T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/563 Esas
KARAR NO: 2024/739
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 10/08/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili 10/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket sigortalısının, davalı maliki olduğu binada çıkan yangın sebebiyle zarara uğradığını, --------Şti.'nin müvekkili şirket nezdinde ---------- No'lu 08.09.2020-2021 Vadeli Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 19.05.2021 tarihinde Sigortalı'nın kiracısı olduğu davalı -------- ait "-------- Mah. --------- Sok. No:-------- ---------, ----------" adresinde saat 13:00 sıralarında bina çatısında yangın meydana geldiğini, yangın söndürme çalışmaları sırasında bina içi ve dışından itfaiye tarafından sıkılan su ve çatıdan bina içine yayılan is nedeniyle, yangının çıktığı çatı alanının altında depolanan ---------- firmasına ait ---------, ---------, --------, --------, ---------, ---------- markalı ürünlerin çeşitli miktarlarda zarar gördüğünü, sigortalı tarafından olay sırasında depoda bulunan ve yangından etkilendiği öngörülen ---------- firmasına ait toplam 773 palet ürün (99.450 koli = 694.188 adet) elleçlendiğini ve hasarlı olmayanların ayrıştırıldığını, toplam 355 palet (36.965 koli = 270.533 adet) ürünün hasarlı olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz çalışmaları sonucunda Sigortalı'ya arabuluculuk yoluyla yapılan anlaşma neticesinde 13.01.2023 tarihinde 118.405,84 TL ve 1.981.594,16 TL olmak üzere toplam 2.100.000,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, yapılan ödeme ve düzenlenen arabuluculuk anlaşmasındaki ibraname ve temlik hükümlerine göre, müvekkili sigorta şirketinin TTK 1472. maddesi gereği hukuken Sigortalısı'nın haklarına ödenilen tutar üzerinden halef olduğunu, davalı bina malikinin, sigortalının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, ---------- Müdürlüğü'nün Yangın İtfaiye Raporu ve düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda yangının bina çatısında yer alan binaya ait güneş enerji panellerinden çıktığının tespit edildiğini, Kira Sözleşmesi; * md.10.7.maddesine göre; "Kiralanan alanın ya da donanım ve altyapının yetersiz olması, kiralanan alanın dış şartlar, su baskını, depo yan panelleri ve çatıda KİRACI kusurundan kaynaklanmayan hasar ve deformasyonlar, yangın sistemleri, trafo, elektrik su vb.altyapı ve donanımdan kaynaklı hasar ve deformasyonlar, deponun statiği, kolonları vb. Unsurlarındaki kusurlar ve KİRACI'nın mutad kullanımından kaynaklı olmayan maddi zararlardan KİRAYA VEREN sorumludur." * ve md.10.15. Maddesine göre; "Çatı ve tüm yangın sistemlerinin kullanıcı kaynaklı olmayan tüm onarım ve bakımlarının düzenli olarak yapılması, su ve ışık sızıntılarının önlenmesi sorumluluğu KİRAYA VEREN e aittir.", bina çatısındaki güneş panelleri ve bu sistemlerden doğabilecek zararlardan sorumluluk bina maliki ----------- ait olduğundan dava konusu taleplerinin davalı bina malikine yöneltildiğini, sigortalısına ise yangının meydana gelmesinde herhangi bir sorumluluk atfedilmemiş olup hasar sürecinde Yangın ve A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ----------- Hukuk Mahkemeleri Bilirkişisi ---------- ile Makine Mühendisi -------- Hukuk Mahkemeleri Bilirkişisi ----------- tarafından düzenlenen raporda "Olaya müdahale eden itfaiye ekipleri tarafından düzenlenen yangın raporunda belirtilen çıkış sebebinin zamana bağlı ve dış etkenler nedeniyle oluşan deformasyon olduğu tespitine iştirak edilmemiştir, zira dosyaya sunulan belgelerden bahse konu santral üretim verilerinin saatlik olarak takip edilmekte olduğu ve düzenli periyodik kontrollerin fiziki olarak yapılmakta olduğu anlaşıldığından zaman içerisinde oluşacak deformasyonların hızlı şekilde tespit edileceği anlaşılmaktadır. Söz konusu santralin üretim/tüketim verileri incelendiğinde Mayıs ayına ait aynı saat aralıklarındaki üretim verileri kıyaslanmış, sistemin Mayıs ayına ait en yüksek miktarda enerji üretimini hasardan hemen önceki saatlerde gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Bu durumun panel bağlantılarında akım yükselmesine bağlı sıcaklık artışına yol açmış olacağı, hali hazırda gevşek olan herhangi bir bağlantı noktasının da bu sıcaklık artışıyla beraber kıvılcımlanarak ---------- kablo izolasyonları başta olmak üzere kolay tutuşacak malzemeleri etkileyerek yangın hasarına sebep olacağı, çatıda adı geçen ------------ ve bağlantı ekipmanları dışında başkaca bir ateş kaynağının bulunmadığı, yapıda kiracı konumunda bulunan sigortalı işletmenin söz konusu hasarın meydana gelmesinde doğrudan ya da dolaylı bir sorumluluğunun bulunmadığı" tespit edildiğini, davalı sigorta şirketlerinin, bina malikinin sigortacısı olarak meydana gelen zarardan poliçe teminat ve limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduklarını, bina sahibi ------------ Davalı Sigorta Şirketlerinden dava konusu hasarı teminat altına alan İşyeri Sigorta Poliçesi bulunduğundan ilgili sigorta şirketlerine zarardan kendi payları oranında rücu edildiğini, buna göre sorumluluk oranları aşağıdaki gibi olduğunu;
Sigorta Şirketi
Pay Oranı
Zarardan Sorumluluğu
--------Ş.
%20
420.000,00 TL
--------Ş.
%25
525.000,00 TL
--------Ş.
%20
420.000,00 TL
---------Ş.
%15
315.000,00 TL
--------- Şirketi
%15
315.000,00 TL
---------Ş.
%5
105.000,00 TL
Toplam
%100
2.100.000,00 TL
davalı bina malikinin sigortacılarından ----------- Şirketi ile ----------Ş., zarardan kendi paylarına düşen tutarları ödediğini, fakat diğer sigorta şirketlerinin ödeme yapmayı kabul etmediğini, işbu sebeple ----------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçluların takibe itirazı sebebiyle takibin durduğunu, davalı borçlulara karşı zorunlu arabuluculuk yoluna da başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin de anlaşmama olarak neticelendiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu hasara ilişkin davalı borçluların hem icra takibine itiraz ettiklerini hem de arabuluculuk sürecinde anlaşmama olarak neticelenmesi sebebiyle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiklerini, Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, takibe konu alacağın, davalı borçlulara yapılan rücu başvurusu ve sonraki süreçte tespit edilebilir nitelikte olup takibin açılmasına ve takibe haksız itirazı neticesinde işbu davanın açılmasına davalı borçluların sebebiyet verdiğini, bu sebeple, Davalı Borçlular aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerinden bahisle davanın KABULÜNE, davalılar tarafından --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyalarına yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına HÜKMEDİLMESİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa YÜKLETİLMESİNE, ek olarak AAÜT md.16/c hükmü gereği, yapılan arabuluculuk faaliyeti anlaşmazlıkla sonuçlandığı için, davalıların arabuluculuk vekalet ücretine HÜKMEDİLMESİNE, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ---------- Şirketi vekili 25/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf delillerinin, HMK’nun 121.madde hükmüne aykırı olarak taraflarına tebliğ edilmediğini, HMK’nun 121. maddesine göre davacı tarafın, davasına dayanak yaptığı delillerin asıllarını Mahkemeye tasdikli birer suretlerini de karşı tarafa göndermek zorunda olduğunu, yargılamaya konu davada, davacı tarafın HMK 121.maddesi uyarınca delillerini taraflarına göndermemiş olduğundan, davacı taraf delillerinin taraflarına tebliğ edildikten sonra karşı delil ve beyan hakları saklı tuttuklarını, mahkeme huzurunda müvekkili şirket aleyhine ikame olunan davada; davacı ---------- ait binada kiracı konumunda olan sigortalı işyerinde; 19.05.2021 meydana gelen yangın sonucu zarar meydana geldiği iddiası ile ödenen sigorta tazminatının davalılardan rücuen tahsili talep olunduğunu, davalı ---------- ŞİRKETİ'ne ait "--------- Mah. ---------, ---------" adresindeki iş yerinin ----------- no.lu Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile 24.06.2020 – 24.06.2021 tarihleri arasında müvekkili şirket tarafından sigorta poliçesinde belirtilen şartlar ve limitler dahilinde sigortalandığını, müvekkili Şirketin poliçedeki payının ise %25 olduğunu, ayrıca sigorta poliçesinde; “İşbu poliçede ----------- poliçe şartları ve 2020-2021 ---------- geçerlidir.” denilmekte olup, söz konu hasarın bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, konu poliçede Komşuluk ve Kiracı Mali Mesuliyet teminatı bulunduğunu, Sigorta Poliçesinde; Mali Mesuliyet teminatına ilişkin sorumluluğun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, belirtilen limitler ile sınırlı olduğunu, davaya konu hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunduğunun kat’i olarak tespit olunması durumunda sigorta poliçesinde verilen teminatın azami limitle sınırlı olduğundan kazada zarar gören 3.şahısların tüm zararlarının ---------- hesabı yapılarak teminata göre paylaştırılması gerektiğini, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, sigortalının yangının meydana gelmesi veya yayılması sonucu diğer işyerlerinin zarara uğraması ile ilgili sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere sigortalının hadisedeki sorumluluğunun ve kusur oranının tespiti ile bu doğrultuda değerlendirme yapılması gerektiğini, söz konusu hadise sonucu meydana gelen yangının diğer işyerlerine zarar verilmesi ile ilgili kusurun müvekkili şirket sigortalısına ait olmayıp müvekkili şirket sigortalısının yangının meydana gelmesi veya yayılması ile ilgili herhangi bir kusuru veya sorumluluğu bulunmadığını, dolayısı ile müvekkili şirketin de konuyla ilgili poliçeden doğan bir sorumluluğu bulunmadığını, Genel ve Sinai Yangın Uzmanı Bilirkişi ------------ tarafından düzenlenen 17.06.2021 tarihli ----------- nolu raporun sonuç kanaat bölümünde; ---------- Mahalle ----------- Cad. No:---------- ----------- adresinde bulunan -----------Ş.’ne ait sigortalı binanın çatısında bulunan Güneş enerji panel ve tesisatında meydana gelen yangın sonucu oluşan maddi zarar üzerine olay mahallinde yapılan inceleme ve tespit sonucun da; - Yangın 19 Mayıs tatil günü öğle saatlerinde başlamış olduğu, personel tarafından müdahale de bulunulduğu, itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldüğü, başlangıç noktasının bina çatısı kuzey tarafı olduğu, rüzgarın etkisiyle yangının dağılım gösterdiği,- İtfaiye raporunda (göçmen kuşların panel ve bağlantı kısımlarına bıraktıkları atıklar, yorgun kuşların panelleri kırması veya delmesi, yıldırım düşmesi vb. gibi) yangının dış nedenlerin etkisiyle de olabileceği ifade edilmiş olsa da varsayım olarak bu hususun net olarak tespitinin bulunmadığı, daha ziyade kuvvetle muhtemel kablo bağlantı uçlarındaki gevşeklik (kötü temas) ya da kablo izolasyonlarında oluşan hasarlar nedeniyle kısadevre/ark yapmış olma ihtimalinin bulunduğu, - Yangın meydana gelen çatı üzerinde Güneş Enerji Panelleri haricinde yangına sebebiyet verecek herhangi bir ateş kaynağı ya da tutuşturucunun bulunmadığı, - Yangının meydana gelmesinde binanın herhangi bir eksiklik, noksanlık, bakımsızlık vb. gibi kusur atfedilecek bir durum bulunmadığı, bina ve bina malikinin kusur ve sorumluluğunun olmadığı, maddi zararın sebebinin Güneş enerji panellerinde meydana gelen yangın olduğuna dair görüş ve kanaatimi bildirir raporumu saygı ile sunarım dendiğini, işbu rapordan da açıkça görüleceği üzere yangının meydana gelmesinde sigortalı firmaya atfedilecek herhangi bir kusur veya sorumluluk bulunmadığını, meydana gelen zararla sigortalı şirketin herhangi bir sorumluluğu arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, sorumluluğun şartı; zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunması olduğunu, yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerektiğini, illiyet bağının; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebileceğini, BK’nın 58. maddesi kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerektiğini, illiyet bağını kesen hallerden birinin varlığı veya zarara yapım bozukluğu veya bakım eksikliği dışında ve bunların bir katkısı olmaksızın mücbir sebepten üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olduğu kanıtlanmadığı takdirde ispat yükü yerine getirilmiş sayılacağını, somut olayda da illiyet bağını kesen olgunun varlığının tartışmasız olduğunu, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluk teminatına ilişkin açıklamalar; bilindiği üzere, garameten ödeme ilkesi gereğince, bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen teminattan fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını öngörülmektedir. birden fazla kişi zarar görmüşse sigortacı, poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağından zarar gören üçüncü kişiler oranlama yoluyla (garameten-oranlı eşit paylaştırma esasına göre) tazminat isteyebileceklerini, söz konusu olayda da her ne kadar Müvekkili Şirketin yukarıdaki detaylı açıklamalarla belirtildiği üzere yangının çıkışı ve yayılması ile ilgili herhangi bir sorumluluğu olmadığı tespit edilmişse de yangın sonucu zarar görenlerin taleplerinin Müvekkili Şirketçe düzenlenen poliçe teminatlarının çok üzerinde ollması sebebi ile zarar görenlerin taleplerinin Müvekkili Şirket teminat limiti doğrultusunda ---------- hesabına tabi tutulması gerektiğinden bahisle öncelikle davacı delillerinin taraflarına tebliğ edilinceye kadar davaya cevap verme ve delil sunma hakkımızın saklı tutulmasına, haksız davanın REDDİNE, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden faiz ve ferilere ilişkin davacının taleplerinin REDDİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---------- Şirketi vekili 07/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf delillerinin, HMK’nun 121.madde hükmüne aykırı olarak taraflarına tebliğ edilmediğini, HMK’nun 121. maddesine göre davacı tarafın, davasına dayanak yaptığı delillerin asıllarını mahkemeye, tasdikli birer suretlerini de karşı tarafa göndermek zorunda olduğunu, müvekkili şirkete ise sadece dava dilekçesi, delil listesi ile arabuluculuk son tutanağı tebliğ edilmiş olup davacı tarafın delillerinin tebliğ edilmediğini, bu sebeple davacı taraf delillerinin taraflarına tebliğ edildikten sonra karşı delil ve beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, Husumetin Mesnedi, husumetin mesnedi Poliçenin müvekkili şirket nezdinde ----------- no.lu, 24.06.2020 - 24.06.2021 vadeli ---------- SİGORTA POLİÇESİ olduğunu, poliçenin ---------- poliçe olup müvekkili --------Ş.’nin müşterek sigorta payı %5 oranında olduğunu, poliçede ----------- şirket ----------Ş. olup poliçede ----------- bulunduğunu, , müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun, poliçede yer alan ve poliçeye ek genel şart ile özel şart ve klozlar çerçevesinde sigortalının kusuru oranında olmak üzere, poliçe bedelinin %5'i ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir zarar tazmin yükümlülüğü olmadığını - davanın reddedilmesi gerektiğini: Bina Maliki Olan Sigortalı ----------ş.'nin Şirketin Yangının Meydana Gelmesinde Herhangi Bir Sorumluluğu Bulunmadığını - Dolayısıyla Müvekkili Şirketin Davacıya Karşı Herhangi Bir Zarar Tazmin Yükümlüğü Doğmadığını: Yapı malikinin dolayısıyla müvekkili şirketin davacıya karşı sorumluluğunun doğabilmesi için öncelikle; zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, yani zararın, binanın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerektiğini, zararın "binanın yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden" kaynaklandığını ispat yükü zarar görene dolayısıyla davacı tarafa ait olup bu husus davacı tarafça ispatlanmadıkça davanın reddi gerektiğini, İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. TBK’nın 69. maddesi kapsamında yapı malikinin sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerektiğini, İlliyet bağını kesen hallerden birinin varlığı veya zarara yapım bozukluğu veya bakım eksikliği dışında ve bunların bir katkısı olmaksızın mücbir sebepten, üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir sebepten kaynaklandığı sabit olduğu takdirde ispat yükü yerine getirilmiş sayılacağını, ----------Ş. tarafından alınan 17.06.2021 tarihli yangın bilirkişi raporunda, yangının binanın tepesinde bulunan --------- meydana geldiği, yangının meydana gelmesinde binanın herhangi bir eksiklik, noksanlık, bakımsızlık vb. kusur atfedilecek bir durum bulunmadığı, bina ve bina malikinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığı tespiti yapıldığını, söz konusu tespit raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere yangının meydana gelmesinde sigortalı bina maliki ---------Ş.'ye atfedilecek herhangi bir kusur veya sorumluluk bulunmadığını, rücu talebinin binadaki ---------- üretici firması ----------- firması, ---------- montajını yapan firma --------- firması, binadaki -------- sigortacısı ---------- yöneltilmesi gerektiğini, nitekim müvekkili şirket tarafından yapılan ekspertiz neticesinde hazırlanan ekspertiz raporunda da "Bina çatı yüksekliğinin yaklaşık 11 mt olması, bina içerisinde depolanan emteanın sadece sıkılan sulardan etkilendiği dikkate alındığında ----------- panelleri haricinde yangına sebep olabilecek bir etken bulunmadığı, --------- montajını yapan ---------- firma genel müdürü --------- ve ekibinin olay mahallinde hasarlanan/yanan panellerin sökümü ve sağlam panellerin kontrol çalışmalarının devam etmekte olduğu görülmüştür. ----------- ile yapılan görüşmede ------------- üretici firma ile görüştükleri, her bir panelin üzerinde 3 adet ---------- ve panelleri birbirine bağlayan konektör kabloların bulunduğu, yangının meydana geldiği çatı bölgesinin panellerin uç bölgesi / montaj başlangıç bölgesi olması sebebiyle, bu bölgede montaj sırasında kendileri tarafından yerleştirilen kabloların çok az olduğu, eğer yangına sebep olabilecek bir dış etken ihtimali göz ardı edilir ise yangın hadisesinin panellerin birbirine bağlanmasında kullanılan, panellerle birlikte imalatçı firma tarafından gönderilen konektör kablolarından kaynaklanma ihtimalinin olabileceği bilgisi alınmıştır" şeklinde tespitler yapıldığını, izah edilen sebeple davanın REDDİ gerektiğini, Yukarıdaki Savunmaları Saklı Kalmak Ve Sorumluluğu Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla; Davacı Şirket Sigortalısının Kira Sözleşmesindeki "Sorumsuzluk Anlaşması" Sigortalısının Kanuni Halefi Durumundaki Davacı Sigorta Şirketini De Bağlamakta Olup Davanın Bu Nedenle De Reddi Gerektiğini: Davacı taraf sigortalısı ---------ŞTİ., zararın meydana geldiği binada, 19.06.2020 tarihli kira sözleşmesine istinaden müvekkili şirket sigortalısı ----------Ş.'nin kiracısı sıfatıyla bulunduğunu, ---------- ŞTİ. ve sigortalı arasındaki depo kira sözleşmesinin 12 maddesinde; “… Kiracı kira konusu yerde depolayacağı mal için tüm riskleri içeren (yangın paket sigorta poliçesi) sözleşme ekinde bulunan sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olup, KİRAYA VEREN'E RÜCU EDİLEMEZ şerhi ile yaptıracaktır.” denilmekte olup, söz konusu yangın hadisesi nedeni ile sigortalının kira sözleşmesi kapsamında kiracı olan ---------- tarafından sorumlu tutulması mümkün olmadığını, söz konusu "SORUMSUZLUK ANLAŞMASI" sigortalısının halefi durumunda olan sigortacı davacı ----------Ş.'yi bağlamakta olup halefiyetle ---------- yerine geçen davacı ----------Ş.’nin de sigortalısına tazmin ettiği zararı, müvekkili şirketten rücu hakkı bulunmadığını, sigortalı, tazminat borçlusundan herhangi bir tazminat talebinde bulunmamayı taahhüt edebilir ve bu taahhüt geçerli bir taahhüt olduğunu, sigortalı ile üçüncü şahıs arasında rizikonun gerçekleşmesinden önce veya sonra mevcut anlaşmalar sebebiyle üçüncü şahıs, sigortalıya karşı ileri sürebileceği bütün def’ileri, halefiyet yolu ile davada yer alan sigortacıya karşı da ileri sürebileceğini, sigortalı ile üçüncü şahıs arasında mevcut sözleşmede belirli olayların gerçekleşmesi halinde sigortalının üçüncü şahıstan herhangi bir talepte bulunmayacağına dair bir şart mevcut ise, bu şartlar sigortacıya karşı da geçerli olduğunu, kiraya verenin sorumsuz kılındığı bir sorumsuzluk anlaşmasının kiracının halefi konumundaki kiracı sigortacısına karşı ileri sürülmesi pek tabi olduğunu, zira rucuen tazminat davalarında sigortacı, sigortalının (konumuz bağlamında kiracının) halefi olarak hareket ettiğini, izah edilen sebeple ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın bu sebeple de REDDİ gerektiğini, Yukarıdaki Savunmaları Saklı Kalmak Ve Sorumluluğu Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla; Davacı Tarafın Sigortalısına Yapmış Olduğu Tazminat Miktarı Fahiş Olup Davacının Sigortalısına Gerçek Zararının Üzerinde Yapmış Olduğu Tazminat Ödemesinden Müvekkili Şirketin Sorumlu Tutulmasının Mümkün Olmadığını: Davacı sigortacı, sigortalısına yapmış olduğu 2.100.000,00 TL.'nin davalılardan müşterek payları oranında rücuen tazminini talep ettiğini, davacı tarafın, öncelikle sigortalısına yapmış olduğu ödemenin kendi nezdindeki poliçeye, poliçenin özel ve genel şartlarına uygun olarak ve poliçe genel şartlarına göre hasar halinde ibrazı zorunlu olan belgelerin kendisine ibraz edildiğini ve bunlara göre ödediğini ispatlaması gerektiğini, davacı ---------Ş. tarafından zarar gören emteanın sovtaj bedeli düşülmeyerek sigortalısına fahiş miktarda ödeme yapıldığını, --------- firmasında bulunan ürünler için ---------- ve --------- tarafından açılan ihale sürecinde alınan teklifler aşağıdaki gibi olup bir kısmı davacı ----------Ş. tarafından sigortalısına ödenen tazminat tutarından yüksek, bir kısmı da zarar tutarına yakın olduğunu, verilen en yüksek sovtaj teklifinin kabul edilmesi halinde sovtajın düşülmesi ile ----------- firmasının herhangi bir zararı kalmayacağını,
( Delil Listesi Ek 5 : ---------- firmasında bulunan ürünler için ---------- ve --------- tarafından açılan ihale sürecinde alınan teklifler )
VERİLEN SOVTAJ TEKLİFİ (TL)
FİRMA ADI -------- ----------
1------- 375.000,00
2-------- 410.000,00
3--------- 1.350.000,00 1.350.000,00
4--------- 1.210.500,00 1.662.000,00
5--------- 1.225.000,00
6--------- 1.500.000,00
7--------- 3.000.000,00
8--------- 1.160.000,00
9--------- 865.000,00
10--------- 660.000,00
11-------- / --------- 375.000,00
12-------- 3.000,00
Davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin kadr-i maruf olup olmadığının tespiti aşamasında bu hususun dikkate alınması gerektiğini, davacı --------Ş. tarafından zarar gören emteanın sovtaj bedeli düşülmeyerek sigortalısına fahiş miktarda ödeme yapmış olması sebebiyle talep edilen tazminat miktarına itiraz ettiklerini, yukarıdaki Savunmaları Saklı Kalmak Ve Davayı Kabul Anlamına Gelmemek Kaydı İle; müvekkili şirket sigortalısının kusuru halinde ve poliçede belirtilen limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır – davacıya ödemekle yükümlü olacağı miktar zarar görenlerin çokluğu sebebiyle garameten paylaştırma esasına göre belirlenmesi gerektiğini: Yukarıdaki savunmaları saklı kalmak ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; bir an için müvekkili şirkete sigortalı şirketin yangının meydana gelmesinde sorumluluğunun var olduğu tespit edilse bile müvekkil şirketin sorumluluğu nezdindeki Sigorta Poliçesi’ndeki MALİKİN KİRACIYA MALİ MESULİYET teminatı ve poliçedeki %5 oranındaki payı ile sınırlı olduğunu, ancak bu durumda bile müvekkili şirketin davacı şirkete karşı sorumlu olacağı miktarı; yangında zarar gören diğer kişilerin zararlarıyla ilgili tüm talepler birlikte değerlendirilmek ve azami teminat miktarının zarar görenlere zararları nispetinde garameten paylaştırılmak suretiyle tespit edilebileceğini, yukarıdaki Savunmalarımız Saklı Kalmak Ve Davayı Kabul Anlamına Gelmemek Kaydı İle; davacı tarafın icra inkar tazminat talebi reddedilmesi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde yapılan ödemenin rücuen tazmini için icra takibi yapıldığını ancak haksız olarak itiraz edildiğini belirtmiş ve itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiğini, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması gerektiğini, oysa ki davada alacağın likit olmadığını, yani alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin yasal mesnetten yoksun olduğunu ve REDDİ gerektiğinden bahisle öncelikle davacı delillerinin taraflarına tebliğ edilinceye kadar davaya cevap verme ve delil sunma hakları saklı tutulmasına, haksız davanın REDDİNE, yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----------- Şirketi vekili 18/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu yangının 19.05.2021 tarihinde meydana gelmiş olmakla, iki sene sonra açılan eldeki davaya karşı öncelikle zamanaşımı defii ileri sürdüklerini, eldeki davanın müvekkili şirketin müşterek sigortacısı şirketlere karşı da açıldığını, ancak; dava dilekçesinde de yer verildiği üzere bu şirketler arasında %15 oranında sorumluluğu bulunan ------------Ş.'nin de bulunmakta iken, davalılar arasında bu sigorta şirketine yer verilmediğini, bu nedenle öncelikle davanın -----------Ş.'ne ihbarını talep ettiklerini, yine --------------- Numaralı Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ve ------------- Numaralı Hasar dosyası kapsamında davanın ----------Ş.'ne ihbarını talep ettiklerini, sigortalı ---------- haklarına halef olan davacı ----------Ş.'nin, "sorumsuzluk anlaşması" nedeni ile müvekkili şirkete - dolayısı ile müvekkil şirketin sigortacısı diğer davalı şirketlere - rücu hakkı bulunmadığından davanın reddini talep ettiklerini, davacı Sigorta Şirketinin, sigortalısının haklarına halef olmasının ilk şartının; “sigorta teminatı dâhilinde” bir riziko sonucu gerçekleşen hasarın ödenmesi, ikinci şartı ise sigortacının “sözleşmeye uygun” ödeme yaptığı sigortalısının 3. Kişilere tazminat talep hakkına sahip olması olduğunu, davacı --------------Ş. sigortalısı ------------ müvekkili ----------Ş.'den tazminat talep hakkı olup olmadığı yönünde inceleme yapılması gereklidir ki; ------------ müvekkil şirkete rücu talep hakkının sözleşme ile kısıtlandığı açık olduğunu, Davacı Sigorta Şirketinin sigortalısı ---------- ŞTİ. ile müvekkil davalı ------------Ş. arasında 19.06.2020 tarihinde Depo Kira Sözleşmesi akdedilmiştir. İş bu sözleşmenin "SİGORTA YÜKÜMLÜLÜĞÜ" başlıklı 12.maddesi aynen aşağıdaki gibidir; "KİRACI, kira konusu yerde depolayacağı mal için tüm riskleri içeren (yangın paket sigorta poliçesi) sözleşme ekinde bulunan sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olup, KİRAYA VEREN'e rücu edilemez şerhi ile yaptıracaktır." Kira sözleşmesinin tarafları tacir olup, sözleşme ile hedeflenenin KİRACI'ya ait malların yine KİRACI tarafından yaptırılacak sigorta ile teminat altına alınması ve KİRAYA VEREN'e rücu edilmemesidir. Bu doğrultuda; söz konusu yangın nedeni ile, ------------- tarafından davalı müvekkili -------------Ş.'ne rücu edilemeyeceği izahtan vareste olduğunu, aynı şekilde, sigortalısının haklarına halef olan davacı şirketin müvekkili şirkete rücu edebilmesi de söz konusu olamayacağını, mahkemece de takdir edileceği üzere; geçerli bir sorumsuzluk anlaşması bulunması halinde, tazminat alacağı doğmayacağını, sorumsuzluk anlaşması, tazminat alacağı hakkının doğumuna engel olduğundan, bir itiraz sebebi olduğunu, Hâkim, dava dosyasından geçerli bir sorumsuzluk anlaşmasının mevcut olduğunu öğrenirse, bunu re’sen dikkate alacağını, sigortalı, tazminat borçlusundan herhangi bir tazminat talebinde bulunmamayı taahhüt edebilir ve bu taahhüt geçerli bir taahhüt olduğunu, sigortalı ile üçüncü şahıs arasında rizikonun gerçekleşmesinden önce veya sonra mevcut anlaşmalar sebebiyle üçüncü şahıs, sigortalıya karşı ileri sürebileceği bütün def’ileri, halefiyet yolu ile davada yer alan sigortacıya karşı da ileri sürebileceği, sigortalı ile üçüncü şahıs arasında mevcut sözleşmede belirli olayların gerçekleşmesi halinde sigortalının üçüncü şahıstan herhangi bir talepte bulunmayacağına dair bir şart mevcut ise, bu şartlar sigortacıya karşı da geçerli olduğunu, yukarıda izah ettikleri üzere, dilekçe ekinde sundukları depo kiralama sözleşmesinin 12.maddesi ile hedeflenenin çok açık olduğunu, tacir olan tarafların; demirbaşların, depolanacak malların tüm risklere karşı yangın paket sigorta poliçesinin, komşu mali mesuliyet ve 3.şahıs mali mesuliyet sigorta poliçelerinin KİRACI tarafından yaptırılması ve özellikle Yangın Paket Sigorta Poliçesine "KİRAYA VEREN'e RÜCU EDİLEMEZ" şerhinin eklenmesi hususlarında mutabık kaldıklarını, taraflar arasında "KİRAYA VEREN MÜVEKKİLİ ----------Ş. LEHİNE SORUMSUZLUK ANLAŞMASI" bulunduğunun sabit olduğunu, poliçelerin isimlerinin değişebileceğini ancak iradenin sabit olduğunu, sigorta sözleşmesine KİRAYA VEREN'e rücu edilemez ifadesinin yazdırılıp yazdırılmamasının sigortacı ------------ ilgilendirecek olup; müvekkili şirket ile olan anlaşmasına etki edecek bir husus olmadığını, usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve kiraya verenin sorumsuz kılındığı bir sorumsuzluk anlaşmasının kiracının halefi konumundaki kiracı sigortacısına karşı ileri sürülmesi pek tabi olduğunu, zira rucuen tazminat davalarında sigortacı, sigortalının (konumuz bağlamında kiracının) halefi olarak hareket ettiğini, Yargıtay’ın görüşü şu şekilde özetlenebilir: Dava, TTK.nun 1301 inci maddesine göre rücuen alacak istemine ilişkindir. Anılan maddede düzenlenen halefiyet yasal, sınırlı ve cüzi halefiyet niteliğindedir. Halefiyete dayalı rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi olarak sigortacı tarafından açılması olduğundan, sigortalı ile ona zarar veren arasındaki yasal hükümlere göre görülüp sonuçlandırılır. "Sigorta şirketinin yasal halefiyet hakkına dayanarak sigorta ettiren yerine geçerek zarar sorumlusuna karşı dava açması durumunda, zarara neden olan davalının sigorta ettirene karşı haiz olduğu def’ ileri (karşı dava açmak veya takas ve mahsup isteminde bulunmak gibi) sigorta şirketine de ileri sürebileceği…” Kendisine rücu davası açılan zarar sorumlusu olan davalı, sigorta ettirene karşı olan bütün def’ ilerini sigortacıya karşı da ileri sürebilir. Davalının savunma mekanizmaları olarak sigorta ettiren ile arasındaki sorumsuzluk anlaşmaları, zararın oluşmasında kusurunun olmadığını veya sigorta ettirenin de müterafik kusurunun olduğu, takas-mahsup def’i ileri sürülebilir. Sigortalı, tazminat borçlusundan herhangi bir tazminat talebinde bulunmamayı taahhüt edebilir ve bu taahhüt geçerli bir taahhüttür. Sigortalı ile üçüncü şahıs arasında rizikonun gerçekleşmesinden önce veya sonra mevcut anlaşmalar sebebiyle üçüncü şahıs, sigortalıya karşı ileri sürebileceği bütün def’ileri, halefiyet yolu ile davada yer alan sigortacıya karşı da ileri sürebilir. Sigortalı ile üçüncü şahıs arasında mevcut sözleşmede belirli olayların gerçekleşmesi halinde sigortalının üçüncü şahıstan herhangi bir talepte bulunmayacağına dair bir şart mevcut ise, bu şartlar sigortacıya karşı da geçerlidir.” Bu yönü ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı sigortacının şirket "sovtaj bedelini" düşmeden ödeme yapmış olmakla, hatır ödemesi niteliğindeki bu ödemenin rücu edilebilmesinin mümkün olmadığını, şöyle ki; Yangının 19.05.2021 tarihinde meydana geldiğini, 1 ay içerisinde çok sayıda sovtaj teklifi alınmış ise de, sigortalı ----------- depoladığı ürünlerin sahibi ---------- firması sovtaj tekliflerini kabul etmediğini, davacı ------------Ş. delilleri arasında dosyaya ibraz edilen 29.12.2022 tarihli ve ---------- numaralı Ekspertiz raporunun "Tazminat Hesabı" başlıklı 6.maddesinin yer aldığı sayfanın alt sıralarında "Sovtaj Tenzili" başlığı altında; 12 firmadan sovtaj teklifi alındığı, 21.06.2021 tarihinde ------------ sovtaj teklifi alındığı ifadelerine yer verildiğini, davacı sigorta şirketinin ise, yangın tarihi üzerinden 1(bir) sene geçtikten sonra delil tespiti talep ettiğini, ----------- D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu davacı tarafça dosyaya ibraz edildiğini, sovtaj incelemesinin bir sene bekleyen ürünler üzerinden yaptırılması hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı Sigorta şirketinin bu incelemeyi hasar oluşumunun hemen akabinde yaptırması doğru olan olduğunu, ki, hasar tarihinden 1(bir) ay sonra sovtaj için teklifler verildiğinin açık olduğunu, hal böyle iken; bir sene geçtikten sonra sovtaj incelemesi yaptırılmasının objektif bir değerlendirmeden elbetteki uzak olacağını, 29.12.2022 tarihli ve ------------ numaralı Ekspertiz raporunda aşağıdaki şekilde yer verildiği üzere; ------------ D.İş sayılı dosya üzerinden alınan bilirkişi raporu öncesinde sovtaj indirimi yapılmadan ödeme yapmayı kabul etmeyen davacı -----------Ş., işbu delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporunu yeterli görmek sureti ile sigortalısına sovtaj tenzilatı uygulamaksızın ödeme yaptığını, bu şekilde ödeme yapmak kendi takdiri olup hatır ödemesi olduğunu, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, şöyle ki; Yangın nedeni ile hasara uğradığı iddia edilen malların sahibinin ------------- firmasının, malların satılmasına karşı çıkması ve uzun süre bekletilmesi sebebi ile ve davacı sigorta şirketinin takdiri uygulaması ile sovtaj indiriminden faydalanılmasının önüne geçildiğini, yangın sonrası alınan ilk teklifler ile malların sovtaj değeri bulunmakta olduğunun sabittir. Aradan 1(bir) sene geçtikten sonra yaptırılan bilirkişi incelemesi ile hasara konu emtianın sovtaj kabiliyetini kaybettiği belirtildiğini, malların sovtaja konu olmadan ortadan kaldırılması sebebi ile tazminatın arttığını ve zararın sorumlu tutulan kişi açısından büyümesine sebebiyet verildiğini, her ne olursa olsun ------------ poliçesinde sovtaj ile alakalı bir not olmaması sebebi ile sovtaj değeri olan bu malın karşı taraf sigortacısı tarafından sovtaj değeri yokmuş gibi değerlendirmesi fazla hasar ödemesine sebebiyet verdiğini, ------------ ile depoladığı ürünlerin sahibi ------------ arasındaki sözleşmede malların sovtaja konu olamayacağı yönünde bir düzenleme olması, sözleşme tarafı bu iki firmayı bağlar sigorta şirketi tarafında boyle bir madde yoktur, poliçe genel şartları bellidir ve ürünlerin hasar gördüğü anda yapılan bir sovtaj çalışması olduğunu, bu yönü ile de davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, HER ŞEYDEN ÖNEMLİSİ, DAVALI MÜVEKKİLİNİN -----------Ş.'NİN YANGININ MEYDANA GELMESİ İLE İLGİLİ HERHANGİ BİR KUSUR VE SORUMLULUĞU BULUNMADIĞINI, müvekkili davalı -------------Ş.'nin yangının meydana gelmesi veya yayılması ile ilgili herhangi bir kusuru veya sorumluluğu bulunmadığını, Genel ve Sinai Yangın Uzmanı Bilirkişi ------------- tarafından düzenlenen 17.06.2021 tarihli ------------ nolu raporun sonuç kanaat bölümünde; ----------- mahalle ------------ Cad. No:---------- ------------- adresinde bulunan -------------Ş.’ne ait sigortalı binanın çatısında bulunan Güneş enerji panel ve tesisatında meydana gelen yangın sonucu oluşan maddi zarar üzerine olay mahallinde yapılan inceleme ve tespit sonucun da; - Yangın 19 Mayıs tatil günü öğle saatlerinde başlamış olduğu, personel tarafından müdahale de bulunulduğu, itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldüğü, başlangıç noktasının bina çatısı kuzey tarafı olduğu, rüzgarın etkisiyle yangının dağılım gösterdiği, - İtfaiye raporunda (göçmen kuşların panel ve bağlantı kısımlarına bıraktıkları atıklar, yorgun kuşların panelleri kırması veya delmesi, yıldırım düşmesi vb. gibi) yangının dış nedenlerin etkisiyle de olabileceği ifade edilmiş olsa da varsayım olarak bu hususun net olarak tespitinin bulunmadığı, daha ziyade kuvvetle muhtemel kablo bağlantı uçlarındaki gevşeklik (kötü temas) ya da kablo izolasyonlarında oluşan hasarlar nedeniyle kısadevre/ark yapmış olma ihtimalinin bulunduğu, - Yangın meydana gelen çatı üzerinde Güneş Enerji Panelleri haricinde yangına sebebiyet verecek herhangi bir ateş kaynağı ya da tutuşturucunun bulunmadığı, - Yangının meydana gelmesinde binanın herhangi bir eksiklik, noksanlık, bakımsızlık vb. gibi kusur atfedilecek bir durum bulunmadığı, bina ve bina malikinin kusur ve sorumluluğunun olmadığı, maddi zararın sebebinin Güneş enerji panellerinde meydana gelen yangın olduğuna dair görüş ve kanaatimi bildirir raporumu saygı ile sunarım. şeklinde tespit yapıldığını, Sorumluluğun şartı; zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Hal böyle iken, müvekkil ------------Ş.'nin ne bakım ile ne yapım ile ilgili bir eksikliği ve kusuru bulunmadığını, İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. 28.05.2021 tarihli ----------- Başkanlığı ------------ Müdürlüğü İtfaiye Olay Raporunda Olayın Çıkış Sebebi; “Olay yerine varıldığında; ----------Şti. isimli antreponun çatısında duman çıktığı ve kendileri tarafından kısmen müdahale edildiği görüldü. Yangın söndürme çalışmaları sırasında, yangın sonrası yapılan inceleme ve araştırmalarda çıkan yangının, çatıda bulunan güneş enerji panellerine ait konnektörlerin bağlantı yerlerinde, kablolarında veya panellerde daha önce farklı dış etkenler nedeni ile oluşan hasar ve yıpranmalar sonucu elektriksel ısınma ile yanmanın başladığı, diğer izolasyon malzemelerine sirayetiyle geliştiği kanaatine varılmıştır.” şeklinde gösterildiğini, ------------ D.İş. Sayılı dosyası üzerinden alınan 19.07.2021 tarihli raporda bilirkişiler; raporlarının 5. Sayfasında SONUÇ ve KANAAT başlıklı 6.maddenin hemen bir üst paragrafında (ki bu paragraf GÖRÜŞ ve KANAAT başlıklı 5.maddenin son paragrafıdır.); “Tüm ------------- sistem ekipmanlarının doğa şartları karşısında ayakta kalabilecek şekilde tasarlanmış olsa da doğal hayatın içinden olan kuşların güneş panellerini uzaktan su birikintisi olarak görmeleri, buraya havadan pislik veya ağızlarında taşıdıkları cisimleri yukarıdan bırakmaları sonucu veya rastgele havaya atılan silah mermisinin panel üzerine düşmesi sonucu panelde delinme, çatlama ve hasar oluşumuna neden olarak kısa devrenin oluşması ile kendi kendine yanma ihtimali olarak yanmanın gerçekleştiği kanaati oluşmaktadır.” şeklinde görüş bildirdiklerini, davacı tarafça delilleri arasında sunulan 24.06.2021 tarihli ------------ ve ------------- tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna külliyen itiraz edilmektedir. Raporda; tesisin ne kadar yeni olduğu gözden kaçırılmış ve zaman içerisinde oluşan deformasyonlara atıf yapılmıştır. Tesis daha çok yeni olup, deformasyondan bahsetmek söz konusu bile olmadığını, Meteorolojiden alınacak hava raporu ile de görüleceği üzere; Yangın öncesi 2 gün boyunca ------------ aşırı sağanak yağış ve fırtınalı bir hava ile yıldırım düşmeleri ve yer yer dolu görülmüştür. --------- onay ve kabulü ile faaliyete geçen, beklendiği şekilde üretim gerçekleştiren ve faaliyete geçtikten sonra yapılan testleri de başarılı olan çok yeni bu tesiste çıkan yangının elektriksel bir hata nedeni ile çıkmış olmadığı açıktır. Çıkan yangının sebebinin, “yorgun kurşun, taş veya yıldırım düşmesi, dolu yağışı vb. bir neden ile hasarlanan güneş panelindeki izolasyonun zayıflaması ve ertesi gün güneşli havada santralin tam güçte çalışması ile beraber kısa devre oluşturması” şeklinde olduğunun düşünüldüğünü, somut olayda da illiyet bağını kesen olgunun varlığı tartışmasız olduğunu, davayı kabul anlamında olmamakla birlikte, alacak likit olmadığından haksız icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle haksız davanın öncelikle zamanaşımı defimiz doğrultusunda REDDİNE, aksi halde; Davanın ----------Ş. Ve -----------Ş.ye İHBAR edilmesine, Davanın esastan REDDİNE, Dava konusu talep likit olmamakla icra inkar tazminatına ilişkin davacının taleplerinin REDDİ ile davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----------- Şirketi vekili 20/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı Taraf Delilleri, HMK’nun 121. madde Hükmüne Aykırı Olarak Taraflarına Tebliğ Edilmediğini, HMK’nun 121. maddesine göre davacı tarafın, davasına dayanak yaptığı delillerin asıllarını Mahkemeye sunmak, tasdikli birer suretlerini de karşı tarafa göndermek zorunda olduğunu, müvekkili şirkete ise sadece dava dilekçesi, delil listesi ile arabuluculuk son tutanağı tebliğ edilmiş olup davacı tarafın delillerinin tebliğ edilmediğini, davacı taraf delillerinin taraflarına tebliğ edildikten sonra karşı delil ve beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, dava konusu yangının çıktığı binanın müvekkili şirket nezdinde ----------- numaralı Ticari/Sinai Sigorta Poliçesi 4.06.2020-24.06.2021 vadeli poliçe ile Malikin Kiracıya Komşuluk Sigortası, yangın sigortası vd. rizikolara karşı sigorta teminatına alındığını, düzenlenen poliçenin müşterek sigorta şeklinde düzenlenmiş olup müvekkili sigortacının müşterek sigorta payının %20 oranında olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun, poliçede yer alan ve poliçeye ek genel şart ile özel şart ve klozlar çerçevesinde sigortalının kusuru oranında olmak üzere, poliçe bedelinin %20'si ile sınırlı olduğunu, Sigortalı ----------Ş.'nin Yangının Meydana Gelmesinde Herhangi Bir Kusur Ve Sorumluluğu Bulunmadığını, Hasar ihbarının akabinde ekspertiz çalışması başlatılmış bu kapsamda Genel ve Sinai Yangın Uzmanı Bilirkişi ----------- tarafından düzenlenen 17.06.2021 tarihli ----------- nolu rapor alınmıştır. HMK Md.293 kapsamında "Uzman Göürşü" sonuç ve kanaat bölümünde; ---------- mahalle ---------- Cad. No:--------- ----------- adresinde bulunan -----------Ş.’ne ait sigortalı binanın çatısında bulunan Güneş enerji panel ve tesisatında meydana gelen yangın sonucu oluşan maddi zarar üzerine olay mahallinde yapılan inceleme ve tespit sonucun da; - Yangın 19 Mayıs tatil günü öğle saatlerinde başlamış olduğu, personel tarafından müdahale de bulunulduğu, itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldüğü, başlangıç noktasının bina çatısı kuzey tarafı olduğu, rüzgarın etkisiyle yangının dağılım gösterdiği, - İtfaiye raporunda (göçmen kuşların panel ve bağlantı kısımlarına bıraktıkları atıklar, yorgun kuşların panelleri kırması veya delmesi, yıldırım düşmesi vb. gibi) yangının dış nedenlerin etkisiyle de olabileceği ifade edilmiş olsa da varsayım olarak bu hususun net olarak tespitinin bulunmadığı, daha ziyade kuvvetle muhtemel kablo bağlantı uçlarındaki gevşeklik (kötü temas) ya da kablo izolasyonlarında oluşan hasarlar nedeniyle kısadevre/ark yapmış olma ihtimalinin bulunduğu, - Yangın meydana gelen çatı üzerinde Güneş Enerji Panelleri haricinde yangına sebebiyet verecek herhangi bir ateş kaynağı ya da tutuşturucunun bulunmadığı, - Yangının meydana gelmesinde binanın herhangi bir eksiklik, noksanlık, bakımsızlık vb. gibi kusur atfedilecek bir durum bulunmadığı, bina ve bina malikinin kusur ve sorumluluğunun olmadığı, maddi zararın sebebinin Güneş enerji panellerinde meydana gelen yangın olduğuna dair görüş ve kanaatimi bildirir raporumu saygı ile sunarım. şeklinde tespit yapıldığını, Sorumluluğun şartı; zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Hal böyle iken, sigortalı ----------Ş.'nin ne bakım ile ne yapım ile ilgili bir eksikliği ve kusuru bulunmadığını, 28.05.2021 tarihli ------------ Müdürlüğü İtfaiye Olay Raporunda Olayın Çıkış Sebebi; “Olay yerine varıldığında; ------------Şti. isimli antreponun çatısında duman çıktığı ve kendileri tarafından kısmen müdahale edildiği görüldü. Yangın söndürme çalışmaları sırasında, yangın sonrası yapılan inceleme ve araştırmalarda çıkan yangının, çatıda bulunan güneş enerji panellerine ait konnektörlerin bağlantı yerlerinde, kablolarında veya panellerde daha önce farklı dış etkenler nedeni ile oluşan hasar ve yıpranmalar sonucu elektriksel ısınma ile yanmanın başladığı, diğer izolasyon malzemelerine sirayetiyle geliştiği kanaatine varılmıştır.” şeklinde gösterildiğini, ---------- Müdürlüğü'nden alınacak hava raporu ile de görüleceği üzere; Yangın öncesi 2 gün boyunca ----------- aşırı sağanak yağış ve fırtınalı bir hava ile yıldırım düşmeleri ve yer yer dolu görüldüğünü, ----------- onay ve kabulü ile faaliyete geçen, beklendiği şekilde üretim gerçekleştiren ve faaliyete geçtikten sonra yapılan testleri de başarılı olan çok yeni bu tesiste çıkan yangının elektriksel bir hata nedeni ile çıkmış olmadığı açıktır. Çıkan yangının sebebinin İtfaiye Raporunda “Yangından önceki gün havanın çok yoğun yağışlı ve yıldırımlı olması nedeniyle, güneş panelinin yorgun bir kurşun ile hasar alması sonrası yoğun yağışlı hava ile hasarlı paneldeki elektriksel izolasyonun zayıflamış olabileceği ve ertesi gün güneşli havada santralin tam güçte çalışmaya başlaması ile beraber, kısa devre ve ark oluşmuş olabileceği ve bu nedenle yangının ortaya çıkmış olabileceği kuvvetle muhtemel bir durumdur ki ekli itfaiye raporunda da bu tespit yapılmıştır." şeklindedir. Somut olayda da illiyet bağını kesen olgunun varlığı tartışmasızdır. Söz konusu tespit raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere yangının meydana gelmesinde sigortalımız bina malikine atfedilecek herhangi bir kusur veya sorumluluk bulunmadığını, Yukarıdaki Savunmaları Saklı Kalmak Ve Sorumluluğu Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla; Sigortalı ---------- Haklarına Halef Olan Davacı ---------Ş.'nin "Sorumsuzluk Anlaşması" Nedeni İle Sigortalılarına Dolayısıyla Müvekkili Sigorta Şirketine Rücu Hakkı Bulunmadığından Davanın Reddini Talep Ettiklerini, davacı Sigorta Şirketinin, sigortalısının haklarına halef olması ve tazminat talep edebilmesinin ilk şartı; “sigorta teminatı dâhilinde” bir riziko sonucu gerçekleşen hasarın ödenmesi, ikinci şartı ise sigortacının “sözleşmeye uygun” ödeme yaptığı sigortalısının 3. Kişilere tazminat talep hakkına sahip olması olduğunu, davacı Sigorta Şirketinin sigortalısı --------- ŞTİ. ile sigortalımız davalı ----------Ş. arasında 19.06.2020 tarihinde Depo Kira Sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşmenin "SİGORTA YÜKÜMLÜLÜĞÜ" başlıklı 12.maddesi aynen aşağıdaki gibi olduğunu, "KİRACI, kira konusu yerde depolayacağı mal için tüm riskleri içeren (yangın paket sigorta poliçesi) sözleşme ekinde bulunan sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olup, KİRAYA VEREN'e rücu edilemez şerhi ile yaptıracaktır." Kira sözleşmesinin tarafları tacir olup, sözleşme ile hedeflenenin KİRACI'ya ait malların yine KİRACI tarafından yaptırılacak sigorta ile teminat altına alınması ve KİRAYA VEREN'e rücu edilmemesi bir başka ifade ile taraflar arasında "sorumsuzluk anlaşması" yapılmış olması olduğunu, bu doğrultuda; söz konusu yangın nedeni ile ---------tarafından sigortalımız davalı -----------Ş.'ne dolayısı ile müvekkil sigortacıya rücu edilemeyeceği izahtan uzak olduğunu, 17.1.1972 tarih ve --------- sayılı ve 31.3.1954 tarih ve --------- sayılı ---------- da; "... sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat nisbetinde sigortalının yerine geçip halef olacağı, sigortalının kendisine halef olan sigortacıya sahip bulunduğu hak ve sefahiyetlerden daha fazlasını devredemeyeceği gibi, halefiyet kaidesinin sigortalının zarardan sorumlu olan kimselerin hukuki durumunu ağırlaştırmayacağı..."nın kabul edildiğini, yukarıda izah ettikleri üzere, taraflar arasında akdedilen ve diğer davalı sigortalımızca dosyaya sunulan depo kiralama sözleşmesinin 12. maddesi ile hedeflenen sorumsuzluk anlaşmasıdır. Tacir olan taraflar; demirbaşların, depolanacak malların tüm risklere karşı yangın paket sigorta poliçesinin, komşu mali mesuliyet ve 3. şahıs mali mesuliyet sigorta poliçelerinin KİRACI tarafından yaptırılması ve özellikle Yangın Paket Sigorta Poliçesine "KİRAYA VEREN'e RÜCU EDİLEMEZ" şerhinin eklenmesi hususlarında mutabık kalmışlardır. Sigorta sözleşmesine KİRAYA VEREN'e rücu edilemez ifadesinin yazdırılıp yazdırılmaması sigortacı ---------- ilgilendirecek olup; sigortalımızı dolaysı ile müvekkil şirkete etki edecek bir husus değildir. Usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve kiraya verenin sorumsuz kılındığı bir sorumsuzluk anlaşmasının kiracının halefi konumundaki kiracı sigortacısına karşı ileri sürülmesi pek tabidir. Zira rucuen tazminat davalarında sigortacı, sigortalının (konumuz bağlamında kiracının) halefi olarak hareket ettiğini, Yukarıdaki Savunmaları Saklı Kalmak Ve Sorumluluğu Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla; Davacı Tarafın Sigortalısına Ödediği Tazminat Miktarı Fahiş Olup Davacının Sigortalısına Gerçek Zararının Üzerinde Yapmış Olduğu Tazminat Ödemesinden Müvekkili Şirketin Sorumlu Tutulmasının Mümkün Olmadığını, davacı sigortacı, sigortalısına yapmış olduğu 2.100.000,00 TL'nin davalılardan müşterek payları oranında rücuen tazminini talep ettiği, davacı tarafın, öncelikle sigortalısına yapmış olduğu ödemenin kendi nezdindeki poliçeye, poliçenin özel ve genel şartlarına uygun olarak ve poliçe genel şartlarına göre hasar halinde ibrazı zorunlu olan belgelerin kendisine ibraz edildiğini ve bunlara göre ödediğini ispatlaması gerektiği, bu kapsamda hasara uğradığı iddia edilen ürünlerin tarafların ticari defter ve kayıtlar ile ispatı zorunlu olduğunu, davacı ---------Ş. tarafından zarar gören emteanın sovtaj bedeli düşülmeyerek sigortalısına fahiş miktarda ödeme yapıldığını, hasara uğrayan ürünler için ekspertiz şirketleri --------- ve ----------- tarafından açılan ihale sürecinde alınan teklifler aşağıdaki gibi olup bir kısmı davacı --------Ş. tarafından sigortalısına ödenen tazminat tutarından yüksek, bir kısmı da zarar tutarına yakın olduğunu, verilen en yüksek sovtaj teklifinin kabul edilmesi halinde sovtajın düşülmesi ile ---------- firmasının herhangi bir zararı kalmayacağını,
VERİLEN SOVTAJ TEKLİFİ (TL)
FİRMA ADI --------- ----------
1--------- 375.000,00
2--------- 410.000,00
3--------- 1.350.000,00 1.350.000,00
4------- 1.210.500,00 1.662.000,00
5---------- 1.225.000,00
6---------- 1.500.000,00
7---------- 3.000.000,00
8----------- 1.160.000,00
9------------ 865.000,00
10----------- 660.000,00
11-------- / --------- 375.000,00
12------------ 3.000,00
Sigortacı gerçek zararı tazmin ile yükümlüdür. Davacı sigortacısının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin rayiç değerlere uygun olup olmadığı ve sovtaj değerinin tespiti gerektiği izahtan uzaktır. Davacı ancak gerçek zararı tazmin edebilir, gerçek zarar tutarında rücu hakkını elde edebilir. Davacının lütuf ödemesi yaptığı halefiyet hakkı dolayısı ile aktif husumet ehliyeti olmadığını, davacının sunmuş olduğu---------- D. İş sayılı dosyası üzerinden alınan 11.05.2023 tarihli raporu ancak kendi tarafları arasında hüküm ifade edebilecektir; taraflarınca tebliğ edilmemiş gıyaplarında yapılmış delil tespitine ve bilirkişi raporuna açıkça itiraz ettiklerini, özellikle belirtmek gerekir bilirkişi raporunda ürünlerin yangından 1 (bir) yıl sonra sovtaj değerinin kalmadığı tespiti yersizdir; mesnetsizdir. Ürünlerin sovtaj değerinin bulunup bulunmadığı hasar tarihindeki (akabindeki) durumlarına göre belirlenir; yangından 1 (bir) yıl sonra yapılan tespitin geçerli olmayacağı (ki yapılan tespiti kabul etmiyoruz) izahtan uzaktır. Ürünlerin yangından sonraki 1 (bir) yıl boyunca uygun koşullarda saklanıp saklanmadığı dahi tartışmalıyken bir yıl sonra ürünlerin sovtaj değeri olmadığı tespiti abesle iştigal olduğunu, faiz başlangıç tarihi TTK Md. 1427 uyarınca hasar ihbar tarihinden itibaren 45 gün sonrası olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, inkar tazminatı talebi mesnetsiz olup yukarıda arz edildiği üzere gerek sorumluluk gerekse tazminat miktarı muhakemeyi gerektirmektedir; muaccel ve likid bir borç yoktur. İcra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle evvelemirde davacı delillerinin taraflarına tebliğine, deliller tebliğ edilinceye kadar tüm savunma ve delillerinin saklı tutulmasına, haksız ve mesnetsiz davanın REDDİNE, yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ----------- sayılı kararıyla dosyasının mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür. Dosya incelendiğinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, --------- ŞTİ., müvekkili şirket nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, 19/05/2021 tarihinde sigortalının kiracısı olduğu davadışı -------- ait --------- Mah. -------- Sok. No --------- ---------- adresinde bina çatısında yangın meydana geldiğini, yangın söndürme çalışmaları sırasında bina içi ve dışından itfaiye tarafından sıkılan su ve çatıdan bina içine yayılan is nedeniyle yangının çıktığı çatı alanının altında depolanan ------------ firmasına ait ------------ markalı ürünlerin zarar gördüğünü, ekspertiz çalışmaları sonucunda sigortalıya arabuluculuk yoluyla yapılan anlaşma neticesinde toplam 2.100.000,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, davalının sigortalısı bina maliki, sigortalının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, açıklanan bu nedenlerden dolayı davalarının kabulüne, davanın ---------- Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, yargılama gideriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava; davalı tarafın ------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile aynı zamanda eldeki dosyanın ---------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebine ilişkindir. HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." şeklinde ve aynı maddenin 4.fıkrasına göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." şeklinde belirtilmiştir. Mahkememizin ---------- Esas sayılı dosyasının taraflarının ve Uyap'tan yapılan incelemede birleştirilmesi talep edilen dosyanın taraflarının aynı olduğu, olayın aynı hukuki sebepten doğduğu ve davaların birlikte görülmesinde hukuki yarar olduğu anlaşılmakla dava tarihi daha önce olan --------- Esas sayılı dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat olması nedeni ile her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamanın--------- Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği görülmüştür.Davalı ---------- Şirketi vekili 20/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIı dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat olması nedeni ile her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamanın--------- Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği görülmüştür.Davalı ---------- Şirketi vekili 20/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; USULE İLİŞKİN İTİRAZLARI 1-DELİLLERİN İBRAZI: Müvekkili şirkete gönderilen dava dilekçesi ekinde zarara ilişkin hiçbir bilgi ve belge yer almadığını, bu nedenle dava konusunu, talebi, delilleri görüp değerlendirmeden davaya yanıt verebilmemiz mümkün olamayacaktır. Öncelikle bu hususların saptanabilmesi, davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarımızın sunulabilmesi için dava dilekçesi ve tüm delillerin tarafımıza ibrazı gerekmektedir. HMK’nun “Belgelerin birlikte verilmesi” başlıklı 121.maddesi; “Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur.” şeklindedir. Davacı taraf dava dilekçesi ile birlikte delil ve belgelerini göndermemiş olması nedeniyle H.M.K. 121 md. gereğince delillerin müvekkil şirkete tebliği gerektiğinden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarımızı saklı tuttuklarını, ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARI Davacının huzurdaki dava ile davacının müvekkil şirketten talepleri haksız ve yersiz olmakla huzurdaki davanın reddi gerektiği kanaatindeyiz. Şöyle ki; 1-POLİÇE BİLGİLERİMİZ: Müvekkil şirket ile davalılardan --------- ŞİRKETİ arasında 24.06.2020-24.06.2021 tarihleri arasında geçerli ve yürürlükte olmak üzere ---------- numaralı "Klasik Yangın Sigorta Poliçesi" akdedilmiştir. Düzenlenen poliçe müşterek sigorta şeklinde düzenlenmiş olup müvekkil sigortacının müşterek sigorta payı %15 oranındadır. Kesinlikle davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için aksi düşünüldüğünde bile, müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu, poliçede yer alan ve poliçeye ek genel şart ile özel şart ve klozlar çerçevesinde sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, poliçe bedelinin %15'i ile sınırlıdır. 2-DAVA KONUSU EDİLEN HASARIN MEYDANA GELMESİNDE SİGORTALIMIZIN HERHANGİ BİR KUSURU BULUNMADIĞINDAN HUZURDAKİ DAVANIN MÜVEKKİL ŞİRKET BAKIMINDAN REDDİ GEREKMEKTEDİR. Müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarının akabinde ----------- numaralı hasar dosyası açılmak suretiyle ekspertiz çalışması başlatılmış olup, bu kapsamda Yangın Uzmanı Bilirkişi --------- tarafından düzenlenen 17.06.2021 tarihli rapor alınmıştır. *Alınan Harici Uzman Raporunda özetle: "...--------- mahalle --------- Cad. No:--------- ----------- adresinde bulunan ---------Ş.’ne ait sigortalı binanın çatısında bulunan Güneş enerji panel ve tesisatında meydana gelen yangın sonucu oluşan maddi zarar üzerine olay mahallinde yapılan inceleme ve tespit sonucunda; - Yangın 19 Mayıs tatil günü öğle saatlerinde başlamış olduğu, personel tarafından müdahale de bulunulduğu, itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldüğü, başlangıç noktasının bina çatısı kuzey tarafı olduğu, rüzgarın etkisiyle yangının dağılım gösterdiği, - İtfaiye raporunda (göçmen kuşların panel ve bağlantı kısımlarına bıraktıkları atıklar, yorgun kuşların panelleri kırması veya delmesi, yıldırım düşmesi vb. gibi) yangının dış nedenlerin etkisiyle de olabileceği ifade edilmiş olsa da varsayım olarak bu hususun net olarak tespitinin bulunmadığı, daha ziyade kuvvetle muhtemel kablo bağlantı uçlarındaki gevşeklik (kötü temas) ya da kablo izolasyonlarında oluşan hasarlar nedeniyle kısadevre/ark yapmış olma ihtimalinin bulunduğu, - Yangın meydana gelen çatı üzerinde Güneş Enerji Panelleri haricinde yangına sebebiyet verecek herhangi bir ateş kaynağı ya da tutuşturucunun bulunmadığı, - Yangının meydana gelmesinde binanın herhangi bir eksiklik, noksanlık, bakımsızlık vb. gibi kusur atfedilecek bir durum bulunmadığı, BİNA ve BİNA MALİKİNİN KUSUR ve KUSUR SORUMLULUĞUNUN OLMADIĞI, maddi zararın sebebinin Güneş enerji panellerinde meydana gelen yangın olduğuna dair görüş ve kanaatimi bildirir raporumu saygı ile sunarım. şeklinde tespit yapıldığını, ***DOLAYISIYLA; Rücu talebinin binadaki --------- üretici firması ---------- firması, ---------- montajını yapan firma ----------- firması, binadaki ----------- sigortacısı ---------- yöneltilmesi gerekmektedir. SİGORTALIMIZA ATFI KABİL HERHANGİ BİR KUSUR İZAFESİNE GİDİLEMEYECEĞİNDEN HUZURDAKİ DAVANIN MÜVEKKİL ŞİRKET BAKIMINDAN REDDİ GEREKTİĞİ İZAHTAN VARESTEDİR. *28.05.2021 tarihli --------- Müdürlüğü İtfaiye Olay Raporunda: Olayın Çıkış Sebebi; “Olay yerine varıldığında; ----------Şti. isimli antreponun çatısında duman çıktığı ve kendileri tarafından kısmen müdahale edildiği görüldü. Yangın söndürme çalışmaları sırasında, yangın sonrası yapılan inceleme ve araştırmalarda çıkan yangının, çatıda bulunan güneş enerji panellerine ait konnektörlerin bağlantı yerlerinde, kablolarında veya panellerde daha önce farklı dış etkenler nedeni ile (Göçmen kuşların panel ve bağlantı kısımlarına bıraktıkları atıklar, yorgun kurşunların panelleri kırması veya delmesi, yıldırım düşmesi vb. gibi) oluşan hasar ve yıpranmalar sonucu elektriksel ısınma ile yanmanın başladığı, diğer izolasyon malzemelerine sirayetiyle geliştiği kanaatine varılmıştır.” şeklinde gösterildiğini, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü'nden alınacak hava raporu ile de görüleceği üzere; Yangın öncesi 2 gün boyunca --------- aşırı sağanak yağış ve fırtınalı bir hava ile yıldırım düşmeleri ve yer yer dolu görülmüştür. --------/------- onay ve kabulü ile faaliyete geçen, beklendiği şekilde üretim gerçekleştiren ve faaliyete geçtikten sonra yapılan testleri de başarılı olan çok yeni bu tesiste çıkan yangının elektriksel bir hata nedeni ile çıkmış olmadığı açıktır. Çıkan yangının sebebinin İtfaiye Raporunda “Yangından önceki gün havanın çok yoğun yağışlı ve yıldırımlı olması nedeniyle, güneş panelinin yorgun bir kurşun ile hasar alması sonrası yoğun yağışlı hava ile hasarlı paneldeki elektriksel izolasyonun zayıflamış olabileceği ve ertesi gün güneşli havada santralin tam güçte çalışmaya başlaması ile beraber, kısa devre ve ark oluşmuş olabileceği ve bu nedenle yangının ortaya çıkmış olabileceği kuvvetle muhtemel bir durumdur ki ekli itfaiye raporunda da bu tespit yapılmıştır." şeklindedir. Dava konusu olayda da sigortalının kusurunun bulunmaması illiyet bağını kesmiştir. KESİNLİKLE DAVAYI VE TALEBİ KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA BİR AN İÇİN AKSİ DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE İSE; SİGORTALISI -------- HAKLARINA HALEF OLAN DAVACI --------Ş.'NİN "SORUMSUZLUK ANLAŞMASI" NEDENİ İLE SİGORTALIMIZA DOLAYISIYLA MÜVEKKİL SİGORTA ŞİRKETİNE RÜCU HAKKI BULUNMAMAKTADIR. Davacı Sigorta Şirketinin, sigortalısının haklarına halef olması ve tazminat talep edebilmesinin ilk şartı; “sigorta teminatı dâhilinde” bir riziko sonucu gerçekleşen hasarın ödenmesi, ikinci şartı ise sigortacının “sözleşmeye uygun” ödeme yaptığı sigortalısının 3. Kişilere tazminat talep hakkına sahip olmasıdır. Davacı Sigorta Şirketinin sigortalısı --------- ŞTİ. ile sigortalımız davalı ---------Ş. arasında 19.06.2020 tarihinde Depo Kira Sözleşmesi akdedilmiştir. İş bu sözleşmenin "SİGORTA YÜKÜMLÜLÜĞÜ" başlıklı 12.maddesi aynen aşağıdaki gibidir; "KİRACI, kira konusu yerde depolayacağı mal için tüm riskleri içeren (yangın paket sigorta poliçesi) sözleşme ekinde bulunan sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olup, KİRAYA VEREN'e rücu edilemez şerhi ile yaptıracaktır." Kira sözleşmesinin tarafları tacir olup, sözleşme ile hedeflenenin KİRACI'ya ait malların yine KİRACI tarafından yaptırılacak sigorta ile teminat altına alınması ve KİRAYA VEREN'e rücu edilmemesi bir başka ifade ile taraflar arasında "sorumsuzluk anlaşması" yapılmış olmasıdır. Bu doğrultuda; söz konusu yangın nedeni ile --------- tarafından sigortalımız davalı ---------Ş.'ne dolayısı ile müvekkil sigortacıya rücu edilemeyeceği de açıkça ortadadır. 17.1.1972 tarih ve --------sayılı ve 31.3.1954 tarih ve -------- sayılı --------- da; "... sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat nisbetinde sigortalının yerine geçip halef olacağı, sigortalının kendisine halef olan sigortacıya sahip bulunduğu hak ve sefahiyetlerden daha fazlasını devredemeyeceği gibi, halefiyet kaidesinin sigortalının zarardan sorumlu olan kimselerin hukuki durumunu ağırlaştırmayacağı..."nın kabul edilmiştir. Yukarıda izah ettiğimiz üzere, taraflar arasında akdedilen ve dosyada mevcut bulunan depo kiralama sözleşmesinin 12. maddesi ile hedeflenen sorumsuzluk anlaşmasıdır. Tacir olan taraflar; demirbaşların, depolanacak malların tüm risklere karşı yangın paket sigorta poliçesinin, komşu mali mesuliyet ve 3. şahıs mali mesuliyet sigorta poliçelerinin KİRACI tarafından yaptırılması ve özellikle Yangın Paket Sigorta Poliçesine "KİRAYA VEREN'e RÜCU EDİLEMEZ" şerhinin eklenmesi hususlarında mutabık kalmışlardır. Sigorta sözleşmesine KİRAYA VEREN'e rücu edilemez ifadesinin yazdırılıp yazdırılmaması sigortacı --------- ilgilendirecek olup; sigortalımızı dolaysı ile müvekkil şirkete etki edecek bir husus değildir. Usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve kiraya verenin sorumsuz kılındığı bir sorumsuzluk anlaşmasının kiracının halefi konumundaki kiracı sigortacısına karşı ileri sürülmesi pek tabidir. Zira rucuen tazminat davalarında sigortacı, sigortalının (konumuz bağlamında kiracının) halefi olarak hareket etmektedir. DAVACININ SİGORTALISINA ÖDEMİŞ OLDUĞU TAZMİNAT MİKTARI HAKSIZ VE FAHİŞ NİTELİKTE OLUP, KESİNLİKLE KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA GERÇEK ZARARIN DA ÇOK ÇOK ÜZERİNDE OLMAKLA TARAFIMIZDAN KABUL EDİLEMEZ NİTELİKTEDİR. ŞÖYLE Kİ; Sigorta hukukunun temel prensibi, riskin gerçekleşmesinin ardından sigortalının gerçek zararının tazmin edilmesi hususudur. Kaldı ki; mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesinde de davacı talebinin fahiş olduğu hususu ortaya çıkacaktır. Zira, mal sigortalarında asıl amaç, sigortalının uğradığı “gerçek zararın” giderilmesidir. T.T.K.’nun 1299/2. maddesi hükmüne göre, sigortacı tarafından ödenecek tazminat miktarı, sigortalı malın menfaat değerinin rizikosunun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak tespit edilmektedir. Bu konuda---------- sayılı kararında da aynen: “Sigortacı ancak zararı ödemekle yükümlüdür. Sigorta poliçesinde sayılan eşyalar ve bunların sigorta bedelleri ödenmesi gereken üst limiti göstermektedir. Ancak sigorta poliçesinde belli bir bedelle sigorta ettirilen eşyalardan sigorta edilen mahalde ne kadar bulunduğunun ispatı gerekir. Zira, bunlar zamanla miktarı değişen emtiadır. Gerçek zararı ispat etmek zarara uğradığını iddia eden sigortalıya aittir.” denilmekle birlikte gerçek zararın miktarının ispat külfetinin sigortalıya ait olduğu vurgulanmaktadır. Davacı yan, öncelikle RÜCU şartlarını yerine getirdiğini ispatlamakla mükellef olmakla birlikte, yine sigortalısına yapmış olduğu ödemenin kendi nezdindeki poliçeye, poliçenin özel ve genel şartlarına uygun olarak ve poliçe genel şartlarına göre hasar halinde ibrazı zorunlu olan belgelerin kendisine ibraz edildiğini ve bunlara göre ödediğini ispatlamalıdır. Bu kapsamda hasara uğradığı iddia edilen ürünlerin tarafların ticari defter ve kayıtlar ile ispatı zorunludur. Davacı --------Ş. tarafından zarar gören emteanın sovtaj bedeli düşülmeyerek sigortalısına fahiş miktarda ödeme yapılmıştır. Kaldı ki; Hasara uğrayan ürünler için ekspertiz şirketleri ---------ve ---------- tarafından açılan ihale sürecinde alınan teklifler aşağıdaki gibi olup bir kısmı davacı ---------Ş. Tarafından sigortalısına ödenen tazminat tutarından yüksek, bir kısmı da zarar tutarına yakındır. Verilen en yüksek sovtaj teklifinin kabul edilmesi halinde sovtajın düşülmesi ile ---------- firmasının herhangi bir zararı kalmayacaktır. Davacı sigortacısının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin rayiç değerlere uygun olup olmadığı ve sovtaj değerinin tespiti gerektiği izahtan varestedir. Kesinlikle davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için aksi düşünüldüğünde ise davacı ancak gerçek zararı tazmin edebilir, gerçek zarar tutarında rücu hakkını elde edebilir. Davacının lütuf ödemesi yaptığı halefiyet hakkı dolayısı ile aktif husumet ehliyeti de bulunmamaktadır. DAVACININ GERÇEK ZARARINI ispatlaması gerektiği açıkça ortada olmakla birlikte, davacının zararı belirlenirken yine sigorta poliçe özel ve genel şartlarında mevcut bulunan MUAFİYET ve klozların da dikkate alınması gerektiği de açıkça ortadadır. DAVACININ İCRA İNKAR TAZMİNAT TALEBİ HAKSIZ VE YERSİZDİR. Yine davacı yanın %20 icra inkar tazminatı talebi de haksız ve hukuki dayanaktan yoksundur. Zira sigorta tazminatı likid bir alacak olmayıp varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemez. YOKLUĞUMUZDA YAPILAN TESPİTE İLİŞKİN RAPORUN TARAFIMIZI BAĞLAYAN BİR YANI BULUNMAMAKTADIR. MÜVEKKİL ŞİRKETİN YOKLUĞUNDA VE SIRF TESPİT İSTEYEN TARAFIN ÖNE SÜRDÜĞÜ HUSUSLAR DEĞERLENDİRİLEREK YAPILAN BİR TESPİTİN BAĞLAYICILIĞI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR. Kaldı ki; yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabitlendiği üzere, iş bu raporun tarafımızdan kabulünün mümkün olmadığı da izahtan varestedir. “Delil tespiti yolu ile alınan bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olan taraf, davada hüküm verilinceye kadar bilirkişi raporuna itiraz edebilir.” “HUMK 282. maddesi hükmü ile öngörülen bir haftalık itiraz süresi bilirkişi raporunda noksan ve müphem görülecek hususlar hakkında gerekli izahatın alınmasını temine ilişkindir. Yoksa bunun haricinde gıyapta yapılan delil tespiti sonucu bilirkişi tarafından verilen rapora karşı genel olarak yapılacak itiraz için bir süre söz konusu değildir. DAVACI YANIN FAİZ TALEPLERİ DE HAKSIZ, YERSİZ VE FAHİŞ OLUP, REDDİ GEREKTİĞİ İNANCINDAYIZ. ŞÖYLE Kİ; Zira sigorta tazminatına faiz talebinde bulunabilmek için alacağın muaccel hale gelmesi ve sigorta şirketinin temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Sigorta bedelinin muaccel hale gelebilmesi için usulünce TTK’nun ilgili maddeleri uyarınca ihbarda bulunulması, ihbarın ardından hasar miktarının sigorta şirketi tarafından hesaplanması gerekmektedir. Sigorta tazminatına faiz uygulanabilmesi için alacağın muaccel hale gelmesi gerekmektedir. Davacı tarafça müvekkil sigorta şirketine gerekli belgelerin zamanında ulaştırılmadığı gibi, müvekkil sigorta şirketi kendisine evrakların teslim edilmesini müteakip yasal süre içinde incelemesini tamamlamış ve yapılan incelemeler neticesinde müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı tespiti yapılmış olup, bu nedenle müvekkil şirketin ödemekle sorumlu olduğu herhangi bir bedel de bulunmayıp, bu nedenle faiz talepleri de haksız ve yersizdir. Kaldı ki; kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacı yanın bir an için haklı olduğu düşünülse bile, muaccel hale gelmeyen ve sigorta tazminatı kapsamı dışında bulunan hasar bedeli bakımından müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düştüğü de ileri sürülemeyeceği gibi, davacının faiz talebi de haksız ve yersizdir. Yukarıda açıklanan nedenler ve Yargıtay içtihatları uyarınca da; iş bu davanın müvekkil şirket yönünden reddi gerektiği gibi, müvekkil şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden vekalet ücreti, yargılama giderlerinden de sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatinde olduklarından bahisle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılmış bulunan DAVANIN USUL ve ESASTAN REDDİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan-------- Şirketi vekili 04/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; USULE İLİŞKİN BEYANLARI Öncelikle ifade etmek isteriz ki müvekkil şirket, huzurdaki davada taraf değildir. Dolayısıyla ihbar olunan sıfatını haiz olan müvekkil aleyhine hüküm kurulması mümkün değildir. "İhbar olunan kimse HUMK’un 49. maddesi vd. uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Yargılama sonunda hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Ancak, aynı madde hükmüne aykırı olarak ihbar olunan hakkında da hüküm verilmişse ihbar olunan hükmün kendisine ilişkin bölümünü kendi adına temyiz edebilir.” Buna göre aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harç verilmiş bir dava olmaması nedeniyle ihbar olunan --------Ş davada taraf olmadığı gibi, mahkemece yargılama sonunda ihbar olunan aleyhinde hüküm kurulmadığından hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle dava ihbar olunan ---------Ş vekilinin temyiz dilekçesinin (isteminin) reddine karar vermek gerekmiştir." --------- T. ESASA İLİŞKİN BEYANLARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.05.2021 tarihinde "--------- Mah. --------- Sok. No:-------- --------" adresinde kiracı olarak bulunan ve lojistik depo hizmeti veren sigortalısının iş yerinde depolanan mallarda, iş yerinin bulunduğu binanın çatısında çıkan yangın ve yangının söndürülme faaliyeti sebebiyle maddi zarar meydana geldiğini ifade etmiş ve sigortalısının zararını karşıladığını ifade etmiştir. Bahsi geçen yangına davalı ---------- şirketine ait güneş panellerinin sebep olduğu gerekçesi ile de ödemiş olduğu tazminatın rücuen tahsili için huzurdaki davayı ikame etmiştir. Ancak bahsi geçen hasara ilişkin müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Şöyle ki; 1. "--------- Mah. --------- Sok. No:-------- ---------" adresinde bulunan, davalı --------- şirketine ait güneş enerji santrali, 12.02.2021 başlangıç – 27.07.2021 tarihli ve ---------- numaralı 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında, 50.000,00 Eur azami teminat limiti ile müvekkil şirkete sigorta ettirilmiştir. Söz konusu maddi teminat miktarı davalı müvekkil sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limitidir. (Ek 1: Poliçe) 2. Huzurdaki davaya konu hasara ilişkin olarak müvekkil şirket nezdinde --------- numaralı hasar dosyası açılmış ve davaya konu talepler incelenmiştir. Davacının talepleri ile alakalı olarak öncelikle ifade etmek isteriz ki davalı şirket ile müvekkil arasında akdedilen poliçe incelendiğinde, "Yangın, Ek Teminatları ve Hırsızlık nedeni ile oluşabilecek maddi hasarların" işbu poliçe kapsamında teminat altına alınmadığı görülecektir. Davaya konu hasar sebebi göz önüne alındığında, hasarın poliçede teminat altına alınmayan istisnalar kapsamında olduğu açık olup bu yönüyle müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı aşikardır. 3. 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında teminat dışı halleri düzenleyen, A.2-f/2.8-a'daki düzenleme şu şekildedir: A.2. Teminat Dışında Kalan Haller 2.8 a- Üçüncü şahıslara ait olup, ödünç verme, kiralama veya bırakma sebepleriyle veyahut koruma, nakil, tamir edilmek veya işlenmek üzere veya diğer herhangi bir sebeple sigortalının, aile fertlerinin veya yanlarında çalışanların ellerinde veya gözetimleri altında bulunan malların uğrayacağı zarar ve ziyandan doğan talepler Davacı tarafın sigortalısı, dava dilekçesinde de ifade edildiği üzere, davalı sigortalının kiracısı konumundadır. Bu itibarla davacının talebinin; yukarıda ifade edilen genel şart hükmü uyarınca da poliçede yukarıda ifade edilenin aksine herhangi bir düzenleme bulunmadığından, teminat dışı olduğu ifade edilebilecektir. 4. Davacı vekilinin meydana gelen maddi zarar talebi bakımından, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için müvekkil sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğunu düşünsek bile; müvekkil şirket sigortalısının kusur oranında sorumlu olacaktır. Dolayısıyla müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun doğabilmesi için öncelikle sigortalının sorumluluğunun tespiti gerekmektedir. Davalı sigortalının herhangi bir kusurunun tespit edilmemesi durumunda müvekkil sigorta şirketinin de herhangi bir sorumluluğu doğmayacaktır.5. Yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla; yukarıda zikrettiğimiz poliçe incelendiğinde, poliçenin muafiyetler kısmındaki muafiyet hükmü şu şekildedir: MUAFİYET NOTU * 3. Şahıs Mali Mesuliyet kapsamındaki her bir hasarda minimum 100 EUR olmak üzere hasarın % 10 oranında tenzili muafiyet uygulanır Bu açıklama doğrultusunda üçüncü şahış mali mesuliyet hasarları için minimum 100,00 Euro olmak üzere hasarın %10’u olacak şekilde muafiyet şerhi bulunmaktadır. Poliçedeki Döviz Ödeme Klozunda ise hasar durumunda yapılacak ödemenin usulü belirtilmiştir: "Bu poliçe kapsamında gerçekleştirilecek bir hasar durumunda tazminat, hasar ödeme tarihindeki --------- Döviz Satış kuru üzerinden Türk Lirası olarak ödenir. Ancak hasar anında Türk Lirası olarak yapılacak masrafların ödemesi Türk Lirası olarak yapılır." Yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin sorumluluğu tespit edilirken poliçedeki şartlar nazara alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Uyuşmazlık konusu kaza sebebiyle davacının zararının poliçede yazılı muafiyetlerin altında olduğunun tespit edilmesi durumunda ise müvekkil şirketin hasardan sorumluluğu bulunmayacağı izahtan varestedir. 6. Son olarak ifade etmek isteriz ki sigorta hukukunun ana ilkelerinden biri “gerçek zararın ödenmesi” ilkesidir. Gerçek zarar belirlenirken de, rizikonun gerçekleşmesi sonucunda sigortalının malvarlığındaki eksilmenin tespit edilmesi ve bu zararın giderilmesi esastır. Dolayısıyla, öncelikle davacının uğradığı “gerçek zarar” miktarının tespit edilmesi gerekmektedir. Zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunan davacıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun İspat yükü başlıklı 190. Maddesinde: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." hükmü mevcuttur. İspat yükü, belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda vakıa iddiasında bulunan tarafa düşen usuli bir yükümlülüktür. Zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunan davacının, bu iddiasını ortaya koyması, uğradığı zararın miktarını belgeleyerek somutlaştırması gerekmektedir. Zararın mevcudiyeti, iddiada bulunan davacı tarafça ispatlanamamışken, salt beyanlar doğrultusunda eksik inceleme yapılarak talebin kabul edilmesi genel hukuk prensiplerine ve hakkaniyete aykırı niteliktedir. Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda, davacının gerçek zararının tespiti için dosya kapsamında bütün delillerin toplanarak dosyanın rapor tanzim edilmek üzere uzman bir bilirkişi heyetine tevdii gerektiğinden bahisle müvekkili şirketin ihbar olunan olması itibarıyla hakkında hüküm kurulmamasına, her halükarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın bir Elektrik Mühendisi, bir Makine Mühendisi, bir Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı, bir Yangın sigortası uzmanı, bir kimya mühendisi, bir yangın bilirkişisi, bir işgüvenliği uzmanı ve bir mali müşavirden oluşan heyete tevdi ile asıl ve birleşen dosyalar için tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda meydana gelen yangının sebebi, tarafların kusuru zararın miktarı ve tarafların sorumluluklarının tespiti doğrultusunda rapor hazırlanmaları istenilmiştir. Bilirkişiler Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ---------, S.M.Mali Müşavir ----------, Makine Mühendisi ---------, İtfaiyecilik Ve Yangın Güvenliği Uzmanı --------, Kimya Mühendisi ----------, Elektrik Mühendisi ----------, A Sınıfı İSG Uzmanı ----------- ve Sigorta Uzmanı ---------- tarafından sunulan 24/04/2024 tarihli raporda özetle; "SONUÇ ve KANAAT Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, heyetimizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Yangının çıkış nedeni açık ve net olarak sigortalı işletmenin Çatısında Yer Alan ---------- Panellerinden Kaynaklandığının tespit edildiği, Dolayısıyla bu yangın elektrik yangınıdır ve genel olarak kullanılan malzeme ve kablolar da --------- yan ürünü hidro karbon olan PV veya PVC malzemelerden yapıldığı, Yukarıda bilginize sunduğumuz kablo bilgilerinden de anlaşılacağı gibi bu kablo izolasyonları koyu siyah bir dumanla yanarlar ve sindikleri yerlerden temizlemek kolay olmadığı, Ayrıca sıcaklıkla eriyerek yere düşen plastikler düştükleri yerdeki komşu yanıcı maddelere bulaşarak onları da tutuşturur ve yangının daha da büyümesine neden olacağı, İtfaiyenin soğutma suyu ile müdahalesinde de ambalajlara yapışacağı, dolayısıyla hidrokarbon kokusunu hijyenik ürün cinsi malzemelerinden temizlemenin mümkün olmadığı, Eğer ürünlerin güvenliği konusunda şüphe varsa, kullanılmamaları daha sağlıklı olacaktır. Bu nedenle -------- Üniversitesinin yapmış olduğu laboratuvar analiz sonuçları önemlidir ve “ürünlerin bertaraf edilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır”, dendiği, Dolayısıyla depo yangınına maruz kalmış hijyenik ürünlerin deneysel çalışmalar sonunda ortaya konan sonuçlara bakıldığında, sağlık ve güvenlik risklerinin çok yüksek olduğunun görüldüğü, Sonuç olarak --------Sulh Hukuk bilirkişi raporu, ---------- Üniversitesinin analiz raporu ve -------- Müdürlüğünün yazılarında bahsedildiği gibi zarar gören malzemelerin Sovtaj kabiliyetlerini kaybettiği, piyasaya sürülmesinin doğru olmadığı ve imha edilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı, Davaya konu binanın malikinin -------- ait olduğunun anlaşıldığı, Dava konusu yangının meydana gelmesine güneş enerjisi panellerinin sebep olduğu, -------- elektrik üretim santralinin kurulu olduğu binanın malikinin ---------- olduğu ve bu nedenle meydana gelen yangın olayından bina malikinin sorumluluğu olduğunun tespit edildiği, Yangın Ve İnfilak Mali Sorumluk Teminatı yukarıdaki şekilde tanımlanmış olup 1.907.243,50 TL üzerinden teminat altında olduğu, Somut olayda, davacının icra takibinde takip öncesi için faiz talebinde bulunduğu davacının dava konusu hasarı -------- Şti'ne 13.01.2023 tarihinde 2 ayrı dekontla (1.981.594,16 + 118.405,84 ) = 2.100.000,00 TL olarak ödenmiş olduğu, İşbu dava konusu somut olayda; meydana gelen “YANGIN” hadisesinin poliçe teminatı kapsamında olduğu, Tüm davalılar bakımından sorumluluk tutarları kusur oranları bakımından ödenen hasar tazminatı olan 2.100.000,00 TL bakımından; (Faiz Tutarı Hariç olmak üzere) değerlendirildiğinde; -------- ŞİRKETİ nin sorumluluk oranının %20 olduğu ve 420.000,00 TL sinden sorumlu tutulabileceği, --------- ŞİRKETİ nin %25 olduğu ve 525.000,00 TL sinden sorumlu tutulabileceği, -------- ŞİRKETİ nin %5 olduğu ve 105.000,00 TL sinden sorumlu tutulabileceği, ----------Ş.'nin ise %15 olduğu ve 315.000,00 TL sinden sorumlu tutulabileceği, Toplam rücu tutarının 1.365.000,00 TL olduğu, 2.100.000,00 TL sinin geri kalan kısmının ilgili şirketler tarafından ödenmiş olduğundan takibe konu edilmediği, Tüm davalılar bakımından sorumluluk tutarları-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasına göre belirlendiğinde; Davacı tarafın toplamda 2.100.000,00 TL ödeme yapmış olduğu ve bu ödemelerden bir kısmının rücu kapsamında --------Ş. %20 pay oranı ile zarardan kendi payına düşen 420.000 TL'yi ödediği için davacının kendi kısmına düşen kısmı ödediği, bu nedenle bu tutarın takibe dahil edilmediği, Aynı şekilde --------- Şirketi nin %15 pay oranı ile zarardan kendi payına düşen 315.000 TL'yi ödediği için Davacı tarafından icra takibine konu edilmediği, -------- ŞİRKETİ nin 420.000,00 TL Asıl alacak ve 14.720,14 TL faizi olmak üzere toplam 434.720,14 TL sinden davacı ya karşı sorumlu olduğu, ------- ŞİRKETİ'nin 525.000,00 TL Asıl alacak ve 18.400,17 TL faizi olmak üzere toplam 543.400,17 TL sinden davacıya karşı sorumlu olduğu, ------- ŞİRKETİ nin 105.000,00 TL Asıl Alacak ve 3.680,03 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 108.680,03 TL sinden davacıya karşı sorumlu olduğu, ---------- ŞİRKETİ ---------Ş nin 315.000,00 TL Asıl Alacak ve 11.040,10 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 326.040,10 TL sinden davacıya karşı sorumlu olduğu, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Taraf vekillerinin beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişiler Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı --------- , S.M.Mali Müşavir ---------, Makine Mühendisi ---------, İtfaiyecilik Ve Yangın Güvenliği Uzmanı ---------, Kimya Mühendisi ---------, Elektrik Mühendisi ---------, A Sınıfı İSG Uzmanı --------- ve Sigorta Uzmanı --------- tarafından sunulan 26/08/2024 tarihli ek raporda özetle; "EK SONUÇ ve KANAAT Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin ve tarafların itiraz ve beyanları üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, heyetimizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; her bir bilirkişinin kendi uzmanlık alanı bakımından değerlendirildiğinde kök raporda belirtilen görüş ve kanaatlerde revize yapılacak nitelikte ek bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, Sadece -------- ait icra sorumluluk tutarının değerlendirilerek eklendiği ve dolayıyla kök rapordaki kanaatlerimizden aynen; “--------- E. Sayılı dosyası ile ---------Ş'ye karşı açılmış ve işbu dosyası ile birleşen dosya kapsamında bir değerlendirme --------- ait sorumluluk tutarının da yukarıda da gösterildiği üzere eklendiği, Yangının çıkış nedeni açık ve net olarak sigortalı işletmenin Çatısında Yer Alan--------- Panellerinden Kaynaklandığının tespit edildiği, Dolayısıyla bu yangın elektrik yangınıdır ve genel olarak kullanılan malzeme ve kablolar da petrol yan ürünü hidro karbon olan PV veya PVC malzemelerden yapıldığı, Yukarıda bilginize sunduğumuz kablo bilgilerinden de anlaşılacağı gibi bu kablo izolasyonları koyu siyah bir dumanla yanarlar ve sindikleri yerlerden temizlemek kolay olmadığı, Ayrıca sıcaklıkla eriyerek yere düşen plastikler düştükleri yerdeki komşu yanıcı maddelere bulaşarak onları da tutuşturur ve yangının daha da büyümesine neden olacağı, İtfaiyenin soğutma suyu ile müdahalesinde de ambalajlara yapışacağı, dolayısıyla hidrokarbon kokusunu hijyenik ürün cinsi malzemelerinden temizlemenin mümkün olmadığı, Eğer ürünlerin güvenliği konusunda şüphe varsa, kullanılmamaları daha sağlıklı olacaktır. Bu nedenle -------- Üniversitesinin yapmış olduğu laboratuvar analiz sonuçları önemlidir ve “ürünlerin bertaraf edilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır”, dendiği, Dolayısıyla depo yangınına maruz kalmış hijyenik ürünlerin deneysel çalışmalar sonunda ortaya konan sonuçlara bakıldığında, sağlık ve güvenlik risklerinin çok yüksek olduğunun görüldüğü, Sonuç olarak --------Sulh Hukuk bilirkişi raporu, --------Üniversitesinin analiz raporu ve --------- Müdürlüğünün yazılarında bahsedildiği gibi zarar gören malzemelerin Sovtaj kabiliyetlerini kaybettiği, piyasaya sürülmesinin doğru olmadığı ve imha edilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı, Davaya konu binanın malikinin --------- ait olduğunun anlaşıldığı, Dava konusu yangının meydana gelmesine güneş enerjisi panellerinin sebep olduğu, --------- elektrik üretim santralinin kurulu olduğu binanın malikinin -------- olduğu ve bu nedenle meydana gelen yangın olayından bina malikinin sorumluluğu olduğunun tespit edildiği, Yangın Ve İnfilak Mali Sorumluk Teminatı yukarıdaki şekilde tanımlanmış olup 1.907.243,50 TL üzerinden teminat altında olduğu, Somut olayda, davacının icra takibinde takip öncesi için faiz talebinde bulunduğu davacının dava konusu hasarı -------- Şti'ne 13.01.2023 tarihinde 2 ayrı dekontla (1.981.594,16 + 118.405,84 ) = 2.100.000,00 TL olarak ödenmiş olduğu, İşbu dava konusu somut olayda; meydana gelen “YANGIN” hadisesinin poliçe teminatı kapsamında olduğu, Tüm davalılar bakımından sorumluluk tutarları kusur oranları bakımından ödenen hasar tazminatı olan 2.100.000,00 TL bakımından; (Faiz Tutarı Hariç olmak üzere) değerlendirildiğinde; -------- ŞİRKETİ nin sorumluluk oranının %20 olduğu ve 420.000,00 TL sinden sorumlu tutulabileceği, -------- ŞİRKETİ nin %25 olduğu ve 525.000,00 TL sinden sorumlu tutulabileceği,--------ŞİRKETİ nin %5 olduğu ve 105.000,00 TL sinden sorumlu tutulabileceği, ------- ŞİRKETİ -------Ş nin ise %15 olduğu ve 315.000,00 TL sinden sorumlu tutulabileceği, Toplam rücu tutarının 1.365.000,00 TL olduğu, 2.100.000,00 TL sinin geri kalan kısmının ilgili şirketler tarafından ödenmiş olduğundan takibe konu edilmediği, Tüm davalılar bakımından sorumluluk tutarları -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasına göre belirlendiğinde; Davacı tarafın toplamda 2.100.000,00 TL ödeme yapmış olduğu,ve bu ödemelerden bir kısmının rücu kapsamında ---------Ş. %20 pay oranı ile zarardan kendi payına düşen 420.000 TL'yi ödediği için davacının kendi kısmına düşen kısmı ödediği, bu nedenle bu tutarın takibe dahil edilmediği, Aynı şekilde --------- Şirketi nin %15 pay oranı ile zarardan kendi payına düşen 315.000 TL'yi ödediği için davacı tarafından icra takibine konu edilmediği, -------- ŞİRKETİ nin 420.000,00 TL Asıl alacak ve 14.720,14 TL faizi olmak üzere toplam 434.720,14 TL sinden davacıya karşı sorumlu olduğu, ---------- ŞİRKETİ nin 525.000,00 TL Asıl alacak ve 18.400,17 TL faizi olmak üzere toplam 543.400,17 TL sinden davacıya karşı sorumlu olduğu, -------- ŞİRKETİ nin 105.000,00 TL Asıl Alacak ve 3.680,03 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 108.680,03 TL sinden davacıya karşı sorumlu olduğu, --------- ŞİRKETİ -------Ş nin 315.000,00 TL Asıl Alacak ve 11.040,10 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 326.040,10 TL sinden davacıya karşı sorumlu olduğu, EK Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DAVANIN TESPİTİ, DAVA ŞARTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ :Asıl ve birleşen dava, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Davacı sigorta şirketi'nin dava dışı sigortalısı -------Şti.'nin davalı --------- maliki olduğu binada kiracı olduğu, 19.05.2021 tarihinde Sigortalı'nın kiracısı olduğu davalı ------- ait "-------- Mah. -------- Sok. No:-------- --------, --------" adresinde saat 13:00 sıralarında bina çatısında yangın meydana geldiği, yangın söndürme çalışmaları sırasında bina içi ve dışından itfaiye tarafından sıkılan su ve çatıdan bina içine yayılan is nedeniyle, yangının çıktığı çatı alanının altında depolanan sigortalıya ait ürünlerin zarar gördüğü, davacı tarafça zarar gören ürünler için hasar ödemesi yapıldığı ve sorumlulukları oranında davalılardan tahsilinin istenildiği görülmüştür. Somut olayda; alınan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre zarara sebep olan yangının davalı -------- ait binanın çatısında yer alan -------- Panellerinden Kaynaklandığının tespit edildiği, yangın ve söndürme çalışmaları sonucu sigortalı iş yerinde bulunan ürünlerin zarar gördüğü, ürünlerin niteliği itibariyle kullanılamayacak durumda oldukları ve sovtaj değerlerinin bulunmadığı, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya 2.100.000,00 TL ödeme yapıldığı, taraflar ve dava dışı şirketlerce yangının meydana geldiği binanın "birlikte sigorta" yapıldığı, her davalının sorumlu olduğu oranın belli olduğu, talep edilen hasar miktarının kadr-i maruf olup davacı tarafın davalılara rücu hakkı bulunduğu anlaşıldığından (birleşen dava yönünden, rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan ve davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden, faiz talebi açısından ödeme gününden itibaren faiz istenebileceği) asıl ve birleşen davanın kabulüne, zarar miktarı davalılarca bilinebilir ve likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KABULÜ ile,
-------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyasında;
a)Davalı/borçlu -------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 420.000,00 TL asıl alacak ve 14.720,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 434.720,14 TL üzerinden AYNEN DEVAMINA,
-Asıl alacak 420.000,00 TL'nin %20'si olan 84.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu -------- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklıya verilmesine,
b)Davalı/borçlu -------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 525.000,00 TL asıl alacak ve 18.400,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 543.400,17 TL üzerinden AYNEN DEVAMINA,
-Asıl alacak 525.000,00 TL'nin %20'si olan 105.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu -------- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklıya verilmesine,
c)Davalı/borçlu --------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 105.000,00 TL asıl alacak ve 3.680,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 108.680,03 TL üzerinden AYNEN DEVAMINA,
-Asıl alacak 105.000,00 TL'nin %20'si olan 21.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu -------- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklıya verilmesine,
d)Davalı/borçlu -------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 315.000,00 TL asıl alacak ve 11.040,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 326.040,10 TL üzerinden AYNEN DEVAMINA,
-Asıl alacak 315.000,00 TL'nin %20'si olan 63.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu-------- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklıya verilmesine,
2-Birleşen -------- Esas sayılı davasının KABULÜ ile,
--------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyasında;
Davalı/borçlu-------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 315.000,00 TL asıl alacak ve 6.865,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 321.865,27 TL üzerinden AYNEN DEVAMINA,
-Asıl alacak 315.000,00 TL'nin %20'si olan 63.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu -------- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklıya verilmesine,
3-Asıl dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 96.511,13 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından dava dosyasına peşin yatırılan 17.063,59 TL harç ve icra dosyasına peşin yatırılan 7.064,20 TL harç toplamı olan 24.127,79 TL harçtan mahsubu ile bakiye 72.383,34 TL harcın davalılar -------- Şirketi, --------- Şirketi, -------- Şirketi ve ---------Şirketi'nden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından sarf edilen 269,85 TL başvurma harcı ve 17.063,59 TL peşin harç olmak üzere toplam 17.333,44 TL'nin davalılar --------- Şirketi, -------- Şirketi, -------- Şirketi ve -------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 209.797,66 TL'nin davalılar -------- Şirketi, -------- Şirketi, -------- Şirketi ve -------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.986,62 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından dava dosyasına peşin yatırılan 3.887,33 TL harç ve icra dosyasına peşin yatırılan 1.609,33 TL harç toplamı olan 5.496,66 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.489,96 TL harcın davalı ---------- Şirketi'nden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davacı tarafından sarf edilen 269,85 TL başvurma harcı ve 3.887,33 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.157,18 TL'nin davalı --------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 51.498,44 TL'nin davalı -------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
9-Asıl ve birleşen dava yönünden; davacı tarafça yapılan 726,50 TL posta gideri ve 40.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 40.726,50 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
10-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
11-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ---------, davalı --------- vekili -------- ve davalı -------- vekili --------- yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/10/2024