T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/147 ESAS
KARAR NO : 2025/186
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin ------------ önde gelen redüktör motoru üreticilerinden olup, yaptığı ithalat ihracat ve katılım gösterdiği uluslararası fuarlar nezdinde ülkemizi en iyi şekilde temsil etmekte olduğunu, Eski unvanı "-----------Ş." olup, devir ve unvan değişikliğine ilişkin ----------- ilanını işbu dilekçe ekinde sunduklarını, karşı tarafın dinamometre, elektrik ve elektronik motorlu araçlar, yazılım ve programlama, kontrol üniteleri, ölçüm cihazları üreten bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile karşı tarafın 27.07.2021 tarihli proformada yer alan makinelerin Müvekkil Şirket'e özel olarak üretilmesi için 77.500,00-EUR üzerinden anlaştıklarını, ilgili proformada her ne kadar %50'sinin avans, kalanının teslimatta ödeneceği yazmakta ise de, taraflar arasında yaptıkları şifahi görüşmelerde, avans tutarının 27.435,00-EUR olarak ödeneceği konusunda anlaştıklarını ve proforma ile aynı gün 27.07.2021 tarihinde müvekkili Şirket tarafından işbu dilekçe ekinde sunulan dekontta da görüleceği üzere 27.435,00-EUR tutarlı ödemenin karşı taraf hesabına gönderildiğini, teslim süresinin proformada 12-16 hafta olarak belirtildiğinden müvekkili Şirketin yaptığı ödemeden itibaren ------------- teslimini beklemeye başladığını, belirtilen azami 16 haftalık teslim süresi bitmiş olmasına rağmen kendilerinden ilgili Makineler alınamadığını, karşı tarafın çeşitli şekillerde müvekkili şirketi oyaladığını, teslim süresini sürekli olarak geciktirdiğini, iyi niyetli olan müvekkili şirketin karşı tarafın makineleri yetiştirmesini beklediğini, gelinen aşama itibariyle taahhüt edilen teslim süresinin üzerinden neredeyse 2 yıl geçtiği için müvekkilinin anılan makinelerden sağlamayı düşündüğü faydanın artık sona erdiğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından ------------ Noterliği'nin------------ yevmiye numaralı 06.04.2023 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılan avans ödemesinin taraflarına iadesinin talep edildiğini, bu ihtarnamenin ardından da karşı tarafın ilgili tutarın iadesi için herhangi bir eylemde bulunmadığını, taraflarınca ----------- İcra Dairesi'nin ------------- Esas numaralı dosyasıyla takip başlatıldıysa da, davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak ilgili icra takibine itiraz edildiğini, yapılan haksız itiraz sonucunda taraflarınca işbu davayı açmak üzere zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ve taraflarca anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile----------- İcra Dairesi'nin ------------- Esas Numaralı dosyasında davalı tarafça yapılmış haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, davalı tarafça ilgili icra dosyasına yapılan itirazın haksız olduğu ve alacağın likit olduğu dikkate alınarak davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karşı tarafça müvekkili şirketin zarara uğratılması amacıyla mal kaçırmasının önüne geçmek için, karşı taraf hakkında haksız ve hukuksuz olarak el koymuş olduğu bedel için ihtiyati haciz kararı verilerek, ----------- ve yurt dışındaki menkul/gayrimenkul tüm taşınmaz, hak ve alacaklarına haciz işlemi uygulanmak suretiyle el konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip talebinin kanunun zorunlu unsurlarını içermediğinden geçerli bir takip talebi olmadığından İİK md.58/3 uyarınca İcra Müdürünün Ödeme Emri düzenleyip davalıya tebliğ etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının davalı firma ile 27.07.2021 tarihli proformada yer alan makinelerin 77.500,00-EURO karşılığında üretilmesi için anlaştığını, proformada ödemenin %50'sinin peşin alınacağı belirtilmiş ise de şifahen % 30 olarak anlaşıldığını 27.435,00-EURO ödeminin aynı gün yapıldığını ancak teslimat süresi geçmesine karşın makinelerin teslim edilmediğini bu nedenle icra takibi başlatıldığını davalının borca itiraz ettiğini, itirazın iptal edilmesi gerektiğini iddia ettiğini, davalı firma tarafından davacıya gönderilen 27.07.2021 tarihli teklif formunda yer alan ürün ve hizmetlerin karşılığı 77.500,00-€ olduğunu, teklif formunun son sayfasında ödeme şeklinin açıkça aynen " Teklifimiz siparişte %50 avans, bakiyesi teslimatta peşin ödemeler için verilmiştir." yazmakta olduğunu, davacının şifahi görüşmelerde peşinatın şifahen %30 olarak kararlaştırıldığını iddia etmiş ise de bu iddianın gerçek olmadığını, aradaki %20 lik fark 15.500,00-€ olup senetle ispat sınırı olan ₺23.450,00'nin üzerinde olduğunu, bu nedenle davacının şifahen %30 olarak kararlaştırıldığı iddiasının gerçek olmayıp "Şifahi görüşme" ispat edilebilir bir kavram olmadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme mevcut olduğunu ve yazılı bir sözleşme varsa (senet) bunun aksi HMK gereği ancak yazılı sözleşme (senetle) ispat edileceğini, HMK'nun çok açık, kesin ve net olduğunu, taraflar arasında hukuki nitelendirmesi itibarıyla tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme akdedildiğini, davacının peşinat ödeme borcunu ifa ettikten sonra davalı sözleşmede kararlaştırılan ürün ve hizmetleri teslim edecek daha sonra davalının kalan ödemeyi yapacağını, davacının sözleşmede kararlaştırılan ürün ve hizmetlerin teslimini talep edebilmesi için öncelikle sözleşmede kararlaştırılan %50 peşin ödemeyi yapmış olması gerektiğini, %50 peşin ödeme yapılmadan sözleşmede kararlaştırılan ürün ve hizmetlerin teslimini talep etme hakkı doğmadığını, davacı tarafından sunulan mailler incelendiğinde müvekkili şirket adına ----------- tarafından 22.12.2022 tarihli mailde davacıya sözleşme kapsamında üretilmesi planlanan ürünler için bir çok ekipman alındığı, kalan %20'lik ödemenin yapılması durumunda alınan ekipmanların montajının yapılacağının bildirildiği, davacı firmanın ise ödeme yapmaktan kaçındığını, davalı şirket adına---------- %20'lik ödeme talebi ve davacı tarafından yapılan %30'luk ödeme dikkate alındığında peşinat olarak yapılması gereken ödemenin %50 olduğunun açık bir şekilde anlaşılmakta olduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklanan %50 peşin ödeme borcunu ifa etmeden ürün ve hizmetlerin teslimini hukuken talep edemeyeceğini, bu nedenle davacıya karşı ödemezlik def'ini ileri sürdüklerini, davacının peşin ödemesi gereken ödemeyi yapmaması nedeniyle ekipmanların bir kısmının tedarikini davalı şirketin kendi finansmanları aracılığı ile sağladığını ve kalan kısmını talep etmesine rağmen ödeme yapılmadığını, daha sonra ekipmanların montajı için davacıdan kalan %20'lik peşin ödeme talep edilmiş ise de ödeme yapılmadığını, davalı firmanın hem ekipmanların bir kısmını kendi finansmanlarıyla aldığı hem de montaj yapılmadığından ekipmanları elinde kaldığı için büyük zarara uğradığını, bu zararı takas mahsup defi olarak sürmekte olduklarını, bu durumda likit ve belirli bir alacaktan söz etmenin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine haksız ve hukuka aykırı takip nedeniyle %20 den aşağı olamamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali isteminden ibarettir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası, --------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı, ------------- Bankasına yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya konusunda uzman bilirkişi heyetine verilerek rapor alınmıştır. 17/12/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;"1. Davacı -----------Ş. ve davalı ----------Ş.’nin 2021-2022-2023 yıllarına ait yasal ticari e-defterlerinin ve envanter defterlerinin zamanında ve usulüne uygun şekilde GİB onaylarının yapıldığı, muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219 hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri’ne uygun şekilde tutulduğu ve kayıtların tarafların sunduğu cari hesap muavinleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş; takdir Sayın Mahkemenizin olmak üzere davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defterlerinin kendi lehlerine delil niteliğine sahip olabileceği, 2. Her iki tarafın ticari defterlerinde taraflar arasında 2021-2022-2023 yılları boyunca tek bir ticari işlemin gerçekleştiği, bunun da davacı şirketin davalı şirkete yaptığı 28.07.2021 tarihli 27.435,00Euro tutarındaki ödeme işlemi olduğu, 3. En geç 16 hafta içinde bitmesi gereken bir proje için 13 ay 6 gün (57 hafta) gecikme makul bir süre olmadığından davacı alıcı ------------Ş.’nin sözleşmeden dönmekte haklı olduğu; 4. Taraflar arasındaki sözleşmesinin eser sözleşmesi olarak değerlendirildiği, 5. Sözleşmede %50 oranında avans ödeme kararlaştırıldığı, davalı iş sahibinin kararlaştırılan ödemeyi alamadan işe başlamama hakkının olduğu, TBK m. 125 kapsamında davacıyı temerrüde düşürebilme imkanının olduğu, fakat %30 avans ile işe başladığı, kararlaştırılan vade tarihi geçtikten sonra 29.12.2022 tarihinde %20 avansı talep ettiği ancak davacıyı temerrüde düşürmediği, tüm olaylar sürecinde işin geciktirilmesi ile %20 avansın ödenmediği vakıası arasında illiyet bağının olmadığı,6. Davacının TBK m.125’e göre, sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, dönme halinde tarafların ifa ettiği edimi geri isteyebileceği, davalının ifa edilmiş edimi olması halinde iadeye konu edebileceği, 7. Davacının takip tarihi itibariyle alacağını TL’ye çevirdiği kabul edilerek, takip tarihine kadar 3095 sayılı Kanun m. 4/a kapsamında faiz talep edebileceği, takip tarihinden sonra alacak TL’ye dönüştüğünden yabancı para alacakları için faiz talep edilemeyeceği, bu durumda davacının avans faiz talep edebileceği, 8. Takip tarihi itibariyle, davacının asıl alacağının 842.528,85TL (27.435,00Euro * 30,71 Euro/TL kur), faizin 22.724,04-TL (739,96Euro * 30,71 Euro/TL kur) olarak hesaplandığı," tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ödenen iş bedelinin tahsili istemine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde taraflar arasında 2021-2022-2023 yılları boyunca tek bir ticari işlemin gerçekleştiği, bunun da davacı şirketin davalı şirkete yaptığı 28.07.2021 tarihli 27.435,00-Euro tutarındaki ödeme işlemi olduğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerinde, 27.435,00Euro tutarındaki ödemenin TL karşılığı olarak 276.808,18-TL ile ticari defterlere kayıt yapıldığı, ödemeye ilişkin olarak 2021-2022-2023 yılları boyunca farklı tarihlerde kur farkı kayıtları oluşturulduğu, tüm bu kur farkı fişleriyle birlikte takip tarihi itibariyle Euro ödemenin TL cinsinden karşılığı olarak, davacının davalıdan 842.528,85TL kalan alacak bakiyesi bulunduğu tespit edilmiştir. Davalının sözleşmeye ilişkin aldığı malzeme ve ekipman listesi ile toplam bedelin 43.432,31 Euro olduğu tespit edilmiştir. Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fatura ve ödeme dekontlarından ve davalı şirketin ticari defterlerindeki yevmiye defteri kayıtlarından teyit edilmiştir. Davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olan ve dava dışı üçüncü firmalar tarafından kesinlen kur farkı faturalarının, davalının ödemeyi zamanından yapmamasından kaynaklı olduğu ve davacı tarafa yükletilemeyeceği anlaşılmıştır.Dava dilekçesi ekinde sunulan, davalı tarafça davacı şirket adına (eski unvanı adına) düzenlenen 27.07.2021 tarihli Proforma faturanın 4. sayfasının alt kısmında fiyatlandırmaların Euro üzerinden belirlendiği, proforma faturada belirtilen ürün ve hizmetler için indirim düşüldükten sonra teklifin genel toplam bedelinin 77.500,00-Euro olduğu, 5. sayfada KDV oranının %18 olup ayrıca ilave edileceği, teslim süresinin 12-16 hafta olduğu, ödeme tarihlerindeki ------------ Döviz satış kurunun esas alınacağı görülmektedir.
Davacı alıcı ----------Ş. tarafından 27.07.2021 tarihinde 27.435,00 Euro (fatura tutarının %30 kısmına denk) ödeme dekontunun dosyaya sunulduğu görülmüştür. Bu durumda, sözleşmenin 27.07.2021 tarihinde yürürlüğe girdiğinin kabulü ve proforma fatura kapsamındaki ürünlerin en geç 16.11.2021 tarihinde teslim edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından; davacı alıcı -----------Ş. tarafından “proforma faturada peşinatın faturanın %50 kısmına denk 45.725 Euro yazıyorsa da peşinat olarak 27.435 Euro ödenmesi için karşılıklı sözlü mutabakat yaptıkları” beyan edilmektedir. Davalı yüklenici -----------Ş. tarafından ise söz konusu mutabakat kabul edilmemekte, peşinatın eksik ödenmesi nedeniyle işin yarım kaldığı beyan edilmekte ve “davalı şirket adına İlker Yüksek tarafından 22.12.2022 tarihli mailde davacıya; sözleşme kapsamında üretilmesi planlanan ürünler için bir çok ekipman alındığı, kalan %20’lik ödemenin yapılması durumunda alınan ekipmanların montajının yapılacağının bildirildiği” ancak peşinatın kalan
18.290 Euro kısmının ödenmemesi nedeniyle işin tamamlanamadığı ve davacı tarafından da proforma fatura kapsamındaki ürünlerin talep edilemeyeceği beyan edilmiştir. Ancak davalı yüklenici -----------Ş. tarafından 16.11.2021 tarihine kadar bakiye 18.290 Euro peşinatın talep edildiği yönünde herhangi bir belge yoktur. En geç 16 hafta içinde bitmesi gereken bir proje için 13 ay 6 gün (57 hafta) gecikme makul bir süre olmadığından ve işin tamamlanabileceği şüpheli hale geldiği için davacı alıcı -----------Ş.’nin ödeme yapmaktan
imtina etmesi haklı olduğu, davacı alıcı -----------Ş.’nin sözleşmeden dönmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Proforma fatura, teklif niteliğinde yazılı bir belge olup doğruluğu ve kapsamı konusunda uyuşmazlık yoktur. Tarafların müzakereleri anında, teklif niteliğindeki proforma fatura kapsamında değişiklik yapılmamıştır. Davacı alacaklı, takip talebinde döviz alacağını fiili ödeme gün itibariyle talep etmemiştir. Diğer bir deyişle, TBK m. 99’a göre tanınan seçimlik hakkı bu yönde kullandığı tespit edilememektedir. Diğer
yandan davacı, seçimlik hakkını vade tarihinde kur üzerinden kullandığı da anlaşılamamaktadır. Ancak davacının en geç takip talebi tarihi itibariyle döviz alacağını TL’ye çevirdiği tespit edilmektedir. Takip tarihi itibariyle, bir gün önceki (14.11.2023) ------------ EURO/TL efektif döviz satış kuru olan 30,71TL kurunun kullanıldığı teyit edilmiştir (27.435,00Euro x 30,71 = 842.528,85-TL). İhtarname gereği temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar faiz işletilmiş, davacının talep edebileceği 739,96-Euro faizin, takip tarihindeki EUR/TL
kuru olan 30,71’e göre TL karşılığının 22.724,04TL olduğu tespit edilmiştir. (739,96Euro x 30,71 =22.724,04TL) Dolayısıyla davacının TBK m.125’e göre, sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, dönme halinde tarafların ifa ettiği edimi geri isteyebileceği, davalının ifa edilmiş edimi olması halinde iadeye konu edebileceği nazara alınmış, takip konusu, avans ödemesine dair alacağın likit olduğu, asıl alacak yönünden davanın kabulü ile işlemiş faiz yönünden kısmen kabulüne itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, haksız ve kötü niyetli icra takibi yapıldığı ispat edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile; ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 842.528,85-TL asıl alacak, 22.724,04-TL işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına,
2-) Fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine,
3-) Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 842.528,85-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-) Reddedilen tutar yönünden ispatlanamayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-) Alınması gerekli 59.105,43-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 13.790,16-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 45.315,26-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 13.790,16-TL peşin harcın toplamı olan 14.217,76-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 15.196,00-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%80,20-19,80) göre hesaplanan 12.187,19-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 133.135,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 213.597,47 TL üzerinden hesaplanan vekalet ücreti tutarı) 34.175,60 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,
11-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------ tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına (%80,20-19,80) göre hesaplanan 2.502,24-TL'sinin davalıdan, bakiye 617,76-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/02/2025