T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/846 Esas
KARAR NO: 2025/19
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/11/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- yılından itibaren davalı ila açık hesap olarak çalışıldığını, davalı ---açık hesap çalışılmasının teminatı olarak --- yevmiye no ile davalının annesinin üzerinde bulunan ------ no.lu niteliğindeki mesken olan taşınmaza ---bedelli ipotek konulduğunu, davalının riskleri artında aynı taşınmaz üzerine ----- numaralı taşınmaz üzerine -----ilave ile ipotek bedelinin 400.000 TL'ye çıkarıldığını, cari hesap ekstrelerinden belli olacağı üzere 2019 yılı ortalarına kadar çalışıldığını, daha sonra davalı ---- basiretli tacir ilkesine aykırı davrandığını ve ---- borcunu ödemediğini, davalı ---- borcun ödenmesi için----- yevmiye no.lu ihtarnamenin gönderildiğini, ihtara karşı davalı ve ipotek borçlusunun -------ihtarname ile itiraz ettiklerini, itiraz sonucunda davalılar aleyhine ------İpoteğin Paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattıklarını, takibe davalılar tarafından haksız itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, borçlulardan ayrı ayrı %20'den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına, alacağa icra takibi tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, yargılama giderlerinin davalı borçlular üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili -----davacı şirket ile yıllarca ticaret yaptığını, bu ticaret kapsamında davacı şirketten birçok defa mal alındığını ve karşılığında çek, senet, nakit gibi farklı ödeme yöntemlerinin yapıldığını, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, bu durumun birden farklı yönü bulunduğunu, ----- tarihinde şahıs şirketi kurduğunu, kurmuş olduğu şahıs şirketi üzerinden ---- şirketiyle birçok ticaret yaptığını, bu ticaretin belirtmiş oldukları gibi mal alıp verme üzerine olduğunu, ------ kurduğunu ve tüm ticaret ilişkilerinin ---- üzerinden devam ettiğini, ----tüm aktifleri ve pasifleriyle -----devredildiğini, bu durumun davacı şirket yetkililerine bildirildiğini,----- tarihinde ilan edildiğini ve tüm ticaretin bu yönde devam ettiğini, ancak gelinen noktada davacı şirketin, ------- alarak geçmişten kalan tüm ticaretin yönlerini müvekkillerine yansıtmaya çalıştığını, bahse konu borç iddiasından kesinlikle müvekkillerinin sorumlu olmayıp bir borç var ise de bu borcun muhatabının müvekkiller olmayıp------ olduğunu, dava konusu ipoteğin, azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteği olduğunu, TMK'nın 851 ve 881.maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktarın önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceğinin ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlanabileceğini, TMK'nın 875.maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan borcun toplam miktarının bu limiti aşmasının olanaklı olmadığını, bu nedenle her ne kadar alacaklı tarafın, asıl borcu, faizi, icra vekalet ücretini, takip masraflarını, kötüniyet tazminatlarını ve dava vekalet ücretini talep etse de bu durumun davada müvekkiller haksız çıksa dahi sorumluluk bedellerinin 100.000 TL ile sınırlı olduğunu, çünkü ipoteğin en başta bu bedel üzerinden konulduğunu, üst sınır ipoteği kurulurken akit tablosuna üst sınır belirlenmesi yapıldıktan sonra bu meblağa ilaveten denilmek suretiyle ilave yapma olanağının bulunmadığını, yapılsa da geçerli sayılmayacağını, bahse konu ipotekte, ilk etapta 100.000 TL'lik bir ipotek konulduğunu, sonrasında “İlave 300.000 TL” eklendiğini ve toplamda 400.000 TL'lik bir borç oluşturulduğunu, ancak Yargıtay içtihatı gereği ipoteğe sonradan ilave yapma olasılığının olmadığını, Davalı ----- davacı arasında birçok ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişkilerin gerek --- şahıs şirketi üzerinden gerek ----üzerinden yapıldığını, cari hesaplar incelendiğinde davacı yana ------ şirketi üzerinden birçok çek verildiği ve karşılığında mal alındığını, davacı ile davalı arasındaki en son ki ticari ilişkide verilen çeklere kaşın mal alım işleminin gerçekleşmediğini ve davacının iddia etmiş olduğu alacağın mahsup edildiğini, dönemde taraflar arasında bulunan güven ilişkisinden ve davalı------- nedeniyle tapuya gidilerek ipoteğin kaldırılması işlemlerinin gerçekleştirilemediğini, ancak davacının söz konusu borcun mahsup edilmemiş gibi göstererek davalı müvekkillere karşın işbu takibi ve davayı açtığını, öncelikle davacı firmanın ticari defterleri incelenerek borcun kaynağının tespit edilmesi ve gerekirse müvekkillerinin defterleriyle karşılaştırılması gerektiğini belirtmiş olup, öncelikle işbu davanın husumet eksikliği sebebiyle usulden reddine, mahkememin aksi kanaatte olması halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hukuki niteliği itibariyle; -----icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, dosyanın mahkememiz ----- nolu ara kararı gereğince tarafların defterlerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 29/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "....Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin -----yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.a.2.bölümünde açıklandığı üzere, davalı şirket tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından, usul ve hesap incelemesi yapılamadığı, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; 17.03.2023 icra takip tarihi itibariyle, davalı şirketten 254.819,95 TL alacaklı gözüktüğü, işbu alacağının, davacı şirketin defterlerinde sondan geriye doğru gidildiğinde, davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edilen; ------ bedelli çeklerin vadelerinde karşılıksız çıkmalarından kaynaklanmış olduğu, çeklerin karşılıksız çıkmasına ilişkin kayıtların tarafıma ibraz edilmiş olması ve çeklere karşılık ödemenin yapıldığına ilişkin dosya kapsamına sunulan herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, hukuki ve nihai değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin 254.819,95 TL tutarlı açık hesap alacağını talep edebileceği, davacı şirketin İpoteğin Paraya Çevrilmesi Talebine ilişkin dava dosyasına sunulan ipotek belgeleri ve davalı vekilinin ipotek bedelinin sonradan artırılamayacağı itirazına il hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu 1.771,76 TL tutarlı 2 adet ihtarname masrafi alacağına ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Ayrıca, davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, davacı şirketin kendi defterlerinde 254.819,95 TL alacaklı gözüktüğü, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren “...veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi...” madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı şirket tarafından, davalılara gönderilen -------- yevmiye no.lu ihtarnamesinde, alacaklarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin muhataba 10.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu sebeple alacağın 14.02.2023 tarihinde muaccel olduğu, bu kabule göre ---tarafından belirlenen avans faiz oranına göre takip öncesinde 2.326,54 TL faiz hesaplandığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.Davacı vekili tarafından 19/09/2024 tarihli duruşmadaki beyanında davalı tarafın borcunun tamamını ödemiş olduğunu, yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, davalı vekili aynı duruşma tarihli beyanında icra dosyasına ödeme yaptığını, dosyanın infazen kapatıldığını davanın konusuz kaldığını, karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesin şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Mahkememiz 19/09/2024 tarihli 1 nolu ara kararı gereği, -------- sayılı dosyasına müzekkere yazılarak dosyaya ödeme yapılıp yapılmadığı, dosyanın infazen kapatılıp kapatılmadığı hususunun sorulduğu, icra müdürlüğü 03/10/2024 tarihli müzekkere cevabı ile dosyanın infazen kapatıldığının bildirildiği anlaşıldı.
HMK 331. maddesi uyarınca, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine karar vereceği düzenlenmiştir. Eldeki davada; dava açıldıktan sonra davalı tarafından ödeme yapıldığı, icra dosyasının haricen tahsil ile kapatıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre; usulüne uygun tutulan davacı ticari defterlerinde, 17.03.2023 icra takip tarihi itibariyle, davalı şirketten 254.819,95 TL alacaklı gözüktüğü, işbu alacağının, davacı şirketin defterlerinde sondan geriye doğru gidildiğinde, davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edilen;-------çeklerin vadelerinde karşılıksız çıkmalarından kaynaklanmış olduğu, çeklerin karşılıksız çıkmasından dolayı çeklere karşılık ödemenin yapıldığına ilişkin dosya kapsamına sunulan herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacı şirketin 254.819,95 TL tutarlı açık hesap alacağını talep edebileceği, davalıların cari hesap borcu için ipotek borcu altına girdikleri, ipotek üst sınırının 400.000,00 TL olduğu ve alacağı kapsadığı dikkate alındığında davanın açılmasında davalı taraf kusurlu olup yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuş ve davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.Davacı vekilinin 09/01/2025 tarihli duruşmada alınan beyanında, icra dosyası infazen kapatılmış ise de %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Davanın zorunlu arabuluculuk sürecine tabi olduğu için taraflar ilk öncelikle arabulucu yoluna başvurmuş, dosyanın incelenmesinde arabulucu için------tarafından 3.200,00 TL ücret ödendiği tespit edilmiştir. Arabuluculuk ücreti de yargılama gideri kapsamında olduğu için, yargılama giderleri ile arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, alacağın cari hesaba dayalı likit bir alacak olduğu dikkate alınarak %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- Alacak likit olduğundan asıl alacak ve bilirkişi raporunda hesaplanan işlemiş faiz toplamı olan 257.146,49 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.705,07 TL harçtan mahsubu ile artan 4.089,67 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç toplamı olan 885,25 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen 4.786,50 TL bilirkişi ve tebligat masrafı ile 1.771,76 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 6.557,76 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Artan gider avansı bulunması ve talep etmesi halinde gider avansının yatıran tarafa iadesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 41.143,44 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca------- tarafından karşılanan 3.200,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin vekilinin yüzüne karşı, verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/01/2025