T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2015/903
KARAR NO: 2018/796
DAVA: TAZMİNAT
DAVA TARİHİ: 11/08/2015
KARAR TARİHİ: 18/09/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı şirketlerin, davacı/lski'den ihale yolu İle iş aldıklarını ve bu işleri alt işveren sıfatıyla yürüttüklerini; Davadışı----, işlerin yürütülmesinde davalı şirketler emrinde işçi olarak çalıştırıldığını; Daha sonra davalı şirketler (alt işverenler) tarafından davadışı------ (işçinin) işine son verildiğini; Bunun üzerine davadışı----, davalı şirketler ile davacı/------ aleyhine iş mahkemesinde dava açtığını ve işten çıkarılması karşılığında hak kazandığı alacaklarının tahsilini talep ve dava ettiğini; İş mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde, davadışı/------talebinin haklı bulunduğunu ve davalı şirketler ile davacı/lski'nin bu kişinin (işçinin) alacaklarını müteselsilen ödemelerine karar verildiğini; Davadışı----- tarafından başlatılan ilamlı icra takibi neticesinde, haciz baskısı altında, önce 34.944,33 TL ve daha sonra da 2.768,06 TL ödeme yapıldığını; iddia etmekte ve bu ödemelerin davalı şirketlerden, ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek ticarî avans faizi ile birlikte, müteselsilen tahsiline (rücuen tahsiline) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bilirkişi --------03/03/2017 tarihli raporunda; Davacının davalılardan, talebi gibi, 34.944,33 TL ile 2.768,06 TL'nin tahsilini talebe hak kazandığı; davacının talebi gibi, bu tutarların ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği; tarafımızca yapılan incelemede, 34.944,33 TL'nin 27.03.2014 tarihinde ödendiğinin, 2.768,06 TL'nin ise 01.09.2015 tarihinde ödendiğinin anlaşıldığı; davacının bu alacağından, davalıların müteselsilen sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varmıştır.
Bilirkişi -----------22/01/2018 tarihli raporunda; Davacı ---- nin Davalılar ile yaptığı ve dosyaya sunduğu sözleşmelerde iddiasını doğrular bir düzenleme tespit edilemediği, bu halde hesaplamanın Yüksek Yargıtay ----.HD yukarıda işaret edilen kararlarında yer alan, ilkesinin esas alındığı, Davalı----- nihai sorumluluğunun; 1.594,07.TL(kıdem tazminatı) + 3.277,45.TL (fazla mesai + genel tatil çalışma ücreti + hafta tatili çalışma ücreti + yıllık ücretli izin) + 3.371,56.TL(faiz ve feriler toplamı) = 8.243,08.TL Olduğu, (talebin ise tüm davalılardan müteselsilen 37.712,39.TL olduğu) Davalı ------ nihai sorumluluğunun 1.404,76.TL (kıdem tazminatı) + 2.288,22.TL (fazla mesai + genel tatil çalışma ücreti + hafta tatili çalışma ücreti + yıllık ücretli izin) + 2.600,00.TL (ücret alacağı) + 4.355,35.TL (faiz ve feriler toplamı) = 10.648,33.TL olduğu, (talebin ise tüm davalılardan müteselsilen 37.712,39TL olduğu), Davalı Yedikat' ın nihai sorumluluğunun 222,24.TL(kıdem tazminatı) + 456,92.TL(fazla mesai + genel tatil çalışma ücreti + hafta tatili çalışma ücreti + yıllık ücretli izin) + 470,05.TL(faiz ve feriler toplamı) = 1.149,21. TL Olduğu, (talebin ise tüm davalılardan müteselsilen 37.712,39TL olduğu), Davacı ----- dava öncesi davalıları TBK117 maddesine göre temerrüde düşürdüğünü ispat edemediğinden, dava tarihinden itibaren ve 3095 Sayılı Kanunun 2.maddesinde işaret edilen TCMB tarafından belirlenen avans oranları üzerinden faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varmıştır.
Dava, asıl işveren davacı şirketin, davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da taraflar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi mevcut olup dava, asıl işveren davacı şirketin, davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçinin, iş akdinin feshedilmesi nedeniyle açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu rücuen tazminat istemi, dava dışı işçinin iş akdinin feshedilmesi nedeniyle İş Kanunu’ndan kaynaklanan tazminat haklarına ilişkin olup, işçiye karşı olan bu yükümlülük nedeniyle asıl ve alt işverenler 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6.maddesi gereğince müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Burada Kanun’dan doğan bir teselsül hali söz konusudur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde, müteselsil sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişki düzenlenmiş olup, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki bu hükümde, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği belirtilmiştir.
Somut olayda ise, dava dışı işçinin iş akdinin feshedilmesi nedeniyle doğan dava konusu tazminat alacaklarından, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6.maddesi gereğince işçiye karşı müteselsilen sorumlu olan tarafların, aralarındaki iç ilişkide (taraflar arasındaki mevcut sözleşme ve şartnamelerde) bu sorumluluğun nihai olarak hangi tarafa ait olacağı konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde asıl işveren ve alt işveren olan taraflar arasındaki sözleşme ve şartnamelerde, iş akdinin feshedilmesi nedeniyle doğan dava konusu tazminat alacaklarından tümüyle yüklenici alt işverenin sorumlu olacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığından, dava dışı işçiye yapılan söz konusu ödemeler nedeniyle davacı şirket ve davalıların yarı oranda sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Öte yandan davacı şirketten tahsil edilen işçilik alacakları, tüm alt işverenler nezdindeki çalışmalarını da kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenlerin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı asıl işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu tüm alt işverenler, davacı üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. (Yargıtay. ----------- Hukuk Dairesi'nin 15/12/2015 T. 2015/35232 E. 2015/36790 K.)
İstanbul Anadolu-------. İş Mahkemesi'nin 2012/289 Esas sayılı dosyası, dava dışı işçiye ait ---- kayıtları, davalı şirketlere ait ticaret sicil kayıtları, İstanbul -------. İcra Müdürlüğü'nün 2013/16030 Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava dışı işçi ----------- 05/04/2007 - 03/11/2008 tarihleri arasında davalı --------- şirketine, 04/11/2008 - 30/03/2010 tarihleri arasında davalı------ 31/03/2010 - 19/06/2010 tarihleri arasında -------- şirketine bağlı olarak davacı şirket nezdinde iş akdi ile çalıştığı, dava dışı işçinin iş akdinin sona ermesinden sonra işçilik alacaklarının tahsili amacıyla davacı ve davalı şirketlere dava açtığı, İstanbul Anadolu --------. İş Mahkemesi'nin 2012/289 Esas 2013/270 Karar sayılı ilamı ile 6442,15 TL kıdem tazminatının, 1820,00 TL yıllık izin ücretinin, 2600,00 TL net ücret alacağının, 10181,46 TL fazla mesai alacağının, 845,10 TL hafta tatili alacağının, 398,65 TL genel tatil ücretinin davacı ve davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, dava dışı işçi tarafından İstanbul ------------İcra Müdürlüğü'nün 2013/16030 Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibi neticesinde davacı tarafından dava dışı işçiye 37712,39 TL ödeme yapıldığı, Mahkememizce tayin edilen bilirkişi ----- tarafından yapılan hesaplamalara göre ödenen bedelin yerinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacı ile davalılar arasındaki teknik şartnamelerde ve sözleşmelerde, işçi alacaklarından davalı alt işverenlerin sorumlu olacağını öngören bir hüküm bulunmadığından, davalıların, davacının ödemesini yapmış olduğu bu bedelin yarısından sorumlu olduğu, her ne kadar her bir davalı alt işveren davacıya karşı kendi dönemleri ile sorumlu olsa da, davalı alt işveren şirketlerin ticaret sicil kayıtlarına göre, davalı alt işveren şirketlerin ortakları arasında kısmen dahi olsa ayniyet bulunduğu,---------şirketinin ortaklarından olduğu, sözleşmenin devamında merkezlerinin aynı binada olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalılar arasında organik bağ bulunduğu, bu nedenle davalı alt işverenlerin davacıya karşı tüm alacaktan müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 17.472,16 TL nin 27/3/2014 tarihinden itibaren 1393,03 TL nin 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 1288,68 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilmiş 1500,00 TL bilirkişi ücreti, posta gideri 323,95 TL olmak üzere toplam: 1823,95 TL den kabul edilen kısma isabet eden 984,69 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettiğinden........ uyarınca 2263,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
5-Taraflar tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.