T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/585 Esas
KARAR NO: 2025/204
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 25/07/2023
KARAR TARİHİ: 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------------ plakalı araç, davalı şirket tarafından --------- numara ile tanzim edilmiş olunan eksper raporuyla sağlam ve ayıpsız olduğunu beyan ederek satıldığını, söz konusu ekspertiz raporunda mekanik anlamda inceleme yapılmadığı, sadece kaportaya bakıldığı ayrıntılı olarak inceleme yapılmadığını, davacının aracı ilk aldığı günlerde klima sistemlerinde vs arızalar oluştuğunu, bu hususta davalı şirkete başvurduğu, davalı şirket ise yetkili servisine yönlendirdiğini, gidilen serviste, klima radyatörü, klima gazı, travers suportu vb. işlemler ve gereken parçalar takılarak işbu klima arızası giderildiği, davalı firma sorumluluğu kabul ederek ödemeyi yaptığı, daha sonra araç davacı firma tarafından 09.08.2022 tarihinde dava dışı üçüncü bir firmaya kiralandığı, kiracı tarafından araç henüz kullanılmaya başlanıldıktan sonra aracın klimasının arıza verdiği, motor kırmızı ikaz (motorda hasar riski) ışığının yandığını, aracın alt kısmından ses geldiğine dair davacı firmaya bildirim yapıldığı, aracın firmadan geri alınarak ---------- yetkili servise götürüldüğü, bu servisin aracı incelendiğini, alttan kazalı olduğunu, mekanik olarak probleminin olduğunu, bu konuyla alakalı araçta işlem yapıldığını ancak yapılan işlemin iyi yapılmadığını beyan ettiği ve davacı firma yetkililerince araç tamiratı yapılmadan imza atılarak tekrar geri alındığı, aracın halihazırda ki durumunun beyanı için davalı ---------Ş. satış temsilcilikleri aracılığıyla iletişime geçildiği, davalı taraf gerekenin tekrar yapılacağı belirtilmişse de 40 gün kadar sürüncemede bırakıldığı ve olumsuz karşılandığı, davacı yetkilileri aracın daha fazla hasarlı durumda kalmasının zarara yol açması sebebiyle ------------ yetkili servise aracı teslim ettiği, yetkili servis tarafından aracın önceden önden hasar almış olduğu ve bu nedenle de soğutma sisteminde arızalar meydana gelmekte olduğu, araçta su kaçaklarının tespit edildiği, klima kompresöründe sorun olduğu, soğutma basıncı aşırı düşük olduğu bu durumun önceki işlemlere bağlı hasar durumlarından kaynaklı olması muhtemel olduğu raporu edildiği, ilgili arızalara dair tamirat davacı tarafından yaptırılarak 22.02.2023 tarihinde bu tamiratlara istinaden yetkili servise 81.300-TL ödeme yapıldığı, ticari faaliyette kullanılanilan aracın serviste kaldığı süreçte de müvekkil firmanın kazanç kaybı oluştuğu, aracın satış öncesi hasarları nedeniyle araçta zorunlu olarak yapılan parça değişiklikleri ve tamiratlar nedeniyle araçta fazlaya dair hakları saklı kalmak şartıyla 18775,00-TL değer kaybı da meydana geldiği, davalı tarafa durumun bildirimi ile zararın tazmini için ihtarname gönderildiği, davalı tarafça davacıya ödeme yapılmadığı, aracın gizli ayıplı olması sebeple tamiratlara dair davacı tarafından yapılan 81.300,00 TL tamirat masrafı ve onarımla beraber maldaki ayıp giderildikten sonra onarım nedeniyle malın ticari piyasa değerinde düşüş olması sebepleri ile 18.775,00 TL değer kaybına istinaden toplam 100.075,00 TL’nin, yapılan ödemeler açısından ödeme yapıldığı diğer alacaklar açısından ise ihtarnamenin davalı firmaya tebliğinden itibaren verilen sürenin dolduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yeterli ekspertiz incelemesi gerçekleştirilmeden aracın satıldığı iddiaları gerçeği yansıtmadığı, dava konusu aracın davacı tarafa ikinci el olarak satılmış olduğu, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik gereği dava konusu araç için ---------- hizmet yeterlilik belgesi bulunan ekspertiz işletmesinden ekspertiz raporu alındığı ve davalı şirket tarafından bu konuda üzerine düşen yükümlülük yerine getirildiği, davacı tarafın aracı satın aldıktan sonra klima sisteminde arıza oluştuğunu ve arızaya yönelik olarak davalı şirketin davacı tarafı yetkili servise yönlendirdiğini, yetkili serviste klima arızasının giderildiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu kabul ederek ödeme yaptığını iddia ettiğini, davacının bu iddiaları gerçek dışı olduğu, dava konusu araç satıldıktan sonra meydana geldiği iddia edilen bir arıza ile ilgili olarak davalı şirketin herhangi bir yönlendirmesi olmadığı gibi iddia edilen klima arızasının onarımı nedeniyle davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacının iddia ettiği arızaya ilişkin servis kayıtları celp edildiği takdirde davalı şirket tarafından davacının iddia ettiği arıza ile ilgili yapılan herhangi bir ödeme olmadığı görülebileceği, davacı taraf yukarıda iddia edilen klima arızası onarımının ardından dava konusu aracı üçüncü bir firmaya kiraladığını beyan ettiğini, davacı taraf, kiracı tarafından aracın alt kısmından ses geldiğine dair kendilerine bildirim yapılması üzerine yetkili servise aracı götürdüğünü, yetkili servisin aracın alttan hasar aldığını belirlemesi üzerine davacıdan tazminat talebinde bulunduğunu, davacı tarafın araç alım-satımı ve araç kiralama işi ile iştigal eden bir tacir olduğunu, dava konusu aracın satımı ticari bir satış olup tacirler arasındaki satışlarda Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesinde 2(iki) ve 8 (sekiz) günlük ihbar süreleri düzenlendiği, davacı tarafın ayıp ihbar sürelerine riayet etmediğini, davacı taraf aracı satın aldığı tarih olan 29.07.2022 tarihinden itibaren 8 gün içerisinde aracı incelemediği veya inceletmemiş olduğu, bu süre içerisinde davalı şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, davacı tarafın aracı satın aldığı tarihten yaklaşık 9 ay sonra müvekkil şirkete ihtarname keşide ederek bildirimde bulunduğunu, dava konusu aracın ayıpsız, sağlam ve çalışır bir şekilde davacıya satıldığını tekrar belirtmekle birlikte, davacının iddia ettiği hasarların ve arızaların, aracın davacının kullanımındayken gerçekleşmiş olma ihtimali mevcut olduğunu, 7 aylık bir süre içerisinde aracın kazaya uğramış olması, aracın altının vurulmuş olması veya araç ile ilgili farklı bir işlem yapılmış olması muhtemel olduğu, davacı taraf aracı satın alırken Noter huzurunda aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek satın aldığını beyan ettiğini, davacı tarafın tacir olarak satın aldığı aracı incelemek veya inceletmekle, herhangi bir ayıp mevcutsa ayıp ihbar süreleri içerisinde bunu bildirmekle yükümlü olduğunu, davacının varlığını iddia ettiği arızanın aracı satın aldıktan sonra değil de aracın teslim alındığı sırada var olduğunu ancak kendisinin bunu bilmediğini de kendisi ispatlamak zorunda olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle; ticari satımdan kaynaklı ayıplı ifa nedeniyle tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; davalı tarafından davacıya satılan---------- plakalı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıbın gizli ayıp sayılıp sayılamayacağı, ayıp ihbar usulüne uyulup uyulmadığı, ayıbın giderilmesi için yapılan masrafların ve değer kaybı tazminatının talep edilip edilemeyeceği hususunda uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, ---------- servisine müzekkere yazılarak dava konusu ----------- plakalı araç ile ilgili tüm servis kayıtları, ---------- Noterliği'nin 15/03/2023 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarname tebliği şerhli örneği, ---------- plakalı aracın tescil bilgi ve belgeleri, ------------ plakalı araca ilişkin tramer, hasar, poliçe bilgileri, ------------ plakalı aracın km bilgileri vs tüm belge ve dokümanların dosyaya celp edildiği anlaşılmıştır.Tanık ----------- beyanında; " Ben otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıyım, davacı taraf davalıdan ------------ marka bir araç satın aldı, aracın temiz olduğunu davacı taraf bana söylemişti, araç alındıktan sonra kiraya verildi, kiracıyı davacı şirkete ben önermiştim, bu nedenle kiracı benimle iletişime geçerdi, araçtan sesler geldiğini kiracı söyledi, servise götürüldü, tamir edildiği söylendi, ancak daha sonra klimanın çalışmadığı, hararet göstergesinin yükseldiği, aracın yolda kaldığı şeklinde birden çok kez şikayet oldu, aracın kiraya verilmesinde ben aracı olduğum için kiracı bu hususları sürekli bana bildirdi, daha sonra davacı şirket aracı yetkili servise götürdü, davalı ile iletişime geçti, davalı taraf hasarın ödeneceğini söyledi, ancak ödeme yapmadı, aracın alt tarafından hasarlandığını duydum, araç ilk geldiğinde 2022 yaz aylarıydı, ağustos ayı olabilir, araç gelir gelmez hemen yakın bir tarihte arıza vermeye başladı, ancak araç kirada olduğu süre boyunca bu arıza ve şikayetler artarak devam etti, kirada yaklaşık 1 yıl veya üzerinde kalmış olabilir.." şeklinde, Tanık ----------- beyanında "Ben davacı şirketten dava konusu aracı 2022 ağustos ayında kiraladım, yaklaşık 2-3 hafta geçtikten sonra araçtan sesler gelmeye başladı, davacı taraf aldı servise götürdü, arızanın giderildiği söylendi, araç tekrardan teslim edildi, bir kaç hafta sonra araçta hararet yükselmeye başladı, davacı tarafa söyledik, yeniden servise götürdü, daha sonra aracı bize teslim etti, bir müddet kullandıktan sonra klima arızası vermeye başladı, davacı taraf tekrar servise götürdü, bu şekilde birden çok kez arıza şikayeti oldu, araç servise gitti geldi, bizde yaklaşık 1 yıl kirada kaldı, araçtaki şikayetler devam edince aracı değiştirdiler.." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 01/02/2025 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda özetle; "...22.03.2023 tarihinde, araç 22.644 kilometrede iken ------------ tarafından Davacı beyanı ile iş emri üzerine yazılı olan ve daha eski tarihlerde önden alınan darbe sonucu oluşan hasar sebebi ile su kaybından dolayı hararet meydana gelmesi sebebi ile silindir kapak revizyonu yapılmış olması, Davacı tarafın iddiası olup, aracın 29.07.2022 tarihinde 10.217 kilometrede satın alması akabinde katedilen 12.427 kilometre içinde, davacı veya dava dışı araç kiracısı tarafından kullanılabilmesi mümkün görülmediği, davaya konu olan ve ------------- tarafından yapılan onanın işlemleri, aracın ön kısımlarının satış öncesi hasarlı veya eksik işlemlerle onarılması sebebi ile meydana geldiği iddiası, 29.07.2022 tarihinde yapılan ekspertiz işlemindeki, ön alt kısmının hasarsız olarak tespit edildiği davacının, bu ekspertiz işlemi sonucu aracı satın aldığı09.08.2022 tarihinde, aracı kiracısı tarafından kiralandığı gün, ---------- servisinde yaptırdığı, kiralayana karşı sözleşme sorumluluğu sebebi ile hasar tespitine istinaden herhangi bir fotoğraf, hasar tespiti vb belgelerin Dava dosyasına sunulmadığı 01.12.2022 tarihinde, araç 19.348 kilometrede ikeıı----------- servisi tarafından yapılan periyodik bakıma istinaden düzenlenen --------- numaralı faturada, davaya konu arıza bildirimlerinin bahsinin olmadığı, sadece yağ ve kontrol bakımı faturası düzenlendiği 22.03.2022 tarihinde, davacı tarafından iddia edilen ve 05.08.2022 tarihinde bedelsiz olarak garanti dahilinde giderilen klima arızası dışında, hararet ve ön alt kısımda bulunan turbo intereooler radyatör ile klima kompresör değişim onarımları yapılması sebepleri ile Aracın, satış tarihinde davalı tarafından davacıya ayıpsız olarak teslim edildiği, satışı sonrası, klima soğutmuyor şikayetinin bedelsiz olarak giderilerek aracın davacıya teslim edilmesi sebebi ile davalının 2.el garanti yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davaya konu 81.300,16 TL onarım faturasından ve onarım sebebi ile meydana geldiği iddia edilen 18.775,00 TL değer kaybı iddiasından davalı tarafından sorumlu olmadığı..." şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır.6098 sayılı TBK’nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.”TTK. m. 23/c hükmü, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” düzenlemesini, TBK. m. 223 hükmü ise; “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” düzenlemesini içermektedir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflara arasında --------- plakalı aracın ikinci el olarak satışı konusunda ticari satım sözleşme ilişkisi mevcuttur. Yukarıdaki açıklamalar da dikkate alındığında ticari satışlarda satıcının ayıptan dolayı sorumluluğu TTK 23 ve TBK 219 ve devanı maddelerine göre belirlenmelidir. Davacının ayıp iddiasının mahiyeti gereği gizli ayıp iddiası olduğu, bu nedenle davacının gizli ayıbı öğrendikten sonra derhal satıcıya ihbarda bulunduğu iddiası kabul edilerek esasa ilişkin hususların incelenmesine geçilmiştir. Araç satış sözleşmesi düzenlenmeden önce eksper raporu alınmış ve eksper raporundaki belirlemelere göre davacı aracı satın almıştır. Öncelikle araçta başka ayıpların varlığını iddia eden davacının ayıbın varlığını ispat etmesi gerekmektedir. Davacı taraf her ne kadar aracın alttan hasarlı olarak satıldığını iddia etmiş ise de, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, araç 29.07.2022 tarihinde 10.217 kilometrede satın alınmış olup, 22.03.2023 tarihinde 22.644 kilometrede iken tamire girmiştir. Davacının iddia ettiği gibi aracın satışı esnasında alttan darbe alması nedeniyle ayıplı olması halinde yaklaşık sekiz ay boyunca 12.427 kilometre yol katetmesi mümkün değildir. Yine dava konusu aracın 01.12.2022 tarihinde 19.348 kilometrede iken serviste olağan yağ bakımının yapıldığı, bu bakım esnasında da herhangi bir arıza bildiriminin olmadığı, aracın bakımdan sonra kullanılmaya devam edildiği anlaşılmıştır. Davacının klima soğutmamasından kaynaklı davalı başvurusu üzerine davalının 05.08.2022 tarihinde bedelsiz olarak garanti dahilinde yapmış olduğu tamir haricinde davalının başka bir işleminin olmadığı, bu tamir işleminin davalının aracın alttan aldığı hasarı kabul ettiği anlamına gelmeyeceği, aracın davalının ve kiracısının kullanımında iken alttan hasarlanmış olabileceği, davacının ayıplı ifayı ispat edemediği kanaatine varılmış, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından yatırılan 1.709,04 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.093,64TL 'nin karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine,
5-Davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden davalı vekili için AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/03/2025