T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/447 ESAS
KARAR NO : 2025/343 GEREKÇELİ KARA
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/06/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket -----------Ş. aleyhine, müvekkili ile ticari iş ilişkisi olduğundan taraflar arasında filtrasyon sistemleri ve malzemeleri alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturaların sabit bakiye kalan borçlarının tahsili amacıyla ----------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, davalı tarafın müvekkili şirket ile iletişime geçerek üzerinde çalıştıkları ----------- projesi için gerekli olan malzemeler konusunda teklif talebinde bulunmuş bunun üzerine teklif iletilmiş ve davalının talebi üzerine bahse konu malzemeler konusunda mutabık kalındığını, ürünlerin kararlaştırıldığı üzere davalının istediği konuma mallara ilişkin faturalarla birlikte teslim edildiğini ve davalı şirket bünyesinde çalışanlar tarafından teslim alınarak imzalandığını, davalı yanın mutabık kalındığı üzere fatura kesim tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ürünlerin bedelini ödemeyi taahhüt etmiş ancak bu süre zarfında herhangi bir ödeme yapmadığını, yine dava dilekçesinin ekinde sunulduğu üzere davalı yanla iletişime geçildiğini açıkça görüldüğü üzere çokça defa iyi niyetle kolaylık sağlanmaya çalışılmışsa da geri dönüş alınamamış işbu davaya konu icra takibinin başlatılmasının hasıl olduğunu, davalı yanın 07.04.2023 tarihinde müvekkili şirkete göndermiş olduğu mutabakat mektubunda da açıkça görüldüğü üzere davacı şirket lehine 100.673,55 TL cari hesap olduğunu iletmiş olup davalının müvekkili şirkete faturalara dayalı borcunun olduğuna dair bir ihtilaf olmadığının tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde dosya kapsamında anlaşılmakta olduğunu, davalının alacağın likit ve muayyen olmasına rağmen icra dosyasında borca, borcun ferilerine itiraz ettiğini, dava açılmadan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve anlaşamama olarak neticelendiğini, bahse konu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, buna göre yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen fatura, fatura düzenleyen lehine delil olarak kullanılabileceği hususunda karine teşkil etmekte olduğunu, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu beyan ederek davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptali ve takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Davalı ----------Ş.'nin kurulduğu 1965 yılından bugüne büyük ölçekli genel müteahhitlik projeleri, metro ve raylı sistemleri, köprüler, viyadükler, kat otoparkları, turizm tesisleri, konutlar ve entegre endüstri tesisleri projelerinin yapımı yanında ülkemizde ve yurtdışında bayındırlık hizmetlerinde önemli görevler üstlenerek ve bu görevleri başarı ile tamamlayarak inşaat sektörüne evrensel boyutta katkı sağlamakta olup inşaat sektöründe ciddi bir saygınlığı olan---------- dergisi tarafından her yıl yayımlanan "Dünyanın En Büyük 250 Müteahhidi" listesinde 1998 yılından beri yer alarak gurur kaynağı olduğunu, davacı tarafından icra takibinde talep edilen tutar ile davada harca esas olarak belirtilen tutarın birbirinden farklı olduğunu, itirazın iptali davası niteliği gereği icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olduğunu, bu kapsamda itirazın iptali davasında harca esas değerin tespitinde asıl alacağın, bir diğer ifadeyle takip çıkış tutarının dikkate alınması gerektiğini, bu bakımdan davacının iddialarını somutlaştırmasının öncelikli olmakla birlikte, bu somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde ise ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olmasının alacak hakkını doğurmayıp karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmadığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da tebliğ edilen faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemiş olmasının yalnızca fatura içeriğini kabul anlamına geleceği ve fakat fatura konusu mal veya hizmetin sağlanıp sağlanmadığı hususunun mal veya hizmeti temin ettiğini iddia eden tarafça ispat edilmesi gerektiği yönünde olduğunu, davacı tarafından takip öncesi işlemiş faizin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu alacağa ilişkin kesin veya belirli vadenin bulunduğuna yönelik taraflar arasında herhangi bir sözleşme veya sözleşme niteliğinde bir belge bulunmadığı gibi, davalı şirkete gönderilmiş bir ihtarın da gerek icra dosyasında gerekse dava dosyasında mevcut olmadığını, faturanın yalnızca tebliğ edilmiş olmasının borçlunun temerrüde düşürülmesi bakımın yeterli olmadığını, huzurdaki davada icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, icra inkar tazminatının, alacağın likit olduğu ve itirazın kötü niyetli şekilde yapıldığının sabit olduğu hallerde söz konusu olabileceğini, fakat takip konusu alacak ve bu alacağın muacceliyetinin huzurda yargılamayı gerektirdiğini, bu doğrultuda alacağın likit olduğundan ve dava konusu icra takibi kapsamında tanzim edilen ödeme emrine itiraz etmekte davalının kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, bu sebeplerle, fazlaya dair her türlü ve tüm haklar saklı tutmak üzere tüm itirazların baki kalması kaydıyla huzurdaki davanın açıklamadan yoksun dava dilekçesiyle ikame edilmesi sebebiyle HMK’nın 39. ve 119. maddeleri uyarınca davacıya açık bir şekilde talep sonucunun açıklattırılması ve bu doğrultuda eksikliklerinin tamamlattırılması için bir haftalık kesin süre verilmesine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 18/03/2025 tarihli raporunda özetle; "Tarafların zamanında ve usulüne uygun olarak GİB (Gelir İdaresi Başkanlığı) e-berat onayları/noter tasdikleri yapılmış, muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219 hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri’ne uygun şekilde tutulmuş ve kayıtların birbirleriyle ve tarafların sundukları cari hesap muavinleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş ticari defterlerinin, mutabakat mektubu iletisinin, fatura ve irsaliye görsellerinin incelenmesi neticesinde, Davacı -----------Ş.’nin, davalı -----------Ş.’nden icra takip tarihi (08.11.2023) itibariyle 100.673,55TL alacaklı olduğu, alacağın takip konusu 6 faturanın toplam bedeline ve işbu dava esas değerine eşit olduğu, dava esas değerine icra takibinde talep edilmiş takip öncesi faizin ilave edilmemiş olması nedeniyle davacının işbu davada takip öncesi faizi talep edip edemeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, takip öncesi faize hükmedilmesi durumunda yapılan hesaplama neticesinde taleple bağlılık ilkesi gereği 13.306,23TL tutarındaki takip öncesi reeskont avans faizinin uygun olduğunun teyit edildiği, tespit ve kanaatlerine varılmıştır. " tespitinde bulunmuştur.Celse arasında bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği ve davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre davacının 27.01.2023 gün sonu, icra takip tarihi olan 08.11.2023 tarihi ve 2023 yıl sonu itibariyle davalı şirketten 100.673,55TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davalının davacıya 98.385,36TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında, davacının düzenlediği faturalar (buna takip konusu faturalar da dahil) ve davalının yaptığı banka ödemeleri yönünden ufak küsurat farkları dışında hiçbir uyuşmazlık bulunmadığı, tarafların defterlerinde borç alacak durumu arasındaki farkın, davalının ticari defterlerinde 31.12.2022 tarihinde kur farkı hesabı adı altında bir avans alt hesabına atılan 2.287,98TL’lik virman kaydına ilişkin olduğu görülmektedir. Yapılan incelemede, bu kaydın kur farkından ziyade davacının 06.09.2022 tarihinde davalı adına düzenlediği ----------- nolu 2.287,98TL tutarındaki faturaya ilişkin atılmış bir virman kaydı olduğu, taraflar arasında düzenlenen faturanın, e- fatura olması sebebiyle davalının ----------- kayıtlı bulunan e-postasına, sistem tarafından otomatik olarak gönderilmek suretiyle ilgili faturaların davalıya teslim edildiği, davalı tarafından iade/red işlemi yapılmadığı, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 06.09.2022 tarihinde davacı tarafça düzenlenmiş ve davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bir fatura için, 31.12.2022 tarihinde söz konusu fatura bedelinin davacı cari hesabındaki borçtan düşülmesine sebep olan virman kaydının dayanağının bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan davacı tarafa gönderildiği anlaşılan mutabakat iletisinde virman kaydından 3 ay sonra 31.03.2023 tarihi itibariyle davacının, davalıdan 100.673,55 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle 100.673,55 TL tutarlı alacağını talep edebileceği değerlendirilmiştir. Davada işlemiş faiz talebi davaya konu edilmediğinden bu hususta hüküm kurulmamış, takip konusu fatura alacağının likit olduğu, asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KABULÜ ile; ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 100.673,55-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına,
2-) Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 100.673,55-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-) Alınması gerekli 6.877,01-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.719,26-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.157,75-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL. başvurma harcı, 1.719,26-TL peşin harcın toplamı olan 2.146,86-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 5.080,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-) Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-) Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------ tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/04/2025