T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/32
KARAR NO : 2026/452
DAVA : Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi; Maddi ve Manevi Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/01/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit ve Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ----- adresinde, "tekstil yan sanayi ürünleri" meslek grubunda faaliyet göstermekte olduğunu, ticari balıkçılık ve tekstil ürünleri üretmekte ve ürünlerini, dünyanın pek çok ülkesine ihraç etmekte olduğunu, 15.04.2011 - 02.01.2018 tarihleri arasında müvekkili şirket ortakları arasında bulunan davalılar --- ve -------, ortaklıktan ayrıldıktan kısa bir süre sonra da müvekkili şirketin sigortalı çalışanı olarak iş gördüklerini, ortaklıktan ayrıldıktan sonra her iki davalı da "Üretim Müdürü" olarak müvekkili şirket bünyesindeki çalışmalarını sürdürdüklerini, şirket yetkilisi ----, Coronavirüs rahatsızlığı nedeniyle hastanede tedavi gördüğü sırada, davalılar --- ve -----, müvekkili şirketteki işlerinden fiilen ve istifa etmek suretiyle ayrıldıklarını, bu iki davalının şirketten hemen ayrılmalarının ardından "----- Şirketi" unvanlı şirketi kurduklarını, bu şirketin ortak ve yetkililerinin sadece ---- ve ----- olduğunu ancak kurulan bu şirketin müvekkili şirketin faaliyet konuları tümüyle aynı olduğunu, müvekkili şirketin özel bir internet tasarımcısı ve fotoğrafçı ile çalışarak oluşturduğu kendi ürünlerine ait tüm fotoğraflarının, davalılarca hiçbir değişiklik yapılmadan, kendi ürünleri imiş gibi aynen alınıp çoğaltılmak suretiyle internet sitesine yüklendiğini ve umuma iletildiğini, müvekkili şirketin üretim hattı ve makinelerinin, davalılar tarafından kendi hat ve makineleri gibi sosyal paylaşım sitelerinde çeşitli paylaşımlara konu edildiğini, müvekkili şirketin yurtdışı alıcısının göndermiş olduğu e-posta içeriğinden, davalıların, uzun yıllardır bu konuda deneyimi bulunan müvekkili şirketin tanınırlığından istifade ederek kendilerini müvekkili şirketin iş ortağı imiş gibi hareket ederek ticari faaliyette bulunmaya çalıştığını, kurulan şirket aracılığıyla müvekkili şirketin diğer yurtdışı alıcılarına ulaşması ve yine müvekkili şirkete ait internet sitesinde bulunan ve müvekkili şirketin ürettiği ürünlerin fotoğraflarını kullandığını, davalıların eylemlerinin müvekkili şirkete karşı haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, bu eylemlerin menini, haksız rekabetin ortadan kaldırılmasını, müvekkili şirkete ait olan ürün fotoğraflarının ve müvekkili şirketin üretim hattı ile makinelerinin çalışma şekillerini gösteren videoların kaldırılmasını, 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, hükmün ulusal çapta yayın yapan bir yayın organında ilan edilmesini, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davalı gerçek kişiler --- ve ----- yönünden ticari faaliyetlerin şirket tüzel kişiliği üzerinden yürütüldüğü gerekçesiyle davanın husumetten reddini talep ettiklerini, davacı tarafın ürün fotoğraflarının ve videolarının izinsiz kullanıldığına dair iddialarına karşı, bu görsellerin tescili veya patentli olmadığını, ve dolayısıyla "ticari sır" veya "eser" niteliği taşımadığını, müvekkili şirketin sektörde 20 yılı aşkın tecrübesine karşın davacı firmanın daha yeni bir kuruluş olduğu vurgulanarak, profesyonel birikimi yüksek olan davalının taklit yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davanın aslında müvekkilleri piyasada zor durumda bırakmak amacıyla kurgulanmış bir iftira niteliği taşıdığını, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız ve rekabet unsurlarının oluşmadığı, herhangi bir maddi veya manevi zararın ispatlanamadığını, mesnetsiz davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava konusu uyuşmazlığın haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemli olduğu görülmüştür.Davacı taraf, davalı şirket ortağı ---- ve ----- müvekkili şirketin eski ortağı ve çalışanı olduklarını, ilk önce ortaklıklarını devrettiklerini, akabinde üretim müdürü olarak çalışmaya devam edip 05.04.2021 Nisan tarihinde istifa ettiklerini, şirketin aynı faaliyet alanında davalı şirketi kurduklarını, davalı şirketin kurduğu internet sitesi ve sosyal paylaşım siteleri incelendiğinde davacının kendi ürünlerine ait tüm fotoğraflarının davalılarca hiçbir değişiklik yapılmadan umuma iletildiğini, davacının ürettim hattı ve makinelerinin kendi makineleriymiş gibi fotoğraf ve videolarının yayınlandığını, ---. Sulh Hukuk Mahkemesi----- İş ile fotoğraf ve videoların yayınlandığının tespit edildiğini, davalıların müvekkili şirketin müşterilerine ulaşarak pazarlama faaliyetinde bulunduklarını, tedarik fiyatlarının altında bedelle yurt dışındaki müşterilerine davalıların malları pazarladığını, ---- Asliye Ceza Mahkemesinin-----Sayı ile haksız rekabet suçundan kamu davası açıldığını belirterek davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabet eylemlerinin men'ine, haksız rekabetin ref'ine, maddi tazminat ve manevi tazminat talebinde bulunarak hükmün yayımlanmasını talep etmiştir.
Davalı taraf, ticari faaliyetleri yürütenin şirket olduğunu, --- ve --- açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, özel internet taşırımcısı ve fotoğraf iddiasının ispatlanması gerektiğini, resimlerin davacıya ait olmadığını, resim ve videoların internet ortamında açık bir şekilde yer aldığını, hangi tarafın diğer tarafın resimlerini kullandığına ilişkin tespitin olmadığını, müvekkillerinin 2003 yılından beri faaliyet gösterdiğinden geniş iş çevresine sahip olduğunu, müvekkillerinin çalışma şeklinin numune gönderilerek beğenilmesi halinde satışın yapılması veya yurt dışından müvekkillerini ziyarete gelinmesi üzerine iş kurulması şeklinde olduğunu, davacı tarafın ortağı olduklarını beyan etmediklerini, serbest piyasa gereği tekliflerde bulunulabileceğini, müvekkiline ait sosyal medyada yer alan tüm fotoğraf ve videoların patentlerinin müvekkiline ait olduğunu, kaldırılması gerekli fotoğraf olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Tarafların delilleri toplanmıştır. --- Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Sayılı dosyaya yazılan müzekkereye istinaden gelen dosya, dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde, davacıya ait makine ve ürünlerin fotoğraflarının aynısının davalı şirketin sitesinde yayınlandığının tespit edildiği görülmüştür.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor alınmıştır. Mali müşavir, makina mühendisi ve haksız rekabet konusunda hesap uzmanı hukukçu bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 29/11/2024 tarihli raporda özetle; davalının gerek kendi gerek üçüncü kişilere gönderdiği e postalarda davacı şirkete ait görüntülere videolara yer vermesinin kendi hakkında yanıltıcı bir bilgi vereceğini ortaya koyduğu, tedarik fiyatının altında sattığına ilişkin dosya kapsamında ispatlanamadığını, davacı şirketin müşterilerine ulaşmasının ve yazışmalarda davacıya ait görsellere yer vermesinin haksız rekabet eylemi teşkil ettiğini, davacıya ait olduğu anlaşılan resim ve videoların davalılar tarafından sitesinde ve epostasında kullanıldığını, davalı şirketin yapmış olduğu ortak firmalara davacı satış yapmış olsaydı davacının 78.248,22 TL faaliyet karı elde edeceği, davalı şirketin karlılık oranlarına göre davacı satış yapmış olabilseydi 104.553,18 TL faaliyet elde edebileceği tespit edilmiştir.
İtirazlar kapsamında alınan 15/12/2025 tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda kök rapordan farklı olarak davacı şirketin internet sitesi için sunduğu fatura dökümüne dayanarak davacının toplam 8.182,99 TL harcamasının olduğunu tespit etmiştir.Davacının 26.02.2026 tarihli değer arttırım dilekçesi sunarak 100 TL maddi tazminat talebini 86.431,21 TL'ye arttırdığı, 500.000,00 TL manevi tazminat istemini yinelediği görülmüştür.Davanın konusu, davacı internet sitesindeki ve sosyal medya hesaplarındaki bir kısım içeriğin, imal edilen ya da davacıda bulunan makine ya da ürünlerin fotoğraflarını, davalı şirketin internet sayfası ve sosyal medyasında izinsiz olarak aynen kullandığı ve kendi ürünleriymiş ya da varlığı imiş gibi sayfa ziyaretçilerine lanse edilerek TTK 54 vd hükümlerine göre haksız rekabet teşkil ettiği, tedarik fiyatının altında mal satıldığı, müşteri bilgilerine ulaşılarak davacının fotoğraf ve videoları ile teklif yapıldığı iddiasına dayanmaktadır.
Dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler ile tarafımızca yapılan araştırmalara göre, davalı şirket internet sitesinde Davacı tarafından kendi internet sitesi için oluşturulan resim, açıklama ve diğer içeriklerin Davalı tarafından da kullanılmakta olduğu; bu hususun davalı tarafından da ikrar edildiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde ileri sürülen hususların tespiti için öncelikle taraflar arasında bir rakiplik durumunun bulunup bulunmadığı; bunun akabinde vuku bulduğu anlaşılan eylemlerin iddia edildiği gibi bir haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağı değerlendirmesi yapılması gerekmektedir.
Bir iş ve eylemin TTK 54 vd maddeleri kapsamına değerlendirmesinin yapılabilmesi için çoğunlukla rekabet halinde ticari bir işin yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla taraflar açısından rekabet-rakiplik durumunun ortaya konulması, dava konusu uyuşmazlığın çözülmesi açısından faydalı olacaktır.Bilindiği üzere iki teşebbüsün birbirleriyle rakip olarak addedilebilmesi için aynı coğrafi alanda aynı müşteriler için rekabet ediyor olmaları gerekmektedir. Diğer bir ifade ile aynı müşterilere, birbiri yerine kullanılabilecek mal ve/ya hizmet satmak için yarışılıyor olunması gerekmektedir. Bu çerçevede iki teşebbüsün rakip olabilmesi için aynı ilgili pazarda faaliyet göstermek gerekmektedir.
Davacının rekabet edebilirliğinin engellendiği ya da kısıtlandığını iddia ettiği pazarda, Davalı şirketin de faaliyet gösterdiği ve fiili rekabet halinde rakip teşebbüsler olarak değerlendirilebileceği düşünülmektedir. Bu nedenle gerek fiili faaliyet konuları gerek pazarlanan ürünler ve pazarlanan ürünlerin coğrafi sunumu itibarıyla davalının, davacı ile rekabet içerisinde değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmıştır.TTK bağlamında teşebbüsler arasında korunan rekabet, dürüst ve bozulmamış rekabettir. Rekabet, rakip teşebbüsler arasında yaşanır. Ancak, faydaları müşterilere ve tüketicilere de yansır. Gerek kendi rekabet edebilirliğine müsbet etki eden, gerekse de diğer teşebbüslerin rekabet edebilirliğine menfi etki eden aldatıcı ve dürüstlük kurallarına aykırı davranış ve ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. “Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar” başlıklı TTK 55/I. m. de sayılan hâller başlıca haksız rekabet hâlleridir. Bir müteşebbis, bir ekonomik faaliyeti belirli işletme ya da şirket organizasyonu altında yürütebildiği gibi bir işletmeye vücut vermeksizin de ekonomik faaliyetlerde bulunabilmektedir. Gerek formel gerekse enformel yürütülen tüm ekonomik faaliyetlerin kanunların sağladığı korumadan yararlanabilmesi ve yaptırımlardan uzak olabilmesi için ticari işlerin dürüstçe ve hakkaniyete uygun olarak ifa edilmesi gerekmektedir. Davalı şirketin gerçek kişi ortaklarına karşı şirketle birlikte açılan işbu davada davalı gerçek kişilerin şirketten ayrı olarak teşebbüs şeklinde haksız rekabete sebep olduğuna ilişkin eylemlerinin ortaya konulmadığı, bilirkişi raporlarında da davalı gerçek kişilerin eylemlerine yer verilmemiş olup bütün açıklamaların davalı şirketin eylemlerine ilişkin olduğu görülmüştür.İşbu davada davacı, kendi iş ürünlerinin davalı şirket tarafından herhangi bir izin alınmaksızın kullanıldığını ileri sürerek haksız rekabet edildiğini iddia etmektedir. Bu iddiasını ise Davalı internet ve sosyal medya hesaplarının içeriğinin Davacı'nın internet içeriği ile aynı video ve görselleri barındırdığı ---. Sulh Hukuk Mahkemesinin ------ sayılı dosyasında yaptırılan tespite dayandırmaktadır.
Dava Dosyası içeriğinde davalı tarafından söz konusu kullanımlara izin verildiğini gösteren herhangi bilgi-belge türünden her hangi bir delil sunulamamıştır. Dolayısıyla davalı internet sayfasına eklediği sekmelerde Davacıya ait iş ürünlerinin kullanmasını geçerli bir sözleşmeye ya da hakka dayandıramamaktadır. Yukarda da bahsedildiği üzere, davalı ve davacı rakip teşebbüslerdir; aynı müşteri kesimine hitap etmektedirler. Davalının haklı bir nedene dayanmaksızın davacıya ait iş ve iletme ürünlerini kullanmasının haksız rekabet teşkil edebilecek eylemler olduğu anlaşılmaktadır. Burada en önemli neden, davalının hak etmediği bir rekabet avantajını kullanarak davacının fiili ya da potansiyel müşterilerine ürün satması ya da hizmet sunabilmesidir. Böyle bir durumun fiili olarak gerçekleşmiş olması zorunlu olmayıp potansiyel olarak varlığı, iki teşebbüsün arasındaki rekabetin haksız olarak addedilebilmesi için yeterli bir nedendir. Diğer bir neden de davalının, davacının ürün ve görsellerini kullanması nedeniyle potansiyel müşteriler nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verilerek davacının sektörde oluşturduğu ya da oluşturmaya çalıştığı şöhretin ve itibarın zarar görmesi ihtimaldir. Tüm bu hususlara ek olarak, Davalı, kendisinin yapmadığı, üretmediği ürünleri unsurlar vasıtasıyla hem potansiyel müşterilere yanlış ve yanıltıcı bilgi sunmakta hem de bu unsurlar vasıtasıyla kendisine haksız bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Davacı tarafından hazırlanan internet ve sosyal medya hesap içeriğinin davalı tarafından mal sahiplerinden izin alınmaksızın kopyalanarak kendi internet sitesinde kullanılmış olması, markalar arası karışıklığı da yol açabileceği gibi rakibin şöhretinden yararlanma gibi bir hususun vaki olmasına da neden olabilecek niteliktedir. Bu nedenle iddia konusu eylemlerin Davacı iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma durumunu göstermesi sebebiyle Davalı tarafından haksız rekabet olan bir davranış olduğu hususunda bilirkişi raporunda tespit edilen hususların yanında mahkememizde kabul olunmuştur.
Bilirkişi Raporunda da tespit edildiği üzere davacının diğer haksız rekabet fiili olarak ileri sürdüğü tedarik fiyatının altında satışa ilişkin dosya kapsamında herhangi bir ispat vasıtasına rastlanılmadığı görülmüştür.Bilirkişi Raporunda davalı tarafın davacının fiyat politikalarına vakıf olarak davacı şirkette çalışırken edindiği müşteri bilgilerini de kullanmak suretiyle bu kişilere ulaşması ve ürün görsellerine yer vermesinin haksız rekabet teşkil ettiği değerlendirilmiştir. Davalı ---- ve ----- davacı şirketin eski ortağı olduğu, ortaklıktan ayrıldıktan sonra da davacı şirketin üretim müdürü olarak görev yaptığı göz önüne alındığında sektördeki fiyat politikalarının, şirket yetkililerinin ve iş çevresinin davalılarca bilinmesinin olağan olduğu, davacı şirketten ayrılarak davalı şirketi kuran ortaklarının sektördeki şirketlere teklif göndermesinin haksız rekabet teşkil etmeyeceği, rekabeti devam ettireceği kabul edilmiştir. Ancak teklif mektuplarının gönderilmesi değil, teklif mektuplarında davacının ürün ve makinelerinin görsellerine yer verilmesi haksız rekabet teşkil edecektir.Davalı, davacıya ait iş ürünlerinin görselleri ve videolarını teklif mektuplarında, sosyal medya hesabı ve internet sitesinde yayınlayarak sanki kendi imalatı gibi göstermektedir.Tacir sıfatını haiz, basiretli davranma yükümlülüğü altında olan davalı, bu ürünlerin kendisine ait olmadığını ve dolayısıyla da bu ürünlerin, makinelerin görsellerine ve videolarını teklif mektuplarında, sosyal medya hesabı ve internet sitesinde tanıtımında yer vermemesi gerektiğini bilmektedir.Buna aykırı davranan davalının kusurlu olduğundan şüphe yoktur. Bu durumda davalı şirketin bu görselleri tanıtımında sunduğu, yapacağı işleri bu görsellerle sergilemek istediğinden, davalı şirketin eyleminin TTK. m. 55/1-a-2 ve TTK. m. 55/1-c hükmü kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin kabul edilmesinde isabetsizlik yoktur.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 21.06.2020 T.---- Kararında belirtildiği üzere " Her ne kadar davacı taraf bu haksız rekabet nedeniyle oluşan zararını ispatlayamamış ise de, davalının haksız eylemi nedeniyle davacının bir miktar zarara uğradığının kabulü hayatın olağan koşullarının gereğidir. Zira, davacının uğradığı zararı kanıtlaması zorunlu ise de, bu şekilde bir tazminat davasında asıl olan, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Ancak böyle bir zararın ve özellikle miktarının kanıtlanmasındaki zorluğu göz önünde tutan kanun koyucu, TTK’nun 58/e maddesi ile eylemin mali bakımdan yaptırımsız kalmaması için hakime, maddi tazminat olarak davalının haksız rekabet sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını hükmetme yetkisini dahi vermiştir. Bu itibarla mahkemece haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen yararın karşılığı tespit edilerek, buna göre bu dahi mümkün olmadığı taktirde BK’nun 42. maddesinin hâkime verdiği takdir hakkı çerçevesinde somut olayın adaletine uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi zorunludur".Yapılan bilirkişi incelemesi ile haksız rekabette bulunularak yapılan ticarette, davacının satış yapması halinde elde edeceği ve somut olayda elde edemediği faaliyet karı olarak 78.248,22 TL lik zararın davalıdan alınarak davacıya maddi tazminat olarak verilmesi uygun görülmüştür. Davacının internet sitesi için yaptığı faturaya dayalı 8.182,99 TL lik harcaması yönünden ise davacının zaten bu internet sitesini kendi işletmesi için hazırladığı ve davalının haksız rekabet eylemi olmasaydı da davcının bu masrafı yapacağı kabul edildiğinden, 8.182,99 TL nin davalıdan talep edilemeyeceği anlaşılmıştır. Davacının maddi tazminat istemi bu nedenle kısmen kabul edilmiştir.Manevi tazminat yönünden her haksız fiilin manevi tazminat gerektirmediği bilinmekle beraber TTK. m. 56/1-e hükmü, TBK 58.maddede belirtilen koşulların varlığı halinde manevi tazminata hükmedilebileceğini belirtmektedir. Davacı şirket'in çabası ile meydana getirdiği ürününün izinsiz kullanımı suretiyle davalının haksız rekabette bulunduğu,davacının emeğinin davalı tarafından istismar edildiği ve bunun da davacının kişilik haklarını zedelediği sabit olduğundan davalının kusurlu davranışıyla davacının şahsiyet hakkına ve ticari itibarına hukuka aykırı şekilde tecavüzde bulunduğu anlaşıldığından, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik sosyal durumları, davalı tarafa ait web sitesi içeriği ve buna bağlı kusurunun derecesi, günün ekonomik şartları ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak zenginleşme ve fakirleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir.Sonuç olarak; davalının izinsiz bir şekilde ya da yasal bir hakka dayanmaksızın davacıya ait iş ve işletme unsurlarının şirket internet sitesinde kullanması davranışının davacı aleyhine ve aynı zamanda davalı lehine haksız rekabet niteliklerini taşıdığı, davanın süresinde açıldığı, 30.04.2018 tarihinden bugüne-----adreslerine hala ulaşılabildiği anlaşılmış, haksız rekabette bulunduğunun tespitine, söz konusu fotoğraf ve açıklamaların kaldırılmasına ve TTK 59.maddesi gereği hükmün ilanına karar verilmiş, maddi tazminat isteminin ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı tarafından davacı şirketin makine ve ürünlerine ait fotoğraf, video ve açıklamaları internette yayınlayarak haksız rekabette bulunduğunun TESPİTİ ile bu haksız rekabet eyleminin MEN’İNE , davalı kullanımında olan;
----- internet adresinde,
----- adlı sosyal paylaşım sitesinde ----- adlı sosyal paylaşım sitesinde ----- adlı sosyal paylaşım sitesinde------adlı sosyal paylaşım sitesinde -----adlı sosyal paylaşım sitesindeki " ----" adlı bir kanalda -----internet adreslerinde yayından KALDIRILMASINA;
2-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hükmün ulusal çapta yayın yapan tirajı 50.000'in üzerinde olan bir gazetede TTK nun 59. Maddesi uyarınca İLANINA;
3-Maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 78.248,22TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin, husumet itirazının REDDİNE,
4-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın, husumet itirazının REDDİNE,
a -Maddi tazminat talebi yönünden:
1-Alınması gerekli 5.345,14 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 8.540,06 TL peşin harç ve 1.475,00 TL ıslah harcının toplamı olan 10.015,06 TL’ nin mahsubu ile artan 4.669,92 TL' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 8.540,06 TL peşin harcı ve 1.475,00 TL ıslah harcının toplamı olan 10.194,96 TL’ nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarfedilen toplam 42.313,75 TL' lik yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%90,53 kabul, %9,47 ret) olmak üzere 38.307,64 TL’ nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine,
6- Kabul edilen maddi tazminat için AAÜT'ne göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Reddedilen kısım yönünden, AAÜT'ne davalılar vekili için takdir olunan 8.182,99 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine
b-Manevi Tazminat Talebi Yönünden:
1-Alınması gerekli 1.366,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Reddedilen manevi tazminat için Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli -----Sayılı kararı nazara alınarak manevi tazminat davaları yönünden kısmen ret halinde reddedilen taraf lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
c-Arabuluculuk Masrafı Yönünden:
6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre takdiren (%90,53 kabul, %9,47 ret) olmak üzere 2.897,04 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 302,96 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere e-duruşma yolu ile davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy