T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/424 Esas
KARAR NO: 2024/835
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/12/2017
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı şirketten 27.03.2017 tarihinde ---------- model ----------- tip aracı sıfır kilometre iken ---------- 72.650,60-TL bedelle satın aldığını, davacının 04/07/2017 tarihinde aracın şanzıman sistemindeki bozukluk olduğu, aracın kalkış yaptığı esnada 1.vites yerine 2. vitesten kalkış yaptığı şikayeti ile ----------- Yetkili servisi ------------Ş.ye başvurduğunu, yetkili servisin ise araçta arıza olmadığından bahisle araçtaki ayıbı gidermediğini, davacı şirketin, aracın şanzıman sistemindeki problemin devam etmesi üzerine 10/11/2017 tarihinde ------------ yetkili servisi -----------Ş.'ye tekrar başvurduğunu, yetkili servisin araçtaki hatayı teyit ederek, aracın debriyaj setini değiştirdiğini, yapılan tamirata rağmen aracın şanzıman sistemindeki fabrika çıkışlı hatanın devam etmekte olduğunu, 6098 TBK 227.maddesi uyarınca satılanın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ödenen bedelin ticari faizi ile birlikte iadesi gerektiği hususu davalıya ihtar olunmasına rağmen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, dava konusu aracın 14.12.2017 tarihinde tekrar ----------- yetkili servisi -----------Ş.'ne teslim edildiği, servis tarafından otomatik vites kutusunun değiştirildiğini, çeşitli tarihlerde servise bırakılan aracın iki kez şanzıman sisteminin değiştirildiğini, buna rağmen araçtaki imalat hatasının devam ettiğini, aracın bu hali ile kullanımın mümkün olmadığını, 30.11.2017 tarihli İhtarname ile, aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi bunun mümkün olmaması halinde satılanı geri vermeye hazır olunduğu ve sözleşmeden dönüleceği bildirildiği halde 14.12.2017 tarihinde aracın tamir edilerek yeniden teslim edildiği, aracın bu hali ile kullanımı mümkün olmadığından şirketten satın alınan aracın ayıplı olması nedeniyle malın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi, ayıpsız bir benzeri ile değişimin mümkün olmaması halinde ödenen bedelin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili -----------Şti.'nin, ----------- ve ----------- satış ve servis yetkili bayisi olduğu, uyuşmazlığa konu ---------- marka aracın, 27.03.2017 tarihinde davacıya satılıp teslim edildiği, taraflar tacir olup söz konusu uyuşmazlığın ticari satıma dayandığı, bu nedenle öncelikle Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri değerlendirilmesi gerektiğini, davacıya müvekkili tarafından ----------- marka araç satılmış olsa da müvekkilimin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, ----------Ş.'nin, ----------- ile ------------ markalarının "---------- Mümessili" ve "----------- Genel Distribütörü" olduğu, bu nedenle tüm sorumluluğun --------Ş.'ye ait olduğu, öncelikle davanın ----------Ş.'ye ihbar edilmesine karar verilmesini, satılan araçta herhangi bir ayıp bulunmadığı, davacının iddialarının gerçek dışı olduğu, satın alınan aracın tamamen uluslararası standartlar ve kurallar çerçevesinde üretilmiş olup sağlam bir şekilde müşteriye satılıp teslim edildiğini, Davacının bugüne kadar aracını düzgünce kullanıp aracın herhangi bir darbe veya hasar almadığını kanıtlaması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde, aracın 1.vites yerine 2.vitesten kalkış yaptığını, şanzıman sisteminde fabrika çıkışlı hata olduğunu iddia ettiğini, 04.07.2017,11.10.2017 ve 14.12.2017 tarihlerinde aynı problem için dava dışı ----------yetkili servisi ----------Ş.'ye başvurduğunu belirttiğini, söz konusu ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, dava dışı servisin yetkili satıcı olmadığını, bu servise yapılan ayıp ihbarının kendileri açısından bir geçerliliğinin bulunmadığını, davacının muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının dava konusu aracı bugüne kadar kullandığı ve onu eskittiği, bu nedenle Mahkemenin aracın onarılması veya ayıp oranında bedelde indirim yapılması yönünde kanaat kullanmasının tarafların menfaatine daha uygun olacağı, araç tamir edildiğinden davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı, davanın ----------Ş. ihbarını, belirtilen sebeplerle davanın reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle ;İhbar olunan, davanın tarafı sıfatını kazanamayacağından, ihbar olunan hakkında hüküm kurulmasının mümkünolmadığını, nitekim, Yargıtay’ın emsal içtihatlarında da mevcut uygulamanın aynı olduğunu, Davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, Davacı dava konusu aracı 27.03.2017 tarihinde teslim aldığını, davasını 21.12.2017 tarihinde ikame ettiğini, faizin dava tarihinden itibaren talep edilemeyeceği, ancak aracın davalıya teslimiyle başlayacağını, davacının aracını davalıya teslim etmediği için faize hak kazanamadığını, aracın halen davacı tarafça sorunsuz olarak kullanıldığı, davacının halihazırda aracından sorunsuz yararlandığı göz önüne alındığında, davacının kişisel algılamasına göre dava ikamesinin haksızlığı kanıtlanmakta olduğunu, dolayısı ile davacı tarafın talebinin yersiz olduğu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle, tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; 27/03/2017 tarihinde davalıdan satın alınan aracın şanzıman sisteminde bozukluk bulunup bulunmadığı, servis tamirinin araçtaki ayıbı giderip gidermediği, ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi veya değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde bedelin ticari faiziyle iadesinin mümkün bulunup bulunmadığına ilişkindir.Eldeki davada, Mahkeme'mizin ----------- Esas, ----------Karar sayılı kararı ile " ... TBK 227/1. maddesinde satılanın ayıplı çıkması halinde alıcının seçimlik haklarını düzenmiş bulunmaktadır. Anılan Kanun hükmünde, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasının istenme hakkı bulunmaktadır. Esasen davacı, dava konusu aracı 04.07.2017- 10.11.2017-14.12.2017- 27.01.2018-29.03.2018 -30.03.2018- 16.11.2018 tarihlerinde dava dışı ------------ yetkili servisi -----------Ş.'ye götürerek ücretsiz olarak tamir ettirmekle TBK 227/1. maddesinde yer alan bu seçimlik haklardan, satılanın ücretsiz tamiri yönünde seçim hakkını kullanmıştır. Mahkememizce de davacının seçim hakkını ayıplı olarak satılan aracın tamiri yönünde kullanmış olduğu kabul edilerek ve davacının başkaca bir talepte bulunamayacağı değerlendirilerek davacının davasının reddine..." şeklinde gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, ----------- sayılı kararı ile ".. davaya konu aracın gizli ayıplı olduğu, davacı alıcının sıfır olarak aldığı araçtan beklediği faydanın önemli ölçüde azaldığı, ayıbın üretimden kaynaklandığı, garanti kapsamında olduğu, tamirine rağmen sorunun giderilemediği, davacının her seferide yetkili servise başvurmak suretiyle süresinde ayıp ihbarında bulunmuş sayılması gerektiği, davacı alıcının öncelikle TBK'nın 227. maddesinde öngörülen ücretsiz onarım hakkını kullandığı, buna rağmen arızanın giderilmesi mümkün olmadığından davacının sözleşmeden ayıpsız misli ile değişim yada sözleşmeden dönerek bedel iadesini isteyebileceği, eldeki uyuşmazlıkta davanın bu talepler ile açıldığı, yargılama aşamamsında dava konusu aracın elden çıkarılması ile TBK 228 hükmü gereği ayıp oranında indirim talep edildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece seçim hakkının ücretsiz onarım olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Davacıya satılan aracın ayıplı olduğu, alıcının TBK 227 maddesi gereği seçimlik haklarını kullanabileceği, TBK 227/1-2 ve 228 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde ayıp oranında indirim talebinde bulanabileceği, davacının ıslah dilekçesi ile aracı satmış olması nedeniyle ayıpsız misli ile değişim ve bedel iadesine ilişkin talebinden vazgeçerek TBK 228 maddesi gereği ayıp oranında indirim isteme hakkının bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyaya alınan bilirkişi raporunda araçtaki ayıp oranındaki indirim miktarı konusunda alınmış bir rapor bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun istikrar kazanmış ilamlarına göre "nisbi metot" yöntemi ile bilirkişiler tarafından ayıplı aracın satış tarihi itibarıyla gerçek ayıpsız rayiç değeri ile mevcut ayıplı haldeki rayiç değerinin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilen oran, satış bedeline uygulanmak suretiyle satış bedelinden indirim miktarının belirlenerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır..." şeklinde gerekçe ile davacının istinaf talebinin kabulüne karar verildiği, kararın kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Dosya mahkememiz 11/06/2024 tarihli 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın rapor sunan bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verildiği, 17/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ---------- plakalı otomobilin şanzımanı üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu için satış bedelinden 22.413,00 TL indirimin satış tarihi 23/07/2017 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği şeklinde rapor sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan --------- model ---------- tip aracı satın aldığı, aracın şanzıman sisteminde yaşanan arıza nedeniyle birden çok kez servise götürüldüğü, davacının aracı servise götürerek öncelikle TBK'nın 227. maddesinde öngörülen ücretsiz onarım hakkını kullandığı, buna rağmen arızanın giderilmesi mümkün olmadığından davacının sözleşmeden ayıpsız misli ile değişim yada sözleşmeden dönerek bedel iadesini istediği, yargılama aşamamsında dava konusu aracın stılması ile TBK 228 hükmü gereği ayıp oranında indirim talep edildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun istikrar kazanmış ilamlarına göre "nisbi metot" yöntemi ile indirim mikatarının belirlenmesi gerektiği, yapılan hesaplamaya göre 22.413,00 TL indirim talep edilebileceği, davacının ıslah dilekçesi ile 14.879,00 TL bedelde indirim talep etmiş olduğu, bu talebinin hesaplanan zarar miktarı dahilinde olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 14.879,00 TL’nin dava tarihi olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 1.016,38 TL harçcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.240,70 TL harçtan mahsubu artan 224,32 TL 'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 1.016,38 TL peşin harcın toplamı olan 1.047,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 2.979,50 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde ilgili tarafa iadesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 14.879,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 24/10/2024