T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/500 Esas
KARAR NO: 2024/993
DAVA: Çek İstirdatı
DAVA TARİHİ: 02/07/2024
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan çek istirdatı davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi, --------- tekabül eden, seri haldeki 4 farklı emre yazılı çek, müvekkili olan ----arafından arkadaşı ara sıra alışveriş yaptığı--- isimli kişiye emaneten teslim edildiğini, çekleri emaneten elinde bulunduran ----çekleri çantasında bulundurduğunu ve ailesi ile birlikte iken eski eşinin kardeşi olan ------ kayınbiraderinin habersiz bir şekilde çekleri çantasından aldığını, kendisine söylenmesine rağmen çekleri iade etmediğini, bu çeklerin kötü niyetli 3. Kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiğini ve bu durumdan bir menfaatinin olduğunu, hatta ---- bedelli çekin haksız ve hukuka aykırı olarak 3.kişilerce muhatap bankaya ibraz edildiğini ve tahsil edildiğini, ----- haksız çek komisyonculuğu yaptığı ve daha önceden bu gibi durumlardan hüküm giydiği, sicilinin temiz olmadığı,----- ve çeki ibraz edenlerin kötü niyetli olduğunu, henüz tahsil edilmemiş olan çeklerin de tahsil edilmesi riskinin olduğunu, çeklerin emre yazılı çek niteliğinde olduğunu ve bu tür çeklerin ciro ve zilyetliğin devri yöntemiyle devrinin zorunlu olduğunu ancak ne keşideci ne de lehtar tarafından bir ciro olmamasına rağmen muhatap bankanın ciro zincirini kontrol etmeden 3. şahıslara ibraz ile ödeme yapmasının da hukuka aykırı olduğunu, bu konuda da ayrıca şikayette bulunulacağını, netice olarak çeklerin ibraz eden kimselere ödenmemesi yönünden öncelikli olarak teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat üzerinden ödemeden men yasağı kararı verilmesini ve muhatap bankaya bu durumun bildirilmesini akabinde ise söz konusu çekler hakkında kalıcı olarak ödemeden men yasağı verilmesini ve çeklerin iadesinin sağlanmasını arz ve talep etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ile duruşma davetiyesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle; çek istirdatı davasıdır.---müzekkere yazıldığı, bankanın ---- tarihli cevabında; "..bahsi geçen -------- numaralı çeklere ait talep edilen bilgi ve belgelerin araştırıldığı ve söz konusu çeklerin ----- numaralı çek hesabında karşılıksız çek olarak kayıtlı olduğunu,----- seri numaralı çekin banka sorumluluk tutarı olan ---- tarihinde ödenmiş olduğu, çekin karşılıksız kalan miktarı ---olduğun, çekin banka sorumluluk tutarı ----ödendiğini, ----- seri numaralı çekin banka sorumluluk tutarı olan ----tarihinde ödenmiş olup çekin karşılıksız kalan miktarı ---- Çekin banka sorumluluk tutarı----ödendiği, ---- numaralı çekin banka sorumluluk tutarı olan ---- tarihinde ödenmiş olup çekin karşılıksız kalan miktarı TL.80.730.-'dur. Çekin banka sorumluluk tutarı ------ kimlik numaralı ---- ödendiği, ------ seri numaralı çekin banka sorumluluk tutarı olan TL.9.270 TL 13.06.2024 tarihinde ödenmiş olup çekin karşılıksız kalan miktarı TL.75.730. dur. Çekin banka sorumluluk tutarı ----- ödendiği..." şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 792. Maddesi, “ Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup, anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir ------Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekmektedir. Somut olayda çeklerin son hamillerinin dava dışı ----- olduğu, davalı ---- dava konusu çeklerde cirosunun dahi bulunmadığı, bu durumda son hamil vasfı taşımayan davalı ---- husumet yöneltilmeyeceği anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan, dava açılırken yatırılan 704,50 TL den mahsubu ile artan 276,90 TL 'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde talep halinde artan gider avansının iadesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/01/2025