T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/383
KARAR NO: 2023/932
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/05/2022
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 31/05/2023
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ---- müvekkile bağlı ----Eğitim Müdürlüğü'nde temizlik görevlisi olarak ----- 01.11.2008 tarihinde işe başladığını, daha sonra anılan şirketin 30.10.2012 tarihinde tüm hak ve alacaklarını davalı şirkete aktardığını, müvekkilin hizmet alım sözleşmesini 30.12.2012 tarihinde davalı şirketle yenilememesi üzerine iş sözleşmesinin de feshedilmiş olduğunu, dava dışı işçinin tazminat talebine ilişkin olarak açtığı----- İş Mahkemesi ----- sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verildiğini,----BAM -----HD -----sayılı ilamıyla kararın onandığını, buna istinaden-----. İcra Müdürlüğü------. sayılı dosyasına toplam 18.559,13-TL ödendiğini, ihale sözleşmelerine göre işçilik giderlerinin sözleşme bedeline dahil olduğunu, bu nedenle müvekkil tarafından söz konusu ödemenin davalıya rücu edilebileceğini, müvekkilin dava dışı işçiye ödemek zorunda kaldığı 17.578,39-TL'nin 26.01.2021 tarihinden, 270,59-TL bakiye karar harcın 25.01.2021 tarihinden, 321,35-TL'nin 27.04.2021 tarihinden, 388,80-TL'nin 20.03.2020 tarihinden olmak üzere toplam 18.559,13-TL'nin davalı şirketten avans faiziyle birlikte tahsilini" talep etmiştir.
ASIL DAVA SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava dışı işçinin müvekkil şirkette çalışmadığını, bu nedenle davacının müvekkil şirketi sorumlu tutamayacağını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle husumetten, aksi kanaat halinde esastan reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde "----- vekili müvekkilinin,-----01.11.2008 tarihinde işe başladığını, Şirketin tüm hak ve alacaklarıyla borçlarını diğer kuruluşu olan ----- aktardığını, müvekkil ---- Şirketi ile hizmet alım sözleşmesini 30.12.2012 tarihinde yenilememesi üzerine iş sözleşmesinin de feshedildiğini, tazminatının ödenmediğini iddia etmiş, ---- aleyhine 11.12.2017 tarihinde, ----- İş Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, işyeri kayıtları ve bilirkişi raporuna göre 19.12.2019 tarihinde verilen -----sayılı karar ile feshin haksız olduğuna, net 5.281,72 TL.'nın akdin fesih tarihi olan 30.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Kararın kaldırılması için ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesine yaptığımız istinaf başvurumuza konu itirazlarımız, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen -----. sayılı karar ile miktar itibariyle kesin olmak üzere 08.12.2020 tarihinde esastan reddedilmiştir. Bu aşamada davacı vekilinin yapmış olduğu icra takibi sonucunda ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı dosyasına, kıdem tazminatı, işlemiş faizi, icra harç ve masrafları, vekalet ücreti ile birlikte 16.872,96 TL. tutarlı teminat mektubu ile 705,43 TL. nakit teminat ve 321,35 TL. icra borç bakiyesi, 270,59 TL. bakiye karar harcı ile 388,80 TL. istinaf avansı ve harcı olmak üzere toplam 18.559,13 TL. müvekkil tarafından ödenmiştir. Bu kapsamda mahkemeye müracaat öncesi, tarafımızca Hukuk Uyuşmazlıklarında Ticari Dava Şartı olarak Arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş, 28.04.2023 tarihinde yapılan toplantıya davalı şirket katılmamış, durumu tevsik eden son tutanak düzenlenerek e-imza altına alınmıştır. Son tutanağın elektronik imzalı barkotlu çıktısı dilekçemiz ekinde ibraz edilmektedir. Davacı ----- Müdürlüğü’nde 01.11.2008 – 30.12.2012 tarihleri arasında başlangıçta ---- ve daha sonra-----. firması bünyesinde çalışmıştır. Dava dışı işçinin çalıştığı 2. Alt işveren olan -----firmasının rücu sorumluluğu bakımından dava şartları sağlanarak, tarafımızca----- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin-----. sayılı dosya ile dava açılmış ve derdesttir. Müvekkil kurum ile davalı şirket arasındaki hizmet alımı ihalesi 2013 yılındaki elektrik dağıtım özelleştirmesi öncesinde yapılmış olduğundan, ihaleye ilişkin dokümanlar ----- şirketi bünyesindedir. Hizmet alımı yoluyla çalıştırılacak personele ait İhale Sözleşmesine göre Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler “…işçilik ücreti, fazla mesai, hafta sonu çalışmaları, Ulusal Bayram ve tatil günlerindeki çalışmaları, yıllık ücretli izinler ve tazminat” sözleşme bedeline dahildir. Mahkeme kararında hüküm altına alınan işçilik alacakları bu dönemleri kapsadığından, müvekkil ----- Genel Müdürlüğünce davacıya ödenen tazminat, vekalet ücreti alacağı ve yargılama giderlerinin Sözleşme gereği davalı firmadan ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile rücuen tahsili için dava açılması zarureti hasıl olmuştur. Sayın Mahkemenize açmış bulunduğumuz bu davanın irtibatlı olduğu ----. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi talebinde bulunmaktayız" ileri sürerek ----. İcra Müdürlüğü’nün ----. sayılı dosyası ile müvekkil kurum ---- Genel Müdürlüğü tarafından davacıya ödenen 16.874,79 TL’nin 26.01.2021 tarihinden, 373,24 TL.’nin 20.03.2020 tarihinden, 259,76 TL.’nin 25.01.2021 tarihinden, 308,49 TL.’nin 27.04.2021 tarihinden itibaren (toplam 17.816,28 TL. ’nin), Tasfiye Halinde ----’den avans faizi ile birlikte tahsiline, irtibat nedeniyle Mahkemeniz dosyasının---- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----sayılı dosya ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık dava dışı işçiye ödenen bedelin rücuen tahsili talebine ilişkindir.Davada taraf teşkili sağlanmış, deliller toplanmıştır
Yargılama aşamasında mahkememizin -----Esas sayılı dosyası iş bu dava dosyası ile birleştirilerek yargılama bu dosya üzerinden yapılmıştır.
----- İş Mahkemesi 19.12.2019 T.----. sayılı karar dosyasında; dava dışı işçinin 01.11.2008-30.12.2012 hizmet süresi dikkate alınarak kıdem tazminatı yönüyle davanın kabulüne karar verildiği,
Dava dışı işçinin 01.11.2008-31.10.2012 tarihleri arasında ----01.11.2012-30.12.2012 tarihleri arasında------ çalıştığı tespit olunarak kıdem tazminatı hesabı yapıldığı,
Kararın -----BAM----. HD 08.12.2020 T.-----. kararıyla kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından dava dışı ---- adına;20.03.2020 tarihinde -----İcra Müdürlüğü----- sayılı dosyasına Tahsilat Makbuzu aracılığıyla 388,20-TL,25.01.2021 tarihinde----. İcra Müdürlüğü ----. sayılı dosyasına Tahsilat Makbuzu aracılığıyla 270,59-TL,26.01.2021 tarihinde ---- İcra Müdürlüğü ---- sayılı dosyasına ----- aracılığıyla 16.872,96-TL + Tahsilat Makbuzu aracılığıyla 705,43-TL olmak üzere toplam 17.578,39-TL,27.04.2021 tarihinde -----. İcra Müdürlüğü -----. sayılı dosyasına Ödeme Listesi aracılığıyla 321,35-TL,Olmak üzere toplamda 18.559,13-TL ödeme yapıldığını gösteren banka dekontu ve tahsilat makbuzları görülmüştür.
Dava dışı işçi ----davacı idareye ait işyerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62/e maddesi uyarınca 01.11.2008-30.12.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespit olunduğu, bu hususta bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.6552 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu 112. maddesine eklenen fıkralar çerçevesinde kıdem tazminatlarının kamu idareleri tarafından ödeneceği düzenlenmiştir. Öte yandan 4857 sayılı sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde asıl işveren-alt işveren tanımı yapıldıktan sonra; “Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” düzenlemesi yapılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu 112. maddesine eklenen hüküm ile asıl işveren niteliğinde olan kamu kurum ve kuruluşlarına, iş akdi 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi hükmüne uygun olarak sona eren alt işveren işçilerine kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü getirilmiştir. Bu durum, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde belirtilen alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur hükmünün de doğal sonucudur. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. maddesine eklenen fıkralar incelendiğinde, alt işverenlerin ödenen kıdem tazminatlarından sorumlu olmayacakları yolunda bir muafiyet hükmünün öngörülmediği açıktır. Dolayısıyla dava dışı işçinin alacaklarından, işvereni olan davalı alt işverenlerin sorumlulukları teselsül içinde devam etmektedir. ava dışı işçinin hak kazandığı işçilik alacaklarının hesaplanması ve işçilik alacaklarından asıl işveren ve alt işverenlerin sorumluluk esaslarının belirlenmesi hususu İş Hukuku kurallarına; davaya konu Rücu ilişkisinde asıl işveren ile alt işverenler arasında sorumluluğun belirlenmesi hususu ise Borçlar Hukuku kurallarına tabidir. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu durumlarda; asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinden kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı TBK Md.167 (Mülga 818 sayılı BK Md.146) uyarıca müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Bu durum hem eski hem de yeni yasada aynı şekilde düzenlenmiştir. Bu açıklamalara göre, dava dışı işçinin işçilik alacakları için davacı idarenin sorumlu tutulması İş Kanunundan (asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğundan) kaynaklanan bir zorunluluktur.
Davacı tarafından ödenen kısmın rücuna ilişkin işbu davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Davacı şirket ile davalı şirketler arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmeleri incelendiğinde;
Hizmet Alım Sözleşmesi Md. 22: “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları”: Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.
Hizmet alım sözleşmesinin 22. Maddesine atıf yapılan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölümünün 38. Maddesi şu şekildedir.
Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel, Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları Çalışanların özlük hakları
Madde 38-Yüklenici çalıştırdığı işçilerin, işin yapılmakta olduğu bir işkolu veya meslekte aynı
tipteki bu iş için mevzuatla kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme veya mevzuatla tespit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve uygun bir bölgedeki işkolu veya meslekteki aynı tip bir iş için mevzuatla tespit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır. Yüklenici, varsa alt yüklenicilerinin bu çalışma şartlarına uymalarını sağlamak için gerekli tedbirleri alacaktır. Kontrol teşkilatı işyerinde çalışanlar arasında yüklenici veya alt yüklenicilerce ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığını, vasıflı personel çalıştırılması ihale dokümanında öngörülen işlerde bu personele asgari ücretin üzerinde bir ödeme yapılması istenmişse, belirlenen asgari ödeme tutarının ilgili personele ödenip ödenmediğini kontrol ederek veya bu konuda kendisine gelen talep ve ihbarları değerlendirerek, yükleniciden ve alt yüklenicilerden istenecek bordrolara göre bu ücretlerin yüklenicinin hakedişinden ödenmesini sağlar. Bu amaçla yüklenicinin hakediş istemesi üzerine, bu istek ve hakedişin ödeneceği tarih (yaklaşık olarak), şantiye şefliği, işyeri ilan tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin görebileceği yerlere yazılı ilan asılmak suretiyle duyurulur. İlanın yapıldığı, kontrol teşkilatının ve yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin imzaladıkları bir tutanakla tespit edilerek bu tutanağın bir kopyası hakedişin ödeme yerine gönderilir. Personel alacakları, hakediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki (işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç (3) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez. Bildirilen alacak iddiaları, yüklenici veya alt yüklenicinin kayıtları ile varsa puantaj ve daha önceki hesap pusulalarından incelenip anlaşmaya varılan miktarların (üç aylık ücret tutarını geçmemek üzere) yüklenici tarafından bordroya bağlanması sağlanır ve bu bordrolar hakediş raporu ile birlikte ödeme yerine gönderilir. Yüklenicinin hakedişinin ödenmesi gereken kısmından indirilen bu bordro tutarı ayrı bir çekle ödeme biriminin ilgili mutemedine verilir ve bordroda gösterilen alacaklar ilgililere kontrol teşkilatı, yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin önünde ödenir. Bu husus ayrıca bir tutanakla tespit olunur. Yapılacak tebligata rağmen yüklenici veya vekili ödemede hazır bulunmazsa bu husus tutanakta belirtilir. Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır.Personel alacaklarının kontrol edilebilmesi için yüklenici, teknik ve yönetici personeli ile işçilerine yaptığı ödemelerin bordrolarından birer kopyasını, bordroların düzenlenmesi tarihinden başlayarak en çok bir ay içinde, kontrol teşkilatına verecek ve bu bordrolarda teknik ve yönetici personel ile işçilerin sanatları ve çalıştıkları yerler, ad ve soyadları ile doğum yerleri ve tarihleri belirtilecektir Bordrolarda yüklenicinin veya vekilinin imzası bulunacaktır, düzenlemesi yer alır Bu çerçevede kural olarak kıdem tazminatından her yüklenici çalıştırdığı işçinin işçilik haklarından kendi çalıştırdığı dönemle sorumludur. Bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan yargılama giderleri ve icra masrafları da yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Taraflar arasında akdedilen hizmet alım akdi veya eklerinde, sorumluluk alt işverene yüklenmişse, asıl işveren ödediği işçilik alacaklarının tamamını alt işverenden talep edebilirken; sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmaması halinde, hak ve sorumluluklar taraflar arasında eşit olarak paylaştırılmalıdır.
Dosyaya rapor sunan bilirkişi tarafından hem tam sorumluluk hali, hem de yarı yarıya sorumluluk hallerine göre hesaplama yapılmıştır.
Davacı----- dava dışı işçi ----- adına 20.03.2020 – 25.01.2021 – 26.01.2021 – 27.04.2021 tarihlerinde ödemiş olduğu ve 13.05.2022 tarihinde işbu davayı açarak talep ettiği toplam 18.559,13-TL’nin davalı şirketlerden rücuen tahsilin talep edildiği iş bu davada, Dava dışı işçiye ödenen alacaklar bakımından taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eklerinde davalıların sorumluluklarının düzenlediği hükümler incelendiğinde, açıkça yüklenicinin sorumlu olacağına ilişkin hüküm yer almadığından hak ve sorumluluklar taraflar arasında eşit olarak paylaştırılması gerektiğinden mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda yapılan hesaplama dikkate alınarak asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Asıl davanın KISMEN KABÜLÜ ile,
1-371,43 TL'nin dava tarihi olan 31.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 269,85 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 316,95 TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 47,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı taraftan alınacak 269,85 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 371,43 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-8.908,13 TL'nin dava tarihi olan 31.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Birleşen davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 608,51 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 304,26 TL harcın mahsubu ile arta kalan 304,25 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 304,25 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte olan 8.908,13 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Asıl ve birleşen davalar yönünden davacı vekili tarafından yapılan 1.991,00 TL yargılama giderinin davaların kısmen kabul - kısmen red oranına göre hesaplanan 507,91 TL'nin 340,92 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ----- Şirketinden, arta kalan 166,99 TL'sinin ise davalı Tasfiye Halinde -----Şirketinden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Asıl dava yönünden Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul - kısmen red oranına göre hesaplanan 26,41 TL'sinin davalı taraftan, arta kalan 1.293,59 TL'sinin ise davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Birleşen dava yönünden Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul - kısmen red oranına göre hesaplanan 659,99 TL'sinin davalı taraftan, arta kalan 660,01 TL'sinin ise davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi uyarıca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.