T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/996 Esas
KARAR NO: 2024/950
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 26/12/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 16/11/2023 tarihinde seyir halinde olan --------- ait ---------- sevk ve idaresinde ki ---------- plakalı minibüsün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolcu olarak bulunan müvekkillerinin desteği müteveffa ... yaşamını yitirdiğini, geriye annesi ... ve babası ... kaldığını, müteveffanın yolcu konumunda olduğunu ve hiçbir kusurunun bulunmadığını, davalıya iadeli taahhütlü usulde teminat limitleri dahilinde ödeme yapması hususunda ihtarname gönderildiği ve işbu ihtarname davalı yana 27/11/2023 tarihinde tebliğ edilmişse de 8 iş günlük yasal sürede dönüş yapılmadığı, açıklanan nedenlerden dolayı, davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada destekten yoksun kalma tazminatı talepli işbu davada müvekkilinin davalı konumunda olduğunu, dava konusu trafik kazasına karışan ----------- plaka sayılı araç müvekkili şirket tarafından sigortalı olduğunu, davacıların taleplerine ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava şartı olan başvurunun gerçekleşmediğini, kusura ilişkin itirazlarının bulunduğunu, her ne kadar müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmasa da aksi kanaat durumunda müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın davacılara destek olduğu hususun ve destekten yararlanma sürelerinin incelenmesi ve ispatlanmasın gerektiğini, müvekkili şirketin temerrütü söz konusu olmadığını, davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcı kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı, davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle, 16/11/2023 tarihinde davalı ... şirketinin sigortalısı maliki -----------, sürücüsü ---------- olduğu ---------- Plakalı minibüsün yaptığı trafik kazasında yolcu konumunda bulunan davacıların desteği olan ...'ın vefatı nedeniyle anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile açılan tazminat davasıdır. Kaza tespit tutanağı, davacı hakkında sosyal mali durum araştırma tutanağı, hastane kayıtları,----------- yazılan müzekkere cevapları, poliçe, hasar dosyası, ceza dosyası, kısmi ödemeye ilişkin icra dosyası, araç trafik kayıtları vs. tüm deliller toplanmıştır.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplanarak dosya içerisine eklendiği,----------- Soruşturma sayılı dosyasının incelemesinde, 27/11/2023 tarihli sorgulama tutanağında; "...---------- ile birlikte ------------ isimli iş yerinde çalışıyoruz. Şirkete ait ----------- plaka sayılı aracı çalışanlar olarak ara ara kullanmaktaydık. Kimin işi varsa o kullanmaktaydı. Normalde mesai bitiminden sonra biz şantiyede kalırız. Ancak olay günü tıraş olmak için ---------- geldik. Tıraştan sonra ----------- bira içelim diye teklifte bulundu. Biz de ilk başta marketten aldığımız biraları içtik. Daha sonra çukur bar diye bilinen yere gittik ikişer bira daha içtik. Aşırı sarhoş değildik kendimiz gidebileceğimizi düşündük. Kaldığımız bekar evine doğru yola koyulduk. Aracı ben kullanıyordum. Aracı arada ------------ kullanırdı ama o gün ben kullanıyordum. Eve dönüş yolunda --------- geldiğimizde önüme kedi ve ya köpek olduğunu tahmin ettiğim ancak tam olarak ne olduğunu görmediğim bir şey çıktı. Ben de ondan kurtulmak için direksiyonu kırdım. Zaten daha sonrasını hatırlamıyorum. Kaza yaptık. Benim kaza anında hızım yavaştı. Zaten araç eski olduğu için hızı 100 kmye bile çıkamıyordu. Kaza anında da ortalama 90km hızda olduğumu tahmin ediyorum. Olaydan dolayı pişmanım. Abdulkadir zaten akrabam olur. Bu konuda beyan edeceklerim ve ifadem bunlardan ibarettir, başka da bir diyeceğim yoktur..." şeklinde ifade verdiği görülmüştür.Mahkememiz 18/07/2024 tarihli 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın 1 kusur ve 1 aktüerya bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, dosyanın tevdi edildiği, 21/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Sürücü --------- sevk ve idaresinde bulunan ----------- plakalı araç sürücüsünün 8/8 oranında %100 kusurlu olduğu, davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararı 874.691,50 TL hesaplanmış olmakla birlikte; ZMSS poliçesi teminatı kapsamında garameten talep edebileceği maddi zararının 679.214,85 TL olduğu, davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararı 670.666,06 TL hesaplanmış olmakla birlikte; ZMSS poliçesi teminatı kapsamında garameten talep edebileceği maddi zararının 520.785,15 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 08/12/2023 tarihi ve faiz nevi nin avans faizi olduğunu, yukarıda tespit edilen maddi zarar tutarlarının müterafik kusur indirimi yapılarak tespit edildiği, mahkemece somut olayda müterafik kusur unsurunun bulunmadığı kanaatine varılması halinde ise sadece indirimsiz maddi zarar tutarının değişeceği, teminat limiti aşılmış olduğundan davacının garameten tespit edilen maddi zarar tutarlarının değişmeyeceği... " şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı vekili 21/10/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini ıslah ederek 1.200.000,00 TL olarak belirlediğini, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı BK'nın 53/III. maddesinde düzenlenmiş olup; ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin edilmesi hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı BK'nın 53/3. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Sürücü ----------- sevk ve idaresinde bulunan ----------- plakalı aracı ile doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kurallarını ihlal ederek meydana gelen trafik kazasında sürücünün %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu olayda Yolcu ..., kaza sırasında araçta yolcu koltuğunda oturduğu, dosya içeriğinde bulunan trafik kazası tespit tutanağında, güvenlik ekipmanlarından emniyet kemerinin tespitinin yapılamadığı, meydana gelen kazada yolcu olarak bulunan ..., emniyet tertibatı ekipmanlarını kullanıp kullanmadığına dair tetkik edilen verinin mevcut olmadığı, ancak meydana gelen trafik kazasında; yolcu ..., sürücü ------------ ile birlikte alkol aldıkları, sürücünün alkollü olduğunu bildiği, bu hali ile sürücünün arabasına binmemesi, kendi yararı gereği zarara uğramamak adına kaçınması gerektiği, meydana gelen kazada özensiz davranışıyla zarara katılımı bulunması nedeni ile meydana gelen trafik kazasında açıklanan nedenlerle müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varılmıştır ve tazminattan %20 indirim yapılmıştır.Davalı taraf her ne kadar hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunmuş ise de, somut olayda hatır taşımasının olmadığı, zira ceza dosyasındaki ifadelerden anlaşılacağı üzere, müteveffa ... ile sürücü ---------- ----------- işyerinde birlikte çalıştıkları, aracı birlikte kullandıkları, bu nedenle hatır taşımasının söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Velev ki hatır taşımasının bulunduğu kabul edilsin, her iki davacının müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra toplam zararının 1.545.357,56 TL olduğu, bu miktar üzerinden %20 hatır taşıması indirimi yapılmış olması halinde her iki davacının toplam zararının 1.236.286,04 TL olacağı, yine sigorta limitinin üzerinde olduğundan dolayı her iki davacı için toplam 1.200.000,00 TL tazminata hükmedileceği, sonuç olarak hükümde herhangi bir değişiklik olmayacağı anlaşılmıştır. Tazminat hesaplamasında TRH-2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine kullanılarak hak sahiplerinin maddi zararları hesaplanmış, davacı ...’ın 1.093.364,38 TL, diğer davalı ...’ın 838.332,58 TL tazminat alacağının olduğu tespit edilmiş, bu tazminat miktarları üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılarak ve sigorta limiti dikkate alınarak garemeten yapılan hesaplamada davacı ... için 679.214,85 TL, diğer davalı ... için 520.785,15 TL olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL tazminata hükmedilmiştir. Araç trafik kaydında hususi kamyonet olarak kayıtlı olduğu, aracın ticari olarak kullanılmadığı, sürücü ve müteveffanın ticari amaç dışında aracı kullandıkları anlaşıldığından yasal faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı ... için 679.214,85 TL ve davacı ... için 520.785,15 TL olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL’nin 08/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 81.972,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 4.100,00 TL ıslah harcı toplamı olan 4.369,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 77.602,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harcı, 4.100,00 TL ıslah harcı toplamı olan 4.639,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen 8.226,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı ... vekili için takdir olunan 105.883,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı ... vekili için takdir olunan 82.117,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.05/12/2024