T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/715 Esas
KARAR NO: 2025/162
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 19/03/2021
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/09/2019 tarihinde davalı adına trafiğe tescilli olan ---------- plakalı araç sürücüsü ---------- sevk ve idaresinde iken dava dışı müvekkili şirket sigortalısının sevk ve idaresindeki ------------ plakalı araca çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada davalı şirketin aracının sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, araç sahibi davalının KTK m.85/1 hükmü gereği araç kullanan ile birlikte oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, zarar gören--------- plakalı araç müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olduğundan zararının karşılandığını, müvekkili şirketin ödediği meblağın rücuen tahsili istemiyle davalıya yapılan talebin reddedildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalı aleyhine -----------İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve davalı adına kayıtlı mallar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri, vekalet ücreti, AAÜT md16/2/a gereği arabuluculuk vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacağın varlığını kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket merkezinin ----------- adresinde bulunduğunu, bu nedenle--------- Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, hiçbir sorumluluğu ve yetkiyi kabul anlamına gelmemek üzere, kazada müvekkili şirketin mülkiyetindeki aracın kusurlu olduğu düşünülse dahi müvekkili şirketin meydana gelen zarardan doğrudan mesul tutulamayacağını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.3.maddesi kapsamında araçların üçüncü kişilere verdiği zararları aracı sigorta ettiren sigorta şirketlerinin karşılamak zorunda olduğunu, söz konusu kaza kapsamında meydana gelen zararın tazmini için önce müvekkili şirket aracını sigorta ettiren ----------Ş.'ye başvurulma zorunluluğunun olduğunu, davacının bu sorumluluğu yerinde getirmeksizin müvekkili aleyhine icra takibi yoluna başvurduğunu belirterek, davanın müvekkili şirket aracının sigortacısı olan ----------- ihbar edilmesini, müvekkili şirketin aracının kazanın olduğu tarihte araç kiralama sözleşmesiyle kiracı ---------- zilyetliğine, kiracının kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere yasaya ve sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğini, bu nedenle kiracının kaza kapsamında işleten olarak sorumlu olduğunu belirterek, öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın esastan reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ----------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, dava ikame edilmeden önce müvekkili şirket’e herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem ---------- Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 5.471,13 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. ----------- sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderildiği yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, 21/09/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında aracı zarar gören dava dışı sigortalısına araç hasar tazminatı ödeyen kasko sigortacısı davacı şirketin, halefiyet hakkına dayalı olarak diğer aracın işletenine rücu edebileceği tazminat varsa tutarı, rücu edilebilecek gerçek zarar tutarı, kazadaki kusur oranları konularında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesi gereğince rücuen tazminatın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.Halefiyet ilkesi doktrinde ''zarar gören sıfati ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı herhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkı ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali'' şeklinde tanımlanmıştır.2918 sayılı KTK'nın 88/1 maddesinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” şeklinde düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluk, zarara birden çok kişinin birlikte neden olması veya çeşitli nedenlere bağlı olarak birden çok kişinin aynı zarardan sorumlu bulunmaları halini ifade etmektedir. Trafik kazasında sürücü haksız fiil faili olarak TBK 49. madde ve ayrıca işleten 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 inci maddesi gereğince, işletenin sorumluluğunu üstlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi ise yine aynı kanunun 91 inci maddesi gereğince sorumludur. Zarar gören veya onun halefi sıfatıyla zararı talep edenler davalarını müteselsil borçlulardan yalnız birine veya hepsine karşı yöneltebilir. TBK'nın 163 üncü maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir” denilmek suretiyle zarar görene seçimlik bir hak verilmiştir.Her ne kadar, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3. maddesinde rücu talebinin öncelikle trafik sigortacısına yöneltilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, müteslsil sorumlukluk kanunla düznelenmiş olup, idarenin düzneleyici işlemi ile sadece ZMMS’nin sorumluluğuna ilişkin düzenleme ile bu müteselsil sorumluluk kaldırılamaz. Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, mahkememiz 13/06/2024 tarihli 2 nolu ara kararı gereği, dosyanın makine mühendisine tevdi edilerek uyuşmazlık konusunda rapor hazırlanmasına karar verildiği, 25/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "-------- plakalı aracın %50 oranında diğer araç olan ---------- plakalı aracında %50 oranında kusurlu bulunduğu, ----------- plakalı aracın hasar bedeli 10.121,20 TL x 0,50 =5.060,60 TL olarak hesaplandığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller bilikte değerlendirildiğinde; davacının ----------- plakalı aracın Kasko sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, 21/09/2019 tarihinde davalı adına tescilli olan ------------ plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücülerin kusur oranının belirlenmesi gerektiği, ancak ışıklı kavşakta her iki tarafında kendisine yeşil ışık yandığı şeklinde beyanlarına karşılık dosyada hangi tarafa yeşil ışık yandığına yönelik delil bulunmadığı, bu nedenle kazanın oluşumunda her iki sürücününde eşit kusurlu olduğunun kabul edildiği, davacının sigortalısı olan ------------ plakalı araçta 10.121,20 TL hasar meydana geldiği, davalının bu hasarın yarısından sorumlu olduğu, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, bu nedenle icra takibindeki işlemiş faizin talep edilebileceği, davalı her ne kadar aracın kiraya verilmesi nedeniyle işleten sıfatının olmadığını savunmuş ise de, sunulan kira sözleşmesinin kısa süreli olduğu, davalının işleten sıfatının kalkmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; ----------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- E. sayılı icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 66,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 549,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 66,08 TL peşin harcın toplamından oluşan 125,38 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 3.811,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 5.471,13 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde kendilerine iadesine,
8-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca----------- karşılanan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, miktar itibariyle KESİN olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 20/02/2025