T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/328 ESAS
KARAR NO : 2025/258
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/04/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------------ Şirketi'nin davalı borçlu ------------- Şirketi'ne havuz projesi teslim ve inşa işi yaptığını, söz konusu işlere ilişkin fatura düzenlendiğini, kısmi ödemeler yapılması sonrasında cari hesaba dayalı borç bakiyesi ortaya çıktığını, cari hesap ekstrelerinden de açıkça anlaşılacağı üzere davalının müvekkili davacıya 76.449,60-TL borçlu olduğunun sabit olduğunu, davalı ile defaatle görüşülmesine karşın bir sonuç alınamadığından ödenmeyen paraya oluşan cari hesaba dayalı müvekkili adına ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- E.icra dosyasından takibe başlandığını ancak davalı borçlu dosyayı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız, kötü niyetli ve dayanaksız olarak takibe itiraz ettiğini, zorunlu Arabuluculuk dava şartının karşılanması amacıyla arabulucuya başvurulmuşsa da tarafların anlaşamadığını beyan ederek haksız ve kötü niyetle yapılan tabin iptaline ve takibin devamına, alacağın likit bir alacak olması ve davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmesi sebebi ile davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 10/07/2020 tarihli eser sözleşmesi ile, ---------- yer alan bir villa projesinde bulunan açık yüzme havuzu mekanik tesisatının yapılması hususunda davacı taraf ile anlaşmaya varıldığını, bu anlaşmaya istinaden davacı şirket tarafından 21/09/2020 tarihli fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin KDV dahil borcunun 141.528,02 TL olduğunu, müvekkilinin faturada yazılı olan borcunu peyderpey ödediğini, -----------İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas Sayılı icra dosyası üzerinden müvekkile karşı icra takibi başlatmışsa da müvekkili şirketin davacı tarafa 76.449,6 TL borcu bulunmadığını, müvekkilinin 16.601,32 TL borcu olduğunun taraflarınca tespit edildiğini, yargılama sürecinde bilirkişi tarafından daha düşük bir bedel borç miktarı olarak tespit edildiği takdirde bilirkişinin hesapladığı bedelin dikkate alınmasını talep ettiklerini beyan ederek davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve masraflarının, vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; --------- İcra Müdürlüğü'nün----------- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali isteminden ibarettir. ---------- İcra Müdürlüğü'nün------------- Esas sayılı dosyasının UYAP sureti dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır.16/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" 1. Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 23-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, fakat kayıtların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 65. maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen “Defterlere yazımlar ve diğer gerekli kayıtlar, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılır. ”hükmüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle davacı ticari defterlerinde yer alan kayıtlara değer verilemeyeceği sonucuna gidildiği, 2. Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 23-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış kapanış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, ancak kayıtların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 65. maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen “Defterlere yazımlar ve diğer gerekli kayıtlar, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılır. ”hükmüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle davalı ticari defterlerinde yer alan kayıtlara değer verilemeyeceği sonucuna gidildiği, 3. Davalının davacı adına düzenlediği 08.10.2020 tarih --------- sıra numaralı faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, faturayla ilgili davalının herhangi bir itirazda bulunmadığı yada iade faturası düzenlemediği, fatura üzerinde 9,2224 Euro kurunun yer aldığı, kur bilgisinin ----------- 08.10.2020 tarihinde yayımladığı Euro döviz satış kuruna denk geldiği, ilgili fatura ile döviz bazlı gerçekleştirilen ödemeleri tarafların mevcut haliyle benimseyerek ticari defterlerine kaydetmesi nedeniyle, taraflar arasında gerçekleşen dövizli işlemlerde uygulanması gereken kur bilgisinin ilgili günde ----------- tarafından açıklanan Euro döviz satış kuru olması gerektiği sonucuna gidildiği, 4. Davacının 13.10.2023 tarih ------------- numaralı 38.334,32 TL tutarlı kur farkı faturasının davalı kayıtlarında yer almadığı, faturanın davalıya teslim edildiğini gösterir herhangi bir belgenin davacı tarafından sunulmadığı, 5. Adına düzenlenen fatura için davalının 13.591,34 Euro karşılığı 108.218,12 TL tutarlı ödeme gerçekleştirdiği, tarafların ödeme tutarlarını ticari defterlerine kaydederken farklı kurları dikkate alarak kayıt yaptıkları, esasen uyuşmazlığın temel noktasının da bu husus olduğu, 6. 27.02.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 76.449,60 TL borçlu olarak göründüğü, aynı tarih itibariyle davalı nezdinde davacının 19.255,11 TL alacaklı olarak göründüğü, 7. İşbu raporda yer verilen hesaplama ve tespitlere göre, 27.02.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının kur farkı hesaplaması dahil 4.698,66 Euro karşılığı 138.551,27 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, ancak takipteki talebe bağlılık ilkesi kapsamında huzurdaki dava ile davalıdan talep edilebilir tutarın 76.449,60 TL olacağı sonucuna gidildiği, bu tutarın davacıya ödenip ödenmeyeceği ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 8. Takip ile birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı "şeklinde raporunu sunmuştur.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Davacı vekili 10/03/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiş, davalı vekili 13/03/2025 tarihli dilekçesi ile feragati kabul ettiklerini, yargılama gideri ve avukatlık ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı Kanunun 309. maddesinde "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığından ve davacı vekilinin incelenen vekaletnamesinde feragat etme yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 312. Maddesi gereği yargılama giderlerinden, vekalet ücretinden ve arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca 2/3 oranında hesaplanan 410,27-TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 923,32-TL harçtan mahsubu ile bakiye 513,05-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Artan gider avansı bulunması ve talep etmesi halinde gider avansının talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7- 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, Taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2025