T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/145 Esas
KARAR NO: 2024/593
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 13/04/2016
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL DAVADA İDDİA: Asıl davada davacı -------- Şirketi vekili 13/04/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışında inşaat ve taahhüt işleri gerçekleştirdiğini, davalı --------- Şirketi tarafından müvekkili şirkete 24.12.2013 tarihli fiyat teklif metni gönderildiğini, davacının göndermiş olduğu teklif metninin Kum Filtresi ve Çökeltme Tankı satımına ilişkin olup ödeme koşulu olarak %50 teklif onayında peşin, %50 iş bitiminde peşin şeklinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından teklif metni uygun bulunduğunu, 400.000-USD bedelli 15.01.2015 vade tarihli çek keşide edilerek satış sözleşmesinin yapılması ve ürünlerin tesliminin gerçekleşmesi koşuluyla teklif metninde belirtilen peşin ödeme karşılığı teminat olarak davalı şirkete verildiğini, henüz teklif metninde bahsi geçen "16 adet Kum Filtresi, 2 adet 400 m3 çökeltme tankı ve 3 adet 800 m3 çökeltme tankının" müvekkili şirkete satışına ilişkin taraflar arasında bir satış sözleşmesi imzalanmadığı ve bahsedilen ürünlerin teslimi yapılmadığı bir aşamada iken müvekkil şirket yetkilisinin vefat etttiğini, bu durum üzerine davalının, taraflar arasında henüz satış sözleşmesi imzalanmadığı ve ürünlerin müvekkili şirkete teslimi yapılmadığı için 15.01.2015 vade tarihli 400.000 USD bedelli çeki bankaya ibraz etmediğini, ancak satışın gerçekleşeceği vaadiyle, bankaya ibraz etmediği bu çekin yerine teminat olarak ileriki bir vade tarihini içeren yeni bir çek verilmesini müvekkili şirketten talep etttiğini, satışın gerçekleşeceği düşüncesi ile müvekkil şirket tarafından 05.02.2015 tarihli 425.000-USD çek keşide edilerek davalı şirkete tekrar teminat olarak verildiğini ve daha önce verilen 15.01.2015 tarihli 400.000-USD bedelli bankaya ibraz edilmeyen çekin iadesinin istendiğini, davalı şirketin, ilk keşide edilen ve teminat olarak verilen 15.01.2013 tarihli 400.000-USD bedelli çeki iade etmeyerek, her iki çeki de elinde tuttuğunu, müteakiben ürünlerin üretiminin yapılacağından bahisle müvekkili şirketten acil ödeme yapılmasını talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi tarafından 06.02.2015 tarihinde 150.000-USD, 05.06.2015 tarihinde ise 60.000-USD alacaklı görünen firmanın hesabına yatırıldığını, bu bedellerin müvekkili şirket adına ve bu teklife yönelik olarak davalı şirkete gönderilmiş olduğunun davalı -------- firmasının da kabulünde olduğunu, bu süreçte, taraflar arasında sürekli görüşmeler yapıldığını, ancak satış sözleşmesi imzalanması ve ürünlerin tesliminin sürüncemede kaldığını, karşı taraf teslim etmediği ürünler için sürekli ödeme yapılması talebinde bulunduğunu, taraflar arasında satış sözleşmesi imzalanmadığını, müvekkiline davalı tarafça herhangi bir ürün teslim edilmediğini, fatura düzenlenmediğini, buna rağmen davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün ------- E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, haksız yapılan icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, taraflar arasında sözleşme akdedilmediğinden teklif mektubunda ürünlerin teslim tarihi, yeri gibi konuların belirsiz olduğunu, davacının bu ve benzeri hususların düzenlendiği bir sözleşmenin akdedileceği düşüncesi ile davalı tarafa iki adet teminat çeki verdiğini, ayrıca hazırlıklar için toplam 210.000-USD ödeme yaptığını, davalı tarafın teminat olarak aldığı çekler için icra takibi başlattığını, davalının bu tutumunun müvekkilinin güvenini sarstığını ve sözleşmenin kurulamayacağı kanaatini oluşturduğunu, davalının TMK madde 2'de düzenlenmiş bulunan dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, davacının davalıya borcu bulunmadığını, tam tersine 210.000 USD ödeme yaptığını, bu ödemelerin icra dosyasında davalı tarafça kabul edilidğini, bu nedenlerle davalının 9.2.2015 tarihli 150.000 USD ve 6.5.2015 tarihli 60.000 USD olmak üzere toplam 210.000 USD'nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA İDDİA: Birleşen davada davacı vekili mahkememizin -------- esas sayılı dosyasına tevzi edilen 07.06.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı -------- Şirketinin, her türlü sanayi, endüstriyel ve üretim tesislerinin anahtar teslim kurulumunu yapan, alanında uzman bir sanayi şirketi olduğunu, davalı ----------Ş.'nin ise yurt içinde ve yurt dışında davacı ile benzer konularda taahhüt işi ifa ettiğini, şirket yetkililerinin aynı sitede, aynı apartmanın aynı katında ikamet eden kapı komşusu olduklarını, davalı -------- şirketinin sahibi --------- 04.01.2015 tarihinde vefat etttiğini, bunun üzerine kapı komşusu vefat eden davacı alacaklının ticari münasebete karşılık kendisine tevdi edilen 2 adet toplam 825.000,00 ABD Doları bedelli çekin arkasını yazdırmaktan imtina etttiğini, zira çeklerin 15 Ocak 2015 ve 5 Şubat 2015 tarihli olup, vefat tarihinin hemen 1 hafta-10 gün sonrasına denk geldiğini, davalı firmanın ortakları alan --------- varislerinin 9 Şubat 2015 tarihinde 150.000 USD, 7 Mayıs 2015 tarihinde 60.000,00 USD olmak üzere, cari hesap borçlarına mahsuben toplam 210.000,00 USD ödeme yaptığını, lâkin çek bedellerini uzun süre ödemediklerini, vefat sebebi ile komşuna ve varislerine anlayış gösterip, hamili olduğu çeki yazdırmaktan imtina eden davacı tarafından alacağının ödenmemesi üzerine söz konusu çek bedellerinin (alacağının) tahsili için--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlu tarafından yapılan itiraz ile takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile alacağın tahsili için işbu davanın açılması zarureti doğduğunu, davalı şirketin, --------- Ülkesinde, ---------- şehrinde, -------- ve --------- bölgelerinde kamu ihaleleri ile bölgede su arıtma tesisleri inşası işini üstlendiğini, --------- ve ---------- Bin metreküp, ---------- ilinde üçbin metreküp kapasitesinde su arıtma tesisi inşa eden davalının bu işler için davacıdan 16 adet Kum filtresi, 2 adet 400 metreküp ve 3 adet 800 metreküp çökeltme tankı satın aldığını, satın alma işlerinin bizzat merhum şirket sahibi --------- tarafından yapıldığını ve teklif metinlerinin karşılıklı olarak imzalanıp, imzalı nüshaları mail yolu ile birbirlerine ilettiklerini, satın alınan ürünlerin, davalının gümrük firması olan --------- isimli gümrük firması aracılığı ile şantiye sahasına teslim edildiğini, satılan malların, gümrük beyannameleri ve çeki listesi ile nakliye ve tesliminin yapıldığının sabit olduğunu, satılan malların, nakliyesi ile şantiyede montajına ilişkin yüzlerce fotoğraf mevcut olduğunu, satılan malların, şantiyeye teslimi sonrası, davacı tarafından montajının ve kurulumunun yapıldığını, satılan malların davalıya teslim edildiğine ve davacıdan satın alınan cihazlarla işin tamamlandığına ve kamu idaresine teslim edildiğine ilişkin resmi ve özel evrakların mevcut olduğunu, ayrıca halen tesis mahallinde bulunan cihazlarda üretici olarak davacının markası ve --------- farikası olan ayırt edici amblemlerin mevcut olduğunu, davalının, davacıdan almış olduğu cihazlarla işi tamamladığı ve teslimatın yapıldığına ve çeklerin bu borca karşılık verdiğine ve vefat sebebi ile çeklerin yazdırmadığına ilişkin tanık beyanları bulunduğunu, davalının inşa ettiği arıtma tesisinin elektrik işlerinin, dava dışı --------- Şti tarafından ifa edildiğini, bu firmanın yetkili mühendislerinin davacının satışını yaptığı malların teslimini takiben elektrik tesisat işlerini ifa ederek tesisi devreye aldıklarını, bu halde dava dışı firmanın tanık beyanı ve projeleri ile ürün sevkiyatının yapıldığının sübuta ereceğini, --------- ülkesinde bulunan, --------- makamları ve ticari faaliyetleri düzenleyen kurumların aracılığıyla söz konusu işin --------- firması davalı tarafından yapıldığının ve tesisin inşasında davacının üretimini yaptığı cihazların kullanıldığının tespitinin de son derece kolay olduğunu, alacak konusu çeklerin satış ve teslimi yapılan 16 adet kum filtresi, 2 adet 400 metreküp çökeltme tank ve 3 adet 800 metreküp çökelti tankı satışından kaynaklanmakta olduğunu ve borca karşılık davacıya keşide edildiğini, bunun dışında bir miktar da açık hesap kaldığını ve açık kalan tutarın, davalı firma tarafından ödendiğini, icra takibine yapılan itirazın imza inkarı şeklinde olmadığını, bu sebeple söz konusu çeklerin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olup, tanık dahil her türlü ispat vasıtası ile alacağın ispatının mümkün olduğunu, ek olarak itiraz dilekçesinde taraflar arasında bir ticari münasebet bulunduğunun da ikrar edildiğini, davalı tarafından inşa edilen ve teslim edilen arıtma tesisindeki kum filtrelerinin ve çökeltme tanklarının nerden tedarik edildiğine ilişkin bir beyanda bulunulması gerektiğini, ayrıca davalının teslim almadığını iddia ettiği mal ile alakalı olarak avans çeki vermesine ilave olarak bir de 210.000 USD banka havalesi ile ödeme yapmasının ticari hayatın teamüllerine uygun olmadığını, çeklerin ticarete karşılık verildiğini ve şirket sahibinin vefatı sebebi ile yazılmadığı muhtelif delilleri ile sabit olduğundan ve icra takibimize itiraz edildiğinden haksız itirazın kaldırılması için iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, davalı/borçlunun icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, takibin devamına, alacaklarının ticari faizi ile tahsiline, davalı borçlunun takip konusu alacağın %20' den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA SAVUNMA: Davalı vekili 11.8.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle, birleşen-------- Esas sayılı dosya ile açılan davanın itirazın iptali davası olduğunu, vadesinde bankaya ibraz edilmeyen 2 adet çek bedelinin tahsiline ilişkin icra takibine vaki itirazın kaldırılması için ikame edilen o dosyada işbu bu davanın konusu olan 210.000 Dolar ödemenin sair borçlara karşılık alındığını beyan ettiklerini, bu davada talep konusu edilen 210.000 ABD Doları bedelli toplam 2 adet para transferinin dava dışı "---------" tarafından müvekkilinin hesabına havale edildiğini, yapılan havalede bu ödemenin davanın tarafları arasındaki ticarete "avans" olarak yapıldığına dair hiçbir kayıt olmadığını, bu ödemenin taraflar arasındaki mevcut cari borca istinaden yapıldığını, aksi durumda ödemeye ilişkin havalede "Avans", "iş avansı" "sözleşme için kapora" gibi herhangi bir kayıt ihtiva etmesi icap etmesi gerektiğini, ayrıca, diğer davanın konusu olan 2 adet çekin iddia edildiği gibi teminat çeki niteliğinde olmadığını, çeklerin üzerinde bu yönde bir kayıt da bulunmadığını, ticari hayatın temayülleri nazara alındığında, bir sipariş için iş bedelinin tamamı kadar avans çeki verilmesi, sonrasında ise teslimat olmamasına rağmen sonradan 210.000 Dolar daha avans ödemesi yapılmasının çok rastlanan bir durum olmadığını, çek bedellerinin tahsili için icra takibine maruz kalan borçlunun ödeme emrini tebellüğden sonra, ürün sevkiyatının yapılmadığını hatırlamasının iş bu davada ne kadar samimi olduğunu da gösterdiğini, zira 825,000 Dolar çek ve 210.000 Dolar nakit parayı avans veren bir alıcının geçen bir yıllık süre içinde, ödemesini yaptığı ürünlerin teslimi için hiçbir girişimde bulunmaması, ürünleri teslim alamadı ise avansı geri istememesi, hiçbir hukuki talepte bulunmaması, bir ihtar dahi göndermemesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacı şirket, ---------- Ülkesinde, --------- şehrinde, --------- ve ---------- bölgelerinde kamu ihaleleri ile bölgede su arıtma tesisleri inşası işlerini üstlendiğini, --------- ve --------- 1000 metreküp, --------- ilinde üçbin metreküp kapasitesinde su arıtma tesisi inşa eden ---------- firmasının bu işlerin bir kısmını ------- satın aldıkları çökeltme tankları, Filtreler ve ilgili bilumum ekipmanlar ile ifa ettiğini, bu ürünlerin montaj ve kurulumunun da ---------- tarafından ifa edildiğini, davalı şirket çalışanlarının pasaport kayıtları, gümrük evrakları, taraflar arasındaki yazışmalar ve dosyaya sundukları fotoğraflarla bu hususun sabit olduğunu,--------- ülkesi kanunlarına göre, merkezi yabancı bir ülkede olan --------firmasının ancak resmi makamlara akredite olan aracı bir gümrük ve dış ticaret firması vasıtası ile yurt dışından mal ithal edebildiğinden, maillerden de anlaşıldığı üzere, --------firmasının talebi ile söz konusu ürünlerin -------- isimli firmaya teslim edilmek üzere yüklenmiş ve ------- isimli firmaya fatura edildiğini, arıtma tesisi işlerinin, Irak ülkesi resmi kurumları tarafından --------- şirketine ihale edildiğini, --------- firmasının, ---------- üretimi olan cihazlarla işi ifa ettiği ve bu cihazların ---------- tarafından kurulumunun yapıldığı -------- resmi makamlarınca da beyan edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeyi ifa ettiklerini, tüm ürünlerin eksiksiz olarak teslim edilmiş ve arıtma üniteleri çalışır ve hatasız olarak devreye alındığını, karşı yanın iddia ettiği gibi sözleşmenin ifa edilmemesinin söz konusu olmadığını, bu durumda verilen ödemenin avans olarak kabulü de mümkün olmadığından müvekkili --------- alacaklı durumda olduğunu, zira iş bedeli olarak verilen çeklerin ödenmediğini, ---------- sayılı dosyada ayrıntılı olarak izah edildiği üzere müvekkilinin borçlu şirket yetkilisinin vefat etmesi sebebi ile çekleri yazdırmaktan imtina ettiğini ve bedellerinin ödenmesini iyi niyetle beklediğini, müvekkili --------- firmasının hiçbir borcu bulunmadığını, 210.000 ABD Doları ödemeyi avans olarak kabul etmediklerini, ödemeyi yapan dava dışı 3. kişinin bu yönde bir açıklama da yazdırmadığını, davacının, borcuna mahsuben yaptığı ödemeleri avans olarak yaptığının kabulü söz konusu olmadığından, söz konusu ödemelerin avans olarak yapıldığının ispatı da mümkün olmadığını, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN -------- ESAS SAYILI DAVADA SAVUNMA: Davalı vekili 1.7.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; alacaklı olduğunu iddia eden davacının icra takibi yapması üzerine kötü niyetle hareket ettiği anlaşıldığından, müvekkili tarafından derhal 210.000-USD'nin iadesi için dava açıldığını, açılan bu davanın --------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---------E. sayılı dosyasında görüldüğünü, --------- E. sayılı dosyasının davalı tarafı, işbu davada davacı olan ----------Ş. Olduğunu, bu davanın --------- E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, itirazın iptali davasında ise; davacı ---------- firmasının müvekkilinin davacı şirketten 16 adet kum filtresi 2 adet 400m3 ve 3 adet 800m3 çökeltme tankı satın aldığını ve --------- isimli gümrük firması aracılığıyla şantiye sahasına teslim ettiğini iddia etttiğini, --------- E. sayılı dosyası ile de dava konusu yaptıkları üzere; taraflar arasında gerçekleşmiş bir satım sözleşmesinin bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete Kum Filtresi Ve Çökeltme Tankı satımına ilişkin teklif metni gönderilmiş olup ödeme koşulu olarak %50 teklif onayında peşin, %50 iş bitiminde peşin olduğunun belirtildiğini, müvekkili şirket tarafından 400.000-USD bedelli 15.01.2015 vade tarihli çek keşide edilerek, satış sözleşmesinin yapılması ve ürünlerinin tesliminin gerçekleşmesi koşuluyla teklif metninde gerçekleşen peşin ödeme karşılığı ve teminat olarak davacı şirkete verildiğini, henüz teklif metninde bahsi geçen '16 adet kum filtresi, 2 adet 400 m3 çökeltme tankı ve 3 adet 400 m3 çökeltme tankının ' müvekkili şirkete satışına ilişkin taraflar arasında bir satış sözleşmesi imzalanmadığı ve ürünlerin teslimi yapılmadığı bir aşamada iken 03.01.2015 tarihinde müvekkili şirket yetkilisinin vefat etttiğini, bunun üzerine davacı şirketin; taraflar arasında henüz satış sözleşmesi imzalanmadığı ve ürünlerin müvekkili şirkete teslimi yapılmadığı için 15.01,2015 vade tarihli 400.000- USD bedelli çeki bankaya ibraz etmediğini, ancak satışın gerçekleşeceği vaadiyle bankaya ibraz etmediği bu çekin yerine teminat olarak ileri bir vade tarihini içeren yeni bir çek verilmesini müvekkili şirketten talep etttiğini, satışın gerçekleşeceği düşüncesi ile müvekkili şirket tarafından 05.02.2015 tarihli 425.000-USD bedelli çekin keşide edilerek davalı şirkete tekrar teminat olarak verildiğinden daha önce verilen 15.01.2015 tarihli 400.000-USD bedelli bankaya ibraz edilmeyen çekin iadesinin istendiğini, davacı şirketin ilk keşide edilen 400.000-USD bedelli çeki iade etmeyerek her iki çeki de elinde tuttuğunu, müteakiben ürünlerinin üretiminin yapılacağından bahisle müvekkil şirketten acil ödeme yapılmasını talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi tarafından 06.02.2015 tarihinde 150,000-USD. 05.06.2016 tarihinde 60.000-USD alacaklı görünen firmanın hesabına yatırıldığını, taraflar arasında sürekli görüşmeler yapıldığını, ancak satış sözleşmesinin imzalanması ve ürünlerin teslimi hususlarının sürüncemede kaldığını, karşı taraf teslim etmediği ürünler için sürekli ödeme yapılmasını talep ettiğini, davacının, müvekkili şirket yetkilisinin vefatı üzerine, bu işlerle ilgilenmek durumunda kalan eşinin tecrübesizliğinden faydalanmaya çalıştığını, davacı tarafın birbirinden bağımsız ve değişik tarihlerdeki yazışma ve faturaları dosyaya ibraz etttiğini, incelendiğinde bir kısım yazışmaların müvekkili şirket yetkilisi ile yapıldığının görüldüğünü, ancak sunulan maillerin hiçbirinde 24.12.2013 tarihli teklif mektubu içeriği olan 16 adet Kum filtresi, 2 adet 400m3 ve 3 adet 800 m3 çökeltme tankının müvekkil şirkete teslim edildiğine ilişkin bir ifade bulunmadığını, yazışmaların çoğunun müvekkili şirket ve yetkilisi dışında yapılan yazışmalar olduğunu, yine davacı tarafından söz konusu malzemelerin --------- gümrük firması aracılığıyla şantiye sahasına teslim edildiği iddia edildiğini, ancak --------- firması müvekkil şirketten bağımsız ayrı bir şirket olup müvekkili adına söz konusu malzemeleri alıp müvekkilinin şantiyesine teslimi gerçekleşmediğini, müvekkiline 24.12.2013 tarihli teklif mektubu kapsamında hiçbir malzeme teslim edilmediğini, davacı tarafın teslim ettiğini iddia ettiği malzemelere ilişkin müvekkili şirket tarafından imzalanmış, kabul edilmiş hiçbir teslim belgesi, irsaliye ve benzeri belge bulunmadığını, yine hiçbir cari hesap ekstresi, cari hesap mutabakatının davalı tarafça sunulamadığını, müvekkili adına bu malzemelere ilişkin düzenlenmiş hiçbir fatura da bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu faturaların -------- firmasına ait olup gerek müvekkili şirket ile ilgili faturaları --------- firmasının teslim almasının mümkün olmaması, gerekse fatura içeriklerinde yer alan malzemelerin teklif mektubundaki malzemelerden farklı olması sebebiyle, davalının iddialarını ispattan uzak olduğunu, davacı şirketin, --------- müvekkil şirket dışındaki başka şirketler ile de ticari ilişkileri bulunduğunu, iddia ettiği faturaların ve diğer yazışmalar başka firmalarla olan ticari faaliyetine ilişkin olup müvekkil şirket ile ilgisi bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilisi--------- bölgesindeki yakınlığı ve bölgeyi tanıması sebebiyle komşusu olan davacı şirket yetkilisine zaman zaman yardımcı olduğunu, davacının --------- kişi ve kurumlarla irtibata geçmesini sağladığını, sunulan e-postaların bir kısmının da bu doğrultuda olduğunu, davacının sunmuş olduğu fotoğraflar da başka şantiye ve işyerlerine ait olup, müvekkilinin teklif mektubundaki malzemeleri kullanacağı şantiye ile ilgi ve alakası olmadığını, müvekkili şirket şantiyesine icra takibine konu teklif mektubunda ver alan malzemeler teslim edilmediğini ve kurulmadığını, davacı tarafın ----------- başkaca şirketler ile de ticari ilişkisi mevcut olduğunu, icra takibinde müvekkilinin başkaca malzemelerden kaynaklanan açık hesabının bulunmadığının ortada olduğunu, davacı tarafın müvekkiline takip öncesinde hiçbir bildirimde bulunmamış olup temerrüdün söz konusu olmadığını, bu sebeple işlemiş faiz işletilmesinin de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, icra takibi konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ:
1-Deliller:
a)-------- İcra Dairesinin --------- esas sayılı dosyası: Alacaklı --------Ş. tarafından borçlu ---------Ş. aleyhine --------- İcra müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası ile 11.3.2016 tarihinde girişilen ilamsız icra takibinde 24.12.20913 tarihli sözleşme ile 16 adet kum filtresi,2 adet 400 m2 Çökertme tankı ve 3 adet 800 m3 çökertme tankı ve diğer ekipmanların satışından kaynaklanan cari hesap alacağa mahsuben keşide edilen ve vadesinde ödenmeyen 15 Ocak 2015 vadeli 400.000 USD ve 5 şubat 2015 vadeli 425.000 USD olmak üzere toplam 2 adet çek bedeli olan 825.000 Amerikan doları kısmının ve vadelerinden itibaren işlemiş faiz alacağı nedeni ile 825.000 USD asıl alacak, 55.527,40 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 880.627,40 USD alacağın % 6 faizi ile tahsili talep edilmiş, ödeme emri 17.3.2016 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edilmiş, borçlu şirket 24.3.2016 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu anlaşılmıştır.
b)Fiyat teklifleri: ---------Ş. tarafından ----------Ş.' ye verilen ve ---------Ş. tarafından kaşe ve imza ile onaylanan 27.8.2012 tarihli fiyat teklifinde 4 adet kum filtresinin 18.500 USD x 4 adet = 74.000 USD bedelle, 24.12.2013 tarihli fiyat tekliflerinde 3 adet çökeltme tankının 130.000 USD x 3 = 390.000 USD bedelle İstanbul fabrikasında teslim edileceği nakliye ve sigorta masraflarının teklife dahil olmadığı ödemenin % 50'sinin teklif onayında peşin % 50'sinin iş bitiminde peşin ödeneceği, 16 adet kum filtresinin her biri 25.000 USD'den x 16 = 400.000 USD bedelle 2 adet 400 m3 çökeltme tankının 95.000 USD bedelle x 2 = 190.000 USD bedelle satışı konusunda anlaşmaya varıldığı anlaşılmıştır.
c)Gümrük beyannameleri: Dosyada bulunan gümrük beyanname örneklerinden ----------Ş. tarafından --------- --------- adresine --------- Gümrük müdürlüğünün 22.11.2012 tarih ve ------- nolu beyannamesi ile 30.000 USD tutarında ,27.11.2012 tarih ve --------- nolu beyannamesi ile 30.000 USD tutarında,.11.2.2013 tarih ve -------- nolu beyannamesi ile 108.500 USD tutarında, 8.5.2013 tarih ve -------- nolu beyannamesi ile 26.060 USD tutarında, 28.6.2013 tarih ve -------- nolu beyannamesi ile 36.700 USD tutarında,-------- Gümrük müdürlüğünün 7.4.2014 tarih ve --------- nolu beyannamesi ile 168765 USD tutarında, 30.5.2014 tarih ve --------- nolu beyannamesi ile 90.000 USD tutarında, 1.7.2014 tarih ve -------- nolu beyannamesi ile 90.000 USD tutarında ,25.7.2014 tarih ve --------- nolu beyannamesi ile 236.400 USD tutarında, 21.10.2014 tarih ve -------- nolu beyannamesi ile 12.700 USD tutarında olmak üzere toplam 597.865.00 USD tutarında mal gönderildiği anlaşılmıştır.
d)Ödeme belgeleri: Dosyada bulunan -------- bankası -------- şubesinin 7.5.2015 tarihli ödeme dekontundan ---------- tarafından --------- bankasından ---------Ş. hesabına 60.000 USD gönderildiği, --------- Bankası -------- şubesinin 9.2.2015 tarihli ödeme dekontundan --------- tarafından -------- Bankasından ----------Ş. hesabına 150.000 USD gönderildiği anlaşılmıştır.
e)Dava konusu mal teslimi ile ilgili taraflmar arasında gönderilen e-postalar:
---------- tarafından ----------- gönderilen 14.11.2012 tarihli mailde “ ----------- abi merhaba Seni birkaç gündür arıyorum fakat ulaşamıyorum.Bu ara çok sıkıştım abi.Bana ödeme yapabilirsen çok iyi olacak.Senden Haber bekliyorum abi “ denildiği, ---------- tarafından bu maile verilen 14.11.2012 tarihli cevapta “Sakipciğim iyi günler inşallah size he level hafta para transfer sene oluşacak “ şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.
---------- tarafından --------- gönderilen 19.11.2012 tarihli mailde “Yarın akşam 2 adet kim filtresini yüklüyoruz.Nakliyeci ile konuştum sizin adresinizi istiyor.Bu arada filtre rozullarını almak için gerekli olan 3532 Euro bekliyoruz.”denildiği, ----------- tarafından bu maile verilen cevapta “---------- fatura adresi ----------" şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.
--------- tarafından ----------- gönderilen 21 Kasım 2012 tarihli mailde gümrükçünün adının ---------- adresinin ---------- olduğu bildirilmiştir.--------- tarafından 21.6.2013 tarihli mail ile --------- tank fotoğrafı gönderildiği anlaşılmıştır.--------- tarafından ----------- gönderilen 25.6.2013 tarihli mail de “Mallar dün gelen nakliyecinize teslim edilmiş. Malları --------- taşıyacak bilgileri bana iletebilirseniz. Hemen gerekli gümrük işlemleri için kendi gümrük müşavirliğimize bildireceğim.” denildiği, ---------- taraftan bu maile verilen cevapta “Merhaba --------- --------- gidecek olan malzemelerin ihracatı aşağıda bilgileri verilen firmaya yapılacak. Bizden arkadaş malzemeleri teslim almaya gidiyor. İrsaliyeyi alıcı firmaya düzenleyip sevk adresi olarak bizim adresimizi yazabilirsiniz. --------- “ denildiği anlaşılmıştır.--------- tarafından ---------- gönderilen 23.5. 2014 tarihli mailde nakliye ve gümrük detaylarının belli olup olmadığının sorulduğu, ---------- tarafından ----------- gönderilen 26.5. 2014 tarihli mailde yükleme tarihi ve detaylar hakkında bilgi istendiği anlaşılmıştır.--------- tarafından --------- gönderilen 29.5.2014 tarihli mailde 29.5.2014 tarihinde sizden yükleme yapacak 6 araç plaka detayları aşağıdaki gibidir denilerek 5 aracın plakası ve şoförleri ile telefon numaralarının bildirildiği anlaşılmıştır.-------- tarafından --------- ye gönderilen 13.7.2014 tarihli mailde “Merhaba ----------. Sizden ödeme rica ediyoruz. Ne zaman ödeme yapabilirsiniz.Bilgi verebilir misiniz? Biz de çok şıkıştık. Malzeme almakta sıkıntı çekiyoruz..İyi çalışmalar” denildiği, ---------- tarafından bu maile 14.7.2014 tarihinde verilen cevapta “----------, şu anda bizde sıkıntı var çünkü bizim Tırımız var 400.000 USD pompa yüklemiş sınırda bekliyor. “ şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.---------- tarafından ------------- gönderilen 18 Ağustos 2014 tarihli mail de "hesap dökümünün" bildirildiği, 16 adet Kum filtresi, 2 adet 400 m3 lik Çökeltme tankı, 3 adet 800 m3 lik Çökeltme tankı filtre nozulları ve Kaynak makinesi ile v.s. malzemeler bedeli olarak hesap bakiyesinin 988.875.00 USD olduğu 150,.000 USD ödeme yapıldığı Eski hesap bakiyesi 46.200 USD ile toplam 885.075.00 USD olduğu bildirilmiş --------- tarafından bu maile verilen 19.Ağustos 2014 tarihli mail cevabında “Dün gece mal sahibini gördüm söz verdiler gelen pazartesi” şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.--------- adına ---------- tarafından 09.10.2014 tarihinde --------- adına gönderilen e-mailde, “Merhaba ----------, son parti ihracatı yaptığımızda ödeme yapacaktınız. Daha sonra görüştüğümüzde firma ile görüştüğünüzü, ödemeyi yapacağınızı söylemiştiniz. Malzemeleri göndereli üç ay oldu, Hala ödeme alamadık. Durumu daha önce size bildirmiştik. Siz firmadan ödeme alamadığınızı söylüyorsunuz. Fakat bu konuda biz sizi yeteri kadar bekledik. İşi biz size yaptık. Ödemeyi de sizden bekliyoruz. Bu konuda ne yapmamız gerekiyor. Ödeme için kesin bilgi verebilir misiniz. -------- Muhasebe müdürü" şeklindeki maile; --------- tarafından verilen 21.11.2014 tarihli cevapta, “-----------, size 550 bin ödendi. Artı 150 bin dolar alacaksınız..." şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.f---------Ş.'nin Defter Kayıtları: Dosyada bulunan --------Ş.'nin ---------Noterliğince 30.12.2013 tarih ve ----------- yevmiye ile tasdik edilmiş 2014 yılı yevmiye defteri, ----------Noterliğince 30.12.2014 tarih ve --------- yevmiye ile tasdik edilmiş 2015 yılı yevmiye defteri örneklerinin bilirkişiler iktisatçı ---------, mali müşavir --------- ve nitelikli hesaplamalar uzmanı --------- tarafından incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; -------- firması ile dava dışı --------- arasındaki ticari ilişkideki fatura ve ödeme kayıtlarının incelenmesi sonucunda bilirkişi raporunun 11. Sayfasında gösterildiği üzere --------- şirketinin, 2013 yılından 493.578.22 TL alacağının 2014 yılına devrettiği,2014-2015 yılında -------- firmasına 1.261.994.20 TL tutarlı 5 adet satış faturası kesildiği, dönem kur farkları ve iade çeki ile birlikte toplam alacağın 3.203.540.45 TL olduğu, buna karşılık karşı davanın konusu olan 825.000 USD çek ve kur farklarıyla birlikte yapılan toplam ödeme tutarının 2.639.102.60 TL olduğu,-------- şirketinin ----------- firmasından bakiye 564.437.85 TL alacağı olduğunun saptandığı bildirilmiştir.Yine aynı raporun 11 ve 12. Sayfalarında tablo halinde gösterildiği üzere; USD üzerinden düzenlenen faturaların incelenmesinde; ---------- şirketinin, ---------- firmasından 2013 yılından kalan 231.260 USD alacağının 2014 yılına devrettiği,
--------- firması tarafından 2014-2015 yılında ----------- firmasına 597.865 USD tutarında 5 adet satış faturası kesildiği, devir bakiyesi ile birlikte alacak toplamının 829.125 USD olduğu,Buna karşılık ---------- firmasından, 825.000 USD tutarlı iki adet çek dahil olmak üzere toplam 1.035.000 USD alacak kayıt edildiği, bu durumda, (829.135 - 1.035.000) = 205.875 USD -------- firmasına borçlu durumda gözüktüğü ancak 400.000 USD lik çekin iade edildiği, bu durumda ----------- şirketinin, ---------- firmasından bakiye, (205.875 - 400.000) = 194.125 USD alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.Yine raporun 12. Asyfasında tablo halinde gösterildiği şekilde, ---------- şirketi tarafından ----------- adına düzenlenen faturaların toplam 597.865.00 --------- Faturaların, --------- firmasından, dava dışı --------- adresine kesildiği ve fatura içeriğinde; işbu davanın konusunu oluşturan 400 m3 (iki) adet ve 800 m3 (üç) adet çökeltme tankı ve 16 adet kum filtresinin ve diğer detay malzemelerinin bulunduğu nun saptandığı yönünde görüş bildirilmiştir. 2-Davanın ve uyuşmazlık konularının tespiti: Asıl dava, bedeli ödenen malın teslim edilmemesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödenenin iadesi istemine, birleşen dava ise cari hesap alacağına mahsuben keşide edilen ve vadesinde ödenmeyen çekle ilgili başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Asıl davada davacı, davalı tarafa yapılan 210 USD ödeme karşılığı malın alınmadığı ileri sürülerek ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili talep edilmiş, birleşen davada ise birleşen dava davalısına verilen mallardan kalan cari hesap alacağa mahsuben keşide edilen ve vadesinde ödenmeyen 15 Ocak 2015 vadeli 400.000 USD ve 5 şubat 2015 vadeli 425.000 USD olmak üzere toplam 2 adet çek bedeli olan 825.000 ABD Doları kısmının ve vadelerinden itibaren işlemiş faiz alacağı nedeni ile 825.000 USD asıl alacak,55.527.40 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 880.627,40 USD alacağın % 6 faizi ile tahsili talep edilmiştir.
Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın,
A-Asıl davada davacı tarafından davalıya ön ödeme yapılıp yapılmadığı,
B-Davacı tarafından ödeme yapılmışsa, davalının ödemesi yapılan malı davacıya teslim edip etmediği,
C- Davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğu,
D-Davacının alacağı varsa, davalıyı temerrüde düşürüp düşürmediği, düşürmüşse hangi tarihte temerrüde düşürdüğü,
E-Birleşen dava davacısı vekilinin icraya konulan çeklerin karşılığı olan malları birleşen dava davalısına teslim edip etmediği,
F-Birleşen davada, birleşen dava davacısının, birleşen dava davalısından alacağı olup olmadığı, alacak varsa miktarının ne kadar olduğu,
G-Birleşen davanın tam veya kısmen kabulü halinde alacağın likid olup olmadığı, yani davacının icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı,
H-Birleşen davanın tam veya kısmen reddi halinde davacının haksız olması yanında kötü niyetli olarak icra takibi yapıp yapmadığı, davalının kötü niyet tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplandığı tespit olunmuştur.
3-Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hukuki nedenler ve sonuç: Asıl dava sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalıdır. Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Mahkememizce taraf delilleri toplanarak konusunda işin gerektirdiği şekilde iki ayrı uzman bilirkişi kurulundan raporlar alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere, asıl davada davacı davalı tarafa yapılan 210 USD ödeme karşılığı malın alınmadığı ileri sürülerek ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili talep edilmiş, birleşen davada ise birleşen dava davalısına verilen mallardan kalan cari hesap alacağa mahsuben keşide edilen ve vadesinde ödenmeyen 15 Ocak 2015 vadeli 400.000 USD ve 5 şubat 2015 vadeli 425.000 USD olmak üzere toplam 2 adet çek bedeli olan 825.000 ABD Doları kısmının ve vadelerinden itibaren işlemiş faiz alacağı nedeni ile 825.000 USD asıl alacak,55.527.40 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 880.627,40 USD alacağın % 6 faizi ile tahsili talep edilmiştir.--------Ş. tarafından ---------Ş.'ye verilen ve --------Ş. tarafından kaşe ve imza ile onaylanan 27.8.2012 tarihli fiyat teklifinde 4 adet kum filtresinin 18.500 USD x 4 adet = 74.000 USD bedelle, 24.12.2013 tarihli fiyat tekliflerinde 3 adet çökeltme tankının 130.000 USD x 3 = 390.000 USD bedelle --------- fabrikasında teslim edileceği nakliye ve sigorta masraflarının teklife dahil olmadığı ödemenin % 50 sinin teklif onayında peşin , % 50'sinin iş bitiminde peşin ödeneceği, 16 adet kum filtresinin her biri 25.000 USD'den x 16 = 400.000 USD bedelle 2 adet 400 m3 çökeltme tankının 95.000 USD bedelle x 2 = 190.000 USD bedelle satışı konusunda anlaşmaya varıldığı anlaşıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler iktisatçı --------, mali müşavir --------- ve nitelikli hesaplamalar uzmanı -------- tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ---------Ş. tarafından --------- adına düzenlenen 2012-2013 yıllarına ait 5 adet toplam 231.260 ABD Doları tutarındaki faturalar ile 2014 yılına ait 5 adet toplam 597.865,00 ABD Doları tutarındaki faturaların --------- firmasından, dava dışı --------- adresine kesildiği ve fatura içeriğinde; işbu davanın konusunu oluşturan 400 m3 (iki) adet ve 800 m3 (üç) adet çökeltme tankı ve 16 adet kum filtresinin ve diğer detay malzemelerinin bulunduğu saptanmıştır.Alacaklı --------Ş. tarafından borçlu ---------Ş. aleyhine --------- esas sayılı dosyası ile 11.03.2016 tarihinde girişilen ilamsız icra takibinde 24.12.2013 tarihli sözleşme ile 16 adet kum filtresi,2 adet 400 m2 çökertme tankı ve 3 adet 800 m3 çökertme tankı ve diğer ekipmanların satışından kaynaklanan cari hesap alacağa mahsuben keşide edilen ve vadesinde ödenmeyen 15 Ocak 2015 vadeli 400.000 USD ve 5 şubat 2015 vadeli 425.000 USD olmak üzere toplam 2 adet çek bedeli olan 825.000 Amerikan Doları kısmının ve vadelerinden itibaren işlemiş faiz alacağı nedeni ile 825.000 USD asıl alacak, 55.527,40 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 880.627,40 USD alacağın % 6 faizi ile tahsili talep edilmiş, ödeme emri 17.3.2016 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edilmiş, borçlu şirket 24.3.2016 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu anlaşılmıştır.--------Ş. ve ---------Ş.'nin ticari defterlerinde birbirleri ile alım satım yaptıklarına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı saptanmıştır.Dosyada bulunan ve yukarıda deliller kısmında gösterilen e-posta kayıtlarından ---------- şirketinin, --------- şirketi tarafından --------- şirketi adına gönderilecek malların --------- firması adına gönderilmesini istediği anlaşılmaktadır.Dosyada bulunan gümrük beyanname örneklerinden anlaşıldığı ve bilirkişi raporuna yazıldığı üzere ---------Ş. tarafından --------, --------- adresine --------- Gümrük Müdürlüğünün 22.11.2012 tarih ve --------- nolu beyannamesi ile 30.000 USD tutarında, 27.11.2012 tarih ve -------- nolu beyannamesi ile 30.000 USD tutarında, 11.2.2013 tarih ve -------- nolu beyannamesi ile 108.500 USD tutarında, 8.5.2013 tarih ve --------- nolu beyannamesi ile 26.060 USD tutarında, 28.6.2013 tarih ve --------- nolu beyannamesi ile 36.700 USD tutarında, --------- Gümrük Müdürlüğünün 7.4.2014 tarih ve --------- nolu beyannamesi ile 168765 USD tutarında, 30.5.2014 tarih ve -------- nolu beyannamesi ile 90.000 USD tutarında, 1.7.2014 tarih ve --------- nolu beyannamesi ile 90.000 USD tutarında, 25.7.2014 tarih ve --------- nolu beyannamesi ile 236.400 USD tutarında, 21.10.2014 tarih ve -------- nolu beyannamesi ile 12.700 USD tutarında olmak üzere toplam 597.865,00 USD tutarında mal gönderildiği anlaşılmıştır.Dosyada bulunan asıl dava davacısı- birleşen dava davalısı ---------- şirketi yetkilisi ---------- e-posta yazışmalarından ve gümrük beyanname örneklerinden ---------- tarafından gönderilen malların ---------- şirketinin talimatı ile -------- firmasına teslim edildiği kanaatine varılmıştır.-------- şirketi bu alınan mal bedellerine karşılık 15.01.2015 ve 05.02.2014 vadeli, toplam 825.000 ABD Doları meblağlı çekleri -------- şirketine vermiş, dosyada bulunan ---------- Bankası --------- şubesinin 7.5.2015 tarihli ödeme dekontundan anlaşıldığı üzere ---------- tarafından ---------- Bankasından ---------Ş. hesabına 60.000 USD gönderildiği, --------- Bankası --------- şubesinin 9.2.2015 tarihli ödeme dekontundan --------- tarafından ---------- Bankasından ---------Ş. tarafından borçlu ---------Ş. hesabına 150.000 USD gönderildiği anlaşılmıştır.Birleşen davada icra takibine konu edilen 825.000 USD bedelli iki adet çek bedelinin tahsili talep edilmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olan malların fatura bedeli ise 597.865 USD'dir. Buna göre arada (825.000-597.865=) 227.135 USD'lik bir fark görülmektedir. Ancak yukarıda belirtilen faturalardan taraflar arasında 2012 yılından bu yana süregelen ticari ilişki mevcut olup -------- Şirketinin 2013 yılından bakiye kalan 231.260 USD alacağı 2014 yılına devrettiğinden bu farkın devreden bakiyeden kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. Devreden 231.260 USD ile daha sonra düzenlenen fatura tutarları 597.865 USD = 829.125 USD' den ödeme tutarı 210.000 USD'nin düşülmesinden sonra kalan borç (829.125 USD – 210.000 USD =) 619.125 USD olacaktır. Bu nedenle birleşen dava davacısı --------- şirketinin alacağının 619.125 USD olduğunun kabulü gerekeceği kanaatine varılmıştır.Buna göre, asıl davada --------- şirketinin dava konusu ettiği 210.000 USD'nin mal bedeline mahsubu yapıldığından herhangi bir alacak talebi olamayacağı kanaatine varılmıştır.Sonuç olarak, asıl davaya konu alacak mal bedeline mahsup edildiğinden asıl davanın reddine, birleşen davada ise davacının mal bedeline mahsup edilen bedelin düşülmesinden sonra kalan 619.125 ABD Doları alacakla ilgili istemin kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı-birleşen dava davalısı vekili -------- şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması, tanık dinlenmesi ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesini talep etmiş ise de, 16.01.2019 tarihli duruşmada, "birinci bilirkişi heyeti ile ikinci bilirkişi heyetinin raporları arasında çelişki bulunmadığından ve bu nedenle sonuca etkili olmadığından davacı-birleşen dava davalısı vekilinin --------- şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddine, tanık dinlenmesi talebiyle ilgili olarak da davanın niteliği ve dava değerine göre tanık dinlenmesi mümkün olmadığından tanık dinlenmesi taleplerinin reddine, yine ikinci bilirkişi heyet raporu ile birinci bilirkişi heyeti raporları arasında mübayenet olmadığından ve ikinci bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli olduğundan yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.
4-İşlemiş faizle ilgili inceleme: Birleşen davaya konu icra takibinde 825.000 USD asıl alacak ile birlikte 55.527.40 USD işlemiş faiz talep edilmiş ise de, bu işlemiş faizle ilgili olarak peşin nisbi harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığından işlemiş faizle ilgili bir inceleme yapılmamıştır. 5-İcra inkar tazminatı ile ilgili gerekçe: Birleşen davada davacı taraf, davalıdan icra-inkar tazminatı istemiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. Fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, alacak likid olmayıp, alacak miktarı yargılama sonucunda belirlendiğinden birleşen dava davacısının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.6-Kötü niyet tazminatı ile ilgili gerekçe: Birleşen davada, her ne kadar davalı taraf, kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklı-davalının, icra takibinin haksızlığı yanında, ayrıca kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir. Yani davacının, davalının takip ve dava konusu alacağın hiç doğmadığını veya sona erdiğini bilmesine ya da bilebilecek durumda olmasına rağmen takip başlattığını veya dava açtığını ispatlaması gerekir. Olayımızda, birleşen dava davacısı icra takibine konu alacağının büyük bir kısmını ispatlamış olduğundan ve reddolunan kısımla ilgili birleşen dava davacısının icra takibinde kötüniyetli olduğuna yönelik dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine ilişkin 22/03/2019 tarih ve -------- Esas - -------- Karar sayılı karar verildiği görülmüştür. Mahkememiz kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı -------- Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. -------- sayılı kararıyla mahkememiz kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ---------- Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. -------- sayılı ilâmıyla "... 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ---------Ş. vekilinin asıl davaya ilişkin tüm birleşen davaya ilişkin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Birleşen dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 3. Birleşen dosya davacısı, 15.01.2015 keşide tarihli 400.000,00 USD ve 05.02.2015 keşide tarihli 425.000,00 USD bedelli çeklere dayalı olarak 825.000,00 USD asıl alacağın ve 56.627,40 USD işlemiş faizin tahsili amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatmış, takip talebinde, talep edilen açık hesap alacağının, 24.12.2013 tarihli sözleşme ile davalıya satılan 16 adet kum filtresi, 2 adet 400 m3 ve 3 adet 800 m3 çökeltme tankı ve diğer ekipmanlardan kaynaklandığı ancak bu alacağın sadece sözü edilen çeklerin toplam tutarına tekabül eden 825.000,00 USD'sini talep ettiğini belirtmiş, takip talebine ekli 13.04.2014 tarihli belgeyle, alacağı oluşturan kalemleri bir liste halinde göstermiştir. Söz konusu belgede; davacının, 24.12.2013 tarihli teklif mektuplarında belirtilen malzemelerin, 6 m3 hummer tankı ve çökeltme havuzu kapağının, çeşitli filtre nozulların ve kaynak makinesi ve diğer malzemelerin satışından dolayı davalıdan toplam 1.001.575,00 USD alacağı bulunduğu, davalı tarafından iki ayrı banka havelesi yoluyla yapılan 210.00,00 USD ödemenin mahsubuyla alacağın 791.575,00 USD'ye düştüğü, bu tutara, daha önceki ilişkiden kaynaklı olduğu belirtilen 46.200,00 USD'nin "eski bakiye" adı altında eklendiği ve böylece davacının davalıdan toplam 837.775,00 USD açık hesap alacağı bulunduğu gösterilmiştir. 4. Davalı yukarıda da özetlendiği üzere takibe konu malları teslim almadığını savunmuş, davacı ise, davalının, --------- su arıtma tesisi yapımı işini üstlendiğini, bu inşaatta kullandığı bir takım malları müvekkilinden aldığını ancak -------- mevzuatı gereğince müvekkilinden doğrudan ithalat yapamadığından ithalatı, --------- mukim --------- isimli bir şirket aracılığıyla yaptığını, bu nedenle faturaların da söz konusu şirket adına düzenlendiğini, malların bu şirket aracılığıyla davalıya teslim edildiğini ileri sürmüş ispat için bu şirket adına düzenlenen faturaları ve bir takım mail yazışmalarını dosyaya ibraz etmiştir. 5. Söz konusu mail yazışmaları ve --------- isimli şirkete hitaben 24.12.2013 tarihinden sonra düzenlenen faturalar incelendiğinde, davacın zikredilen iddiasını ispatladığı anlaşılmakta olup İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin bu husustaki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesiyle düzenleme altına alınan taleple bağlılık ilkesi uyarınca hakim taleple bağlı olup talepten daha fazlasına karar veremez. Bunun yanında itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. 6. Yukarıda da ifade edildiği üzere takipte talep edilen alacak 24.12.2013 tarihinden sonra davalıya satılan ürünlerle, bu süreçten önceki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacaktan oluşmaktadır. Davacının, 24.12.2013 tarihinden sonra --------- isimli şirkete hitaben düzenlendiği 5 adet faturayla davalıya toplam 597.865,00 USD mal sattığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının, bu faturalara dayalı olarak davalıya toplam 597.865,00 USD mal sattığını ispatladığı kabul edilmiştir. Ancak bu faturalardan 07.04.2014 tarihli olanında, başka malzemelerin yanında, toplam değeri 3.750,00 USD olan bir takım boyaların da satıma konu edildiği görülebilmektedir. Bilirkişi raporuyla, söz konusu boyalar da alacağa dahil edilmiş ise de takibe dayanak yapılan 13.04.2014 tarihli belgede söz konusu boyalar yer almamakta, başka bir deyişle söz konusu boyaların satışı sebebiyle alacak talep edilmemektedir. Bu itibarla, taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil edecek şekilde belirtilen boyalardan kaynaklanan 3.750,00 USD'nin alacağa dahil edilmesi doğru olmamıştır. 7. Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının, davalıdan, 24.12.2013 tarihinden önce satılan mallar sebebiyle 231.260,00 USD bakiye alacağı bulunduğu mütala edilmiş ve İlk Derece Mahkemesince de önceki ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağın 231.260,00 USD olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de davacı takip talebine ekli 13.04.2014 tarihli belgede, bakiye alacağının 46.200,00 USD olduğunu belirtmiş ve bakiye alacak olarak bu tutarı talep etmiştir. Bu itibarla, önceki ilişkiden kaynaklı bakiye alacağın 46.200,00 USD olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil edecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ---------Ş. vekilinin asıl davaya ilişkin tüm birleşen davaya ilişkin ise bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi." karar verildiği görülmüştür. Bozma sonrası dosya mahkememize gelmekle yeni bir esas numarası almıştır. Mahkememiz kararından sonra asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı -------- Şirketi'nin tasfiye edildiği anlaşılmış, asıl davanın davalısı birleşen davanın davacısı vekili tarafından şirketin mahkememiz dosyası ve icra dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihya edildiğine ilişkin --------- sayılı kararını sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ : Uyuşmazlık, asıl dava bakımından, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi kapsamında avans olarak gönderildiği iddia edilen tutarın iadesi, birleşen dava bakımından ise itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanarak konusunda işin gerektirdiği şekilde iki ayrı uzman bilirkişi kurulundan raporlar alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.Hükme esas alınan 19/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; devreden 231.260,00 USD ile daha sonra düzenlenen fatura tutarları 597.865,00 USD = 829.125,00 USD den ödeme tutarı 210.000,00 USD nin düşülmesinden sonra kalan borç 829.125,00 USD - 210.000,00 USD = 619.125,00 USD olacağı, birleşen dava davacısı --------- şirketinin alacağının 619.125,00 USD olduğunun kabulü gerekeceği kanaatine varıldığı, buna göre asıl davada -------- şirketinin dava konusu ettiği 210.000,00 USD nin mal bedeline mahsubu yapıldığından herhangi bir alacak talebi olamayacağı kanaatine varıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları ve Yargıtay kararı göz önünde bulundurulduğunda asıl dava bakımından; davacı şirketin dava konusu ettiği 210.000,00 USD'nin mal bedeline mahsubu yapıldığından herhangi bir alacak talebi olamayacağı kanaati ile asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiği ancak asıl dava daha önce kesinleştiğinden yeniden aynı konuda hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları, taleple bağlılık ilkesi ve Yargıtay kararı göz önünde bulundurulduğunda birleşen dava bakımından; birleşen dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup birleşen dosya davacısı, 15.01.2015 keşide tarihli 400.000,00 USD ve 05.02.2015 keşide tarihli 425.000,00 USD bedelli çeklere dayalı olarak 825.000,00 USD asıl alacağın ve 56.627,40 USD işlemiş faizin tahsili amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, takip talebinde, talep edilen açık hesap alacağının, 24.12.2013 tarihli sözleşme ile davalıya satılan 16 adet kum filtresi, 2 adet 400 m3 ve 3 adet 800 m3 çökeltme tankı ve diğer ekipmanlardan kaynaklandığı ancak bu alacağın sadece sözü edilen çeklerin toplam tutarına tekabül eden 825.000,00 USD'sini talep ettiğini belirtmiş, takip talebine ekli 13.04.2014 tarihli belgeyle, alacağı oluşturan kalemleri bir liste halinde gösterdiği, söz konusu belgede; davacının, 24.12.2013 tarihli teklif mektuplarında belirtilen malzemelerin, 6 m3 hummer tankı ve çökeltme havuzu kapağının, çeşitli filtre nozulların ve kaynak makinesi ve diğer malzemelerin satışından dolayı davalıdan toplam 1.001.575,00 USD alacağı bulunduğu, davalı tarafından iki ayrı banka havelesi yoluyla yapılan 210.00,00 USD ödemenin mahsubuyla alacağın 791.575,00 USD'ye düştüğü, bu tutara, daha önceki ilişkiden kaynaklı olduğu belirtilen 46.200,00 USD'nin "eski bakiye" adı altında eklendiği ve böylece davacının davalıdan toplam 837.775,00 USD açık hesap alacağı bulunduğunun gösterildiği, davalı yukarıda da özetlendiği üzere takibe konu malları teslim almadığını savunmuş, davacı ise, davalının, --------- su arıtma tesisi yapımı işini üstlendiğini, bu inşaatta kullandığı bir takım malları müvekkilinden aldığını ancak --------- mevzuatı gereğince müvekkilinden doğrudan ithalat yapamadığından ithalatı, ---------- mukim -------- isimli bir şirket aracılığıyla yaptığını, bu nedenle faturaların da söz konusu şirket adına düzenlendiğini, malların bu şirket aracılığıyla davalıya teslim edildiğini ileri sürmüş ispat için bu şirket adına düzenlenen faturaları ve bir takım mail yazışmalarını dosyaya ibraz ettiği, söz konusu mail yazışmaları ve --------- isimli şirkete hitaben 24.12.2013 tarihinden sonra düzenlenen faturalar incelendiğinde, davacın zikredilen iddiasını ispatladığı anlaşılmaktadır. Ancak 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesiyle düzenleme altına alınan taleple bağlılık ilkesi uyarınca hakim taleple bağlı olup talepten daha fazlasına karar veremez. Bunun yanında itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Yukarıda da ifade edildiği üzere takipte talep edilen alacak 24.12.2013 tarihinden sonra davalıya satılan ürünlerle, bu süreçten önceki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacaktan oluşmaktadır. Davacının, 24.12.2013 tarihinden sonra ---------- isimli şirkete hitaben düzenlendiği 5 adet faturayla davalıya toplam 597.865,00 USD mal sattığının anlaşıldığı, 19/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacının, bu faturalara dayalı olarak davalıya toplam 597.865,00 USD mal sattığını ispatladığının kabul edildiği ancak bu faturalardan 07.04.2014 tarihli olanında, başka malzemelerin yanında, toplam değeri 3.750,00 USD olan bir takım boyaların da satıma konu edildiğinin görülebildiği, bilirkişi raporuyla, söz konusu boyalar da alacağa dahil edilmiş ise de takibe dayanak yapılan 13.04.2014 tarihli belgede söz konusu boyalar yer almamakta, başka bir deyişle söz konusu boyaların satışı sebebiyle alacak talep edilmediği, bu itibarla, taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmemek için bilirkişi tarafından hesaplanan bedelden 3.750,00 USD'nin düşülmesi gerekmektedir. Öte yandan, hükme esas alınan 19/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacının, davalıdan, 24.12.2013 tarihinden önce satılan mallar sebebiyle 231.260,00 USD bakiye alacağı bulunduğu mütala edilmiş ise de, davacı tarafın takip talebine ekli 13.04.2014 tarihli belgede, bakiye alacağının 46.200,00 USD olduğunu belirttiği ve bakiye alacak olarak bu tutarı talep ettiği, bu itibarla, önceki ilişkiden kaynaklı bakiye alacağın 46.200,00 USD olduğu kabul edilerek taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmemek için bilirkişi tarafından hesaplanan bedelden ( 231.260,00 - 46.200,00 = 185.060,00 ) 185.060,00 USD'nin düşülmesi gerekmektedir. Bu suretle bilirkişi tarafından hesaplanan bedelden düşülmesi gereken toplam bedel ( 3.750,00 + 185.060,00 = 188.810,00 ) 188.810,00 USD olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak; davacı şirketin takip konusu ettiği alacağın ( 619.125,00 - 188.810,00 = 430.315,00 ) 430.315,00 USD'sini istemekte haklı olduğu anlaşıldığından birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra takibinde gösterilen 55.627,40 USD işlemiş faizle ilgili harcı yatırılmak suretiyle açılmış bir dava bulunmadığından işlemiş faizle ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Alacak likit olmayıp yargılama sonucunda belirlendiğinden birleşen davada davacının kabul edilen kısımla ilgili icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Birleşen davada reddine karar verilen alacakla ilgili davacı-alacaklının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı yararına tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava daha önce kesinleştiğinden yeniden aynı konuda hüküm tesisine yer olmadığına,
2-Birleşen -------- Esas sayılı davanın KISMEN KABULÜ ile;
a)Davalı borçlunun --------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 430.315,00 USD asıl alacak ve buna takip tarihinden itibaren işleyecek asıl alacağa kamu bankalarının 1 yıl üzerinden USD mevduatına uyguladığı azami yıllık % 6 ve değişen oranlardaki mevduat faizi üzerinden devamına,
b)Fazlaya ilişkin 394.685,00 USD tutarındaki istemin reddine,
c)İcra takibinde gösterilen 55.627,40 USD işlemiş faizle ilgili harcı yatırılmak suretiyle açılmış bir dava bulunmadığından işlemiş faizle ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
d)Alacak likit olmayıp yargılama sonucunda belirlendiğinden davacının kabul edilen kısımla ilgili icra inkar tazminatı isteminin reddine,
e)Reddine karar verilen alacakla ilgili davacı-alacaklının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı yararına tazminat takdirine yer olmadığına,
3-Asıl dava daha önce kesinleştiğinden yargılama giderleri konusunda yeniden hüküm tesisine yer olmadığına,
4-Birleşen davada; Harçlar Kanununa göre alınması gereken 85.762,32 TL harcın dava açılırken birleşen dava davacısı tarafından peşin olarak yatırılan 28.350,00 TL harç ve icra dosyasına yatırılan 12.755,89 TL harç toplamı olan 41.105,89 TL harçtan mahsubu ile bakiye 44.656,43 TL'nin birleşen dava davalısı --------- Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydı gerekirken daha önce 02/04/2020 tarih, --------- Harç ve ---------- Refarans Nolu Harç Tahsil Müzekkeresi ile 95.042,39 TL tahsil edildiğinden fazla alınan 50.385,96 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen dava davalısı ---------- Şirketi'ne İADESİNE,
5-Birleşen dava davacısı tarafından yatırılan 41.105,89 TL harcın birleşen dava davalısı --------- Şirketi'nden alınarak birleşen dava davacısı -------- Şirketi'ne verilmesine,
6-Birleşen dava davacısı tarafından sarf edilen 505,00 TL'nin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 263,40 TL'nin birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına verilmesine, geriye kalan masrafın birleşen dava davacısı üzerinde bırakılmasına,
7-Birleşen dava davalısı tarafından sarf edilen 256,90 TL'nin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 126,01 TL'nin birleşen dava davacısından alınarak birleşen dava davalısına verilmesine, geriye kalan masrafın birleşen dava davalısı üzerinde bırakılmasına,
8-Birleşen dava davacısı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 168.103,57 TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına verilmesine,
9-Birleşen dava davalısı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 156.668,63 TL vekalet ücretinin birleşen dava davacısından alınarak birleşen dava davalısına verilmesine,
10-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı-birleşen dava davalısı vekili ve davalı-birleşen dava davacısı vekilinin yüzlerine karşı, YARGITAY temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2024