T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/39 ESAS
KARAR NO : 2025/238 GEREKÇELİ KARA
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/01/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında gerçekleştirilen ürün satışları ile ilgili olarak müvekkili tarafından 20.01.2023 tarih, ---------- no'lu 01.02.2023 tarih, ----------- no'lu 06.02.2023 tarih, ------------- olmak üzere toplamda üç (3) adet ve 114.774,18 TL tutarında e-Fatura keşide edildiğini, ilgili ürünlerin tam ve eksiksiz olarak davalı borçluya teslim edildiğini, borçlunun herhangi bir ayıp ihbarı ve faturaya itirazı bulunmadığını, bahsedilen fatura tutarlarının ödenmemesi sebebiyle, fatura tutarlarına işletilen %3 oranında vade farkı alacağı ile birlikte toplamda 123.535,53-TL'nin müvekkili şirkete 5 gün içerisinde ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını bildirir ihtarnamenin 18.07.2023 tarihinde muhataba gönderildiğini, muhataba tebliğ edilen ihtarname neticesinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu yolda müvekkili şirket tarafından -------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas Sayılı dosyasıyla 123.535,53-TL tutarındaki alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, Davalının 08.08.2023 tarihli dilekçe ile icra takibine itiraz ettiğini, Davalının teslim aldığı ürünler karşılığında keşide edilen faturaları kabul ettiğini, buna rağmen teslim aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini, Bu doğrultuda davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalının yaptığı itirazın iptal edilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası, "[b]u davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünün amir olduğunu, davalının teslim aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini, bu yolda faturalar keşide edildiğini, faturalara itiraz edilmediğini, faturaların içeriğinin kabul edildiğini beyan ederek davanın kabulüne, haksız ve hukuka aykırı olarak ----------İcra Müdürlüğü'nün---------- Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, müvekkili tarafından başlatılan takibin devamına, davalının haksız olarak takibe itiraz etmesi sebebiyle müvekkili lehne %20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davanın hak düşürücü süreler yönünden ve ödenen harçların eksiksiz ödenip ödenmediğinin re'sen incelenmesini talep ettiklerini, davacı tarafın başlatmış olduğu icra takibinde faturalara dayanarak alacak iddiasında bulunduğu ancak dosyada zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu bu nedenle Mahkemece iddiaların zamanaşımına uğrayıp uğramadığının Mahkemece değerlendirilmesini talep ettiklerini, tek başına faturaların varlığının alacak iddiasını ispat edecek mahiyette olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete hizmet verildiğini ispat etmesi gerektiğini, İİK 67/2’de belirtilen koşullar oluşmadığından, davacı tarafın haksız icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerekmekte olduğunu, Kaldı ki kesinlikle borcu kabul etmemekle birlikte, ödeme emrinde her ne kadar TTK m.1530 kapsamında faiz istenmiş ise de; işbu maddenin uygulanacağına dair taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, bu nedenle TTK m.1530 kapsamında düzenlenen faizin uygulanamayacağının sabit olduğunu, davacının takip talebinde yer vermiş olduğu faiz talebi hatalı olduğu gibi faize yönelik net bir tarih vs. belirtilmediğinden bilinebilir olduğundan bahsedilemeyeceğini, hal böyleyken yapılan itirazın alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıdığından bahsedilemeyeceğinden icra inkar tazminatı şartlarının hukuki varlığından da söz edilemeyeceğini, kesinlikle davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafın faiz talebi hatalı olup son derece fahiş olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir kaydın dosyada mevcut olmadığını bu nedenle faiz oranına itiraz ettiklerini, ek olarak TTK M.1530 kapsamında düzenlenen faiz oranının işbu takibe uygulanamayacağının sabit olduğunu beyan ederek somut dayanağı olmayan davanın reddine ve davacı yönünden asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; ---------- İcra Müdürlüğü'nün------------ Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali isteminden ibarettir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ve ---------- ve -------- Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.Dosya konusunda uzman Mali Müşavir bilirkişiye verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi 07/11/2024 tarihli raporunda özetle;" Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, davacının davalı adına 20.01.2023 ile 06.02.2023 tarihleri arası dönemde 3 adet karşılığı toplamda 114.774,18 TL tutarlı fatura düzenlediği, faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı’nın e-fatura portalı aracılığıyla davalıya teslim edildiğini gösterir nitelikteki e-fatura zarf dökümlerinin ayrıca ibraz edildiği, TTK’nın m.21/f.2 maddesinde bahsi geçen hükme göre davalının adına düzenlenen faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediği veya faturalara istinaden iade faturası düzenlemediği, takibe konu faturaları ticari defterleri ile Form BA beyannamelerine kaydettiği, 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğde bahsi geçen faturalara bağlı e-irsaliyelerin ayrıca sunulduğu, irsaliyelerin e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya gönderildiği, davalının faturalara konu hizmetin teslim edildiğinin ispatı yönündeki savunması gözetildiğinde davalının kendisine e-fatura sistemi aracılığıyla gönderilen e-irsaliyelere yine sistem üzerinden red yanıtı vermesi gerektiği ancak bu hususla ilgili tespite elverişli herhangi bir belgenin dosya içeriğinde bulunmadığı, takibe konu 114.774,18 toplam tutarlı faturaların davacı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu ve 01.08.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 114.774,18 TL borçlu olarak göründüğü, takibe konu edilen faturaların davalı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, faturaların ödendiğini gösterir herhangi bir belgenin bulunmadığı, 01.08.2023 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 114.774,18 TL alacaklı olarak göründüğü, takiple ayrıca aylık %3 oranında vade farkı talep edildiği, vade farkının istenebilmesinin ön koşulu olan yazılı sözleşmenin taraflar arasında akdedilmediği ve taraf ticari defterlerine göre taraflar arasında teamül haline gelmiş bir vade farkı uygulamasının bulunmadığı, buna karşın Sayın Mahkemenizin talep yönünden davacı lehinde hüküm kurması ihtimaline binaen, faturadaki ödeme koşulları gözetilerek, takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir vade farkının 10.226,16 TL olarak hesaplandığı ancak takipteki talebe bağlılık ilkesi gereği davalıdan istenebilir vade farkı tutarının 8.761,35 TL olabileceği, "tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görüldü. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, 2023 yılına ait BS-BA analizlerinin incelenmesi neticesinde, 129.353,92 TL alım olarak davalı şirketçe BA formu ile bildirildiği, davacının aynı miktar ve tutarda bs bildiriminde bulunduğu, dolayısıyla davalı şirketin bu miktarda ürüne konu mal ve hizmeti davacıdan aldığını kabul ettiği kanaatine varılmıştır. 28.01.2022 ile 06.02.2023 tarihleri arası dönemde davacının davalı
adına toplamda 129.455,27 TL tutarlı fatura düzenlediği, davalının karşılığında 86.487,25 TL banka ödemesi gerçekleştirdiği, 2021 yılında devreden 71.806,16 TL tutarlı bakiyenin de dikkate alınması neticesinde 01.08.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 114.774,18 TL borçlu olarak göründüğü, takibe konu edilen ---------- nolu 13.164,38 TL 54.763,80 TL --------- nolu 46.846,00 TL, ------------ nolu 46.846,00 TL tutarlı faturaların davalı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu görülmüştür. Takibe konu alacağı oluşturan faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, e- fatura olması sebebiyle davalının maliye bakanlığına kayıtlı bulunan e-postasına, sistem tarafından otomatik olarak gönderilmek suretiyle ilgili faturaların davalıya teslim edildiği, davalı tarafından iade/red işlemi yapılmadığı, faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmekle davalının davacı tarafından düzenlenen faturanın içeriğini ve davacı tarafından verilen hizmeti aldığını kabul ettiği tespit edilmiş, davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle 114.774,18 TL tutarlı alacağını talep edebileceği değerlendirilmiştir. Dava konusu asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın 114.774,18 TL asıl alacak yönünden iptaline, takipten önce davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne dair bilgi belge olmadığından işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiş, takip konusu fatura alacağının likit olduğu, asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, taraflara arasında vade farkı uygulamasına dair yazılı sözleşme ya da benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda teamül olmadığından vade farkı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, haksız ve kötü niyetli icra takibi yapıldığı ispat edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine dair hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile; ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 114.774,18-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına,
2-) Vade farkı talebinin reddine,
3-) Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 114.774,18-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-) Reddedilen tutar yönünden ispatlanamayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-) Alınması gerekli 7.840,22-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.492,00-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.348,22-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.492,00-TL peşin harcın toplamı olan 1.919,6-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 5.060,00-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%92,91-7,09) göre hesaplanan 4.701,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 8.761,35 TL üzerinden hesaplanan vekalet ücreti tutarı) 8.761,35 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,
11-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına (%92,91-7,09) göre hesaplanan 3.344,76-TL'sinin davalıdan, bakiye 255,24-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2025