T.C.
İstanbul Anadolu
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/376 Esas
KARAR NO: 2018/1034
DAVA: Hakem Kararının İptali
DAVA TARİHİ: 27/03/2018
KARAR TARİHİ: 25/10/2018
Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;uyuşmazlıktaki taleplerinin 16.04.2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilime ait araçta meydana gelen 4.360 TL hasar bedeli, 700 TL değer kaybı tazminatı ve 205 TL ekspertiz ücretinin davalı ... şirketinden tahsiline ilişkin olduğunu, ---- sayılı kararda özetle; kazada müvekkilime ait aracın %100 kusurlu olması nedeniyle taleplerimiz red edildiğini, kusursuz olduğumuz gerekçe gösterilerek ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu aldırılması talep edilerek itiraz başvurusunda bulunulduğunu, --- sayılı itiraz hakem heyeti kararında ise; bilirkişi raporu aldırılmadan, uyuşmazlığa konu kazada kusurlu olduğu gerekçesiyle taleplerinin red edildiğini, kaza olaylarının gelişimi kamera kaydı gibi kesin delillerle desteklenmediği durumlarda, kazanın gelişimi, kazaya karışan araçların kazadan sonra ki konumları, hasar bölgeleri ve yol durumu vb. etkenler bir bütün halinde değerlendirilerek hayatın olağan akışına uygun yapılan yorumlarla açıklanmakta ve kusur durumu bu durum üzerine oluşturulmaktadır. Yani bilinen olay yada verilerden hareketle, bilinmeyen yada açıklığa kavuşturulamayan olay yada veriler hakkında çıkarımda bulunmak suretiyle olaylar ve kusur durumu açıklığa kavuşturulduğunu, müvekkiline ait aracın iddia edildiği gibi ‘’yol ver’’ tabelasına uymayarak kavşağa kontrolsüz bir şekilde girmesi nedeniyle kaza meydana gelmediğini, kaza, müvekkilime ait araç sürücüsünün yolu kontrol ettikten sonra kontrollü bir şekilde kavşağa girip çıkışını tamamlamak üzereyken ---- plakalı aracın hızlı bir şekilde seyretmesi nedeniyle meydana geldiğini, dolayısıyla---- plakalı araç sürücüsü mevcut kazada %100 kusurlu olduğunu, taleplerinin olmasına rağmen kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu aldırılmadan karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulüne, sigorta Tahkim Komisyonunun ---- sayılı kararı ile ---- sayılı itiraz hakem heyeti kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen---- plaka sayılı araç, müvekkil şirket tarafından, 22.08.2016/2017 tarihleri arasında geçerli olan --- numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, davacı taraf, 16.04.2017 tarihinde meydana gelen bir kaza sonucunda hasar gördüğünü ve müvekkil Şirket tarafından ZMSS ile sigorta teminatı altına alınan ---- plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu iddia ederek 4.360.-TL “hasar bedeli”, 700.-TL “değer kaybı zararı” ve 205.-TL “ekspertiz ücreti”nin ödenmesi için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmuş, Sigorta tahkim Komisyonu tarafından görevlendirilen hakem tarafından oluşturulan --- başvuru ve --- karar sayılı kararı ile “meydana gelen trafik kazasında tüm kusurun --- plakalı araç sürücüsünde olduğu” belirtilerek talep red edildiğini, bu red kararına itiraz edilmişse de, 04.02.2018 tarih ve ---- itiraz ve 04.02.2018 arih ve---- İtiraz Hakem Heyet Kararı ile davacının itirazı red edildiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan Uyuşmazlık Hakem kararı ve İtiraz Hakem Heyeti Kararına baktığımızda; Müvekkil Şirket tarafından sigorta teminatı altına alınan ---- plakalı araç ile davacı tarafa ait ---- plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sonucunda her iki tarafın katılımı ile Trafik Kazası Tespit tutanağının düzenlenmiş olduğu anlaşıldığını, taraflar arasında düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine iletilmiş ve tarafların kusur durumu yapılan inceleme sonucunda belirlendiğini, kusur durumlarına ilşkin yapılan değerlendirme sonucunda davacıya ait ---- plakalı araç sürücüsünün %100 ve tamamen kusurlu olduğu anlaşıldığını, sonuç olarak, meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ----plakalı araç sürücüsü tamamen kusurlu bulunduğundan, Sayın Mahkeme nezdinde açılmış bulunan iş bu davada “hukuki yarar” bulunmadığının ortada olduğunu, davacı tarafın davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE......... : Dava, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda çözümlenmesi gerekli ilk husus; mahkememizin görevi noktasındadır.
28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı kanunun 60' ıncı maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 6100 sayılı HMK' nın 439/1 maddesinde, hakem kararına karşı açılacak iptal davasının tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılacağının hüküm altına alınmış,
İstanbul BAM 19 HD' nin 2018/584-677 E-K sayılı kararında da, hakem kararına karşı BAM nezdinde dava açılacağına karar verildiği görülmüştür.
Dava konusu olay hakkında göreve ilişkin olarak düzenlenen yasa maddesi hakkındaki bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, hakem kararının iptaline yönelik olarak açılan işbu davaya bakma görevinin Bölge Adliye Mahkemesinde olduğu, mahkememiz ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında görev ilişkisinin düzenlenmediği hususu da dikkate alınarak açılan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M ......... : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı yasa 439/1 maddesi gereğince açlan davada mahkememizin görevli olmaması nedeni ile davanın 114/1-C ve 115/2 gereğince USULDEN REDDİNE,
2-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-)Yeteri kadar harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Taraflar tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde BAM nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2018