T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/768 ESAS
KARAR NO : 2025/431 GEREKÇELİ KARA
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı -----------Ş. bir takım ürünlerin analizi için müvekkili davacı -----------Ş. ye ürünler gönderdiğini, müvekkili şirket tarafından ilgili gıda ürünlerinin laboratuvar ortamında analizleri yapılarak sonuçların davalı şirkete bildirildiğini, müvekkili şirketin yaptığı analizlere ilişkin davalı tarafa verilen hizmet bedellerinin faturalar ile faturalandırıldığını, ancak davacı müvekkili şirketin cari hesapları incelendiğinde de görüleceği üzere davalı tarafça sadece 22/06/2023 tarihinde 5.925,96 TL ödeme yapılmış olup kalan 44.007,00 TL'nin ise ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedelleri nedeniyle müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davalı şirketin 44.007,00 TL bakiye borcu bulunduğunu, 01/08/2023 tarihli cari hesap ekstresindeki bakiye borcun tahsili yönünden taraflarınca ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe, ödeme emrine, borca, faize, tüm ferilerine, vekalet ücretine ve yargılama giderlerine itiraz edildiğinden takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından verilen analiz hizmetine karşılık düzenlenen faturalardan bir kısmının davalı şirketçe ödenmesi borcun kabul edildiği anlamına gelmekle birlikte TBK ve TTK hükümleri gereği sabit olduğu üzere ödemesi yapılmayan faturalar yönünden davalının sorumluluğu bulunduğunu, davalı tarafça yapılan itiraz neticesinde tarafımızca açılan işbu itirazın iptali davası yönünden TTK’nın 5/A maddesi gereğince ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olması nedeni ile taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapılmış olup sürecin olumsuz sonuçlandığını, davalının borçlu olduğu bedelin müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağından taraflarınca başlatılan ilamsız takibe karşı yapılan takibe, ödeme emrine, borca, faize, tüm ferilerine, vekalet ücretine ve yargılama giderlerine yönelik itirazın haksız olması sebebiyle ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacak talebine ilişkin zamanaşımı taleplerinin bulunduğunu, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini davacı tarafça savunma haklarının kısıtlandığını, davacı tarafın yükümlenmiş olduğu ürün analizi hizmetini ayıplı şekilde yerine getirdiğini, işbu durum kendilerine hem yazılı hem de sözlü olarak bildirilmesine rağmen mezkur eksiklikler davacı tarafça giderilmediğini, davacı tarafın alacak talebinin haksız olduğunu, alacağın hiçbir değerlendirmede likit olmadığını, icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek müvekkili şirket aleyhine mesnetsiz iddia ve taleplerle ikame edilen kötü niyetli davanın öncelikle usule ilişkin nedenlerle reddine, Davacı tarafa açıklama yaptırılmasına ve delillerinin taraflarına tebliğine, davadaki tüm taleplerin esasa ilişkin nedenlerle reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ----------- İcra Müdürlüğünün--------- Esas sayılı dosyasının uyap sureti dosyamız arasına alınmıştır. Dosya konusunda uzman mali müşavir ve Gıda Mühendisi bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 30/07/2024 tarihli raporunda özetle; "Dosya kapsamındaki CD içinde bulunan 239 sayfalık analiz raporlarından örnekleme yoluyla yapılan incelemede, davacı ---------- tarafından düzenlenmiş Muayene ve Analiz Raporlarda analiz sonuçlarının değerlendirilmesindeki tutarsızlık ve uygunsuzluk sebebi ile, hatalı raporlama yaptığı tespit edilmiş, yapılan analizler neticesinde elde edilen pestisit kalıntı miktarlarının “Değerlendirme Yapılamadı” şeklinde raporlanması yapılmış tüm analiz raporlarında Davalı tarafın ayıplı hizmet aldığının söylenebileceği, davacı şirketin 2022-2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022-2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, davacı şirket tarafından, davalı şirketin gıda ürünlerine laboratuvar analizlerinin yapılmış olduğu ve karşılığında faturalar düzenlendiği, faturaların e-fatura (ticari fatura) olarak düzenlendiği, elektronik sistem üzerinden davalı şirkete teslim edildiği, faturalara süresinde itiraz edildiğine ilişkin dava dosyasına herhangi bir belgenin sunulmamış olduğu hususları topluca değerlendirildiğinde, davacı şirketin hizmet ifasını ispatladığına ilişkin karinelerin oluştuğu, ancak heyetimiz teknik üyesi tarafından dosya kapsamındaki analiz raporlarından yapmış olduğu incelmede analiz hizmetinin büyük ölçüde ayıplı olduğu kanaatine varıldığından davacının takip konusu fatura içeriği hizmeti verdiğini ispatlayamadığından takip konusu alacağını talep edemeyeceği, D- FAİZ: Davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu" tespitinde bulunmuşlardır.
Davacı vekilinin itirazları da değerlendirilmek üzere dosyanın 3 kişilik gıda mühendisi heyetine tevdiine karar verilmiş. Bilirkişi heyeti 22/01/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacı tarafın 30.07.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz için yazdığı 21.08.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde işleme faktörünün hesaplanarak raporlama
yapıldığını beyan ettiği, oysa ki analiz sonuçlarını içeren Muayene ve Analiz Raporlarının “Açıklamalar” kısmında işleme faktörü kullanıldığına dair herhangi bir
açıklayıcı ifade bulunmadığı, davacı laboratuvarın Hurma/Ezme numuneleri olan ---------, ------------, -----------, ---------- nolu Muayene ve Analiz Raporlarında uygunluk değerlendirmelerinin doğru yapıldığı, ------------ nolu domates salçası numunelerinin uygun olarak değerlendirilen analiz sonuçlarının laboratuvar tarafından doğru değerlendirildiği, 5. --------- nolu elma püresi numuneleri ile --------- nolu Armut püresi numunelerinde davacı laboratuvarın DY (Değerlendirme Yapılamadı) olarak değerlendirdiği, %50’lik ölçüm belirsizliği yaklaşımı ile karar kuralı müşteri lehine kullanıldığı birincil analiz sonucunun, işlenmemiş ilgili ürünün LOD değeri altında olduğu durumlarda, Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği mevzuat hükümlerinde geçtiği şekliyle; Yönetmeliğin 8.maddesinin 1.fıkrasında “ç) İşlenmiş gıda analiz sonucu Ek-1’deki ürün için geçerli LOD değerini aşmıyorsa işlenmiş ürün uygun olarak değerlendirilir.” maddesine istinaden işleme faktörüne ihtiyaç duymadan, analiz sonuçlarının uygun
olarak değerlendirmesi gerektiği, oysaki laboratuvarın bu durumdaki pestisit analiz sonuçlarını DY olarak değerlendirdiği, bu haliyle bazı pestisit analiz sonuçlarının hatalı olarak değerlendirildiği, 6. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğünce ruhsatlı olan ve MRL sınır değere göre değerlendirilen pestisitlerde işleme faktörüne ihtiyaç olduğu, işleme faktörü veri tabanında olmayan faktörlerin Bakanlıktan talep edilmesi gerektiği, işleme faktörüne ulaşıldığında analiz sonucunun işleme faktörü hesaba katılarak yeniden hesaplanması ve sonuçların MRL sınır değerine göre değerlendirilmesi, çıkan sonucun MRL değerinin altında olması durumunda uygun, mrl değerinin üzerinde olması durumunda uygun değil olarak değerlendirmesi gerektiği, işleme faktörüne talebine rağmen elde edilememesi durumlarında Değerlendirme Yapılmaması gerektiği, oysa ki davacı laboratuvarın sadece işleme faktörü veri tabanında araştırma yaptığı ve işleme faktörü olmayan ürün-pestisitlerin Bakanlıktan talep edilmesine gerek duyulmadan DY olarak değerlendirildiği, bu haliyle eksik raporlama yapıldığı, davacı firmanın Muayene ve Analiz Raporlarını revize etmesi gerektiği..." tespitinde bulunmuşlardır.Celse arasında bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği ve taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre 44.007,00 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin kendi defterlerinde 35.570,00 TL borçlu gözüktüğü tespit edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen faturanın, e- fatura olması sebebiyle davalının maliye bakanlığına kayıtlı bulunan e-postasına, sistem tarafından otomatik olarak gönderilmek suretiyle ilgili faturaların davalıya teslim edildiği, davalı tarafından iade/red işlemi yapılmadığı, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda düzenlenen 6 adet e-faturanın içeriğini ve davacı tarafından verilen hizmeti aldığını kabul ettiği tespit edilmiş, davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle 44.007,00 TL tutarlı alacağını talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Taraflar TTK 16. madde hükmünce tacir olduğundan ---------- sayılı içtihadında da belirtildiği üzere ayıp ihbarının TTK’nin 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılması gerektiği gözetildiğinde, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK'nin belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gereklidir. Sözleşme süresi boyunca herhangi bir ihbar veya ihtarda bulunulmadığı anlaşılmakla dava konusu asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın 44.007,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takipten önce davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne dair bilgi belge olmadığından işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiş, takip konusu fatura alacağının likit olduğu, asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KABULÜ ile; ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 44.007,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına,
2-) Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 44.007,00-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-) Alınması gerekli 3.006,12-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 531,49-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.474,63 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 531,49-TL peşin harcın toplamı olan 801,34-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 21.605,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-) Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-) Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------ tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2025