T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/372 Esas
KARAR NO: 2025/50
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/05/2016
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ---------- eşi ve ---------- babası ----------- 08.01.2009 tarihinde ----------- plakalı ---------Ş'ye ait motosikletlerine yine -------- ait ---------- plakalı kamyonun çarması sonucu ağır yaralanarak hastaneye kaldırılmışsa da 23/12/2009 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin murisinin ZMSS poliçesindeki 150.000 TL'lik teminat kapsamında olan araçla kaza geçirdiği kazadan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğundan 150.000 TL'lik teminat bedelinin karşılanması gerektiğini, müvekkiller adına tüm maddi ve manevi alacakları hususunda davalıya ----------- Noterliği 16 Mart 2016 Tarihli ve ------------ Yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, fakat davalı murisin kazada % 100 kusurlu olduğu, bu nedenle hak sahibi olmadıklarını beyan etmişlerse de bu konuda yerleşik içtihatlar bulunduğundan kusurlu olsa bile hak sahiplerinin destekten yoksun kalma sebebi ile teminat bedelince ödeme yapılmasına yönelik olduğu, bu nedenle sigortanın talebi reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerinin kaza sonucu oluşan maddi ve manevi zararlarının tazmini için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, kaza nedeniyle cismani zarar nedeniyle tazminat istemlerinde zorunlu mali mesuliyet sigortalarından doğan uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkil ----------- kendisinin ve çocuklarının masrafını karşılayacak maddi imkanı bulunmadığını, yaşanan bu kazadan sonra müvekkiller mağdur olduğunu, ihtiyaçlarını çevredeki komşuları tarafından karşılandığından yargılama gideri ve mahkeme harçlarını karşılayabilecek durumları olmaması nedeniyle adli yardım taleplerinin kabul edilmesini, sonuç olarak; poliçe kapsamındaki teminat bedelinin fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 24/03/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 31/08/2023 tarihli ıslah dilekçesinde, 41.211,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının, temerrüt tarihi olan 31/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tashiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı beyan edilen ----------- plakalı aracın müvekkili tarafından ZMSS Poliçesi ile sigortalandığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazlarının abulü ile davanın bu yönüyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ZMMS genel şartları A.6. maddesi ereği; hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, ilgililerin, sigortalının sorumluluk riski apsamında olmayan tazminat talepleri, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski apsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı aleplerinin teminatın dışında kaldığını, müvekkil şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve igortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, trafik sigortası, kazadan zarar gören üçüncü şahısları koruma altına aldığını, davacı yan taleplerinin teminat dışı olduğu hususunun tespitini talep ettiklerini, dava konusu kazanın eydana gelmesinde araç işleteninin herhangi bir kusuru bulunmadığını, araç işleteninin kazanın meydana gelmesine etkisi olan herhangi bir eylemi bulunmadığı gibi, mevcut olmayan bir eylemle kaza yahut zarar arasında illiyet bağı da bulunmadığını, davacıların destekten yoksun kalma taleplerinin dayanağı kendi uğradıkları bedensel bir zarar değil; sürücünün bedensel zararının tazmini noktasında olduğunu, kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini, kusur durumu belirlendiğinde dosyanın hesaplama amacıyla, aktüeryal rapor hazırlanabilmesi için uzman bilirkişiye verilmesini, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini, maluliyet raporu, kusur raporu ve nüfus kaydı olmadan hesap yapılamayacağı göz önüne alındığında, hali hazırda ödeme yapılamaması müvekkil şirketin kusuru olmadığını, bu nedenle temerrüt tarihinde bu hususların dikkate alınmasını, kazaya karışan araç ticari olmadığı gibi, araç sahibi de tacir olmadığını, müvekkil KTK gereği sigortalıya halef olduğundan ticari faiz taleplerinin de reddi gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle zamanaşımı itirazları gereği davanın reddine; müteveffanın kendi kusuruyla kendi ölümüne yol açması TCK kapsamında suç olarak düzenlenmediğinden ceza zamanaşımı uygulanamayacağının tespitine, davacı yanın işletene karşı dava hakkı olmadığından, KTK md.85, 91 ve 93 gereği işletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkil şirketin sorumluluğu doğmayacağından husumet itirazımızın kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, her halde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle,Muris -----------, 08/01/2009 tarihinde ------------Ş'deki görevi dolayısıyla kullandığı ---------- plakalı ----------Ş. Adına kayıtlı bulunan motosikletle yine ---------- ait ---------- plakalı ----------- sevk ve idaresindeki kamyonun çarpması sonucu ağır biçimde yaralanarak hastaneye kaldırılmış ve 23/12/2009 tarihinde hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin sigorta şirketinden 150.000,00 TL teminatın ödenmesi hususunda başvuruda bulunduğunu ancak sigorta şirketi murisin %100 kusurlu olması sebebiyle müvekkillerinin hak sahibi olamayacaklarını beyan ettiğini, aynı zamanda dava kaza nedeniyle ------------ Esas sayılı dosyasında ava açıldığını, açılan davanın halen derdest olduğunu, ilgili dosyada ıslah dilekçesinden sonra alınan bilirkişi ek raporunda hesaplanan ek alacağı için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, dava konusu ve tarafları aynı olan işbu davanın ----------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizce verilen --------- Esas ----------- karar sayılı kararı: "...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve ATK raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacılar desteğinin 08/01/2009 tarihinde meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesi uyarınca yansıma yolu ile zarar gören desteklerin talep edebileceği tazminat taleplerinin desteğin kusuru oranında kaldırılabileceği, nasıl ki desteğin müterafık kusuru oranında (örneğin alkollü araç kullanan kişinin aracına bilerek binme, motorlu araç kullanırken kask takmama gibi ) yerleşmiş Yargıtay içtihatları uyarınca %20 indirim yapılması gerekiyorsa, tam kusur halinde destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmemesi gerektiği anlaşılmış, ----------- sayılı ilamının benzer mahiyette olduğu görülmüş, hal böyle olunca davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."İstinaf yolu açık olmak üzere davanın reddine karar verilmiştir ---------- sayılı ilamı ile;"Somut olayda kaza 03/01/2009 tarihinde meydana gelmiştir. Yeni genel şartlar 01.06.2015 tarihinde, Karayolları Trafik Kanununun 92. maddesinde değişiklik yapan yasa ise 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kazanın oluşumunda ATK'dan alınan kusur raporuna göre destek -----------, tam kusurludur. Desteğin sevk ve idaresinde ki motosikletin, kaza tarihi itibariyle geçerli trafik sigortası bulunması nedeni ile davalı aleyhine dava açılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Yeni Genel Şartlar hükümlerinin, dava konusu olayda uygulanması mümkün olmadığı, davacıların, mirasçı olarak değil, zarar gören 3. kişi konumunda bulundukları, bu nedenle desteğin kusurunun, davacılara yansıtılamayacağı, destekten yoksunluk zararını davalı taraftan talep edebilecekleri anlaşıldığından davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir" şeklindedir.
Bilirkişi Raporu:
Mahkememizce istinaf kaldırma kararı üzerine dava ------------ Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce alınan 05/04/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,
" 1 – 08.01.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında 23.12.2009 tarihi itibariyle vefat eden ----------- destekten yoksun kalan eşi ---------- 21.07.2017 tarihinde yeniden evlenmiş olması nedeniyle bu davacı hakkında 21.07.2017 tarihine kadar destek tazminatı hesaplaması yapıldığı,
2- Dosyaya sunulan belgeler arasında bulunan ------------ Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.05.2015 tarih ---------- sayılı inceleme raporunda; dava konusu trafik kazasının 5510 sayılı kanunun 13. Maddesinin A fıkrasının b bendi uyarınca iş kazası olduğunun tespit edildiği, dosya içerisinde davacılara ---------- tarafından rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığına ilişkin belge tespit edilemediği,
3- Davacı ------------ için TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve Prograsif Rant hesaplama tekniği ile yapılan tazminat hesaplamasında toplam 24.425,78 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı,
4- Davacı ------------ için TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve Prograsif Rant hesaplama tekniği ile yapılan tazminat hesaplamasında toplam 85.423,11 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı,
5- ------------ plakalı aracın 17.03.2008-7.03.2019 vadeli ------------ nolu Karayolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi -----------Ş. Tarafından yapıldığı, 08.01.2009 kaza tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı Genelgesi ile belirlenen kişi başı ölüm poliçe teminat limiti 150.000,00 TL ile sınırlı olduğu,
6- Davacılar tarafından davalı sigorta şirketine ----------- Noterliğinin 16.03.2016 tarih ve ------------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile başvuru yapıldığı, ihtarnamenin 18.03.2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere KTK 99. Maddesine göre tebliğden itibaren 8 iş günü 31.03.2016 tarihi itibariyle sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı"
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizce alınan 07/12/2023 tariihli ek raporun sonuç kısmında,
" 1 – 08.01.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında 23.12.2009 tarihi itibariyle vefat eden ----------- destekten yoksun kalan eşi ----------- 21.07.2017 tarihinde yeniden evlenmiş olması nedeniyle bu davacı hakkında 21.07.2017 tarihine kadar destek tazminatı hesaplaması yapıldığı,
2- Dosyaya sunulan belgeler arasında bulunan -----------Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.05.2015 tarih ------------ sayılı inceleme raporunda; dava konusu trafik kazasının 5510 sayılı kanunun 13. Maddesinin A fıkrasının b bendi uyarınca iş kazası olduğunun tespit edildiği, ------------ Müdürlüğünün ----------- sayı ve 17.07.2023 tarihli yazı ve eklerinde; -------- için; İlk Peşin Sermaye Değeri, 72.640,02 TL olduğu evlenme tarihine kadar toplam 42.258,59 TL fiili ödeme yapıldığı, ------------ için ise İlk Peşin Sermaye Değeri, 21.378,33 TL olarak hesaplandığının belirtildiği,
3- --------- tarafından --------- ve --------- ödenen/ bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin, kazanın meydana gelmesinde işverenin veya üçüncü şahsın kusurunun bulunmaması nedeniyle ------------ tarafından rücuya tabi gelir olarak değerlendirilemeyeceği, ------------- Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.05.2015 tarih ----------- sayılı raporunun sonuç bölümünde bağlanacak gelir açısından 5510 sayılı kanunun 21. Maddesinin 5 fıkrasının dikkate alınması gerektiği belirtildiği, kazanın meydana gelmesinde kurum sigortalısı Muris Mehmet Arı’nın tam kusurlu olması nedeniyle 5510 sayılı kanunun 21 md. 5 fıkrasına göre Kurumun rücu hakkının bulunmadığı, Borçlar Kanunu 55 maddeye göre, rücuya tabi olmayan --------- ödemelerinin tazminattan indirilemeyeceğinin belirtildiği, tespitler bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda ------------- tarafından yapına ödemelerin, hesaplanan
tazminattan indirilmeyeceği kanaatine ulaşıldığı, bu hususta hukuki takdir ve değerlendirmenin sayın
mahkemeye ait olacağı,
4- Rapor tarihi itibariyle güncel asgari ücretler üzerinden yeniden tazminat hesabı yapılarak sayın mahkemenin takdirine sunulduğu,
4.a - Davacı ------------- için TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve Prograsif Rant hesaplama tekniği ile yapılan tazminat hesaplamasında toplam 24.425,78 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, bu tutardan -------------- rücuya tabi olmayan Peşin Sermaye değerli gelirin indirilmediği,
4.b- Davacı ------------ için TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve Prograsif Rant hesaplama tekniği ile rapor tarihi itibariyle yapılan tazminat hesaplamasında toplam 100.705,71 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, bu tutardan --------------- rücuya tabi olmayan Peşin Sermaye değerli gelirin indirilmediği,
5- ------------ plakalı aracın 17.03.2008-7.03.2019 vadeli ------------ nolu Karayolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi -------------Ş. Tarafından yapıldığı, 08.01.2009 kaza tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı Genelgesi ile belirlenen kişi başı ölüm poliçe teminat limiti 150.000,00 TL ile sınırlı olduğu,
6- Davacılar tarafından davalı sigorta şirketine ------------ Noterliğinin 16.03.2016 tarih ve ----------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile başvuru yapıldığı, ihtarnamenin 18.03.2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere KTK 99. Maddesine göre tebliğden itibaren 8 iş günü 31.03.2016 tarihi itibariyle sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı"
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizce alınan 28/02/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,
1 – 08.01.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında 23.12.2009 tarihi itibariyle vefat eden ----------- destekten yoksun kalan eşi ----------- 21.07.2017 tarihinde yeniden evlenmiş olması nedeniyle bu davacı hakkında 21.07.2017 tarihine kadar destek tazminatı hesaplaması yapıldığı,
2- Dosyaya sunulan belgeler arasında bulunan ----------- Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.05.2015 tarih ---------- sayılı inceleme raporunda; dava konusu trafik kazasının 5510 sayılı kanunun 13. Maddesinin A fıkrasının b bendi uyarınca iş kazası olduğunun tespit edildiği, ------------- Müdürlüğünün ----------- sayı ve 17.07.2023 tarihli yazı ve eklerinde; --------- için; İlk Peşin Sermaye Değeri, 72.640,02 TL olduğu evlenme tarihine kadar toplam 42.258,59 TL fiili ödeme yapıldığı, ------------- için ise İlk Peşin Sermaye Değeri, 21.378,33 TL olarak hesaplandığının belirtildiği,
3- ---------- tarafından ---------- ve ----------- ödenen/ bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin, kazanın meydana gelmesinde işverenin veya üçüncü şahsın kusurunun bulunmaması nedeniyle ----------- tarafından rücuya tabi gelir olarak değerlendirilemeyeceği, ---------- Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.05.2015 tarih ----------- sayılı raporunun sonuç bölümünde bağlanacak gelir açısından 5510 sayılı kanunun 21. Maddesinin 5 fıkrasının dikkate alınması gerektiği belirtildiği, kazanın meydana gelmesinde kurum sigortalısı Muris -------- tam kusurlu olması nedeniyle 5510 sayılı kanunun 21 md. 5 fıkrasına göre Kurumun rücu hakkının bulunmadığı, Borçlar Kanunu 55 maddeye göre, rücuya tabi olmayan ---------- ödemelerinin tazminattan indirilemeyeceğinin belirtildiği, tespitler bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda ----------- tarafından yapına ödemelerin, hesaplanan tazminattan indirilmeyeceği kanaatine ulaşıldığı, bu hususta hukuki takdir ve değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olacağı,
4- Rapor tarihi itibariyle 2024 yılı güncel asgari ücretler üzerinden yeniden tazminat hesabı yapılarak sayın mahkemenin takdirine sunulduğu,
4.a - Davacı ------------ için TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve Prograsif Rant hesaplama tekniği ile yapılan tazminat hesaplamasında toplam 24.425,78 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, bu tutardan ------------- rücuya tabi olmayan Peşin Sermaye değerli gelirin indirilmediği, sigorta poliçesi teminat limiti doğrultusunda poliçe teminat limitinden 24.360,42 TL talep edebileceği,
4.b- Davacı -------------- için TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve Prograsif Rant hesaplama tekniği ile rapor tarihi itibariyle yapılan tazminat hesaplamasında toplam 125.976,69 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, bu tutardan ------------- rücuya tabi olmayan Peşin Sermaye değerli gelirin indirilmediği, sigorta poliçesi teminat limiti doğrultusunda poliçe teminat limitinden 125.639,58 TL talep edebileceği,
5- ------------ plakalı aracın 17.03.2008-7.03.2019 vadeli ----------- nolu Karayolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi -----------Ş. Tarafından yapıldığı, 08.01.2009 kaza tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı Genelgesi ile belirlenen kişi başı ölüm poliçe teminat limiti 150.000,00 TL ile sınırlı olduğu,
6- Davacılar tarafından davalı sigorta şirketine ----------- Noterliğinin 16.03.2016 tarih ve ------------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile başvuru yapıldığı, ihtarnamenin 18.03.2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere KTK 99. Maddesine göre tebliğden itibaren 8 iş günü 31.03.2016 tarihi itibariyle sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığıYönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle 08/01/2009 tarihinde müteveffa ----------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç ile ---------- plakalı dava dışı ---------- sevk ve idaresindeki araçların karışmış oldukları trafik kazasında müteveffanın ölümü nedeniyle ----------- plakalı araç sigortacısına karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır.Birleşen Dava: 08/01/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müteveffanın ölümü nedeniyle ---------- plakalı araç sigortacısına karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı ek davasıdır. Tüm dosya Kapsamı ve hükme esas alınan 28.02.2024 tarihli Bilirkişi ek raporuna göre: göre: Asıl ve Birleşen davada, davacıların murisi ----------- plakalı motosiklet sürücüsü ----------- ile ------------ plakalı kamyon arasında 08.01.2009 tarihinde kaza sonrasında 23.12.2009 tarihinde vefatı ile ---------- destekten yoksun kalan eşi ---------- ve çocuğu ----------- tarafından aracın ZMMS sigorta poliçesini yapan sigorta şirketine karşı destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, ---------- sayılı raporunda; Maktül ---------- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, Sürücü ------------ kusursuz olduğu kanaatinin belirtildiği, ------------ sayılı 29.04.2022 tarihli istinaf ilamında “ ...Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusur davacıya yansıtılamayacaktır. Dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olması — desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir..." şeklinde kaldırma kararı verildiğinden davacıların ölenin kusurundan etkilenmeyeceği kabul edilmiştir. ------------ Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.05.2015 tarih ----------- sayılı inceleme raporunda; dava konusu trafik kazasının 5510 sayılı kanunun 13. Maddesinin A fıkrasının b bendi uyarınca iş kazası olduğunun tespit edildiği, ------------ Müdürlüğünün ----------- sayı ve 17.07.2023 tarihli yazı ve eklerinde; --------- için; İlk Peşin Sermaye Değeri, 72.640,02 TL olduğu evlenme tarihine kadar toplam 42.258,59 TL fiili ödeme yapıldığı, ----------- için ise İlk Peşin Sermaye Değeri, 21.378,33 TL olarak hesaplandığının belirtildiği,--------- tarafından ---------- ve ----------- ödenen/ bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin, kazanın meydana gelmesinde işverenin veya üçüncü şahsın kusurunun bulunmaması nedeniyle ----------- tarafından rücuya tabi gelir olarak değerlendirilemeyeceği, ------------ Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.05.2015 tarih ---------- sayılı raporunun sonuç bölümünde bağlanacak gelir açısından 5510 sayılı kanunun 21. Maddesinin 5 fıkrasının dikkate alınması gerektiği belirtildiği, kazanın meydana gelmesinde kurum sigortalısı Muris ------------ tam kusurlu olması nedeniyle 5510 sayılı kanunun 21 md. 5 fıkrasına göre Kurumun rücu hakkının bulunmadığı, Borçlar Kanunu 55 maddeye göre, rücuya tabi olmayan ------------ ödemelerinin tazminattan indirilemeyeceğinin belirtildiği, tespitler bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda ----------- Tarafından yapına ödemelerin, hesaplanan tazminattan indirilmeyeceği, 08.01.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında 23.12.2009 tarihi itibariyle vefat eden ---------- destekten yoksun kalan eşi ----------- 21.07.2017 tarihinde yeniden evlenmiş olması nedeniyle bu davacı hakkında 21.07.2017 tarihine kadar destek tazminatı hesaplaması yapıldığı anlaşılmıştır. 2024 yılı güncel asgari ücretler üzerinden yapılan hesaplama ile; Davacı------------ için TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve Prograsif Rant hesaplama tekniği ile yapılan tazminat hesaplamasında toplam 24.425,78 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, bu tutardan ------------- rücuya tabi olmayan Peşin Sermaye değerli gelirin indirilmediği, sigorta poliçesi teminat limiti doğrultusunda poliçe teminat limitinden 24.360,42 TL talep edebileceği,
Davacı ------------ için TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve Prograsif Rant hesaplama tekniği ile rapor tarihi itibariyle yapılan tazminat hesaplamasında toplam 125.976.69 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, bu tutardan ------------ rücuya tabi olmayan Peşin Sermaye değerli gelirin indirilmediği, sigorta poliçesi teminat limiti doğrultusunda poliçe teminat limitinden 125.639.58 TL talep edebileceği, Asıl davada; davacılar Vekili 29/11/2023 Tarihli Islah Dilekçesi İle, Davaya konu edilen 30.000,00 TL nin 100,00 TL si müvekkil -------- adına, 29.900,00 TL lik kısmı ---------- adına talep edildiği, ------------ için davanın 11.211,97 TL artırılarak ıslah edildiği, Birleşen davada; ----------- için 84.527,61 ve ---------- için 24.260,42 TL olmak üzere toplamda 108.788,03 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği,Davayı konu -------------- plakalı aracın 17.03.2008 başlangıc ve 17.03.2019 bitiş vadeli -------- nolu Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi -----------Ş. Tarafından yapıldığı, 08.01.2009 kaza tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı Genelgesi ile belirlenen kişi başı ölüm poliçe teminat limiti 150.000,00 TL ile sınırlı olduğu, tazminat talebinin poliçe kapsamında olduğu, Davacılar tarafından davalı sigorta şirketine ---------- Noterliğinin 16.03.2016 tarih ve ---------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile başvuru yapıldığı, ihtarnamenin 18.03.2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, KTK 99. Maddesine göre tebliğden itibaren 8 iş günü 31.03.2016 tarihi itibariyle sigorta şirketinin temerrüde düşeceği anlaşılmakla, Davanın Kabulüne, Asıl Davada; Davacı ------------ için 100,00-TL maddi tazminatın temerrüt Tarihi 31.03. 2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, Davacı ----------- için 41.111,97-TL maddi tazminatın temerrüt Tarihi 31.03. 2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,Birleşen Davada; Davacı ------------ için 24.260,42-TL maddi tazminatın temerrüt Tarihi 31.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, Davacı ------------- için 84.527,61,-TL maddi tazminatın temerrüt Tarihi 31.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-ASIL DAVANIN KABULÜNE,
a)Davacı ------------ için 100,00-TL maddi tazminatın temerrüt Tarihi 31.03. 2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
b)Davacı ------------ için 41.111,97-TL maddi tazminatın temerrüt Tarihi 31.03. 2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
c)Alınması gerekli 2.815,19-TL harçtan davacılar tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 191,47-TL ıslah harcı toplamı olan 619,07-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.196,12-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
d)Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 191,47-TL ıslah harcı toplamı olan 1.046,67-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
e)Davacılar tarafından sarfedilen toplam 5.444,10-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
f)Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacılar vekili için takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2-BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE,
a)Davacı ------------ için 24.260,42-TL maddi tazminatın temerrüt Tarihi 31.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
b)Davacı ------------ için 84.527,61,-TL maddi tazminatın temerrüt Tarihi 31.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
c)Alınması gerekli 7.431,31-TL harçtan davacılar tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 7.003,71-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
d-Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç toplamı olan 855,20-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
e-Birleşen dosyada birleştirme yapılmadan önce davacılar tarafından masraf yapılmadığından ve asıl dava yönünden masraflar hesaplandığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
f-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacılar vekili için takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/01/2025