T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/489 ESAS
KARAR NO : 2025/349 GEREKÇELİ KARA
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/06/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 15.03.2022 tarihinde --------- Noterliğinde ---------- yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye istinaden müvekkilinin sahibi olduğu arsa payını devri ve diğer işlemler için vekaletname verdiğini, yapılmış olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 11/3 maddesinde "projenin hazırlanmasından sonrada aynı firma tarafından proje üzerinden arsa sahiplerine kalan bağımsız bölümlerin cephe, manzara, yön, blok ve konumu büyüklüğü vs hususları dikkate alarak farklı şerefiye bölgesi belirleyecektir." şeklinde hüküm bulunduğunu, müvekkili tarafından işlemlerin takip edilmesi için ---------- Noterliğinin 15.03.2022 tarih ----------- yevmiye numaralı vekaletname verildiğini, vekaletname uyarınca işlemler takip edilmiş ve müvekkiline ----------- Ada--------- PArsel ---------- blok --------- Normal Kat ---------- nolu bağımsız bölümün tescilinin vekaletname ile müvekkilinin bilgisi dışında yapıldığını, müvekkilinin bu durumdan e-devlet üzerinden haberdar olup dairenin cephesinin doğu cephe peyzaj bölümüne cepheli olduğunu öğrenince --------- Noterliğinin 23.06.2023 tarih ----------- yevmiye ile ihtarname gönderdiğini ve ihtarnamede daha önceki vaziyet planında güney cepheli deniz manzaralı olan dairesinin yerine verilmiş olan doğu cepheli peyzaj manzaralı daireyi kabul etmediğini ve bu durumun düzeltilmesi talebini ilettiğini, bu ihtara davalı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkilinin önceki vaziyet planlarının ilgili ----------- Belediyesi ve davalı şirketten istenecek olursa dairesinin cephesinin güney cepheli deniz manzaralı olduğu ve ve yapılan sözleşmeye göre cephenin korunacağı belirtilmesine rağmen doğu cepheli peyzaja bakan bir daire tescili yapıldığını, bu şekilde teslim edilen daire ile teslim edilmesi gereken daire arasında fiyat farkı olduğunun çok açık olduğunu, bu fiyat farkının ödenmesi için ara buluculuk bürosuna ----------- nolu başvuru yapılmış ve başvuru sonucunda uzlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davaya konu taşınmazda müvekkilinin dairesinin yıkımdan önceki vaziyet planları dosyaya celp edilecek olursa görüleceği üzere güney cepheli ve deniz manzaralı bir daire olduğunu, müvekkili için verilmiş olan dairenin sözleşme gereği cephe farkı gözetileceği belirtilmesine rağmen doğu cepheli peyzaj manzaralı bir daire olduğunu, verilmiş olan doğu cepheli peyzaj manzaralı daire ile güney cepheli deniz manzaralı daire arasında fiyat farkının mahkemece tespit edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi için iş bu davanın açıldığını beyan ederek 15.03.2022 tarihinde ----------- Noterliğinde----------- yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince teslim edilmesi gereken güney cepheli ve deniz manzaralı daire ile teslim edilen doğu cepheli ve peyzaj manzaralı daire arasında fiyat farkı olarak şimdilik 10.000,00 TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve daha sonra artırılmak üzere ) tazminatın 23.06.2023 tarihinden itibaren işeyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın eser sözleşmesinden kaynaklı olarak ikame edildiğini, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olup HMK m.2 Gereği Görevsizlik Kararı verilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 25. Maddesine göre; "Bu sözleşmeden kaynaklanan veya bu sözleşmeyle ilişkili olan tüm uyuşmazlıklar,---------Tahkim Merkezi Tahkim Kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözümlenecektir. "düzenlemesine yer verildiğini, ancak davacının sözleşmeye aykırı olarak tahkim yoluna başvurmadan dava açmış olduğundan HMK m.116 gereği tahkim ilk itirazında bulunduklarını, HMK m.413 gereği davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm paylaşım işlemlerinin davacıya tahsis edilen bağımsız bölümün sözleşmede kararlaştırılan esaslara uygun olarak belirlenmiş olup, bu konuda herhangi bir eksiklik veya hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında ---------- Noterliği'nin---------- yevmiye 15.03.2022 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, Sözleşmenin 17.maddesi ile; "Arsa Sahibi, Yüklenicinin sözleşme konusu işi yapabilmesi için sözleşmenin ekinde yer alan örneği uygun vekaletnameyi Yüklenicinin bildirdiği kişi/kişileri yetkilendirmek üzere işbu Sözleşmenin tanzimiyle birlikte vermeyi beyan kabul ve taahhüt etmiştir." şeklinde düzenlendiğini, hemen akabinde davacının sözleşme konusu taşınmazla ilgili --------- Noterliği'nin ----------- yevmiye 15.03.2022 tarihli Düzenleme Şeklinde Vekaletnamesi ile "dilediği arsa payı üzerinde dilediği bağımsız bölümü adıma seçme" yetkisini de içerir vekaletname verdiğini, Sözleşmenin 11/3. Maddesi uyarınca, projedeki bağımsız bölümlerin paylaşımı için iki ayrı SPK lisanslı gayrimenkul değerleme şirketi tarafından şerefiye bölgeleri belirlendiğini, bu şerefiye bölgeleri doğrultusunda, ----------- Noterliği'nin----------- yevmiye 11.04.2023 tarihli "Kat Dağılımı/Bağımsız Bölüm Seçimi" işlemi ile hususların açıkça düzenlenerek ekinde yer alan kat planına göre davacıya ---------- Blok -------- kat --------- nolu Deniz park manzaralı 2+1 B dairenin belirlenmiş olduğu görülmekte olduğunu, bu suretle bağımsız bölümlerin tahsisi ve paylaşımının noter huzurunda tasdik edildiğini, Sözleşmenin 18.maddesi ile;"İşbu Sözleşmenin inşaata başlanacak tüm parseller için tanzim ve imza edilmesinden sonra, arsa sahipleri tanzim edilen sözleşmelerin gereğini yapmak üzere gereken işler için arsa sahipleri temsilci heyeti atayacaklardır." hükmüne yer verildiğini, sözleşme kapsamında atanan temsil heyetinin davacının usulüne uygun şekilde verdiği vekaletname doğrultusunda davacının bağımsız bölümünün belirlendiğini, Sözleşmenin 11/3 Maddesi'ne göre her bir arsa sahibi, şerefiye bölgelerine ve paylaşım esaslarına itiraz etmeyeceğini gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, ekte sunulu belgeler incelendiğinde davacının iddia ettiği gibi hiçbir usulsüzlük ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığı anlaşılacağını, sözleşme uyarınca taraflar arasında mutabık kalınan paylaşım esaslarının bağlayıcı ve tarafların bu esaslara itiraz etmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu beyan ederek görevli mahkeme Asliye hukuk mahkemesi olup HMK m.2 gereği görevsizlik kararı verilmesini, Sözleşmenin 25.maddesi gereği davacı tahkim şartını yerine getirmeden dava açmış olduğundan, tahkim ilk itirazımızın kabulüne, HMK m.116 ve HMK m.413 gereği davanın usulden reddine karar verilmesini, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce Tapu Müdürlüğüne,Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Esnaf odası ve Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, davalı vekili tarafından ---------- Noterliği'nin ----------- yevmiye 11.04.2023 tarihli "Kat Dağılımı/Bağımsız Bölüm Seçimi" belgesinin sunulduğu, davacı vekilinin beyan dilekçesi ekinde unvan değişikliğine dair ----------- sunduğu görüldü.Gelen kayıtlardan davalı ---------- Şirketi'nin eski ticaret unvanının davacı ile imzalanan tahkim sözleşmesinde taraf olan ----------- Şirketi olduğu anlaşılmıştır.Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şeklinde yapılsın tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır.Eldeki davada, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklı her türlü uyuşmazlıkta tahkim yoluna başvurulacağı ve tahkim kararının taraflar yönünden bağlayıcı olacağı düzenlenmiştir. Tahkim şartı içeren iş bu sözleşmenin taraflarca imzalandığı, sözleşmenin hükümlerinin taraflar için bağlayıcı olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı taraf HMK 116/1-b maddesi gereğince tahkim anlaşmasını ilk itiraz olarak ileri sürmüştür. Yapılan incelemede tahkim şartının sözleşmede yer alması, tahkim ilk itirazının süresinde yapılmış olması, taraflar arasındaki ihtilafın kamu düzenine ilişkin olmaması nedeniyle uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının tahkim itirazının kabulü ile; davanın usulden REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 190,8-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine,
7-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------ tarafından karşılanan 2.080,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/04/2025