T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/407 ESAS
KARAR NO : 2025/436
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---------- şirketi hakkında, şirketin ortaklarından ----------- tarafından --------- Esas Sayılı dosyası tahtında Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan ve davalısı --------- diğer ortağı olan ---------- karşı tazminat davası ikame edildiğini, bu dava kapsamında, şirket yönetiminin kayyım heyetine geçmiş olup davanın hala derdest olarak devam etmekte olduğunu, davalı ----------- firmasının ise, 2015 yılında ----------- tarafından kurulmuş olup,--------- firması ile ilişkisinin de -------- E. Sayılı dosyası tahtında dava konusu edilmiş ve o dosyanın davacısı ---------- tarafından gerçek bir iş ilişkisi olmamasına rağmen fatura kesilerek ---------- borçlu hale getirme amacıyla faaliyet gösterdiği iddiası ileri sürüldüğünü, müvekkili şirketin kayıtlarında ise, ----------- şirketine 281.518,60-TL borçlu olunduğunun kayıtlı olduğunu,04.12.2020 tarihli Bilirkişi heyeti raporunun 27.sayfasında ise davalının kestiği faturalarla ilgili tespitlerin yer aldığını, raporda sadece fatura olduğu fakat bunları destekleyici herhangi bir belge olmadığı, bedellerin neye göre hesaplandığının bilinmediğinin açık şekilde yazıldığını, bu tespitler yapıldıktan sonra ise davayı ikame etme sebepleri olan başka bir hukuki uyuşmazlığın ortaya çıktığını, alacaklısının ---------- isimli bir kişi olduğu, borçlusunun ise işbu dosya davalısı davalı ---------- olduğu ---------- İcra Müdürlüğü ---------Esas Dosyası tahtında müvekkili şirkete haciz ihbarnameleri gönderilmeye başlandığını ve -------- ---------- borcu var ise doğrudan icra dosyasına ödenmesi talep edildiğini, müvekkili adına verilen cevaplarda, bu konu ile ilgili derdest bir dava olduğu belirtildiğini, bunun üzerine ----------İcra Müdürlüğü ----------- Esas dosyasında alacaklı olan ------------ müvekkili şirkete ----------E. Sayılı dosyasından İİK 89/4 hükmü gereğince 281.518,60-TL tazminata ve ikinci haciz ihbarnamesine itiraz tarihi olan 04.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize mahkum edilmesini talep ettiğini, ---------- Esas Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da müvekkilinin kendi kayıtlarında borçlu olduğu tespit edilmiş ve dosyanın karar aşamasına geldiğini, fakat gerek --------- Asliye Ticaret Mahkemesindeki bilirkişi raporu ve gerekse alacağın ----------- tarafından talep edilmeden 3. Bir şahıs üzerinden talep edilmesinin alacağın durumu ile ilgili şüpheli bir durum oluşturduğunu ve icra hukuk mahkemesi gibi dar yetkili bir mahkeme yerine, tam yargılama yapılacak Asliye Ticaret Mahkemesi'nde menfi tespit davası açılması hukuken çok daha doğru göründüğünü, müvekkilinin --------- kısmen hizmet almış olsa da, özellikle bilirkişi raporunda belirtilen son faturalar yönünden araştırma yapılmasının zaruri olduğunu, Yargıtay'ın faturaların tek başına alacak ispatı olmadığına ilişkin sayısız kararı mevcut olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı ----------- söz konusu miktarı ödemek üzere olup, bu miktar ödenmesi halinde borçlu olunmayan bir parayı ödemiş olacağını, bu sebeple dava süreci boyunca diğer yargılamaların durmasının son derece önemli olduğunu, Mahkemenin uygun göreceği bir teminat karşılığı gerek icra dosyasında ve gerekse icra hukuk mahkemesindeki dosyanın tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini beyan ederek Davalı ----------- şirketine borçlu olmadığımızın tespitine, dava masrafları ve nisbi ücreti vekaletin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini taleple dava etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket --------- firmasının 23.01.2015 tarihinde kurulduğunu, şirketin faaliyet
konusunun araç kiralama, turizm amaçlı her türlü taşımacılık, hava, deniz, kara ulaşım araçları için bilet
satmak vs. işlerin yapılması olduğunu, şirketin tek ortağının ----------- olduğunu, davacı ----------
firmasının 21.10.2002 tarihinde kurulduğunu, şirketin faaliyet konusu cerrahi, tıbbi ve ortopedik alet ve
cihazların toptan ticareti olduğunu, şirket ortaklarının ----------- ve ----------- olduğunu, şirket
ortaklarından------------ tarafından diğer ortak ---------- ve huzurdaki davanın davacısı --------- Şti. aleyhine girişilen -------- E.
sayılı dosyası ile davacı şirkete kayyım atanmış olduğunu,
Müvekkil şirketin davacı şirkete servis ve transfer, araç kiralama, uçak bileti, rezervasyon, havayolu
transfer vs. hizmetleri verdiğini, Davaya konu faturaların düzenlediği dönemde müvekkil şirket --------- sayılı
araçların maliki olduğunu, davacı şirkete müvekkili şirket tarafından en son 29.08.2017 tarihinde fatura
kesilmiş olduğunu, bundan sonra davalı şirkete kiralanmış olan araçların uzun süre davacı şirket
yetkililerinin elinde kalmış olduğunu ve bu araçlardan üç tanesinin 19.02.2018 tarihinde kayyım vasıtası
ile geri alındığını, Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 2015 yılından bu yana cari hesap ilişkisi olduğunu,
01.01.2016- 29.08.2017 arası kayıtları gösterir muavin defterlerin ibraz edildiğini, müvekkilin davacı
şirkete çok sayıda fatura keşide ettiğini, davalı şirketin ise muhtelif tarihlerde ve tamamı banka havalesi
ile olmak üzere müvekkil şirkete yüklü miktarlarda ödemeler yaptığını, davacının müvekkil şirkete
borçlu olduğunu, davacı tarafın da kendi kayıtlarında müvekkil şirketin 281.518,60-TL alacaklı
göründüğünü beyan ettiğini,
Örneğin 2017 Şubat ayı içinde -------- firmasının ----------- firmasına 108.801,90 TL'lik fatura düzenlediğini,
temmuz ayında davacı şirkete 117.710,90 TL fatura kesilmiş olduğunu, Ağustos ayında kesilen faturanın
92.860.10 TL olduğunu, iş ilişkisi ve iş hacmine uygun olduğunu, Davacı şirketin davaya delil olarak gösterdiği 04.12.2020 tarihli bilirkişi raporunun maddi durumu
göstermediğini, raporun müvekkili şirket defter ve kayıtlarının da incelenmeden hazırlanmış olduğunu,
hatta ----------- firma kayıtlarının incelenmediğini,
Müvekkili şirketin kendi ticari ilişkisi nedeni ile dava dışı ---------- 300.000 TL borçlandığını,
müvekkili şirketin ödeme güçlüğü içinde olduğundan borcunu ödeyemediğini, borç için ----------
İcra Müdürlüğünün ----------- E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını,
belirtilen raporda 281.518,60 TL'lik alacağın tamamının değil 92.860.10 TL'lik faturanın şüpheli
olduğunun ifade edildiğini, buna rağmen davacı şirket davasına dayanak yaptığı rapordaki
değerlendirmeyi de aşarak 281.518,60 TL'lik alacağın tamamını davaya konu etmiş olduğunu ve bu meblağda bir borcun olmadığını iddia ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki araç kiralama nedeniyle faturaya dayalı fatura alacağı nedeniyle davalı aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ----------İcra Müdürlüğü'nün-----------Esas sayılı dosyası, ------------ Esas sayılı dosyası,----------- Esas sayılı dosyası ve -------- Vergi Dairesi'nin müzekkere cevabı incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya konusunda uzman kiralama /ulaşım alanında uzman ve Mali Müşavir bilirkişiye verilerek rapor alınmıştır. 29/10/2023 tarihli bilirkişi raporun özetle: Davacı taraf inceleme günü ticari defterlerini sunmadığı için tarafımdan incelenememiştir. Ancak Bilirkişi ----------- tarafından hazırlanan 19.03.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda; ----------
şirketinin 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterleri incelenmiş olup davacının ticari defterlerin
açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafın 2017 senesine ait ticari defterleri incelenmiş olup, davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde yapıldığı tespit edilmiştir. Bilirkişi Heyetimizce, davacı ve davalının ticari defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğine
sahip olduğu kanaatine varılmış olup, takdiri Sayın Mahkemeye ait olacaktır. Mali Yönden Değerleme başlığı altında yapmış olduğumuz açıklamalar dikkate alındığında;
Davacı ile davalının ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, her iki tarafın muavin defterlerinde yer alan cari hesap bakiyelerinin 281.518,60 TL tutar olduğu ve davacının, davalı
yana 281.518,60 TL borçlu olduğu Bilirkişi Heyetimizce mali yönden tespit edilmiştir. Davacı ve davalı taraflar arasında doğrudan yazılı bir araç kira sözleşmesi ve/veya transfer
süreçlerine ilişkin hizmet sözleşmesinin dosya verilerinde gözlenmediği, Araç kira sözleşmelerine ilişkin açık bir mevzuatın olmadığı, kanaatimizce BK kira sözleşmesi
hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, zira bu hususun hukuki olduğu ve değerlendirmesinin sayın mahkemede olacağı, 281.518,60 TL’lik tutarın mali inceleme neticesinde, 7. ve 8. Ay faturalarından oluşan toplam17 adet fatura (13 adet transfer – 4 adet araç kiralama) işine dayandığı, 13 adet transfer faturası açısından yapılan değerlendirmede, mali kayıtlardaki açıklamalardan bu faturaların transfer süreçlerine ilişkin olduğu, fatura tutarlarının kaç sefer-hangi havalimanlarına yapılan- kaç km.lik mesafeler- hangi marka model araçlar ile yapıldığı vb. kriterlerinin hiçbirinin dosya kapsamından tespit edilemediği, Bu yönüyle ---------- E. Sayılı dosyadaki bilirkişi raporundaki 6 adet transfer faturası gözetilerek yapılan veri eksikliğine ilişkin değerlendirme ile aynı görüşte olduğumuzu, detayları ile birlikte bu görüşlerimizin rapor içerisinde açıklandığı, dolayısıyla söz konusu faturaların operasyonel ve
sözleşmenin ifası neticesinde doğan faturalar olup olmadığı noktasında nihai değerlendirmenin
sayın mahkemede olduğu, 4 adet araç kiralama faturasına ilişkin ise; dosyaya davalı yanca sunulan ve davacının yönetici
kayyımları tarafından yürütülen araçlara ilişkin soruşturmaya dair detaylar ve araçların devir
teslimine ilişkin tutanak gözetildiğinde, davacı-davalı yan arasında yazılı sözleşme gözlenemese
de kanaatimizce genel olarak araç kiralama hususunda bir anlaşmanın söz konusu olduğu sonucuna varıldığı, nihai takdirin sayın mahkemede olduğu, İddia ve beyanlar gözetildiğinde ----------- E. Sayılı dosyadaki bilirkişi raporunun 92.860,10 TL’lik 6
adet faturası etrafında itiraz-iddialar olduğundan bu 6 fatura kapsamını ayrıca başlık açılarak
değerlendirildiği" şeklinde raporunu sunmuşlardır.
Tarafların itirazları değerlendirilmek üzere farklı bir mali müşavir heyete eklenmiş, ulaşım/lojistik alanında uzman ve Mali Müşavir bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 20/02/2025 tarihli raporda:" Davalı ----------Ş.’nin 2017 yılına ait yasal ticari defterlerinin
zamanında ve usulüne uygun şekilde noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, muhasebe kayıtlarının V.U.K.
madde 215-219 hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri’ne uygun şekilde tutulduğu,
kayıtların birbirleriyle ve davalının sunduğu cari hesap muavini ile uyumlu olduğu tespit edilmiş; takdir Sayın
Mahkemenizin olmak üzere davalı şirketin ticari defterlerinin kendi lehine delil niteliğine sahip olabileceği, Tarafımca inceleme yapılan davalı ----------Ş.’nin ticari defter kayıtlarına göre ve ----------- sunulan 19.03.2022 tarihli
bilirkişi raporunda incelenen davacı ----------- Şti.’nin ticari defterlerine göre; taraflar arasındaki en son ticari işlemin gerçekleştiği
29.08.2017 gün sonu ve 2017 yıl sonu itibariyle davalı şirketin davacı şirketten
281.518,60-TL alacaklı olduğu, kök raporda taşıma-kiralama yönünden yapılan değerlendirme ve kanaatlerimizin
değişmediği, neticeten dosyadaki verilerin davalının davacı yana araç kiralayan taraf
olduğu kanaatini oluşturduğunu; Kök rapor mali inceleme konusu bazı faturaların kiralama dışında havaalanı transfer
süreçlerine dayandığının anlaşıldığı, Gerek kiralama gerekse transfer süreçlerine ilişkin taraflar arasındaki yazılı bir
sözleşme/anlaşma gözlenmediği için bu fatura bedellerine taşıma-kiralama
operasyonları açısından net değerlendirme yapılamadığı, takdirin Sayın
Mahkemede olduğu" tespitinde bulunmuşlardır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup taraf vekilleri ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Davalı tarafın taşıma işiyle iştigal ettiği, davacıya ait bir kısım taşıma işini yaptığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı;----------- esas sayılı dosyasında, dosyanın davacısı ------------ tarafından gerçek bir iş ilişkisi olmamasına rağmen fatura kesilerek -------- borçlu hale getirme amacıyla faaliyet gösterdiği iddiasının ileri sürüldüğü, alınan bilirkişi raporunda, gerçek dışı ve yüksek tutarlı araç kiralama faturaları ile şirketin zarara uğratıldığı, davalının sahibi bulunduğu ----------Ş. şirketi tarafından ----------- Şti.ne kesilen faturaların sunulduğu, yüksek tutarlı faturaların davalı şirketin ticari faaliyeti, hacmi ile uyumlu olmadığı nazara alınarak ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. Sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmuştur. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, eş söyleyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer .
Somut olayda: her iki tarafın ticari defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, davalının düzenlediği faturalar ve davacının yaptığı ödemeler yönünden hiçbir uyuşmazlık bulunmadığı, her iki şirketin ticari defterlerine göre 29.08.2017 gün sonu ve 2017 yıl sonu itibariyle davalı şirketin davacı şirketten 281.518,60TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı şirketin ön muhasebe biriminde çalışan ---------- tarafından gönderilen e-postaların ekinde yer alan Ba mutabakat formları ile davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine vermiş olduğu Bs formlarının birbiriyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir.---------- Ticaret Odası kayıtlarından, dava konusu altı adet faturanın davalı şirketin faaliyeti ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Yapılan incelemede; 2017 yılının tümüne bakıldığında, 8. ay öncesindeki hemen hemen tüm faturaların, 8. ayda bahsi geçen bu altı faturanın tutarlarına yakın tutarda oldukları, davalı şirketin 2017 yılının tamamında davacı şirkete toplam 66 adet fatura düzenlediği, 66 faturanın Kdv dahil toplam tutarlarının 1.071.357,40-TL olduğu, yukarıdaki listedeki altı fatura hariç 60 adet faturanın toplam tutarının 978.497,30-TL olduğu tespit edilmiştir. Altmış adet faturanın ortalama fatura tutarı 16.308,29TL'ye denk gelmektedir. Yukarıdaki altı adet faturanın ortalamasının ise 15.476,68TL olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, altı adet faturanın düzenlenen diğer altmış faturaya göre yüksek bedelli olmadığı, diğer fatura bedelleri dikkate alındığında davalı şirketin işlem hacmi ile uyumlu olduğu tespit edilmiş, bu bakımdan davacı tarafın alacağın gerçek olmadığı iddiasına dayanak bir delile rastlanmamıştır. Davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 4.807,64-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı toplamından oluşan 4.888,34-TL harçtan mahsubu ile artan 4.272,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı taraf için takdir olunan 45.042,98-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2025