T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/382 Esas
KARAR NO: 2024/273
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/05/2023
KARAR TARİHİ:17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili -------- tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında müvekkilinin ---------- olmak üzere iki adet sözleşme imzalandığını, sözleşme - kapsamında davalının müvekkilinin------------ ilişkin birtakım iş ve hizmet kalemlerini mutabık kalınan kalite standartlarına ve teknik gerekliliklere uygun şekilde ifa etmeyi ve-------- kararlaştırılan iş bitiş tarihine uygun şekilde müvekkiline teslim etmeyi taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından davalıya 19.000 Euro tutarında avans ödemesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davalı tarafından müvekkili lehine ----tutarlarında olmak üzere iki adet bono düzenlendiğini, sözleşme --------kapsamında ise yine müvekkilinin ----------- ilişkin olarak helikopter güvertesi dizayn danışmanlık hizmetleri ve malzemeli işçilik hizmetlerinin davalı tarafından sözleşmeye ve mutabık kalınan kalite standartlarına uygun olarak ifa ve teslim edilmesi taahhüt edildiğini, müvekkili tarafından davalıya ----- tutarında avans ödemesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davalı tarafından müvekkili lehine 86.100 Euro tutarında bir adet bono düzenlendiğini, sözleşme 1’in 1. maddesi altında yer alan “Teslim Tarihi” uyarınca işin bitiş tarihi 19/08/2022 olarak kararlaştırıldığını, sözleşme 2’nin 1. maddesi altında ise işin bitiş tarihi olarak 04/11/2022 olarak kararlaştırıldığını, ne var ki, davalı tarafından tasarım ve üretim süreçleri başta olmak üzere taahhüt edilen iş ve hizmetlerin sözleşmelerde belirtilen zaman planlarına uygun olarak ifa edilmediğini, davalıdan kaynaklanan ciddi gecikmeler yaşanmış olup müvekkili tarafından birçok kez bildirim yapılmasına rağmen davalının taahhüt ettiği iş ve hizmet kalemlerini sözleşmelerde öngörülen tarihte tamamlamadığını ve müvekkiline teslim etmediğini, bu hususun taraflar arasında yapılan yazışmalar ile görüşmelerden açıkça anlaşıldığını, müvekkili ile davalı arasında yapılan görüşmelerde davalının kendisinden kaynaklanan gecikmeleri açıkça kabul ettiğini, nitekim müvekkili şirket’in teknik ekibi tarafından her iki sözleşme kapsamındaki işlerin hangi aşamada olduğu, ne kadarlık işin tamamlanıp tamamlanmadığı tek tek incelenmiş ve bu hususta teknik rapor tanzim edildiğini, bahsi geçen raporun müvekkili tarafından davalı’ya gönderildiğini, davalı’nın sebebiyet verdiği gecikmelere ilişkin müvekkili tarafından bir değerlendirme yapılması adına davalı’dan ilerleme durum raporu ve tahmini proje takvimi talep edildiğini, davalının bu talebe karşılık uzun bir süre yanıt vermediğini, müvekkilinin hatırlatmaları akabinde davalı tarafından müvekkiline revize bir proje takvimi gönderildiğini, müvekkili tarafından davalı’nın ilettiği takvimin incelendiği ve gelinen aşama dikkate alınarak önerilen revize proje takvimi kabul edilmediğini, nitekim davalı tarafından gönderilen takvimin hiçbir şekilde yapıcı ve gerçekçi olmadığı, her iki sözleşmeye konu iş ve hizmet kalemlerinin önerilen proje takvimine göre dahi tamamlanmasının teknik olarak mümkün olmayacağı anlaşıldığını, bu hususun müvekkili tarafından davalı’ya bildirildiğini, davalı’nın sözleşmelerde kararlaştırılan proje zamanlamalarına ve iş teslim tarihlerine uymamasının yanı sıra o ana kadar sözleşmelere konu birtakım malzemelerin üretim süreçlerine ilişkin birçok uygunsuzluk ve eksiklik de tespit edildiğini, bahsi geçen uygunsuzlukların raporlanarak davalı’ya bildirildiğini, bu hususta müvekkilinin her türlü ek talep ve dava hakları saklı tutulduğunu, bunlara ek olarak, müvekkili tarafından Sözleşme 1 ve Sözleşme 2 kapsamında davalıya toplam 105.100 Euro tutarında avans ödemeleri yapılmasına rağmen bu ödemelerin karşılığı alınamadığını, zira ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren davalının bahsi geçen avans ödemelerine karşılık gelen herhangi bir iş ve/veya hizmet ifa etmediğini, bu bağlamda, terditli talepleri yönünden, asli taleplerinin kabul edilmemesi halinde, davalı’nın müvekkiline Sözleşmeler konusu işi hiç teslim etmediği nazara alınarak sözleşmeden dönme hükümleri uyarınca avans ödemelerinin müvekkiline iadesini talep ettiklerini, bu hususta her türlü ilave talep ve dava haklarının saklı kaldığını, davalı Sözleşme 1’e ve Sözleşme 2’ye konu hizmetleri gereği gibi ifa etmemiş, sözleşmelerde belirtilen iş bitiş tarihlerinde ------------ müvekkiline teslim etmesi gereken işi teslim etmemiş, bu minvalde ------------ yükümlülüklerini ihlal ederek temerrüde düştüğünü, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin müvekkili yönünden çekilmez ve sürdürülemez bir hale geldiğini, tüm bu sebepler nazara alınarak, müvekkili tarafından ----------- kapsamında davalı’ya ihtarnameler gönderilerek sözleşmelerin malzeme üretim süreçlerindeki uygunsuzluklar ve gecikmeler sebebiyle haklı nedenle sona erdirildiğini, buna göre sözleşmelerden doğan gecikme cezası tutarlarının müvekkiline ödenmesi davalı’dan talep ve ihtar edildiğini, ne var ki, davalı tarafından müvekkile yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını ve müvekkili tarafından davalı’ya yapılmış olan yüklü tutardaki avans ödemelerinin de müvekkiline iade edilmediğini, yukarıda açıklanan olaylar silsilesi neticesinde müvekkili tarafından arabuluculuğa başvurulduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olup Davalı’ya karşı huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, sözleşmeler uyarınca gecikme cezası taleplerine ilişkin açıklamaları, --------- gecikmenin toplam süresinin 15 günü, cezalar toplamı sözleşmenin toplam hak ediş bedelinin %15’ini geçmesi halinde iş sahibinin (Müvekkilinin) sözleşmeyi feshetme ve işi bir başkasına yaptırarak arada oluşan zarar ile fesih tarihine kadar oluşan gecikme cezasını fesih tazminatı olarak yükleniciden (Davalıdan) talep etme hakkının bulunduğu konusunda taraflarca mutabık kalındığını, ek olarak, yine ----------- maddelerde Davalı’nın cezai şartın uygulanmasına hiçbir itirazda bulunmayacağı kararlaştırıldığını, yukarıda açıklanan sebeplerle, müvekkili tarafından ----------- maddesi uyarınca sözleşme feshedilerek gecikme cezasının Davalı’dan talep edildiğini, nitekim Sözleşme 1 konusu işin Müvekkiline eksiksiz olarak 19/08/2022 tarihinde teslim edilmesi gerekirken bu tarihte teslim edilmediğini, gecikme toplam süresi 15 günü geçmiş ve cezalar toplamı ise toplam hak ediş bedelinin %15’i olan 28.500 Euro’yu aştığını, sözleşme 1 kapsamında gecikme cezası tutarının 48.750 Euro olarak hesaplandığını, bu minvalde Davalı’ya Sözleşme 1 kapsamında gönderilen ihtarnamede talep edilen (fer’iler ve faizler hariç olmak üzere) gecikme cezasının ödenmesi talep edildiğini ancak Davalı tarafından bahsi geçen tutarın müvekkiline ödenmediğini, sözleşme 1’e benzer şekilde, Sözleşme 2 uyarınca işin eksiksiz bir şekilde 04/11/2022 tarihinde müvekkiline teslim edilmesi gerekirken bu tarihte teslim gerçekleştirilmediğini, gecikme toplam süresi 15 günü geçmiş ve cezalar toplamı ise toplam hak ediş bedelinin %15’i olan 43.050 Euro’yu aştığını, sözleşme 2 kapsamında gecikme cezası tutarının 44.650 Euro olarak hesaplandığını, bu minvalde davalıya Sözleşme 2 kapsamında gönderilen ihtarnamede talep edilen (fer’iler ve faizler hariç olmak üzere) gecikme cezasının ödenmesi talep edilmiş ancak davalı tarafından bahsi geçen tutar müvekkiline ödemediğini, yukarıda atıfta bulunulan ---------- hükümlerinin açık lafzı uyarınca davalı tarafından müvekkiline gecikme cezalarının ödenmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, tazminat taleplerine dair açıklamaları, (i) Manevi Tazminat Talepleri Hakkında: mahkemece de takdir edileceği üzere, müvekkilinin faaliyet alanı teknelere/gemilere bakım ve onarım başta olmak üzere çeşitli hizmetler sağlamak olduğunu, işin niteliği gereği müvekkilinin birçok taşeronla, uluslararası ve yerel müşterilerle çalıştığını, dava konusu Sözleşmelerin müvekkilinin -------------- projesine ilişkin olduğu ve davalı tarafın eylemleri sebebiyle Müvekkilinin aynı projeye ilişkin başkaca taşeronları ve müşterileri nezdinde ticari itibarı ciddi ölçüde zedelendiğini, bu minvalde Müvekkilinin ticari itibarı ve güvenilirliği sarsıldığını, müvekkilinin itibar kaybı sebebiyle manevi tazminat talep edebileceğinin yargı içtihatlarında kabul edildiğini, nitekim, yukarıda değinildiği üzere, davalı tarafından müvekkili şirket lehine her iki sözleşme kapsamında teminat senetleri düzenlendiğini, bu şekilde davalı işin teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin uğradığı ve/veya uğrayacağı her türlü zararı tazmin etmeyi açıkça kabul ve taahhüt ettiğini, açıklanan sebeplerle, müvekkilinin Sözleşmeler’in haklı nedenle sona erdirilmesi sonucunda uğradığı manevi zararların da davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, (ii) Maddi Tazminata İlişkin Hak ve Taleplerinin Saklı Tutulduğuna Dair Açıklamalar: davalının sözleşmelere konu iş ve hizmetleri geciktirmesi, sözleşmelerde öngörülen iş bitiş tarihlerine uygun hareket etmemesi ve malzeme üretim süreçlerinde meydana gelen uygunsuzluklar sebebiyle müvekkilinin ------------ ciddi aksamalar meydana geldiğini, bu minvalde davalının gecikmesi sebebiyle müvekkilinin müşterilerinin ileri sürdüğü talepler, müvekkilinin diğer taşeronlarından gelen talepler dahil ancak bunlarla sınırlı kalmamak kaydıyla birçok yönden zararı meydana geldiğini, müvekkilinin uğradığı zararların davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğinin aşikar olduğunu, bu zararlar kapsamına müvekkilinin -------------- uyarınca davalının geciktirdiği ve sözleşmelere uygun olarak tamamlamadığı iş ve hizmetlerin üçüncü kişilere yaptırılarak bundan doğan masraf ve zararların davalıya yükletilmesi de dahil olacağını, bu minvalde müvekkili tarafından bahsi geçen hizmetleri sağlayacak ikame bir tedarikçi bulunduğunda yapılacak olan masraf ve ücretlerin davalıdan tahsili amacıyla dava ikame edileceğini, bu hususta müvekkilinin tüm talep ve dava hakları saklı olduğunu, müvekkilince davalıya ödenen avans tutarlarının iadesine dair terditli talepleri: yukarıda değindikleri üzere, müvekkili tarafından davalıya Sözleşme 1 kapsamında 19.000 Euro, Sözleşme 2 kapsamında ise 86.100 Euro olmak üzere toplam 105.100 Euro tutarında ödeme yapıldığını, buna rağmen, Sözleşmelere konu iş müvekkiline teslim edilmediğini, bir diğer deyişle, müvekkilinin davalıya yapmış olduğu 105.100 Euro tutarındaki ödemenin karşılığını hiçbir zaman alamadığını, iş teslim edilmediği halde ilgili tutarın da müvekkiline iade edilmediğini, daha da ötesi, davalı tarafından müvekkili şirket lehine her iki Sözleşme kapsamında düzenlenen teminat senetleri uyarınca işin süresinde ve gereği gibi teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin uğradığı ve/veya uğrayacağı zararları tazmin edeceği açıkça taahhüt edilmişken teminat senetlerine konu tutarların da müvekkiline ödenmediğini, yukarıda değindikleri üzere, müvekkiline gönderilen malzemelerin/parçaların üretim sürecindeki uygunsuzluklarında davalının işi sözleşmelere uygun şekilde ve süresinde tamamlayamayacağını açık bir şekilde gösterdiğini, bu itibarla, terditli talepleri yönünden Sözleşmeler’e konu işin davalı tarafından müvekkiline teslim edilmediği ve malzeme üretim sürecindeki uygunsuzluklar nazara alındığında sözleşmeden dönme hükümleri uyarınca müvekkili tarafından davalı’ya ödenmiş olan 105.100 Euro tutarında avans ödemesinin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ettiklerini, özetle, müvekkilinin Sözleşmeler kapsamında davalıya çok ciddi bir tutarda (105.100 EURO) ödeme yapmış olmasına rağmen ne işi teslim alabildiği ne davalıya ödediği tutarları iade alabildiğini ne de uğradığı zararların tazmin edildiğini, bu durumun hukuka, hakkaniyete ve menfaat dengesine açıkça aykırı olduğunu, açıklanan sebeplerle, huzurdaki davanın kabul edilerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 93.400 Euro tutarında gecikme cezasının TBK md. 99 gereğince fiili ödeme gününde cari olan -------efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının dava tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar işleyecek bankalarca Euro’ya uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili Şirket’e ödenmesine, ek olarak 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili Şirket’e ödenmesine, aksi halde terditli talepleri gereğince müvekkili tarafından davalıya ödenmiş olan 105.100 Euro tutarındaki avans ödemesinin davalı tarafından müvekkiline ticari faizi ile birlikte iadesine ve yargılama giderleri, ihtarname masrafları, vekalet ücreti ile sair masrafların davalı’ya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla; davanın kabulü ile; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 1. 93.400 Euro tutarında gecikme cezasının TBK md. 99 gereğince fiili ödeme gününde cari olan ----------- efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının dava tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar işleyecek bankalarca Euro’ya uygulanan en yüksek faiz ile birlikte Davalı’dan tahsil edilerek müvekkili şirket’e ödenmesine; 2. 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine; 3. Terditli talepleri yönünden; mahkemece davalının Sözleşmeler konusu işi hiç teslim etmemiş olması ve üretim sürecindeki uygunsuzluklar sebebiyle sözleşmeden dönme hükümleri uyarınca müvekkili tarafından davalıya ödenmiş olan 105.100 Euro tutarında avans ödemesinin TBK md. 99 gereğince fiili ödeme gününde cari olan ----------- efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının ödeme tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar işleyecek bankalarca Euro’ya uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine; 4. Avukatlık ücretleri, yargılama giderleri ve ihtarname masrafları dahil olmak üzere sair masrafların davalı’ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekilinin 27/09/2021 tarihli cevap dilekçesiyle özetle; davacı tarafça açılmış olan davanın haksız, çelişkili istek ve taleplerle ikame edildiğini belirmekte fayda gördüklerini, davacı tarafın dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini, karşı tarafın, müvekkili tarafça karşılaşabileceği haklı taleplerden kurtulmak ve haksız tutumuna kılıf uydurmak gayesiyle açtığını düşündükleri davadaki olay örgüsü ve yaşananaların anlatıldığından oldukça farklı olduğunu, bahsedilenin aksine huzurdaki davaya konu her iki sözleşmedeki sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmeyen, bu suretle de gecikmeye sebebiyet vererek projelerin istendiği şekilde ilerlemesine engel olanın davacı taraf olduğunu, üstelik bu hususun işbu dilekçeye ekli olan gerek müvekkili şirket ile davacı arasındaki e-posta silsilesi, gerek müvekkili şirketle arasındaki sair görüşme ve yazışmalar, gerekse de cevabi ihtar ve karşı ihtarlarla yazılı olarak zaten sabit olduğunu, öncelikle davacı tarafın müvekkili tarafından defaatle istenilmesine rağmen oyalama taktikleri ile huzurdaki davaya konu sözleşmelerin ve eklerin (ödeme planı vs) taraflarca imzalı hallerinin görüntülerini dahi müvekkiline iletmediğini, aslında bu hususun dahi karşı tarafın kötüniyetinin ispatı bakımından önemli olduğunu, aşağıda ayrıntılarla değinileceği ve sözleşmeye konu yazışmalarda netlikle görüleceği üzere özetle 19.000 Euro+28.500 Euro bedelli ilk sözleşmeye konu projeye ilişkin tasarımın davacı tarafın sürekli fikir değiştiren keyfi tavırları nedeniyle defalarca yeniden tasarlanmış ve bu sürecin aylar aldığını, tasarım onayı sonrası işlemlere geçilebilmesi için ödeme planı gereği ödenmesi gereken 28.500 Euro müvekkilinin ısrarlı uyarılarına rağmen bugün hala ödenmediğini, devamında ikinci sözleşmenin işe başlama avansı dahi avansa konu işlemler yapıldıktan sonra alınabildiğini, bahse konu hususların tamamının ödeme planı ve banka kayıtları ile ispatı pekala mümkün olduğunu, üstelik her iki sözleşmede yapılan işe ilişkin hususların tamamının her aşamada karşı tarafla yazılı ve sözlü olarak paylaşılmış olmasına rağmen aksiyon almayan davacı tarafın şirket içi sıkıntılarının yükü bile müvekkili firma üzerine bindirildiğini, defalarca müdür değişikliği sebebiyle istenilen yeni tasarımlar/tasarım değişiklikleri, kendi yazdıkları onayları reddettikleri mailler öncelikli örnek olarak verilebileceğini, bu nedenle işbu dilekçeye ekli maillerde tarih kısımlarının özellikle vurgulandığını, örneğin 01/09/2022 tarihli yazışmada onaylandığı söylenen hak edişler devam eden maillerde hiç söylenmemişçesine reddedildiğini, neyse ki söz uçar yazı kalır ve yazılı deliller de beyanlarını netlikle desteklediğini, davacı tarafça bahsedilenin aksine engelleyici tutum ve davranışları nedeniyle plan ve takvimlerin olması gerektiği gibi yol alamamasının nedeninin karşı tarafın kusurlu tavırları olduğunu, bu nedenle ----------------- tarihinde ihtari bir mail gönderildiğini, mezkur mailde davacı tarafa sözleşmesel yükümlülükleri hatırlatılarak; sözleşmenin başından o tarihe kadar ki kusurlu tavrın devamı ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde sözleşmeye devamın mümkün olamayacağının bildirildiğini, davacı tarafın çözümden uzak tavırları karşısında 03/12/2022 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, karşılığını adeta "siz değil biz feshederiz" gibi ifadeler içeren ihtarla alındığını, mezkur ihtara karşı samimi beyanlarını havi cevabi ihtarın dilekçeye ekli olarak sunulduğunu, davacı yanın adeta kendisine ait tüm kusurları müvekkiline yüklemek azim ve iradesinde olduğunu, müvekkilince sadece bir kısmı üstlenilen projenin mevcut ekibiyle tamamlaması mümkün olmayınca kayıplarına günah keçisi olarak yazık ki müvekkili şirketi seçtiğini, bu nedenle kendi iç ekipleri tarafından düzenlenen sözde teknik rapor (bahse konu raporun müvekkiline imzasız bir şekilde gönderilmiş olduğundan öncelikle imzasız olması hasebiyle kim ya da kimler tarafından hazırlandığı müphem, teknik olarak baştan aşağı yanlış, tutarsız ve bu nedenle de hükümsüzdür) ya da kalite kontrol raporlarının güvenirliliğine itibar edilemeyeceği gibi sadece gecikme içerikli postaların sunulması ve ne sebeple gecikildiğini gösterir raporların sunulmamasının elbette bir tesadüf olmadığını, neyse ki ekte sundukları rapor ve e-maillerin gerçeği netlikle kanıtladığını, hasılı sözde iddiaların aksine müvekkili şirket sözleşmelerin başından bu yana iyi niyet ve çaba sarf ederek devamlılık için elinden geleni ziyadesiyle yaptığını, buna rağmen karşı tarafın kendisine ait kusurları müvekkili şirkete mal ederek kurgusal ifadelerle müvekkili şirketten hakkı olmayan maddi taleplerde bulunduğunu, bu hususun ticaret, kanun ve adaletle uzak yakın ilişkisi bulunmadığını, bahsettikleri hususların tamamının e-posta, tanık beyanı, yazışmalar ve sair delillerle ispatı pekâlâ mümkün olduğunu, sonuç olarak müvekkilinin emek, para, müşteri ve itibar kaybederek ekstra zararlarla karşı karşıya kaldığını, gecikme cezası adı altında sözleşme maddelerine atıf yapılmasının abes olduğunu, zira yaşanan gecikmelerdeki temel sebep/kusurun davacıya ait olduğunu, dava dilekçesinin tamamındaki mükerrer taleplerde olduğu gibi buradan da bellidir ki kendi sebep olduğu gecikmelerin/engellemelerin karşılığını üzerine bir de sebepsiz zenginleşerek telafi etmek niyetinde olduğunu, davacı tarafın maddi zarar olarak talep ettiği husus ve bu yoldaki terditli avans talebine kesinlikle muvafakatları olmadığını, öncelikle belirtmek gerekir ki huzurdaki dava niteliğindeki davalarda arabuluculuk aşamasında görüşülmeyen bir hususun dava aşamasında talep edilmesi usulen mümkün olmadığını, o nedenle bu talebin usulen reddi gerektiğini, ek olarak kendi içinde çelişkiler içeren bu taleplerin ticaretle, sözleşmeyle ya da kanunlaaçıklanamayacağını, davacı yanın sanki bu ticari ilişki de tek para ödeyen kendisiymiş gibi göstermekle birlikte elinde talep ettiği meblağdan fazla teminat bonosu olmasına rağmen (ki kendisi bizzat dilekçesinde bu üç bonodan bahsetmiştir) bir de üstüne sözde terditli taleplerle mükerrer kazanç sağlamayı amaçladığını, bunu yaparken müvekkilinin sarfettiği emek, ticari alımlar yapmak suretiyle harcadığı para, davacının deposuna teslim edilen ürünler ve bozulan müşteri ilişkilerini tamamen görmezden geldiğini, üstelik bütün ticari teamülü yok sayarak mahkemeyi yanıltmak gayesiyle;müvekkilinden alınan bonoları sanki karşı tarafın işin teslim edilmemesi sebebiyle uğradığı ve/veya uğrayacağı her türlü zararı tazmin etmeyi açıkça kabul ve taahhüt şeklinde yorumlaması abesin ifrada vardırıldığı nokta olduğunu, bonoların, müvekkili gibi davacı ile aynı/benzer alanlarda hizmet veren firmalarda karşılıklı güven tesisi anlamında verildiğinin herkesçe bilinen bir gerçek olduğunu, zaten bu hususa davacı tarafın da ziyadesiyle vakıf olduğundan huzurdaki davadaki bonoları icraya koymak yerine işbu davayı açtığını, hasılı davacı yanın beyanlarının samimiyet içermediği bu örnekle de aşikar olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinden bahsederken tam olarak müvekkilinin kendilerince içine düşürüldüğü durumu aynen naklettiğini, zira ticari itibarı zedelenen, saatlerce harcanmış emek ve müşteri/tedarikçi kaybeden müvekkilin ta kendisi olduğunu, bu durumun müşterilerinden gelen mail, yazışma ve tanık beyanları ile rahatlıkla ispat edilebileceğini, yukarıda belirtilen hususlara ek olarak karşı tarafça gazetecilik mantığıyla mail ve yazışmalardan kesitler sunulmak suretiyle taraflarına atfedilen kusurların aslında tam tersine davacı taraftan kaynaklandığını, işbu dilekçeye ekli olarak sundukları maillerin özellikle --------------tarihli olanlarında da toparlandığı üzere müvekkilinin yetkilileri hazır olan ürünlere rağmen her aşamada karşı tarafın cevap vermeyen ve bekleten tavırlarıyla karşı karşıya kaldığını, şöyle ki müvekkilince gönderilen ---------- tarihli mailde : Merhaba --------------- aşikardır. ------ sözleşmesinde yer alan tasarım onay bedelinin ödenmesi hususunda size 28.07.2022 Tarihinde talepte bulundum, bu talebimi 03.08.2022 tarihinde yeniledim. -------------------- gerçekleştirilen toplantıda, her iki sözleşmenin de yeni belirlenecek takvime göre ilerlemesi kararlaştırıldı ve bizden proje ilerleme takvimi talep edildi. Talep üzerine, takvim tarafınıza ----------------tarafından mail ile bildirildi. Toplantıda konu olan platform sıcak işçilik parçaları bu süreç içerisinde tersaneniz deposuna teslim edildi ve size bilgisi verildi. Anılan sürecin sonunda sizinle 03.11.2022 tarihinde yapmış olduğumuz telefon görüşmesi sonucu, ödeme yapılmayacağı ve bu konunun ----------------- görüşmesi ile sonuca bağlanacağı tarafıma bildirildi. Akabinde anılan konunun görüşülmesi amacı ile 03.11.2022 tarihinden, randevu talebimizi mail ile tarafınıza ilettik. An itibarı ile talebimize geri dönüş alınamamıştır. Bahse konu telefon konuşmamızda, firmamızda finansal yönetim sorumluluğunu taşıdığımı ve bu sürecin beni endişeye düşürmeye başladığını belirttim, sizde kendi adınıza endişeli olduğunuzu belirttiniz. Şu an için ek tabloda, teslimat öncesi yapılması gereken ödemeleri gösterir liste içerisinde bulunan, -------------------- söndürme sisteminin komponentlerinin 4 hafta sonra üretiminin tamamlanacağı ve sevke hazır olduğu bilgisini almış bulunmaktayız.------------------ tasarım onayı alınmış,------------------- sözleşmesinin %15 Tasarım onay bedeli olan 28.500 Euro nun tahsilatını yapamamışken, 4 hafta sonra hazır olacak ürünlerin ödemesinin yapılacağı konusunda endişemiz derinleşmiştir. Ve finansal sorumluluk taşıyan bir yönetici olarak ,bu endişeyi taşımamı anlayışla karşılayacağınızdan eminim. Yukarıda arz ettiğim hususlar çerçevesinde ek’te detayı bulunan toplam 130.500 Euro tutarındaki ödemenin yapılmasını önemle rica ederim. Yurt dışı tedarikçilerimizle olan ilişkilerimizin bozulmaması ve bu konunun firmamıza telafisi mümkün olamayacak zararlar vermesinin önlenmesi için olumlu ya da olumsuz bilgilendirmenin 25.11.2022 tarihine kadar firmamıza yapılmasını önemle rica ederiz. Yanıtınızın olumsuz olması veya yanıt alınamaması durumunda, siparişi iptal etmek zorunda kalacağımız üzülerek bildirmeyi görev biliriz. Görüleceği üzere müvekkilinin tasarım onay aşamasında hak ettiği ve karşılığını bono olarak verdiği 28.500 euronun müvekkili tarafından yapılan sözlü ve yazılı bilgilendirmeye rağmen 28 Temmuz 2022 tarihinden bu yana ödenmediğini, karşı taraf şirket yetkililerince geçiştirme bir tabirle “geç fark ettik”şeklinde bir beyanda bulunulduğunu, üstelik bu beyan/tavırın davalı tarafın ortak çalışma süresince ki tavırlarından sadece bir tanesi olduğunu, yine kendilerinin, geçerli tasarım onay tarihinin (gecikmeli de olsa hep birlikte tasarım onay toplantısı yapılan) 01 Eylül 2022 tarihi olduğunu söylediklerini ve bu hususun kendi elleriyle yazdıkları toplantı tutanağında da açıkça belirtildiğini, helikopter sistemleri paketindeki malzemelerin içerisinde teslim süresi en uzun olan malzemelerin ------- olup; bu süre ilkinde 8 ay, ikincisinde 4 ay olduğunu, buna rağmen gecikmelerin temel nedeninin davacı yanca verilmeyen ya da keyfiyetle yapılan teknik onayın geç vermiş olması olduğunu, gecikmenin kendilerinden kaynaklandığını bildikleri için müvekkilinden 14/10/2022 tarihinde, 18/10/2022 tarihine kadar yeni bir takvim talep eden müvekkilinin; bilgi ve onaylarına göndermiş olduğu takvime rağmen olumlu ya da olumsuz hiçbir dönüş yapmadıklarını, bütün bunlara rağmen, projeyi tamamlamak ve ticari itibarını korumak için iyiniyetle davranan müvekkilinin; her iki proje için de müvekkili firmaya maliyeti 100.000 TL’yi aşan alüminyum tekne parçalarını sevk ettiğini, müvekkilince gönderilen 03/12/2022 tarihli mailde : "Gönderdiğiniz cevabi mailde yazdıklarınıza son derece şaşırdığımızı söylemek isteriz. Zira bütün iyi niyetimizle tarafınızca baştan sona tek taraflı olarak hazırlanmış bir sözleşmeyi imzalamak bir yana, bugüne dek yaşattığınız bütün olumsuzlukları bize mal etmenizi anlamakta zorluk yaşıyoruz. Yazınızda tarafımıza atfedilen, ancak tersanenizdeki olağanüstü personel sirkülasyonu nedeniyle ortaya çıkan kusurları gerçek olmaması nedeniyle reddediyor ve en baştan bu yana sürdürdüğümüz iyi niyet ve çabalarımıza rağmen tarafınıza ait kusurları üstlenmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz. Bahse konu yazınız (ve başta teslim edilen malzemelerin red raporu olmak üzere e-posta ekleri) ticari kusurlarınızın üzerine örtmek niyetiyle hazırlanmış kurgusal bir metindir. Aşağıda da net bir şekilde ifade ettiğimiz olay örgüsü tarafımızı destekler niteliktedir: 1. 04.03.2022 tarihinden imzalanmış olan iki ayrı sözleşmenin iş avansı 11.04.2022 tarihinde ödenmiş ve projeye tarafımızca fiilen başlanmıştır. ------------------ sözleşmemiz kapsamında olan ve teslim süreleri 32-36 hafta mertebelerini bulan helikopter platformu ithal ekipmanlarının siparişleri yurt dışı üreticilere ilgili avans ödemeleri yapılarak verilmiştir. 2. Her iki proje için resmi kontrat öncesi ve sonrasında ciddi mühendislik saatleri harcanarak 2 ve 3 boyutlu modellemeler layıkıyla ve uluslar arası standartlarda yapılmış, özellikle ------------------- projesi detay tasarımı süresince hidrolik ve otomasyon yüklenicilerimize de ciddi boyutta teknik çalışma yaptırılmıştır. Bununla birlikte yine iyi niyet ve müşteri memnuniyeti çerçevesinde, sözleşmemizde yer almayan birtakım ileri mühendislik analizlerini de talebiniz üzerine sizin için bila bedel yapabileceğimizi belirtmiştik. Her talebinizde en büyük öncelik verilerek sayısız toplantı yapılmış ve tüm teknik süreç sizlere yoğun ve profesyonel bir şekilde aktarılmıştır. Göstermiş olduğumuz olağanüstü efor kayıtlarımızdaki proje çalışmaları ve ilgili tüm teknik dosyalarla da sabittir. ---------------------- sözleşmesine göre tasarım onay aşamasında hak ettiğimiz 28.500 EUR’un nihai projeyi onayınıza gönderdiğimiz tarih olan 28 Temmuz 2022’den bu yana ödenmemiş olmasıydı. Halbuki biz nihai tasarımı onaya gönderdikten sonra defalarca konu hak ediş ödemesi olan 28.500 Eur’u yazılı olarak talep etmiştik. Ardından bu bilgiyi gönderdiğimizi “geç fark ettiğinizi” ve bu nedenle sizin için geçerli olan tasarım onay tarihinin 01.09.2022 olduğunu belirtmiştiniz. Biz de her zaman yaptığımız gibi iyi niyet çerçevesinde mutabık kalmıştık. Tarafınızdan hazırlanmış olan ekli toplantı tutanağının 14. maddesindeki kendi beyanınıza göre, tasarım onay tarihinizin 01.09.2022 olduğu açıkça belirtilmiştir.-------------------- tüm tersane yetkililerinin katılımıyla yaptığımız toplantıda tasarım onay sürecindeki gecikmeyi kabul etmiş ve tarafımızdan revize proje ilerleme ve teslimat takvimi hazırlamamızı istemiştiniz. Bu takvimi talep ettiğiniz süre içinde hazırlamış ve 18.10.2022 tarihinde görüşlerinize sunmuş olmamıza rağmen hiçbir geri dönüş alamadık. Buna rağmen iyi niyet çerçevesinde bu tarihten sonra dahi talep ettiğiniz parçaları deponuza sevk ettik.------------ aydır yapılmayan ve ---------------------- için almamız gereken 28.500 EUR’luk hak ediş ödemesini halen almamış olduğumuzu ve bu durum hakkındaki bilgi talebimizi tarafınıza aktardık. İyi niyetimizin aşikâr olduğu bu yazıda konu ödemelerin yapılmasını rica etmiştik. Bahse konu e-postamızda sözleşmemiz gereği ithal malzemeler yurt dışı üreticide teslime hazır olduğunda tarafınızdan 102.263,00 EUR’luk toplam ürün ödemesinin yapılması gerekeceği, ancak 28.500,00 EUR’luk ödemenin 3 aydır yapılmaması nedeniyle olşan kaygımızı paylaştık. Zira, aksi takdirde bu miktarın üreticiye ödenmesi sorumluluğu sipariş sahibi olarak doğrudan -------------------- kalacak ve firmamızın zarar görecek olması açıktır. Bu nedenle aynı yazıda siparişleri iptal etmek durumunda kalacağımızı üzülerek bildirmiştik. 6. Bu yazımıza cevaben göndermiş olduğunuz yanıta ise en başta da belirttiğimiz üzere kesinlikle katılmıyoruz. Yazınızın ekinde göndermiş olduğunuz malzeme red raporlarının ise hukuki zemin oluşturma amaçlı, zorlama, gerçeklerden uzak ve imalat mühendisliği nosyonuna aykırı olduğunu tüm teknik gerekçe ve metotlarla, bilirkişi huzurunda ortaya koymaya hazırız. Göndermiş olduğumuz tüm parçaların malzeme sertifikaları mevcut olup, tarafımızdan yapılan kaynak işlemleri------------personellerimiz tarafından yapılmıştır. Belirtilen hususlardan ötürü sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemeniz ve bu nedenle de ticari ilişkinin devamının fiilen mümkün olamayışı nedeniyle sözleşmeyi feshettiğimizi bildirir; kusurlu tavrınız nedeniyle sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğiniz için uğradığımız zararların karşılanması için gereğinin yapılmasını talep etmekteyiz." denilmekle sürecin başından sonuna kadar davacı tarafça yaşatılanların tamamının özetlendiğini, devamında ekli ödeme planındaki müvekkile ödenmesi gereken ve halihazırda ödenmeyen 69.000Euro+33.000Euro olmak üzere toplamda 102.000Euronun müvekkiline ödenmediğini, davaya konu projeler nedeniyle yurt içi ve yurt dışı tedarikçilerden yapılan alımlara ilişkin olarak tedarikçilerin hala para beklemekte ve bu husus müvekkili şirketle tedarikçilerinin ilişkilerini her geçen gün daha da gergin bir alana taşıdığını, üzerine bir de yukarıda ayrıntılı olarak bahsedilen; aylar süren tasarımlar sonrası taaahhütlere rağmen yatırılmamakta ısrar edilen 28.500Euroluk yükün bindiği düşünüldüğünde ilk etapta toplamda 130.000Euroluk zararın oluştuğu muhakkak olduğunu, yukarıda ayrıntılı açıkladıkları, işbu dilekçeye ekli yazışma ve faturalarla da delillendirdiği üzere; müvekkilinin yukarıda belirtilen zararlarına ek olarak projelerin tamamlanmamasına yönelik olarak yoksun kaldığı kazanca/kâra ilişkin dava ve talep haklarımız saklı olduğunu, ek olarak müvekkili firmanın ------------------başarılarıyla tanınan ve bu yolda takdir gören büyüme kapasitesi yüksek nitelikli bir firma olduğunu ve çevredeki kişi, kurum ve kuruluşlarca da bu şekilde tanındığını, üstlendiği her projede olduğu gibi huzurdaki dava konusu projelerde de aynı hassasiyetle hareket etmiş ticari çevresini ve itibarını bu yönde ortaya koyduğunu, karşı tarafın kusurlu tavırlarıyla müvekkilini başarısız olarak göstermek bir yana, kendi personeli karşısında da küçük düşürdüğünü, müşteri/tedarikçi ilişkilerini zora soktuğunu, sözleşmelerin/projelerin yürütülmesindeki engelleyici ve keyfi tavırlarıyla iddialarla müvekkili firmanın ticari itibarını --------------------- zedelediğini, köklü Yargı kararlarında ve öğretide belirtildiği gibi firmanın ekonomik şöhretine ve ticari şeref ve haysiyetine ağır ve telafisi imkansız yaralar açtığını, bu hususa ilişkin olarak manevi tazmin içerir her tür dava ve takip haklarının saklı olduğunu, Belirtilen hususlara ilişkin olarak ---------------- no'lu arabuluculuk dosyası üzerinden taraflarınca yapılan Arabuluculuk başvurusunun ANLAŞMAMA ile sonuçlandığını, yeterli süreye sahip olmadıkları için şimdilik karşı dava olarak açamadıkları bahse konu zararlara ilişkin fazlaya ilişkin talep hakları ve sair dava/takip hakları şimdilik saklı olduğunu, müvekkilince verilen 3 adet bononun iadesi talepleri yönünden davacı/karşı davalının da dava dilekçesinde bahsettiği üzere müvekkili tarafından kendisine verilen toplamda 133.600,00Euro bedelli 3 adet (19.000,00Euro+28.500,00Euro+86.100,00Euro) bononun mükerrer ya da kötüniyetli bir kullanıma yol açmaması bakımından dava süresince mahkeme kasası içerisine alınmasını, devamında taraflarına iadesini talep etmek zarureti hasıl olduğundan bahisle karşı tarafça açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, her tür yargılama giderinin avukatlık ücretleri, ve ihtarname masraflı dahil olmak üzere sair masrafların karşı tarafça karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ------- tarafından sunulan ---------- tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirmemiz Neticesinde 5.1. Verilen yetki ile davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; ------------ dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının e-defter kullanan mükellef olduğu 2022 dönemi Ocak- Aralık ayı Yevmiye defteri ile Defteri Kebirin açılış, kapanış GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, 2023 dönemi Ocak ve dava tarihine kadar olan Mayıs ayı Yevmiye defteri ile Defteri Kebirin açılış, kapanış GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, 5.2. Verilen yetki ile davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; --------- defterlerinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221.maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, 2022 dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin TTK 64/3 maddesi gereğince süresinde alındığı, dava tarihi itibariyle 2023 dönemi yevmiye defterinin kapanış tasdik süresinin bulunduğu, (30.06.2024) , davalının ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı 5.3. Tarafların ticari defter kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde; taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan 2 adet sözleşme için davacı tarafından avans ödemesi olarak, 1. Sözleşme için 19.000 Euro, 2. Sözleşme için 86.100 Euro toplamda 105.000 Euro tutarındaki ödemenin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 105.100,00-EURO talep edebileceği, 5.4. Davacının iki adet sözleşme için toplamda (48.750-444.650) — 93.400 Euro gecikme cezası heyetimizce hesaplanmış olup bu husustaki (TBK m.125) değerlendirme ve takdirlerinin Sayın Mahkemede olduğu, 5. Davacının TBKm.125 son madde kapsamında davalının sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu nazara alınarak maddi zararının hesaplanması için dosya kapsamında yeterli veri olmadığından hesaplama yapılamadığı, 5.6. Davalı tarafından davacıya 3 adet senet karşılığı toplamda 133.800,00 Euro tutarında (79.000 4 28.700*86.100) senetlerin verildiği bu yönde taraflar arasında bir ihtilafın olmadığı, her iki tarafın kabulünde olduğu, ancak davalı yanca verilen bu senetlerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Dosya kapsamı, bilirkişi raporu, davalı tarafın itirazları göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafın yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talebi reddedilmiş, davacı tarafça davanın terditli açıldığı, dava dilekçesi talep ve sonuç kısmının 3 numaralı bendine istinaden karar verilme ihtimaline binaen 11.700 euroluk kısım yönünden harcın eksik yatırıldığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu 30. Maddesi uyarınca eksik harcın önümüzdeki celseye kadar tamamlanmasına, dosyanın mevcut bilirkişilere tevdi ile, davalı tarafın yaptığı iş bedelinin rakamsal olarak hesaplanması, eğer davalı tarafın yaptığı işin parasal bir karşılığı bulunmuyorsa bunun da açıkça belirtilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 13/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen ek rapor görevi ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirmemiz neticesinde; Yukarıda evsafı ve miktarı verilen malzemeler davacı tarafça teslim alınmamıştır. Bu koşullar altında kabul görmeyen ve reddedilen malzemelerin değeri (tutarı) da dikkate alınmamıştır. “Kök Rapor”umuzda arz edilen kanat ve sonuca sadık kaldığımızı ve görüşlerimizin değişmediğini arz ederiz. Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DAVANIN TESPİTİ, DAVA ŞARTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ :
Dava, alt taşeron sözleşmeleri gereği işin süresinde yapılmadığından bahisle gecikme cezası ve manevi tazminat aksi takdirde sözleşmeden dönme hükümleri çerçevesinde avans ödemesinin iadesi istemlerine ilişkindir.Davanın hukuki dayanağı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 ve devamı maddelerinde düzenlenen "Ceza koşulu" ile 117 ve devamı maddelerinde düzenlenen "Borçlunun temerrüdü" hükümlerine dayanmaktadır.
TBK'nun C. Ceza koşulu I. Alacaklının hakları 1. Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi başlıklı 179 uncu maddesi "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." ve c. Seçimlik haklar başlıklı 125 nci maddesi "Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." hükmünü düzenlemiştir. Taraflar arasında; davacının ---- projesine ilişkin olarak,------- sözleşmesi olmak üzere iki adet sözleşme imzalandığı, birinci sözleşmenin iş teslim tarihinin ------- olarak kararlaştırıldığı, her iki sözleşmeninde süresinde yerine getirilmediğinden bahisle davacı tarafça birinci sözleşmenin 02/12/2022 tarihli ihtarname ile ikinci sözleşmenin ise 05/01/2023 tarihli ihtarnameyle feshedildiği ve gecikme cezası talep edildiği, terditli açılan işbu davada gecikme cezası ve manevi tazminat ya da avans ödemesinin iadesinin talep edildiği görülmüştür. Sözleşmelerde tanımlanan işin, davalı tarafça süresinde, hiç veya gereği gibi ifa edilmediği sabit olduğundan davacı tarafça sözleşmelerin feshedilmesinde sözleşmere ve Kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı taraf, TBK 179 maddesi uyarınca sözleşmede yer alması nedeniyle gecikme cezası talep edebilecek ise de, 16.11.2022 tarihinde düzenlediği "Alt Yüklenici Durum Raporu" sonuç kısmında raporun davalı firmaya teslimi ve uygunsuzlukları giderici faaliyetleri hakkında durum raporu alınmasına karar verdiğinden sözleşmelerin süresinde yerine getirilmemesine zımni olarak muvafakat verdiğinden gecikme cezası talep edemeyecektir. Bu kabul karşısında da, davacı tarafın saygınlığını yitirdiği, itibar kaybına uğramadığı veya amaçlarını gerçekleştirmek bakımından zor duruma düşürüldüğü sonucuna varılamayacağından manevi zararı oluşmadığından manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Terditli açılan davada, TBK 125 maddesi gereğince davacı taraf daha önce ifa ettiği edimleri geri isteyebileceğinden, avans olarak ödediği 105.100,00 Euro'yu geri isteyebileceği, davalı tarafça yapılan işin maddi karşılığı bulunmadığından avans ödemesinden bir kesinti yapılamayacağı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-105.100,00 Euro avans ödemesinin TBK md. 99 gereğince fiili ödeme gününde cari olan ------ efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının 08/04/2022 ödeme tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar işleyecek bankalarca Euro’ya uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
2- Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 154.817,61 TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 34.566,51 TL harç ve 6.592,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 41.158,51 TL harçtan mahsubu ile bakiye 113.659,10 TL harcın davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 34.566,51 TL harç ve 6.592,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 41.158,51 TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından posta ve bilirkişi ücretleri olmak üzere yapılan toplam 18.265,50 TL yargılama giderinin kabul - red oranına göre 18.185,26 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 251.319,87 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
7-Manevi tazminat davası yönünden, davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/04/2024