T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/434 Esas
KARAR NO: 2025/165
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/01/2017
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.08.2016 tarihinde, ----------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracı ile -------- --------- istikametinden ---------- istikametine seyrederken şerit değiştirmek istediği esnada karşı yönden gelen ----------- sevk ve idaresindeki ------------ plakalı motosiklet ile çarpışması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ------------ plakalı araç sürücüsü ------------- 2918 Sayılı K.T.K.'nın 56/1-a maddesinde belirtilen; "Sürücülerin; geçme,dönme,duraklama,durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları yasaktır" kuralını ihlal ettiğini, davacı müvekkile kazanın oluşumunda herhangi bir kusur isnat edilmediğini, Davacı müvekkil söz konusu kaza dolayısıyla yaralandığını,----------- Hastanesi'nde tedavi altına alınmış olup "patella, tibia üst uç, radiusalt uç ve asetabulum kırığı" tanısı konulduğunu, kaza ile ilgili olarak ----------- Müdürlüğü tarafından tahkikat evrakı düzenlenmiş olup dosya ----------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiğini, Kazaya sebebiyet veren ----------- plaka sayılı araç, davalı ------------ Şirketi'nin ----------- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu,2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca başvuru neticesinde davalı ----------- Şirketinin, tazminat talebini değerlendirilebilmesi için kişinin sakatlığını gösterir heyet raporunun temin edildiğini, söz konusu kaza 02.08.2016 tarihinde gerçekleşmiş olduğundan müvekkilimizin maluliyetine ilişkin engelli sağlık kurulu raporunun temin edilebilmesi için gerekli olan bir yıllık sürenin 02.08.2017 tarihinde dolacağını, dolayısıyla engelli sağlık kurulu raporunu alabilmek için gereken süre henüz dolmadığını, Bununla birlikte raporun alınmasından sonra sigorta şirketi tarafından dönüş yapılıp yapılmayacağı belli olmayıp, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmayacağına ilişkin net bir cevap da verilmediğini, ayrıca söz konusu süre geçene kadar davacının hak kaybına uğrayacağı ve mağduriyetinin artarak devam edeceğini, müvekkilinin ----------- doğumlu olup kaza tarihi itibariyle --------- yaşında olup Tezgah Ustası olarak çalıştığını, bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davaya konu kazanın 02.08.2016 tarihli olduğunu, 30.03.2013 tarihli yönetmelik uyarınca tedavi tamamlanmadıkça ve kaza tarihinden itibaren 1 yıllık sürenin geçmemesinden dolayı engelli sağlık kurulu raporunun düzenlenemediğini, davacıya göre davalı sigorta şirketinin rapor alındıktan sonra ödeme yapılıp yapılmayacağına ilişkin net bir cevabı da bulunmadığından bu raporun teminine gerek olmadığını, trafik sigortası genel şartları uyarınca bedeni zararlar/ sürekli sakatlık istemine konu taleplerde sigorta şirketinin gerekli incelemeyi yapabilmesi için 30.03.2013 tarihli ve ---------- sayılı -----------de yayınlanan özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun sigorta şirketine ibrazı zorunlu olduğunu, müvekkil şirketin bir sigorta şirketi olduğunu, kamu denetimine tabi olup faaliyetlerini yasal düzenlemeler çerçevesinde sürdürüldüğünü, yasal bir düzenleme olan ve Hazine Müsteşarlığı tarafından çıkartılan poliçe genel şartlarının almasını emrettiği bu belge olmadan talebi neticelendirmesi mümkün olmadığını, Davacı tarafça ileri sürülen bir diğer iddia da kusur oranının trafik kazası raporu ile tespit edildiği, artık mahkemece bu konuya ilişkin bir değerlendirme yapılamayacağını, Yargıtay içtihatları uyarınca kusur tespitinde kaza tespit tutanakları yeterli olmayıp , teknik ve bilimsel bilgi gerektiren kusur tespitinin uzman bilirkişiler marifetiyle tespiti gerektiğini, davacı tarafça geçici iş göremezlik ve sair tedavi masraflarının ------------ sorumluğunda olduğuna dair beyanlarımızın da yerinde olmadığı idda edilmiş ve buna gerekçe olarak 2010 tarihli bir Hukuk Genel Kurulu kararı gösterildiğini, Oysa ki 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMMS Genel Şartlarının A-5 kapsama giren Teminat türleri başlıklı 5. maddesinin b bendi ile " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren sürekli sağlık raporu alıncaya kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamemen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır.sağlık giderleri teminatı ------------ sorumluluğunda olup sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğu 2918 sayılı karayolları trafik kanunu uyarınca sona ermiştir " demek suretiyle konuyu hiç bir şüpheye meydan vermeyecek açıklıkla düzenlendiğini, bu sebeple davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Hukuki niteliği itibariyle davacı sevk ve idaresindeki ---------- plakalı araç ile davalının sigortacısı olduğu dava dışı -------- sevk ve idaresindeki ------------- plakalı aracın 02/08/2016 tarihinde karıştığı kazada davacının yaralanarak malul kaldığı iddiasıyla açılan maddi tazminat davasıdır.
mahkememiz 26/10/2021 tarih ---------- Esas ----------Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş,---------- sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek mahkememizin kararının kaldırıldığı, mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz ----------- esas sayılı dosyasında tüm bilge belge ve dokümanların toplandığı Mahkememizce hasar dosyası, ceza dosyası celp edilmiş, maluliyet raporu alınmak üzere ---------- Hastanesi'ne müzekkere yazılmış, ----------- Hastanesi 15/03/2018 tarihli maluliyet raporunda özetle: davacının % 31 meslekte kazanma gücü kayıp oranına sahip olduğu, geçici iş göremezlik süresinin tıbbi şifa altı ay olarak kabulü gerektiği şeklinde rapor sunulmuştur. Maluliyet raporu alındıktan sonra dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, rapor geldikten sonra davacı vekili dosyada kusur raporu bulunmadığı ve TRH yöntemine göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini, yine maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre düzenlendiğini belirterek rapora itiraz etmiş, davalı da rapora itiraz etmiştir. Mahkememiz 30/04/2019 tarihli duruşmasında dosyanın kaza tarihi ve poliçe tarihi dikkate alınarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkındaki yönetmelik kapsamında maluliyet raporunun hesaplanabilmesi için ATK'ya tevdiine karar verilmiştir. ATK'nın 12/10/2020 tarihli raporunda özetle; kişinin tüm vücut engellilik oranının % 6 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay olduğu Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkında Yönetmelik kapsamında tespit edilmiştir.Kusur durumun tespiti amacıyla dosya Makine Mühendisi ----------- tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Davalı tarafa sigortalı otomobil sürücüsü dava dışı ------------% 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ----------- kusursuz olduğu içeriğinde raporunu sunmuştur.
Mahkememiz 14/11/2024 tarihli 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın 1 aktüerya bilirkişisine tevdine karar verildiği, dosyanın bilirkişiye verildiği, 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ".. ---------- plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri şahıs başına ölüm ve sakatlık yönünden 310.000,00 TL; tedavi gideri yönünden 310.000,00 TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 501.080,99 TL olup, 310.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminat limitini aştığı, bu durumda; davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı için 310.000,00 TL sakatlık teminat limiti kadar davalının sorumluluğuna gidilebileceği kanaatine varıldığını, davalı sigorta şirketine dava öncesinde başvuru yapıldığı anlaşılmakla birlikte, gerekli bir kısısm belgelerin eksik olduğu halde başvuru yapıldığı görülmüştür. Bu durumda 06.01.2017 dava tarihinintemerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varıldığı, dava dilekçesinde yasal faiz nev'inden faiz talep edilmiş olması hasebiyle faiz nev'inin yasal faiz olduğu kanaatine varılarak, sonuç olarak davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 310.000,00 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 06.01.2017 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Davacı vekilinin 30/01/2025 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesi sunduğu, dava değerini 310.000,00 TL olarak belirlendiği, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafın ıslah dilekçesine karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; 02/08/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacının yaralandığı, kaza tarihinde yürüklükte olan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlenen rapora göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 6 ve geçici maluliyetinin 6 ay olduğu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün yerleşim yerinde iki yönlü yolda ---------- ----------- istikametinden ------------ istikametine gece vakti seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, mahal şartlarını da dikkate alarak hızını şeridinde kalabilecek ve tedbir alabilecek düzeye düşürmediği, sevk ve idare hatası sonucu karşı istikametten gelen motosikletin şeridine geçerek motosiklet ile çarpışması nedeniyle %100 kusurlu olduğu, tazminat hesaplaması yapılırken Yargıtay güncel içtihatları gereğince TRH 2010 yaşam tablosunun ve prograsif rant yönteminin kullanıldığı, davacının 501.080,99 TL sürekli iş göremezlik zararının olduğu, davalı sigortanın limitinin 310.000,00 TL olduğu, davacının bedel artırım dilekçesi ile talebini 310.000,00 TL'ye yükselttiği, davacının bedel artırım dilekçesinde ki talebinin hesaplanan zarar miktarı kapsamında olduğu tespit edilmiş, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 3.000,0 TL’sine dava tarihi olan 06/01/2027 tarihinden itibaren, 307.000,00 TL’sine 30/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 310.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 21.176,10 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç ve 5.243,00 TL tamamlama harçları olmak üzere toplam 5.274,40 TL harcın mahsubu ile kalan 15.901,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç ve 5.243,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 5.305,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 5.732,45 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 49.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/02/2025