T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/36 Esas
KARAR NO: 2024/207
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 15/01/2024
KARAR TARİHİ: 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 15/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili -------, -------- Şirketi'nin kuruluş aşamasından ticaret sicilinden kaydının silindiği tarih olan 27.01.2016 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketçe alınan kararla şirketin faaliyetlerine devam etmekte fayda görülmediğinden 25.07.2014 tarihinde tasfiye sürecine girmesine oybirliği ile karar verilmiş olup kararın ---------- 23.12.2014 tarihli -------- sayılı--------- sayfasında ilan edildiğini, davacı müvekkili -------- de tasfiye memuru olarak atanmış olup şirketin mal varlıkları tasfiye edildiğini, şirket tasfiye edilmişse de şirketin mal varlıkları arasında yer alan --------- plakalı --------- Model ------- marka aracın eksik tasfiye sonucu halen anılan şirketin tescil kayıtlarında yer aldığını, söz konusu olan aracın ek bir tasfiye işlemine konu edilerek tasfiyesinin yapılabilmesi için iş bu ihya davasının açılması zarureti doğurduğunu, ihya davasının, tamamlanmamış tasfiyelerin tamamlanmasını sağlayan bir müessese olduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin edilmesi ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa dahi, şirketinin ihyası sağlanarak, tüzel kişiliğin davalara taraf edilmesi mümkün olduğunu, dolayısıyla, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren münfesih şirketin takibin tarafı olma ehliyeti de bulunmadığını, ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi, tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkün olduğunu, taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup hakimin bu hususu resen de göz önünde bulundurması zorunlu olduğunu, tasfiye sonrası ticaret sicilinden silinmesi sonucu taraf ehliyeti bulunmayan şirketin hukuki menfaatleri bulunan kişilerin ihya davası açmak suretiyle şirketin geçici süre ile tekrar taraf teşkilini sağlayabileceklerini, yerleşik Yargıtay kararlarına göre somut olayda davacı müvekkilinin de hukuki yararı bulunduğunu, söz konusu olan aracın ek bir tasfiye işlemine konu edilerek tasfiyesinin yapılabilmesi için iş bu ihya davasının açılması zarurete doğurduğundan bahisle yukarıda açıklanan nedenler ve yasal tüm hakları saklı kalmak kaydıyla ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü Tarafından 15.01.2016 tarih ve Karar No:--------- gereği ticaret odasından kaydı silinen -------- Şirketi'nin, mal varlıkları arasında yer alan -------- Plaka sayılı -------- Model ------- marka aracın eksik tasfiye sonucu halen anılan şirketin tescil kayıtlarında yer almasından dolayı sayın mahkemenizce eksik kalan tasfiye işlemlerinin tamamlanması için davacı müvekkili -------- tasfiye memuru olarak atanmasının yapılarak şirket kayıtlarında görülen yukarıda plaka ve model bilgileri paylaşılan aracın ek tasfiyesin yapılana kadar --------- Şirketi'nin geçici olarak--------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne kaydının yapılması hususunda karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı -------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili 30/01/2024 cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağından bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu araçla ilgili kayıtlar Uyap sisteminden çıkartılmış olup --------- plakalı aracın dava konusu -------- Şirketi adına kayıtlı olduğu görülmüştür. ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde, dava konusu şirketin tasfiyesinin 15/01/2016 tarihinde sona erdiği ve 21/01/2016 tarihinde tescil edildiği, tasfiye memurunun --------- olduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasında bulunan ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 21/01/2016 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, tasfiyenin sona erdiği tarihte şirket adına kayıtlı -------- plakalı araç bulunduğu, şirket adına kayıtlı araç varken usulüne uygun bir tasfiyeden bahsedilemeyeceğinden aracın tasfiyesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; kanunda yazılı haller dışında, yargı giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Davacı tasfiye memuru şirket adına kayıtlı araç varken tasfiyeyi sonlandırdığından HMK 326 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sorumludur. Davalı --------Ticaret Sicili Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.
TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memurunun ek tasfiye için atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1- --------Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ---------- sicil numarasıyla kayıtlı iken ortaklar kurulu kararıyla tasfiye edilerek ticaret sicil kaydı terkin edilmiş olan ------- Şirketi'nin, -------- plakalı aracın satışı ve satışa ilişkin her türlü işlemin yapılıp satış bedelinin paylaştırılması işlemleriyle sınırlı olmak üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,
2-Son tasfiye memuru --------- tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Kararın --------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcı alındığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından sarf edilen başvurma harcı, peşin harç ve posta masraflarının üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-HMK'nin 333.maddesi gereğince bakiye gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/03/2024