T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/93 Esas
KARAR NO : 2025/451
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yaptığı asıl alacak ile tüm ferilere ilişkin itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesi, davalı aleyhine %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı yana tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında kil satışı ve bu kapsamda cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkili, 2022 yılı mayıs ayı itibariyle müteaddit defalar davacıdan kil almış ve karşılığında davacı tarafından davaya konu faturalar kesildiğini, davacının dava dilekçesinde de bildirdiği üzere bu faturalara müvekkili şirket tarafından fahiş fiyatla kesildiğinden bahisle şifahi olarak itiraz edilmiş ancak aradaki uzun süredir devam eden ve iyiniyete dayalı ilişki sebebiyle herhangi bir hukuki işlem yapılmadığını, zira davacı müvekkilin uzun yıllardır hammadde satın aldığı şirketlerden birisi olduğunu, müvekkili şirket yetkilisince davacı şirket yetkilisi görüşmüş, müvekkiline şifahen düzeltme yapılacağı bilgisi verilmiş, müvekkili şirket de bu beyan üzerine beklemeye geçtiğini belirterek özetle huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile, davacının, alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Taraf teşkili sağlanmış, taraf beyanları alınmış delilleri toplanmıştır.
Davaya konu icra takibi incelendiğinde, alacaklı/davacının 07/11/2022 tarihli takip talebi ile ---------- İcra Müd.----------- e sayılı dosyada toplamda 982.326,30 TL fatura toplamı ile 34.837,57 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.1017.163,87 TL talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresi içinde 14/11/2022 tarihinde borca, faize, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Eldeki davanın 03/02/2023 tarihinde süresi içinde açıldığı anlaşılmış, esasa geçilmiştir. Davalının defterleri için ---------- ATM ne talimat yazılmış mali müşavir bilirkişi 09/07/2024 tarihli raporunda davalının defterlerine göre davacıya 982.326,30 TL borçlu göründüğünü belirtmiştir.Davacının defterleri ve tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi 18/03/2025 tarihli raporunda takibe konu faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, vergi dairesine bildirilmiş olduğunu, davalının davacıdan aldığı malları teslim alarak faaliyetinde kullandığını, bu sebeple takip sebebiyle davacının alacaklı olduğunu belirtmiştir. Eldeki davada uyuşmazlık davalının fahiş fiyat iddiasında toplanmıştır. Davalı davacıdan 2021 yılında birim fiyatı 40 TL aldığı ürünleri 2022 yılında 250 TL den aldığını, fahiş fiyat artışının usulsüz olduğunu ileri sürmüştür.
Türk Hukuku’nda fahiş fiyat artışının sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemeler en genel kapsamda 16 Nisan 2020 tarihli ve 7244 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un (“PTDHK”) Ek 1. Maddesi ile getirilmiştir. Anayasa ile güvence altına alınan, serbest piyasa ekonomisi ve sözleşme serbestîsi ilkeleri birlikte göz önüne alındığında,çeşitli düzenlemeler aracılığıyla perakende ticaret özelinde birtakım sınırlandırmaların öngörüldüğü anlaşılabilmektedir. PTDHK’nin Ek 1. Maddesi vasıtasıyla; üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler gibi çeşitli sektörel aktörlerin, mal veya hizmetlerin satış fiyatında fahiş artışlar gerçekleştirmeleri yasaklanmış olup, piyasadaki ürün arzını kısıtlayabilecek, akabinde ise piyasa dengesine ve rekabet ortamına zarar verebilecek faaliyetlerde bulunmaları engellenmiştir. PTDHK’da yer alan fahiş fiyata ilişkin düzenleyici mekanizmaların etkin bir şekilde uygulanabilmesi için PTDHK‘nin Ek 1. Maddesi’nin 3. Fıkrası’nda düzenlenen Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu ("HFDK") oluşturulmuştur. İdari bu düzenlemeler dışında fahiş fiyat artışı TTK’da düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin uygulanmasına sebep olabileceği gibi ceza boyutu da vardır. Ne var ki davacı hakkında devam eden davacının piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetleri sebebiyle idari veya adli bir soruşturmanın olmadığı anlaşılmıştır. Diğer bir ifadeyle davalının savunmalarını destekler bir delil sunulmuş değildir. Bu itibarla tek piyasadaki enflasyonist etki ortaya konmadan soyut beyanla sadece 2021 yılında 40 TL olan fiyatın, 2022 yılının ocak ayında 50 TL, mayıs ayından sonra 250 TL olması sebebiyle borcun ortadan kalkacağını kabul etmek mümkün değildir.
Sözleşme serbestisi kapsamında tarafların açık veya örtülü birbiri ile uyumlu olan irade açıklamaları ile sözleşmenin kurulduğunu kabul etmek gerekir. Birim fiyat da sözleşmenin esaslı bir unsuru olup davalının örtülü kabulü olduğu anlaşılmaktadır. Tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde, takibe konu faturaların davacı ve davalı defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, davalının fahiş fiyat itirazında bulunduğu malları teslim aldığı, iade etmediği, davacının fahiş fiyat belirleme ve satma eylemine dair ceza verilmesini gerektirir bir idari veya cezai soruşturmanın olmadığı, bu durumda davalının fahiş fiyat iddialarının borcun ödenmemesi için bir sebep olamayacağı, davalının malı almamak veya iade etmek yoluna gitmediği anlaşıldığından, davanın hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE;
2---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takibin aynen (faturalar tohlamı asıl alacak 982.326,30 TL, 34.837,57 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.017.163,87 TL üzerinden) DEVAMINA;
3-Asıl alacağa takipten tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 2/2 m yarınca ticari faiz uygulanmasına;
4-Alacak likit olduğundan asıl alacak toplamı 982.326,30 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
5-Alınması gerekli 69.482,46-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 12.284,80-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 57.197,66-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90-TL. başvurma harcı, 12.284,80-TL peşin harcın toplamı olan 12.464,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarfedilen toplam 4.950,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 154.402,94-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca --------- tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere e-duruşma yolu ile davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/05/2025