T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/502 Esas
KARAR NO : 2025/400
DAVA : Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ : 17/11/2023
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında ----------- Mahkemelerinde görülen davada müvekkilince davalı tarafa yapılan bir takım ödemelerin faiziyle birlikte iadesi talebinin söz konusu olduğunu,---------- Mahkemesi'nin -------- sayılı davasında mahkemenin 23/07/2015 tarihinde "Davalı, davacıya 104.199,39 Euro ile birlikte 13/12/2024 tarihinden itibaren tahakkuk edecek olan yüzde beş oranındaki faiz tutarını ödeyecektir. Bunun haricinde dava reddedilmiştir. Davanın masrafları davalıya yüklenecektir. İşbu karar tahsil edilecek olan tutarın %110'u miktarda teminat ödenerek, geçici olarak uygulanabilir niteliktedir" şeklinde karar verildiğini, Mahkeme kararının 14/03/2016 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu ilamın icra edilebilirliği, kararın sonunda ilamın davacıya cebri icra amacına yönelik olarak verildiğinin belirtilmesi ile de anlaşılmakta olduğunu, aynı mahkeme tarafından iki adet "masraf tespit kararı" verildiğini, 17/08/2015 tarihli masraf tespit kararında; ----------- Mahkemesi'nin 23/07/2015 tarihli kararı nedeniyle davalı tarafından 6.855,50 Euro tutarındaki meblağ, Federal Kanun'un 247.maddesi uyarınca 07/08/2015 tarihinden itibaren tahakkuk edecek olan %5'lik esas faiz oranı ile birlikte, davacıya ödenecektir" şeklinde karar verildiğini, 26/02/2016 tarihli masraf tespit kararında ---------- Mahkemesi'nin 10/12/2015 tarihli kararı nedeni ile davalı tarafından 2.424,80 Euro tutarındaki meblağ, Federal Kanun'un 247.maddesi uyarınca 28/12/2015 tarihinden itibaren tahakkuk edecek olan %5'lik esas faiz oranı ile birlikte, davacıya ödenecektir" şeklinde karar verildiğini, ilamın icra edilebilir bir ilam olduğunu, davalı aleyhine alınan ve kesin hüküm haline gelen yabancı mahkeme kararlarının tenfizi ile ---------- Mahkemesi'nin vermiş olduğu 23/07/2015 tarih ve -------- sayılı kararında belirtilen "Davalı, davacıya 104.199,39 Euro ile birlikte 13/12/2014 tarihinden itibaren tahakkuk edecek olan yüzde beş oranındaki faiz tutarını ödeyecektir. Davanın masrafları davalıya yüklenecektir." hükmünün tenfizen karar verilmesini, ------------ Mahkemesi'nin vermiş olduğu 17/08/2015 tarihli masraf tespit kararında belirtilen davalı tarafından 6.855,50 Euro tutarındaki meblağ, Federal Kanun'un 247.maddesi uyarınca 07/08/2015 tarihinden itibaren tahakkuk edecek olan %5'lik esas faiz oranı ile birlikte, davacıya ödenecektir" hükmünün tenfizine karar verilmesini, ---------- Mahkemesi'nin vermiş olduğu 26/02/2016 tarihli masraf tespit kararında belirtilen "davalı tarafından 2.424,80 Euro tutarındaki meblağ, Federal Kanun'un 247.maddesi uyarınca 28/12/2015 tarihinden itibaren tahakkuk edecek olan %5'lik esas faiz oranı ile birlikte, davacıya ödenecektir" hükmünün tenfizine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve iddia etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, MÖHUK 52 maddesi gereği tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı aslının, tasdikli tercümesi ve ilamın kesinleştiğini gösterir ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı ile onanmış tercüme aslının eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz etmesi gerektiğini, yabancı Mahkemeye sunulan dava dilekçesinin, yabancı mahkeme kararının ve masraflara ilişkin kararın davalı müvekkiline Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ edilip edilmediğini, kesinleşip kesinleşmediğinin Mahkemece re'sen araştırılması gerektiğini, davalıya Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmemiş ise Yabancı Mahkeme kararı, MÖHUK 54/c ve ç uyarınca ayrıca 50. Madde gereği tenfiz edilemeyeceğini, yabancı mahkeme kararının alacağa ve masrafa ilişkin kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmiş ise hangi tarihte kesinleştiği, ayrıca davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davaya ve tenfize konu yabancı mahkeme kararlarının tabi olduğu hukuk bakımından zamanaşımına uğradığını, delil olarak sunulan ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi kararının somut olayla hiçbir ilgisi olmadığı gibi derecettan geçmediğini, bu yönüyle eldeki dava yönünden emsal niteliği bulunmadığını, eldeki davanın, yapılan son değişiklikler sonrası dava şartı arabuluculuk kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu şart yerine getirilmediğinden esasa girilmeksizin dava şartı yokluğundan davanın reddine, yargılama giderleri, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi taleplidir.Davacı, ---------- Mahkemesinin ------------ sayılı, 23.07.2015 Tarihli kararı ile -------- Mahkemesinin ----------- sayılı, 17.08.2015 Tarihli ve 26.02.2016 tarihli yabancı mahkeme kararlarının tenfizini talep etmiştir.Davalı, usulüne uygun tebligat yapılmadığını, kesinleştirme işlemleri yapılmadığı için davacının aktif husumetinin olmadığını, alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, teminat şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Hukuk davalarına yönelik olarak yabancı mahkemelerden alınmış olan ilamların tenfiz edilebilmesi için 5718 sayılı MÖHUK'un 50. maddesi gereğince ilamın yabancı mahkemenin kanunlarına göre kesinleşmesi, 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesi gereğince kararın verildiği devlet ile ----------- arasında karşılıklılık bulunması, kararın münhasıran ------mahkemelerinin yetkisine giren bir konudan verilmemiş olması, yine kararın ----------- kamu düzenine açıkça aykırı olmaması, 5718 sayılı MÖHÜK'un 55/2. maddesi gereğince yabancı mahkeme kararının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş olmaması veya yerine getirilmesine engel bir sebebin ortaya çıkmamış olmasını bağlıdır.
Davacı, tensiple verilen süre içinde, dava dilekçesi ile birlikte yabancı mahkeme ilamının asıllarını, kesinleşme şerhi içeren noter tasdikli tercümesini, masraf kararının noter tasdikli tercümesini, vekaletnamenin noter tasdikli tercümesini sunmuştur.Mahkememizce bu davada yapılan ilk yargılama --------- E sayılı dosya üzerinden olup, nisbi harç alınmış, yargılama neticesinde kesinleşen karara göre, davalının da savunma hakkının kullandırılmış olması ----------- ile ikili anlaşmanın mevcut olması ve teminat şartının olmadığı, sunulan apostille şerhleri ile kararların kesinleştiği, ilama bağlı alacağın on yıllık zamanaşıma tabi olmasına göre zamanaşımına uğramadığı nazara alınarak davalı itirazları yerinde görülmemiş ve tenfiz şartları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkememizin ---------- E, ------------ K sayılı bu kararı istinaf edilmiş, ---------- sayılı kararı ile özetle "yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için verildiği ülkede ilamın zamanaşımına uğramamış olması gerektiği, aksi halde verildiği ülkede zamanaşımına uğrayan ilamın tenfiz ile --------- uygulanabilir hale geleceğini, bu sebeple milletlerarası özel hukuk kürsüsünden seçilecek bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması gerektiği" gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Aynı kararda yabancı mahkeme kararlarının tenfizi için Yargıtay kararlarıyla maktu harç ve maktu vekalet alınmasının istikrar kazandığına da işaret edilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında dosya mahkememizin iş bu esasına kaydedilmiş, ------------ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Ana Bilim Dalında görevli -------- rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi 17/03/2025 tarihli raporunda özetle,----------- Hukukunda ------------ madde 195' e göre alacakların üç yılda zamanaşımına uğradığını ancak aynı kanunda m. 197 de sayılan istisnai hallerde zamanaşımının 30 yıl olduğunu; madde 197/3 e göre kesinleşmiş alacakların, sadece kesinleşen ilamların değil hakem kararlarının, icra emirlerinin ve masrafların da bu kapsamda kesinleşmiş alacak olarak 30 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu hususta bir tenfiz engeli olmadığını belirtmiştir.Bilirkişi raporuna karşı davalı vekili itiraz etmişse de itirazlar soyut kalmış, rapordaki tespitlere itibar edilerek yabancı mahkeme kararının verildiği ülke yönünden de zamanaşımıa uğramadığı, tenfiz kararı verilmesine engel bir durum olmadığı anlaşılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Fazla alınan nisbi harın iadesine, istinaf kararı doğrultusunda maktu harç ve vekalete hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE;
2--------- Mahkemesi'nin ------------ sayılı, 23/07/2015 Tarihli kararı ile ------------ Mahkemesi'nin ----------- sayılı, 17/08/2015 tarihli ve 26/02/2016 tarihli kararlarının 5718 sayılı MÖHUK 50 ve devamı maddeleri gereğince davalı yönünden TENFİZİNE;
3-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 60.755,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 60.140,57-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 615,40-TL peşin harcın toplamı olan 885,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 8.117,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için (karar tarihindeki efektif satış kuruna göre) takdir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/05/2025