibariyle her iki tarafın da cari hesap borç/alacak tutarlarının aynı olduğu, davacının ---------- Noterliğinin 01.09.2016 tarih ve ---------- yevmiye nolu temliknamesi ile dava dışı ----------- Şti.'nin davalı borçlu -----------Ş'de bulunan alacaklarından 238.631,57 TL'sini devir ve temlik ettiği ve bu temliknamenin davalı şirketçe 02.09.2016 tarihinde teslim alındığı tespit edilmiştir.
TBK'nın 183 vd. maddeleri uyarınca, temlik akdi yapılır yapılmaz, alacak temlik alana geçer ve artık borçlu alacağın temlikinin kendisine bildirilmesinden önce iyi niyetle yaptığı ödemeler dışında temellük alana ödeme yapmaksızın borcundan kurtulamaz. Somut olayda, alacağın temlik edildiğinden haberdar olan davalının temlikten sonra temlik edene yaptığı 173.089,14 TL ödemeden dolayı davacıya olan borcunu sona erdirmez. Davacı tarafın TBK 183 maddesi gereğince temlik tarihi itibariyle davalıdan 307.134,77 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden, cari hesap alacağının alacağın temlikine engel olmadığı dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak 238.631,57-TL yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde hüküm kurulmuş; alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş, reddedilen 141,57 TL ihtarname masrafı yargılama giderlerine eklenmiş, tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; ---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E. Sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline takibin 238.631,57-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 238.631,57-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Reddedilen tutar yönünden ispatlanamayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-) Alınması gerekli 16.300,92-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.884,49-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.416,43-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 29,20-TL başvurma harcı, 2.884,49-TL peşin harç toplamı olan 2.913,69-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 14.961,14-TL yargılama giderleri ve 141,57 TL ihtarname masrafı toplamı 15.102,71 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 38.181,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2025