T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/253 Esas
KARAR NO: 2024/828
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/04/2022
KARAR TARİHİ: 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari satıma ilişkin hukuki ilişki kurulduğu, bu kapsamda davalı şirkete '' --------, --------, -----------'' ürünleri teslim edildiği, teslim edilen ürünlere istinaden ----------- numaralı 17.09.2020 tarihli fatura düzenlendiği, ticari ilişkiden kaynaklı ödenmeyen 10.000,00TL'nin (asıl alacak) tahsili için ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi, tanıkların dinlenmesi, faturanın incelenmesi, icra dosyasının incelenmesi ile birlikte taraflar arasındaki hukuki ilişki ve alacaktaki haklılığın açıklığa kavuşacağı, davalı tarafın borca haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunduğu ve icra takibinin durdurulmasına sebebiyet verdiği, haksız itirazın iptali için iş bu davanın açılmasının gerektiği, konu ile ilgili davalı şirkete ---------- Noterliği'nin 01.10.2021 tarih --------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, taraflar arasındaki arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığı açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, ----------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosya üzerinden takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen yıllık reeskont avans faiziyle birlikte ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın icra takibine konu ettiği 17.09.2020 tarihli, ------------ numaralı, 30.680,00TL bedelli faturada bahsi geçen ürünlerden toplam bedeli KDV dahil 17.700,00TL olan 500 Adet “Kontra Dijital Şarj Bölmeli Telefonluk ve Kalemlik Organizatör” ürünün defolu ve ayıplı olması sebebiyle davalı şirket tarafından teslim alınmadığı, davacı tarafça her ne kadar ürünün teslim edildiği iddia edilse de, teslime dair irsaliye, teslim evrakı ya da başka bir tutanağın bulunmadığı, bu hususta ispat yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğu, toplam bedeli KDV dahil 17.700,00TL olan 500 Adet “Kontra Dijital Şarj Bölmeli Telefonluk ve Kalemlik Organizatör”ün defolu ve ayıplı olması ve davalı tarafça teslim alınmamasından dolayı davacı taraftan ayıpsız ve defosuz ürünlerin tesliminin istenmesine karşın davacı tarafın bu edimi ifa etmediği, bundan dolayı 08.09.2021 tarihli, ----------- numaralı ve 17.700,00TL bedelli iade faturasının kesildiği, bunun üzerine davacı tarafın davalı şirkete ---------- Noterliği’nin 01.10.2021 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek, alakalı faturayı iade ettiği, keşide edilen ihtarnameye karşı davalı tarafça ----------- Noterliği’nin 19.10.2021 tarih ve ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, gönderilen ihtarnamenin 25.10.2021 tarihinde karşı tarafça tebellüğ olunduğu, bu ihtarnamede; 08.09.2021 tarihli ----------- numaralı ve 17.700,00TL bedelli iade faturasına konu olan malın, emtianın, malzemenin defolu ve ayıplı olması sebebiyle davalı şirket tarafından teslim alınmadığı, teslim alınmayan ürünlere dair teslim evrakı bulunmadığı, iade faturasının iadesine dair ihtarnamenin kabul edilmediği, tam tersine davalı tarafın alacaklı olduğunun ihtar ve beyan edildiği, davacı tarafın teslim etmediği emtianın bedelinin davalı şirketten talep ve tahsil etmeye çalıştığı, buna ilişkin davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalı şirketin itirazı ile takibin durduğu, davacı tarafa teslim alınmayan ürünler sebebiyle fazladan ödeme yapılmış olduğu, davalı şirketin bu nedenle 7.700,00TL alacaklı konumda olduğu, bu nedenle davalı tarafın da davacı aleyhine icra takibi başlattığı, davacının itirazı ile takibin durduğu açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı tarafın asıl alacağın asgari %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İcra Dosyaları: ----------- İcra Dairesi'nde 23.09.2021 tarihinde ----------- işleme konan ilamsız takibe ilişkin ödeme emrinde, “alacaklı” ----------ŞTİ., “borçlu” ------------Ş. aleyhine 10.000,00TL fatura alacağı ve 561,85TL işlemiş faiz olmak üzere 11.561,85TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlatmıştır. Borçlu tarafça yapılan itirazda, alacaklı görünen tarafa borcun bulunmadığı, tam tersine borçlu görünen tarafın alacaklı olduğu belirtilerek, takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmiştir.--------- İcra Dairesi'nde 22.10.2021 tarihinde ---------- Esas sayılı dosya ile işleme konan ilamsız takibe ilişkin ödeme emrinde, “alacaklı” -----------Ş., “borçlu” ---------ŞTİ. aleyhine 7.700,00TL asıl alacak ve 198,93TL işlemiş faiz olmak üzere 7.898,93TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlatmıştır. Borçlu tarafça yapılan itirazda, alacaklı görünen tarafa borcun bulunmadığı, tam tersine borçlu görünen tarafın alacaklı olduğu belirtilerek, takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Bilirkişi Raporu :Davacı defterlerinin incelenmesi için ---------- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş, alınan 16/07/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,"Yapılan incelemelerde; davacı şirketin E defter uygulamasına tabi olduğu ve kayıtlarının yasal mevzuata uygun tutulduğu,Davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre 2020 yılında taraflar arasında ticari ilişkinin başlamış olduğu, davacı şirketin muavin defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalıdan 10.680 TL lik alacağın göründüğü , Davalı şirketin ticari defterlerinde de bilirkişi incelemesi yapılmış olup ; 08.09.2021 tarihli 17.700,00 TL kesilen iade faturası nedeniyle borcun görünmediği mütabakatsızlığın bu fatura nedeniyle oluştuğu,İade faturasına konu ürünlerin davacıya iade edildiğine dair bir sevk yada belge mevcut olmayıp davacı şirketçede iade faturasının kayda alınmayacağı ihtarname ile bildirilmiş olduğundan tarafımca; davacı şirketin ticari defterlerine itibar edilebileceği kanaatine varılmış olup ; 23.09.2021 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin kesmiş olduğu ve davalı şirketçe kayıtlarına işlenen satış faturasından kalan bakiyesi nedeniyle 10.000 TL lik alacağının olacağı kanaatine varıldığı Takip Tarihinden itibaren 10.000 TL lik asıl alacak miktarına değişen oranlarda ticari avans faizi işlemesi gerektiği tespit edilmiştir.Davacının icra takibinde fazladan 1.561,85 TL lik işlemiş faiz talebinde bulunduğu"Yönünde görüş bildirmiştir.Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 08/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,"Davacı ----------ŞTİ. vekilinin 22.11.2022 tarihli dilekçe ekinde sunduğu USB disk içine davacı şirketin ticari defterlerinin aktarıldığı belirtilmişse, USB disk üzerinde yapılan incelemede diskin içinde herhangi bir ticari defter ve belgeye rastlanmamıştır. Bu sebeple davacı şirketin ticari defterleri incelenememiştir. Aynı dilekçede davacı şirket adresinin “---------- Mah. ----------- Bulvarı No:--------- ----------” olduğu belirtilmiştir. Davalı -----------Ş.’nin 2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin zamanında noter tasdikinin yapıldığı, muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219 hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri’ne uygun şekilde tutulduğu ve kayıtların davalının sunduğu cari hesap muavini ile uyumlu olduğu tespit edilmiş; takdir Sayın Mahkemenizin olmak üzere davalı şirketin ticari defterlerinin kendi lehine delil niteliğine sahip olabileceği kanaatine varılmıştır.Davalı şirketin ticari defterlerine göre, her iki tarafın başlattığı icra takip tarihleri itibariyle, davalı şirketin davacı şirketten 7.700,00TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Davacının düzenlediği 17.09.2020 tarihli, ----------- nolu, 30.680,00TL bedelli faturanın; davalı şirketin ticari defter kayıtlarında olduğu, davalı tarafça BA formunda eksiksiz matrah ile beyan edildiği, davalı tarafça ayıplı olduğu iddia edilen faturaya konu bir kısım mallara ilişkin davalı tarafın yasal süresi içinde ayıp ihbarı yaptığına dair bir belgenin dosyada bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça yaklaşık bir yıl sonra ayıplı olduğu iddia edilen mallara ilişkin olarak 08.09.2021 tarihli, ----------- nolu, 17.700,00TL bedelli temel iade e-faturasının davacı şirkete kesildiği, davalı şirketin ticari defterlerine göre bu iade faturası kesilmeden önce davalı şirketin davacıya 10.000,00TL borcunun bulunduğu, bu fatura düzenlendikten sonra davalı şirketin davacı şirketten 7.700,00TL alacaklı konuma geçtiği, bu iade faturasının davacının BA formunda olduğunun tespit edildiği, fakat davalının düzenlediği iade e-faturasının “Temel E-fatura” olması ve uygulamada davacının e-fatura portal sisteminden bu faturayı ret edebilmesi yetkisinin bulunmaması sebebiyle; davacı şirketin ticari defterleri incelendiğinde bu iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edildiği takdirde, iade faturasının sistemden ret edilememesi sebebiyle davacının BA formunda bu faturanın gözüküyor olabileceği kanaatine varılmıştır. Zira davacı tarafça ihtarname ile bu faturaya itiraz edildiği davalı şirkete ihtar edilmiştir."Yönünde görüş bildirmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen faturadan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davalı, iade faturasına konu olan malın, emtianın, malzemenin defolu ve ayıplı olması sebebiyle davalı şirket tarafından teslim alınmadığı, teslim alınmayan ürünlere dair teslim evrakı bulunmadığı, iade faturasının iadesine dair ihtarnamenin kabul edilmediği, tam tersine davalı tarafın alacaklı olduğunun ihtar ve beyan edildiği, davacı tarafın teslim etmediği emtianın bedelinin davalı şirketten talep ve tahsil etmeye çalıştığını ve davanın reddini savunmuştur.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre;Davacı şirketin E defter uygulamasına tabi olduğu ve kayıtlarının yasal mevzuata uygun tutulduğu, Davalı ---------Ş.'nin 2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında noterlikçe yapıldığı, muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219 hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri'ne uygun şekilde tutulduğu ve kayıtların davalının sunduğu cari hesap muavini ile uyumlu olduğu, tarafların ticari defterlerinin kendi lehine delil niteliğine sahip olabileceği,Davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre 2020 yılında taraflar arasında ticari ilişkinin başlamış olduğu, davacı şirketin muavin defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalıdan 10.680 TL lik alacağın göründüğü, Davalı şirketin ticari defterlerine göre, her iki tarafın başlattığı icra takip tarihleri itibariyle, davalı şirketin davacı şirketten 7.700,00TL alacaklı olarak göründüğü, 08.09.2021 tarihli 17.700,00 TL kesilen iade faturası nedeniyle mutabakatsızlığın oluştuğu anlaşılmıştır.TBK.nın "Gözden Geçirme ve Satıcıya Bildirme" başlıklı 223 maddesine göre;
Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Dolayısıyla davacının TBK 227/1-1 maddesindeki seçimlik hakkını kullanabilmesi için gizli ayıp iddiasını TBK 223/2 maddesi uyarınca davalıya hemen bildirmiş olması gerekir.Taraflar tacir olduğundan somut olayda 6102 sayılı TTK'nın 23. maddesindeki ayıplı mal satışına ilişkin özel hükümlerin uygulanması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesine göre; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Basiretli bir tacirden beklenen, satın aldığı malı 6102 sayılı TTK'nın 23. maddesinde belirtilen 2 ve 8 günlük süreler içerisinde kontrol ve muayene ettikten sonra belirlediği ayıpları da aynı süreler içerisinde karşı tarafa ihbar etmesidir. Davanın tarafları tacir olup tacirler arasındaki tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı TTK 18/3 maddesinde "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.Nitekim -----------sayılı kararında; "Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından, ayıp ihbarının bir şekle bağlı olmadığı, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı hususunun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu, olayda da ayıbın varlığının davalı yana süresinde bildirildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir" denilerek tacirler arasındaki ayıp ihbarının TTK 18/3.maddesindeki usule göre yapılacağına karar verilmiştir. Davalı tarafça yaklaşık bir yıl sonra ayıplı olduğu iddia edilen mallara ilişkin olarak 08.09.2021 tarihli, --------- nolu, 17.700,00TL bedelli temel iade e-faturasının davacı şirkete kesildiği, süresinde ayıp bildiriminin yapılmadığı, davalı şirketin ticari defterlerine göre bu iade faturası kesilmeden önce davalı şirketin davacıya 10.000,00TL borcunun bulunduğu, bu fatura düzenlendikten sonra davalı şirketin davacı şirketten 7.700,00TL alacaklı konuma geçtiği, bu iade faturasının davacının BA formunda olduğunun tespit edildiği, fakat davalının düzenlediği iade e-faturasının “Temel E-fatura” olması ve uygulamada davacının e-fatura portal sisteminden bu faturayı ret edebilmesi yetkisinin bulunmadığı, Davacının düzenlediği 17.09.2020 tarihli, ----------- nolu, 30.680,00TL bedelli faturanın; davalı şirketin ticari defter kayıtlarında olduğu, davalı tarafça BA formunda eksiksiz matrah ile beyan edildiği, davalı tarafça ayıplı olduğu iddia edilen faturaya konu bir kısım mallara ilişkin davalı tarafın yasal süresi içinde ayıp ihbarı yaptığına dair bir belge sunmadığı, İade faturasına konu ürünlerin davacıya iade edildiğine dair bir sevk yada belgenin de mevcut olmadığı, davacı şirketçede iade faturasının kayda alınmayacağının ihtarname ile bildirilmiş olduğu anlaşılmakla, 23.09.2021 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin kesmiş olduğu ve davalı şirketçe kayıtlarına işlenen satış faturasından kalan bakiyesi nedeniyle 10.000 TL lik alacağının olduğu, takip tarihinden sonra dava tarihine kadar davalının herhangi bir ödeme yapmadığı, davacı tarafından davalının usulüne uygun olarak temerrüde düştüğüne ilişkin delilin dosyaya ibraz edilmediği, icra takibi öncesi temerrüt oluşmadığı, temerrüt icra takip tarihinde oluştuğu, icra takip tarihinden itibaren 10.000 TL lik asıl alacak miktarına değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanması gerektiği kanaatine varılmış, ---------- İcra Dairesi'nin ----------- E. sayılı dosyasında davalının; 10.000,00-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, takip talebindeki şartlarla takibin devamına, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1- ---------- İcra Dairesi'nin ----------- E. sayılı dosyasında davalının; 10.000,00-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, Takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin reddine
2- Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 683,10-TL harcın davacı tarafından yatırılan 139,64-TL harçtan mahsubu ile bakiye 543,46-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından harcanan 139,64-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 220,34-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 5.998,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%86,49 Kabul, %13,51 Ret) 5.188,10-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından harcanan 20-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%86,49 Kabul, %13,51 Ret) 2,70-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 1.561,85-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ---------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 1.141,66-TL'sinin davalıdan tahsiline, 178,34-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
11-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/10/2024