T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/558 ESAS
KARAR NO : 2025/387
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----------Ş. nezdinde ------------ numaralı Kara Taşıtları Kasko Poliçesi bulunan ------------ plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği üzere 11.02.2023 günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili ---------- adına kayıtlı -----------plakalı aracın hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi sigortalısı ------------ plakalı araç sürücüsünun %100 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin meydana gelen kaza ile ilgili olarak sigorta şirketine kazayı ihbar ettiğini, sigorta şirketinin hasar dosyasını açarak eksper görevlendirdiğini, sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda müvekkilinin aracında toplam 132.876,44 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, düzenlenen bu eksper raporunun müvekkilinin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, müvekkilinin aracının onarım aşamasında anahtar teslimine zorlandığını ve aracının hakkı ve layığı ile onarılmadığını, değişmesi gereken parçaları değiştirilmediği gibi daha önce orijinal olan parçalar yan sanayi parça ile değiştirildiğini, davalı sigorta şirketinin edimini eksik ifa ettiğini ve müvekkilinin aracını ayıplı olarak onardığını, müvekkiline ait aracın tramer kaydına hasarın işlendiğini ve müvekkiline ait aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde bir kayba sebep olduğunu, ilgili sigorta şirketlerinin TTK 1426. madde uyarınca iyi niyetle yapılan ve tazminatın belirlenmesine yönelik çalışmaların makul giderlerinin faydasız kalmış olsalar dahi sorumludur. dolayısıyla müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen 500,00 TL ücretin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş olunmasına rağmen davalı sigorta şirketinin taleplerini zımni olarak reddettiğini, zorunlu arabulucuda taraflar anlaşamadığından dolayı müvekkilinin aracında oluşan zararın giderilmesi için dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile, müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak maddi hasar bedeline mahsuben talep edilebilir tazminat bedelinin yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, ( HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi hasar alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, talep edilebilir tazminat bedelinin bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen 500,00 TL eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müddei iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davanın nitelik itibari ile belirsiz alacak davası açılması için aranan koşulları sağlamadığından dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, alacağın miktarının belirlenmesinin mümkün olmadığı hallerde belirsiz alacak davasının açılabileceğinin HMK 107.maddesinde açıkça ifade edildiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın HMK md. 107 gereği usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın KTK 97 uyarınca müvekkil şirkete müracaat ettiğini ispat etmesi gerektiğini, Sigortacılık yapan kuruluş veya kurum ile uyuşmazlığa düşen kişinin bu kurumlara karşı gerekli başvurularını yazılı olarak yapması ve talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemesi veya başvuru tarihinden itibaren on beş işgünü içinde yazlı cevap verilmemiş olması gerektiğini, Somut olayda, davacı zarar gören tarafından usulüne uygun olarak müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığından işin esasına girilmeden mezkur davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın dava şartı arabuluculuk kanun yoluna Maddi Hasar Tazminatı talepli başvuru yaptığından, Değer kaybına ilişkin dava şartı arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davacının değer kaybı talebinin dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafça dava açılmadan önce, hasar onarımı ve değer kaybı talebi ile ----------başvurmuş----------- tarafından, 14.03.2024 tarih, ------------ Esas ----------, k--------- sayılı kararı ile davacının talebi karşılandığından davanın reddine karar verildiğini, dolayısıyla söz konusu karar kesin hüküm teşkil ettiğinden, davacının davasının başkaca incelemeye gerek kalmaksızın reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olacağını, müvekkili şirketin davalı aracın kasko sigortacısı olup, davacı tarafça trafik limitinin tüketildiği ispat etmesi gerektiğini, aksi taktirde imm limitine başvurulamayacağını, talebin sigorta teminat kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, -------- kararında belirtildiği üzere müvekkili şirket tarafından poliçe limiti dahilinde 5.000,00 tl değer kaybı ödemesi yapıldığındanişbu ödeme ile limit tükendiğini bu itibarla davacının talebinin reddi gerektiğini, aracın rayiç değerinin tespiti yapılırken kaza tarihi baz alınmalı, aracın modeli, markası, özellikleri, km.si, daha önce kazaya karışıp, karışmadığı dikkate alınması gerektiği, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğuna isabet eden bir hasarın varlığı halinde araç rayiç değerinin belirlenen kriterlere göre tespit edilmesini talep ettiklerini, Sigorta teminat kapsamı dışında olan hallerin değerlendirilmesi gerekmekte olup, aracın daha önceye karışmış olduğu kazalar var ise bunların ve bu kazalar sonucunda değer kaybı ödemesi yapılıp yapılmadığın da değerlendirmeye alınması gerektiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğundan müvekkili şirket tarafından başvuru sahibine hasar ödemesi yapılmış ise bu durumunda değerlendirmeye alınması gerektiğini, --------- Sayılı ---------- yayımlanan Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasında tarife uygulama esasları hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik madde 3 uyarınca; Sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarının maddi teminat limitinin %15’ini aşamayacağını, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu olayın haksız fiil olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olmadığını, 6102 sayılı TTK Madde 1427/2 uyarınca, Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446’ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olacağını, Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise sürenin işlenemeyeceğini, açıklanan hüküm karşısında müvekkilinin temerrüdünden bahsetmenin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Hukuki niteliği itibariyle, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat ( hasar bedeli ve değer kaybı) istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasının 28/01/2025 tarihli duruşmasında değer kaybı yönünden açılan davanın tefrik edilerek ----------- Esas, ----------- Karar sayılı ilamı ile karara çıktığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 31/01/2025 tarihli dilekçesiyle hasar tazminatı yönünden açılan davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. 6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, açılan davadan feragat edilmiş olduğundan, yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat sebebiyle REDDİNE;
2-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca 2/3 oranında hesaplanan 410,27-TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 17,33-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Artan gider avansı bulunması ve talep etmesi halinde gider avansının talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7- 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca --------- tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 12/05/2025