T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/13 Esas
KARAR NO: 2025/242
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/01/2024
KARAR TARİHİ: 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı --------- – --------- merkezi ------------ bulunan bir şirket olup güzellik merkezi işlettiğini, davalı ---------- şahıs şirketi olarak------------ üzerinden ürettirdiği mobilyaları sattığını, 14.05.2022 tarihinde davalının ------------ üzerinden yeni açacağı güzellik merkezinde kullanmak üzere 1100 Euro değerinde bir adet resepsiyon masası, 1200 Euro değerinde altı adet sandalye 150 Euro değerinde bir adet neon ışıklı tabela ve 240 Euro değerinde farklı bir adet neon ışıklı tabela, toplamda 2.690,00.- Euro değerinde ürün siparişi verdiğini, ürünlerin nakliyesi için sigortalı navlun bedeli olarak 850,00.- Euro yüksekliğinde fiyat kararlaştırıldığını, müvekkilinin ürün bedeli ve sigortalı navlun bedeli için toplam 3.500,00.- Euro’yu davalının -----------Ş.’de bulunan hesabına 23.05.2022 tarihinde havale ettiğini, müvekkilinin güzellik merkezinin açılışı Aralık 2022 tarihinde olacağı için sipariş edilen ürünlerin o tarihe kadar yetişmeleri müvekkil şirket açısından büyük önem arzettiğini, davalı davacıya ürünlerin en fazla 3-4 hafta içinde gönderime hazır olacağını taahhüt etmesine rağmen ürünlerin müvekkiline üç ay sonra, 16.09.2022 tarihinde ulaştığını, ürünlerin müvekkiline geç ulaşmasıyla kalmayıp, müvekkilinin sipariş vermiş olduğu resepsiyon masası (1.100,00.- Euro) ve bir adet sandalye ağır hasarlı (200,00.- Euro) olarak teslim edilirken bir adet ----------- ışıklı tabela (240,00.- Euro) ve bir adet sandalye (200,00.- Euro) hiç teslilm edilmediğini, müvekkilinin eksik ve ayıplı ürünler ile bunlar için ödemiş olduğu sigortalı navlun bedeli (600 Euro) sebebiyle toplam 2.340,00.- Euro yüksekliğinde zarara uğradığını, müvekkilinin iki adet ürünün ağır hasarlı olduğunu ve iki adet ürünün teslim edilmediğini , davalıya ----------- üzerinden bildirildiğini, davalının davacıdan özür dileyerek eksik hasarlı ürünleri derhal üretip göndereceğini taahhüt ettiğini ancak sonrasında iletişimde kopukluğu Yaşandığını, davalının davacının mesajlarına geç veya hiç cevap vermemeye başladığını ve sonuç olarak davalının davacıya ürünleri göndermediğini, davacının güzellik merkezi açılışı yaklaşması ve davacıya olan güvenini kaybetmesi sebebiyle müvekkil 28.10.2022 tarihinde davalıya eksik ve hasarlı olarak gönderilen ürünlerin yerine artık ürün istemediği, parasının iadesini talep ettiğini bildirmiştir. Davalı pararın iadesi için muhasebe ile görüşeceğini 04.11.2022 tarihinde beyan etmiş olmasına rağmen paranın iadesi gerçekleşmediğini açıklanan nedenlerle 2.340,00.- Euro’luk alacağın işleyecek en yüksek mevduat (eur) faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karşı taraf vekalet ücretinin karar tarihi itibariyle ----------- efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek hesaplanacak Avukat olarak adımıza hükmedilmesinekarar verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle alacak davasıdır. Görev dava şartı olup, Mahkemece her aşamada re'sen nazara alınması gerektiğinden, öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığını tartışmak gerekmiştir.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nisbi ticari davalar ise, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Eldeki davanın, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle dava, mutlak ticari dava değildir. Bu durumda işbu dava bakımından nisbi ticari dava koşullarının araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Mutlak ticari davalar; kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur. İşyeri olan her şahsın aynı zamanda tacir olduğu söylenemez. Tarafların, esnaf olup olmadığının araştırılarak görev hususununu değerlendirmek gereklidir.İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının hangi usulle defter tuttuğu (bilanço-işletme) yıllık mal alış satış miktarı, esnaf sınırını aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenmiştir. ----------- Vergi Dairesi cevabında, 2. Sınıf tüccar olduğu bildirilmiştir.6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1). İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ---------- Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.Somut olayda; davacının tacir kaydının olmadığı, vergi dairesine yazılan müzekkereye göre de, serbest meslek yönünden gelir vergisi mükellefi olduğu, davalının tacir olmamasından dolayı davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, söz konusu alacağa yönelik davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-HMK.'nın 20. maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ---------- Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi gereği harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına,
4-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/03/2025