T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/693 Esas
KARAR NO: 2025/8
DAVA: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ: 09/09/2024
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ----------, ----------- Sk. No:--------- ---------,----------- adresindeki esnaf işletmesi olan ve ticari işletme sınırları altında kalan iş yeri için davalının sunduğu elektrik aboneliği hizmetini ------------ müşteri numarasıyla aldığını, müvekkilinin işlettiği iş yerine 29.05.2024 - 26.06.2024 dönemi için ---------- sıra numaralı 28.932,6 TL tutarında elektrik faturası ve 26.06.2024 - 30.07.2024 dönemi için ------------ sıra numaralı 43.063,5 TL tutarında elektrik faturası gönderildiğini, müvekkilinin yukarıda adresine yer verilen ve 30 metrekare civarında alana sahip iş yerinde köfte, tost vb. hızlı tüketim yiyecekler üretip satma faaliyeti yürüttüğünü, müvekilinin elektrik tüketim alışkanlıkları ile işletmenin kapasitesi ve elektrik harcayan cihazlarında herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen bu tüketim miktarlarındaki olağanüstü 3 kat artış nedeniyle davalı tarafa sayacın kusurlu olması nedeniyle başvurmuşsa da hatalı rapor nedeniyle davalı tarafın bir kusuru olmadığı kanaatine varıldığını, müvekkilinin küçük işletmesinin günlük 200 kWh elektrik tükettiğini iddia etmenin mantık dışı olacağını, sonuç olarak, ödenmeyen kısımlar bakımından hatalı ölçüm nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti gerektiğinden arabulucuya başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını açıklanan nedenlerle müvekkilinin fatura ödemek zorunda bırakılması nedeniyle doğabilecek zararlar göz önüne alınarak teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve açılacak olan menfi tespit davasının sonuna kadar elektrik kesintisinin yapılmamasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle Menfi Tespit davasıdır. Görev dava şartı olup, Mahkemece her aşamada re'sen nazara alınması gerektiğinden, öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığını tartışmak gerekmiştir.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nisbi ticari davalar ise, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Eldeki davanın, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle dava, mutlak ticari dava değildir. Bu durumda işbu dava bakımından nisbi ticari dava koşullarının araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Mutlak ticari davalar; kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur. İşyeri olan her şahsın aynı zamanda tacir olduğu söylenemez. Tarafların, esnaf olup olmadığının araştırılarak görev hususununu değerlendirmek gereklidir.İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının hangi usulle defter tuttuğu (bilanço-işletme) yıllık mal alış satış miktarı, esnaf sınırını aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenmiştir. -------- Vergi Dairesi cevabında,
davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiş, 2024 Yılı ticari alış ve satış haddini aşmadığı (VUK 177.'e göre)görülmüştür.
6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, ---------- Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1). İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).
5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, --------- Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.Somut olayda; davacının tacir kaydının olmadığı, vergi dairesine yazılan müzekkereye göre de, esnaf sınırını aşan vergi mükellefi olmadığı, davalının tacir olmamasından dolayı davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, söz konusu alacağa yönelik davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-HMK.'nın 20. maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli----------- Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi gereği harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına,
4-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 09/01/2025