T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/748 ESAS
KARAR NO : 2025/240
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/06/2022
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ticaret sicil kaydı bulunmadığını, dolayısıyla tacir sıfatına haiz olmadığını, davalının esnaf kaydı bulunduğunu, işbu nedenle dava görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığını, müvekkilinin davalı tarafa çeşitli zamanlarda satışlar yaptığını, taraflar arasında gerçekleşen satış işlemleri neticesinde taraflar arasında "cari hesap" olarak tabir olunan bir ilişki doğduğunu, satış işlemleri neticesinde davalı tarafın müvekkiline 207.188,13-TL borcu oluştuğunu, müvekkili tarafından defaatle alacağı istenilmiş ise de davalı tarafın borcunu ödemekten kaçındığını, davalı tarafın borcunu ödemekten imtina etmesi üzerine davalı aleyhine taraflarınca--------- İcra Müdürlüğünün ----------Esas Sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, davalı tarafından kötü niyetle borca ve yetkiye itiraz edildiğini, davalı/borçlunun itirazının yalnızca yetki itirazı ile sınırlı olmak üzere taraflarınca kabul edildiğini, davalının yetkili yer olarak bildirdiği yer olan ------------ İcra Müdürlüklerine icra dosyası gönderildiğini, --------- İcra Müdürlüğü --------- Esas dosya numarasını alan takipte gönderilen ödeme emrine borçlu tarafından yine kötü niyetle itiraz edildiğini, borçlunun itirazı neticesinde takip durduğunu, borçlu kötü niyetli olarak borca itiraz etmiş olup takibin durmasına sebebiyet verdiğinden takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekli olduğunu, borçlunun kötü niyetli olarak ve alacağı sürüncemede bırakmak kastıyla itirazda bulunduğunu, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamı ve müvekkilinin uğramış olduğu hak kaybının giderilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile, ------------ İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas numaralı takip dosyasına vaki haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, kötüniyetli davalı-borçlunun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair masrafların davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davacı şirket tarafından----------İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, haksız ve hukuka aykırı başlatılan icra takibine yasal süresi içinde itiraz ettiklerini, davacının bu kez de itirazın iptali ve takibin devamı için huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, varlığı iddia edilen ticari ilişkiden kaynaklanan alacakların ödemesinin tamamının müvekkili tarafından yapılmış olup davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, yapılan ödemelere ilişkin ödeme makbuzlarının mahkemeye muhabere yolu ile gönderildiğini beyan ederek haksız ve kötü niyetli takibin iptali ile davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Hukuki niteliği itibariyle ---------- İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasının uyap sureti ve ----------, ---------- Bankası, ---------- Bankası, ----------- ve ----------- yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 13/11/2023 tarihli raporda: " Davacı -----------Ş.’nin 2019-2020-2021 yıllarına ait fiziki defterlerinin/e-defterlerinin yasal süresi içinde noter tasdiklerinin/Gelir İdaresi Başkanlığı e-berat onaylarının yapıldığı, muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219 hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri’ne uygun şekilde tutulduğu ve kayıtların davacının sunduğu cari hesap muavini ile uyumlu olduğu tespit edilmiş; buna göre takdir Sayın Mahkemenizin olmak üzere davacı şirketin ticari defterlerinin kendi lehine delil niteliğine sahip olabileceği kanaatine varılmıştır. Davalı ... tarafından inceleme günü ve saatinde ticari defterler sunulmamış ve yerinde inceleme talebinde bulunulmamıştır. Dolayısıyla, davalı tarafın ticari defterleri incelenememiştir. Davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirketin 2021 yılı sonu itibariyle ve icra takip tarihi itibariyle davalı şirketten 206.870,13TL bakiye alacağı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi ve delil dilekçesi ekinde sunulan ve davacı şirketin unvanının, şirket bilgilerinin ve logosunun yer aldığı toplam 281 adet tahsilat (davalı için davacıya yapılan ödeme) makbuzundan, toplam bedelleri 227.005,78TL tutan 172 adet makbuza ilişkin kredi kartı ödemelerinin davacı şirket kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. Davalı firma tarafından ticari defterlerin ibraz edilmemiş olması sebebiyle, bu 172 adet makbuza ilişkin ödemelerin davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlarının mevcut olup olmadığı bilinememektedir. Yapılan inceleme neticesinde tüm ödemelerin kredi kartı ödemesi olduğunun anlaşılması sebebiyle Sayın Mahkemenizce gerekli ve uygun görülmesi durumunda 2019-2020-2021 yıllarında davalı tarafın kredi kart hesabından davacı şirketin banka hesabına yaptığı kredi kartı ödemeleri dökümleri eğer ilgili kurumlardan temin edilebilirse, davalının 2019-2020-2021 yıllarında davacı şirkete toplamda ne kadar kredi kartı ödemesi yaptığı konusunda net bir tespite varmak mümkün olabilir. Takdir Sayın Mahkemenizindir. Davalı tarafça sunulan uyuşmazlık konusu tahsilat makbuzlarının, Sayın Mahkemenizce davalının bu ödemeleri yaptığı konusunda yeterli delil sayılması durumunda davacının davalı taraftan alacağının mevcut olmayacağı, 172 adet tahsilat makbuzunun davalının incelemeye sunmadığı ticari defter kayıtlarından teyit edilememesi nedeniyle delil sayılamayacağına ve davacı şirketin ticari defterlerinin esas alınmasına hükmedilmesi durumunda ise davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 206.870,13TL asıl alacak ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek reeskont avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde raporunu sunmuştur. Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilerek taraf vekillerinin beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi tarafından hazırlanan 16/10/2024 tarihli ek raporda özetle;" Davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirketin 2021 yılı sonu itibariyle ve icra takip tarihi itibariyle davalıdan 206.870,13TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı ... tarafından kök rapor süreci başındaki inceleme günü ve saatinde ticari defterlerini sunmaması ve yerinde inceleme talebinde bulunmaması sebebiyle davalı tarafın ticari defterleri incelenememiştir. Sayın mahkemenizin müzekkerelerine istinaden sekiz bankadan gelen cevap yazıları ve eklerinden, davalının kök rapor sonrası sunduğu ve hepsinin tutarları “kredi kartı” ödemesi kısmında yazılı tahsilat makbuzları asıllarının karşılaştırılabileceği, bankalar tarafından, taraflar arası ödeme işlemlerini içerir herhangi bir kredi kartı hesap dökümünün sunulmadığı görülmüştür. Kök rapor sonrası davalı tarafça sunulan ve davacı şirketin unvanının, şirket bilgilerinin ve logosunun yer aldığı toplam 284 adet tahsilat (davalı için ödeme) makbuzu asıllarından, 111 tanesinin davacı şirketin ticari defter kayıtlarıyla eşleştiği, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 173 adet tahsilat makbuzunun üzerinde imza bulunan 166 tanesinin toplam bedellerinin 216.206,78TL olduğu, uyuşmazlık konusu bu tahsilat makbuzları davacı şirketin kayıtlarına işlenmiş olsaydı, davacının davalı taraftan alacaklı değil, davalı tarafa 9.336,65TL borçlu olacağının hesaplandığı, (206.870,13TL davacının ticari defterlerine göre davalıdan alacak - 216.206,78TL davacının ticari defterlerine işlenmeyen imzalı tahsilat makbuzları 9.336,65TL davalıya borç), dolayısıyla uyuşmazlık konusu bu tahsilat makbuzları asıllarının, davalının bu ödemeleri yaptığı konusunda Sayın Mahkemenizce delil sayılması durumunda davacı şirketin davalı taraftan herhangi bir cari hesap alacağı talep edemeyeceği, Uyuşmazlık konusu, imzalı 166 adet tahsilat makbuzunun davalının incelemeye sunmadığı ticari defter kayıtlarından da teyit edilememesi nedeniyle delil sayılamayacağına ve davacı şirketin ticari defterlerinin esas alınmasına hükmedilmesi durumunda ise davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 206.870,13TL asıl alacak ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek reeskont avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde raporunu sunmuştur. Davacı vekili 17/03/2025 tarihli dilekçesi ile; Tarafların anlaşmış olması nedeni ile feragat ettiklerini, karşılıklı olarak avukatlık ücreti, yargılama gideri ve herhangi bir alacak taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili 17/03/2025 tarihli dilekçe ile; dosyaya taraflar arasında imzalanan protokol sunmuş arabuluculuk dışında herhangi bir masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, açılan davadan feragat edilmiş olduğundan, yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca 2/3 oranında hesaplanan 410,27-TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.502,32-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 2.092,05-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Artan gider avansı bulunması ve teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6- Davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2025