T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/684 Esas
KARAR NO: 2025/161
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/09/2023
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01.02.2019 tarihinde --------- imzalandığını, --------- Digital Mobile Radio kelimelerinin kısaltması olup, uzak mesafe iletişimine imkan sağlayan sayısal telsiz sistemi olduğunu, bu sözleşme kapsamında, müvekkili şirketin ----------- tarafından uygunluk verilen ve her iki tarafça da uygun görülen noktalara sistem kurduğunu ve kurulum sonrası hizmet verdiğini, verilen hizmet karşılığı fatura düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak, davalının --------- çeşitli bölgelerinde bulunan grup şirketlerine ve talep ettiği 32 noktada telekomünikasyon hizmeti verildiğini ve bu hizmet karşılığında davalının grup şirketlerine fatura düzenlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken davalı tarafça keşide edilen ------------ Noterliğinin 11.11.2022 tarih ve----------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile anılan sözleşmenin 01.02.2023 tarihinde sonlanacağının müvekkiline ihtar edildiğini, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin “süre” başlıklı maddesinde “...süre bitiminden 3 ay önce taraflardan biri fesih veya değişiklik yazılı talebinde bulunmadığı sürece sözleşme aynı şartlarda, | yıl daha uzar” hükmünün yer aldığını, davalı tarafça keşide edilen ihtara karşı, müvekkili şirketçe, ----------- Noterliğinin 21.11.2022 tarih ve ------------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesih bildiriminin kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin süre başlıklı hükmü ile sözleşmenin feshi için 3 ay önceden ihtar şartının zorunlu olduğunu, sözleşmeye ve sözleşmede belirtilen süreye uymayan fesih bildiriminin geçersiz olduğunun ihtar edildiğini, bunun üzerine davalı tarafça --------- Noterliğinin 20.01.2023 tarih ve ----------- yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız ve tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı tarafça ---------- Noterliğinin 30.01.2023 tarih ve ------------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile erken ve haksız feshin bir kez daha tekrar edildiğini, fesih bildiriminin sözleşmeye aykırı olması nedeniyle, davalı tarafın tek taraflı ferih iradesini içeren 01.02.2023 tarihine kadar davalı tarafa hizmet verilmeye, faturalar kesilmeye devam edildiğini, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı şekilde tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesinin müvekkili şirketin zararının doğmasına sebep olduğunu, müvekkili tarafından verilen----------- hizmetinin kısa süreli değil, 10 yıl ve üstü yıllar boyunca süren sözleşmeler olduğunu, müvekkili şirketin sistem kurulum, bakım onarım ve sistemin kaldırılmasına ilişkin iş ve işlemlerinin hepsinin belirli düzen içerisinde yürütüldüğünü, davalının erken feshi sebebiyle 32 noktada kurulan sistemlerin kaldırılması, cihazların taşınması ve muhafazası gibi sorunların doğduğunu, bu sorunlarında müvekkilinin maddi zararına sebep olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “Tarafların Yükümlülükleri” başlıklı maddede “------------, ... 32 noktada repeater sistemin kurularak çalıştırılmasını, ... kurulacak sistemin sürekliliği için, 7 gün 24 saat ulaşılabilecek personel sağlanmasını, sistemde meydana gelebilecek sorunlara 24 saat içerisinde müdahale edilerek, giderilmesi ve yedeklenmesini ... kabul ve taahhüt eder” denildiğini, benzer şekilde sözleşmenin “Servis ve Bakım Hizmeti” başlıklı maddesinde, “----------- kurulu olan telsiz sistemlerinin 9610'u kadar yedek parça bulunduracaktır” denildiğini, görüldüğü üzere sözleşmeye konu işin 7 gün 24 saat kesintisiz hizmeti ve yedek parça bulundurmayı içerdiğini ve bu hizmetin deneyimli personel, teknolojik ekipman ve başarılı lojistik ağ gerektirdiğini, bu tarz sözleşmelerin adeta kişiye özel nitelikte olup, ciddi yatırımlar yapıldığını, müvekkili şirketçe bu hizmetin, eksiksiz ve kusursuz şekilde davalıya sunulduğunu, müvekkili şirketçe, davalı tarafla aralarındaki sözleşmenin devam edeceği düşünülerek, hizmet için ekip ve ekipman tahsis edildiğini, bu ekip ve ekipman için yapılan masrafların, uzun yıllar içerisinde kendisini amorti ettiğini, ancak davalı tarafça sözleşme süresince elde edilen gelir daha yapılan harcamaları karşılamadan sözleşmenin feshedildiğini, dolayısıyla müvekkilinin uyuşmazlığa konu sözleşmenin devam ettiği durumda elde etmeyi beklediği kazançtan mahrum kaldığını, davalının haksız fesih sebebiyle müvekkili şirketin doğan zararının belirlenmesi için bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “Cezai Şart” başlıklı maddesinde de görüleceği üzere, davalı tarafın haksız fesih için davalıya cezai şart hükmedilmemiş olup, bu cezai şartın hizmetin henüz verilmemiş/verilemeyecek bölümüne tekabül eden kısım olduğunu, başka bir deyişle, davalı tarafın tek taraflı iradesi ile fesih tarihi olarak kabul edilen 01.02.2023 tarihinden, sözleşmenin devam etmesi gereken 01.02.2024 tarihine kadar | yıl boyunca ödemesi gereken bedel kadar cezai şart ödemesi gerektiğini beyanla, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsiline, sözleşme gereğince belirlenmiş olan cezai şart adına, bu aşamada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderler ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin süresi içerisinde ve sözleşmeye uygun şekilde fesih hakkını kullandığını, davacının feshin geçersizliğine ve bu sebeple zarara uğradığı yönündeki iddialarına itibar edilemeyeceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “süre” başlıklı ilgili maddesinde belirtildiği üzere 341 yıllık olarak 01.02.2019 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin 3 yıl yürürlük süresinin 01.02.2022 tarihinde bittiğini ve sözleşme hükmüne göre değişiklik talebi olmadığı için | yıl daha uzadığını ve bu sürenin de 01.02.2023 tarihinde sona erdiğini, bir başka ifade ile davacıya ihtar gönderilmesine dahi gerek olmaksızın sözleşmenin kendiliğinden 01.02.2023 tarihinde sonlanmış olduğunun açık olduğunu, davacının davalının gönderdiği 11.11.2022 fesih bildirimine ilişin ihtarnameye cevaben ----------- Noterliğinin ----------- yevmiye nolu 21.11.2022 tarihli ihtarname keşide ederek, fesih tarihinin en geç 01.11.2022 olduğu iddiasını ileri sürdüğünü, davacının ilgili sözleşme maddesini yanlış yorumladığını ve sözleşmenin devam ettiği yanılgısına düştüğünü, fesih bildirimi yönünde hareket etmeyeceğini beyan eden davacıya ----------- Noterliğinin ------------ yevmiye nolu ve 20.01.2023 tarihli ihtarnamenin ile hem sözleşme hem de yasa kaynaklı fesih haklarını kullanmış olduklarını bir kez daha davacıya bildirdiklerini, aynı ihtarname ile davacıya ilgili mevzuat gereği müvekkili tüketicinin fesih hakkına aykırı olarak hizmet sunmaya devam etmesi halinde mevzuat gereği idari para cezası yaptırımına tabi olduğunun, fesih edimlerinin yerine getirilmemesi halinde mülkiyet hakkı dahil olmak üzere taraflarına hiçbir hak ve sorumluluğun yöneltilemeyeceğinin, davacının yükümlülüğünde olan sistem, frekans, telsiz cihazlarına vb. Fesih edimlerine yönelik 31.01.2023 tarihine kadar fesih işlemlerinin bitirilmesi, fesih işlemlerinin yapılmaması halinde uğranılacak her türlü müspet ve menfi zararlar dahil maddi ve manevi zararların davacıya yükleneceğinin ihtar edildiğini, davacıya 20.01.2023 tarihinde gönderilen ihtar sonrasında, Kapalı Elektronik Posta üzerinden “haksız feshedilen sözleşme ve haksız iade edilen faturalar hakkında ihtarımızdır” konulu ve 25.01.2023 tarihli yazısını davalı ve dava dışı şirketleri olan -----------Ş., ------------Ş., ------------Ş., -----------Ş.,---------Ş., ----------Ş., ------------Ş., -------------Ş. ve -----------Ş.'yi muhatap olarak belirterek ilettiğini, söz konusu yazı ile dava dışı dağıtım şirketleri tarafından davacıya iade edilen faturaların bedellerinin ayrı ayrı belirtildiğini ve ilgili faturaların müvekkili şirket tarafından kabulünün talep edildiğini, davacının feshin geçersizliği iddiasına dayanarak ayrıca | yıllık sözleşme bedelinin cezai şart olarak ödenmesini talep ettiğini, burada zarara uğradığını iddia eden ve fakat bedellerini kalem kalem yazan davacının iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını ve bu durumda da davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin fesih beyanının hem sözleşmeye hem de yasal Mevzuata uygun olduğunu, feshin erken olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, zarara uğradığını iddia eden davacının hangi gerekçelerle zarara uğradığını ispat edemediğini, davacının sözleşmeye aykırılık sebebi ile cezai şartın ödenmesi gereğini ileri sürmüş ise de, işbu mesnetsiz iddianın kabulünün mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle; kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağına ilişkin alacak davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesi nedeni ile davacının kar mahrumiyeti ve cezai şart tazminatı talep edip edemeyeceği hususunda uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, mahkememiz 01/02/2024 tarihli duruşma 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın mali müşavir ve borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, dosyanın bilirkişilere verildiği, 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..tarafların ticari defterlerinin incelendiği, davacının cari hesap olarak bir alacağının bulunmadığı, taraflar arasında, 15/11/2018 tarihinde yürürlüğe giren ve 01/02/2019 tarihinde imzalanan ---------- Sözleşmesi bulunduğu, yapılan mali incelemede mahkemece sözleşmenin bir yıl daha uzaması yönünde hüküm kurulması halinde davacının cezai şart açısından 1.346,255,00 TL talep edebileceği, kar kaybının bu aşamada tespit edilemediği, davacının 50.000,00 TL yoksun kalınan kazanç ve 30.000,00 TL cezai şart talebinde bulunduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraflarca rapora karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, raporun denetime elverişli olması sebebiyle itirazların reddine karar verildiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin ıslah dilekçesine karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığı sözleşmenin davalı tarafından sözleşmede öngörülen sürelere uyularak feshedilip edilmediği noktasın toplandığı tespit edilmiş olup bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin incelenmesinde, sözleşmenin 15.11.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği, sözleşmenin düzenleme tarihinin ise 01.02.2019 tarihi olduğu belirtilmiştir. Sözleşmenin süre başlıklı kısımda " ... İmza tarihinden itibaren 3 (üç) yıl yürürlükte kalır ..." şeklinde düzenleme bulunmakta olup, 3 yıllık sürenin başlangıç tarihinin sözleşmenin düzenlendiği tarih olan 01.02.2019 olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Sözleşmede yürürlük süresi olarak 3 yıl öngörülmüş, ancak süre bitiminden en az 3 ay önce taraflardan birinin fesih bildirimi yapmaması halinde 1 yıl daha uzayacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin normal bitiş tarihinin 01.02.2022 tarihi olduğu, bu tarihten en az üç ay önce fesih bildirimi yapılmadığı için sözleşmenin 01.02.2023 tarihine kadar uzadığı anlaşılmıştır. Sözleşmede uzayan bir yılın sonunda sözleşmenim yeniden uzayacağına dair bir hüküm bulunmamakta olup, sözleşmenin herhangi bir kısmında da bu anlama gelebilecek bir ibare bulunmamaktadır. Ayrıca sözleşmenin her yıl uzayacağına dair herhangi bir mevzuat hükmü de yoktur. O halde davacının fesih bildirimin süresinde olmaması nedeniyle sözleşmenin bir yıl daha uzadığına ilişkin iddiasına itibar edilmemiştir. Davalının ---------- Noterliği'nin 11.11.2022 tarih ve ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 01.02.2023 tarihi ile feshedileceğinin ve yeni döneme ilişkin sözleşmeyi devam ettirme taleplerinin olmadığının davacı tarafa açıkça ihtar edilmiş olduğu, sözleşmenin usulüne uygun şekilde feshedildiği, davacının herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından yatırılan toplam 1.366,20 TL peşin harç ile 22.478,35 TL tamamlama harcının toplamı olan 23.844,55 TL'den mahsubu ile artan 23.229,15 TL 'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine,
5-Davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden davalı vekili için AAÜT gereğince 207.475,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------ tarafından karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, gerekçeli kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 20/02/2025