T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/576 Esas
KARAR NO: 2024/680
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/08/2023
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacılar vekili 16/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; 11.06.2023 tarihinde saat 00.15 sıralarında --------- Mahallesi -------- Caddesi No:------- önünde Sürücü ---------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracın hız sınırını aşarak, şerit ihlali yaparak, sağ şeritte hız sınırında seyir halinde olan, --------- plaka sayılı motosiklet sürücüsü ----------- arkadan şerit ihlali yapıp hızı sebebiyle duramayarak çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ---------, sürücü -------- haksız eylemi neticesinde ağır yaralandığını ve kurtarılmak için kaldırıldığı --------- Hastanesinde gece 01.00 sıralarında hayatını kaybettiğini, sürücü --------- idaresindeki otomobil ile olay mahallindeki seyri sırasında hızını mahal şartları, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığı, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyrettiği, hareket alanını yeterince kontrol altında tutmamasının da etkisiyle kendisiyle aynı istikamette önünde yolun sağını takiben seyreden motosiklete mevcut hızıyla tehlikeli şekilde yaklaşarak, bu araca önlemsizce arkadan çarpması ile sebebiyet verdiği kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı asli kusurlu olduğu tüm bilirkişi ve adli tıp raporunda sabit olduğunu, sürücü ---------- bütün incelemeler sonucunda ortaya konan raporlarda yüzde yüz tam kusurlu bulunduğunu, ayrıca ---------- alkollü araç kullandığının da dosya kapsamında mevcut olduğunu, haksız fiili neticesinde müteveffanın ölümüne sebebiyet vermiş ve maddi ve manevi kayıplara neden olduğunu, söz konusu olaya ilişkin olarak -------- esas numarasıyla ceza davası görüldüğünü, Maddi Tazminat Talebi Hakkında; Müvekkillerinin, müteveffanın ölümünden sonra maddi ve manevi olarak çöküntü yaşadıklarını, haksız fiil sonucu gerçekleşen tüm bu zarar ve kayıpların tazmini gerektiğini, şöyle ki; Fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla şimdilik --------- için 1.000,00 TL, -------- için 1.000,00 TL olamak üzere toplamda 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza (sigortacı için temerrüt) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte araç işleteni, araç sahibi ve araç sigorta şirketinden müteselsilen tahsil edilmesini, --------- için 1.000,00 TL ve --------- için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL cenaze masraflarına hükmedilmesini talep etiklerini, Manevi Tazminat Talebi Hakkında; Müteveffanın ölümünden sonra müvekkillerinin evlatlarının kaybından ötürü çok büyük acı duymuş ve manevi olarak büyük bir kayıp yaşadıklarını, söz konusu kaybın oluşturduğu manevi yaranın bir nebze de olsa tatmin edilmesi açısından kanundan doğan haklar kapsamında; -------- için 150.000,00 TL, --------- için 150.000,00 TL, olmak üzere toplamda 300.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, Adli Yardım Talebi Hakkında; Müvekkillerinin ekonomik duru kötü olmakla birlikte yaşlı ve çalışamaz durumda olduklarını, yaşanan acı olaydan sonra ekonomik durumları daha da kötüleştiğini, acılı ailenin yargılama giderlerini karşılamayacağından, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğüne istinaden adli yardım taleplerinin kabul edilmesini talep ettiklerinden bahisle davalarının kabul edilerek, usulüne uygun ekte sunmuş oldukları vekaletname gereğince vekilliğine karar verilmesine ve uyap kaydının yapılmasına, adli yardım taleplerinin kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; ---------- için 1.000,00 TL ve --------- için 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza (sigortacı için temerrüt) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte araç işleteni, araç sahibi ve araç sigorta şirketinden müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik ------- için 1.000,00 TL ve ---------- için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL cenaze masraflarına hükmedilmesine, ayrıca, --------- için 150.000,00 TL ve -------- için 150.000,00 TL olmak üzere toplamda 300.000,00 TL manevi tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı -------- vekili 25/09/2023 tarihli cevap dilekçesiyle özetle; davalının dava dilekçesindeki iddialarının mahkemece ceza dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde ortaya çıkacağı üzere mesnetsiz ve kabulü mümkün olmadığını, zira ceza dosyasında yeniden bilirkişi raporu alınması gerekli olup, bu hususun Yüksek Mahkemelerce bozma nedeni olduğunu, öncelikle belirtmek gerekir ki tazminat talebinin haksız fiile dayandırıldığı durumlarda haksız fiil şartlarının olup oluşmadığına bakılması gerekli olduğunu, haksız fiil 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun (“TBK”) 49. Maddesinde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlendiğini, madde hükmünden sarih bir şekilde görüleceği gibi kusurlu ve hukuka aykırı eylem nedeniyle bir kimsenin zarar görmesine neden olma haksız fiil olarak niteledirildiğini, bir fiilin haksız fiil olarak nitelendirilebilmesi için hukuka aykırı fiil, kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının hepsini bir arada içermesi gerektiğini, bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirdirildiğinde trafik kurallarına uygun şekilde hareket eden ve herhangi bir hukuka aykırı fiili bulunmayan müvekkili ---------- işbu davaya konu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığı ve bu durumun, kaza ile oluştuğu iddia edilen zarar arasındaki uygun illiyet bağını da kestiği görüleceğini, davaya konu maddi olgu bir trafik kazası olduğundan bu kazanın vuku buluş anının izahının büyük önem arz ettiğini, ceza yargılaması devam ederken bilirkişi raporundaki tüm eksiklikler ortaya çıkacak olup, kusur durumu Ceza Mahkemesi tarafından yeniden inceleneceğini, söz konusu kazanın oluş biçimindeki maddi gerçek ortaya çıktığında ise, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığının anlaşılacağını, davacıların dava dilekçelerinde, bahsi geçen kazada, cenaze masraflarının karşılanması ve destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi gerektiği iddia ederek şimdilik 2.000,00 TL tutarların davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, dilekçelerinde bu aşamaya kadar izah ettikleri üzere, bir kimsenin bir zararın tazmininden sorumlu olabilmesi için o zarar ile fiilinin arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, davacıların, müvekkili --------- kusurlu iddia ettiklerini ki Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. Maddesi uyarınca iddia ettiklerini ispatla yükümlü olduklarını, mahkemenin davacıların iddia ettiği söz konusu dayanaksız iddiaları incelemesi mümkün olmayacağı gibi maluliyet hali ve ruhsal zarar olarak değerlendirilen hususlara ilişkin bir hüküm kurulması da olanaksız olduğunu, bu nedenle işbu maddi zarar iddiasının reddi gerektiğini, davacıların, manevi tazminat talebinin kabulü anlamına gelmemek kaydı ile bu talebin fahiş ve yerinde olmadığını, zenginleşme amacı taşıdığını belirtmekte fayda gördüklerini, Yargıtayın kökleşmiş kararlarına göre, manevi tazminatın amacı hukuksal değerlere yapılan saldırılar ile meydana getirilen eksilmenin giderilmesi, çekilen acıları yeterince dindirdiği, bu amacın gerçekleştirilmesi için, zarar görenin mal varlığının çoğaltılmamasının öngörüldüğü, manevi tazminatın haksız kazanç teşkil edecek mahiyette öngörülmediğini, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının haksız zenginleşmeye sebep olacak nitelikte olup, koşulları oluşmadığından ve davacının talep ettiği tazminat miktarının Yargıtay’ın belirlediği “mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusu, bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek” şeklindeki çerçevenin dışında kaldığından, fahiş manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların talep ettiği miktarın fahiş olup, kötü niyetli olduğunu, haksız talep edilen miktardan dahi davacıların Medeni Kanun da belirtilen iyi niyet kuralına da aykırı davrandığının ortada olduğunu, işbu dava TMK madde 2 de yer alan dürüstlük kuralına aykırı biçimde ikame edildiğini, TMK madde 2; “Herkes, haklarını kullanırken ve borlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” şeklinde olduğunu, davacıların fahiş tutardaki tazminat taleplerinin açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakları olmadığını, davacıların, kazada vefat eden -------- vefatından kaynaklı olarak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken, ölen kişi ile ilişkileri, yaşları, medeni durumları ve vefat sebebiyle destekten yoksun kalıp kalmadıklarının tespit edilmesi gerektiğini, işbu dosyadaki mevcut durum dolayısıyla davacıların bu talebinin kabul edilemeyeceğini, davacıların cenaze ve defin masraflarına dair taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacıların, mütevaffanın vefatından kaynaklı cenaze ve defin giderlerinin karşılanması gerektiğini iddia ettiklerini, davacıların defin ve cenaze giderlerine ilişkin herhangi bir delil veya belge sunmadıklarını, davacıların bu durumu ispat etmesi gerekmekle birlikte, defin ve cenaze giderlerinin kamu kurumları tarafından karşılanıp karşılanmadığının tespiti de gerektiğini, kaldı ki davacıların kendi yerel örf ve adetlerine göre yüklendiği giderlerden müvekkilinin sorumlu olması da beklenemeyeceğinden bahisle davacıların tüm taleplerinin reddine,-------- Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -------- Şirketi vekili 02/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacılar vekilinin dava dilekçesinde belirttiği delillerin taraflarına tebliğ edildiğinde ek delil sunma ve tüm itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaldı ki müteveffanın ehliyetsiz bir şekilde araç kullandığını, mahkeme aksi kanaatte ise; Kusur durumunun netleştirilmesi, denetime elverişli hüküm kurmaya yetkin bir rapor elde edilebilmesi amacıyla -------- tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, nitekim --------- kararında "Trafik kazasında kusur oranı belirleme yetkisi münhasıran Trafik İhtisas Dairesine ait olup tek kişilik trafik polisi - bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm verilemez." diyerek bu hususu işaret ettiğini, hesaplama yapılacak ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber dosyaya konu kazada müteveffa motosiklet sürücüsü konumunda olduğunu, öncelikle ölüm nedeni araştırılmalı akabinde kask/koruyucu tertibat takıp takmadığı tespit edilmesi gerektiğini, ölüm neticesinin kask takılmaması ile illiyetli olduğundan Yargıtay içtihatları gereğince %20'den az olmamak koşulu ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından, destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin ”destek” olduğunun ispatlanması zaruri olduğunu, kusuru, sorumluluğu ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazaya karışan müvekkili şirket nezdinde Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat taleplerinin şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. Maddesinde; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmek suretiyle, ispat külfetinin davacıda olduğu hususu açık bir şekilde ortaya konduğunu, buna göre, destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin, müteveffanın kendilerine destek olduğunu ispat etmekle mükellef olduğunun aşikar olduğunu, zira destek kavramı ile mirasçılık kavramları birbirinden farklı olup, salt mirasçısı sıfatını haiz olmak, müteveffanın destek sıfatını haiz olduğu anlamına gelmediğini, bu nedenle müteveffanın mirasçılarının, müteveffanın kendilerine ne surette destek olacağını ispatlaması gerektiğini, hesaplamaya ilişkin --------- görüş sorulması gerektiğini, her ne kadar Anayasa Mahkemesi tarafından yayınlanan iptal kararı ile Genel Şartlar’ın iptaline karar verilmişse de iptal sonrası hesaplamaya ilişkin olarak hangi parametrelerin kullanılması gerektiğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu nedenle de bilime uygun bir şekilde belirlenen --------- esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, nitekim aktüerya bir bilim olup basit bir matematiksel işlemden ibaret olmadığını, eğer ki mahkeme aksi kanaatte ise de 09.06.2021 tarihli ve 7326 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ve 92’nci maddelerinde yapılan değişikliklerde, zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında yer alan değer kaybı, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatlarına ilişkin kanuni çerçeve çizilmiş ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi ---------- bırakıldığını, dolayısıyla Anayasa Mahkemesi Genel Şartlar’ın iptaline dahi karar vermiş olsa hesaplamaya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi hala daha --------- olduğundan --------- yazı yazılarak hangi hesaplama cetveli ve hangi teknik faiz esas alınması ile yapılan hesaplamanın gerçek zararı gösterir nitelikte olduğuna ilişkin görüş sorulmasını ve akabinde değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, sorumluluğu ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılacaksa %1,8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada daha önce de itirazlarımızı sunduğumuz üzere, %1,8 Teknik Faiz Yönteminin kullanılması gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK:3 Madde:7 "Tazminat, ----------- formülü ile hesaplanır. Tazminat hesaplanırken "Devre Başı Ödemeli Belirli Süreli Rant" formülü esas alınır. Bu formülde kullanılacak yaş parametresi (x) hesap yapılacak mağdurun yaşını, hesaplamanın hangi süre için yapılacağını gösteren parametre (n) ise sürekli sakatlığa uğrayan kişinin muhtemel yaşam süresini göstermektedir." Her ne kadar Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 09.10.2020 tarihinde -------- yayımlanmış kararda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan Genel Şartlar”da ibaresinin kaldırılmasına karar verilmişse de Genel Şartların artık uyuşmazlıklarda uygulanmayacağına yönelik bir karar verilmemiştir. Verilen kararda yalnızca Genel Şartlar hükümlerinin kanun hükmünde olamayacağı, kanuna aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı tespiti yapılmıştır. Dosyada Genel Şartlar hükümlerine göre TRH yöntemi ile %1,8 Teknik Faiz kullanılarak yapılan hesaplamanın esas alınması gerekmektedir, zira kanunda aksi öngörülen bir hüküm de bulunmamaktadır. Tazminat hesaplaması yapılırken kişinin ömrü boyunca elde edeceği gelirin tek ödeme için peşin değere çevrildiği hesaplamada reel olarak %0 iskonto kullanılması bilimsel açıdan gerçekçi değildir. Yıllar boyunca elde edilecek iratların toplamı ile tek ödeme karşılığı hesaplanan peşin değerin birbirine eşit olması ve bununla birlikte hak sahibine yapılan tek ödemenin tarafa gelecekte getireceği muhtemel getirileri ile birlikte düşünürsek sebepsiz zenginleşmeye yol açacaktır. Bu sebeple reel iskonto sıfırdan büyük değer alması aktüeryal açıdan gerçekçi olacaktır. İskonto oranı ülkemizin bazı finansal göstergelerine, gelirdeki artışlar, yatırım araçlarının getirileri, enflasyon, faiz ve benzeri unsurlar çerçevesinde belirlenmesi gereken bir kavramdır. KALDI Kİ; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 19.02.2021 yayım tarihli değişiklikler yapılmış olup değişikliğin 19. Maddesi ile 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 90’ıncı maddesinin birinci fıkrası: “c)Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak…” maddesi ile değiştirilmiştir. TEKNİK FAİZİN HESAPLAMALARDA KULLANILMASINA İLİŞKİN HUSUS ALINTILANAN KANUN MADDESİ İLE YASALAŞTIĞINDAN, PROGRASİF RANT YÖNTEMİNİN KABULÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR. Açıklanan sebeplerle, yapılan aktüer hesabı sonucu olması gerekenden daha yüksek bir tazminat hesaplanmış olup; müvekkil şirketin sorumluluğunu hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde artırdığından tarafımızca kabulü mümkün değildir. Defaten peşin ödenen maluliyet tazminatının reel faiz getirisi kadar iskonto edilmesi 2918 sayılı KTK ve 6098 sayılı TBK hükümleri ile çelişmemektedir. Gelir akımının bir ıskonto oranı ile bugüne indirgenmesi gerekliliği neredeyse tüm finans sektörünün üzerine inşa edildiği paranın zaman değeri ile ilgili bir husustur. Gerçek hayatta bugünkü 100,00 TL’nin alım gücü ile bir sene sonraki 100,00 TL’nin alım gücü; enflasyon ve faiz olgusu nedeniyle hiçbir zaman aynı olmaz. Reel faiz, piyasa faizinin enflasyonun üzerinde kalan kısmı için kullanılan teknik bir terim olup ileride elde edilecek bir gelir akımının bugünkü değerinin bulunmasında kullanılan bir parametredir. Bir başka deyişle, maluliyet tazminatının defaten peşin alınması ve bunun değerlendirilmesi sonucunda, enflasyon etkisinden arındırılmış (reel) gelir ortaya çıkar. Sonuç olarak, toplu alınan paranın yatırıma yönlendirilmesi durumunda, enflasyondan daha yüksek oranda getiri elde edilebilmektedir. Reel faizin hesaba katılmaması, zarar gören açısından sebepsiz zenginleşmeye neden olur. Son yıllarda değişen ekonomi verileri dikkate alındığında daha doğru sonuçlara ulaşabilmek için son 9 yıllık -------- oranları ve mevduat ağırlıklı ortalama yıllık faiz oranları dikkate alınarak reel getiri hesaplandığında -------- pozitif reel faiz ortalamasının %1,8 teknik faize oldukça yakınsadığı görülecektir. Görüldüğü üzere tazminatın %1,8 teknik faiz ile iskonto edilmesi gerçek zarar ilkesinin bir gereğidir. Aksi kanaatte hesaplama yapılacaksa; “RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANAN 4.12.2021 TARİHLİ -------- SAYILI TEBLİĞ “---------: KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” İLE İSKONTO ORANINA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİK YAPILMIŞ OLUP, SÖZ KONUSU MEVZUAT RESMİ OLARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BU TEBLİĞ’E BAĞLI ‘EK 2: SAKATLIK TAZMİNATLARI HESAPLAMASI’ BAŞLIKLI EKİN 4. MADDESİNDE ‘HESAPLAMALARDA ESAS ALINACAK İSKONTO ORANI, %1,65’TİR.’ DENİLMEKTEDİR.” 1,65 TEKNİK FAİZLE HESAPLAMA YAPILMASI GEREKMEKTEDİR, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin kendisine sunulması zorunlu evrak ile başvuru tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğu da bu tarihten itibaren başlamış olacağını, trafik kazası sonucu hak edilen destek tazminatı ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğinden bahisle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) REDDİNE, esasa girilmesi halinde davanın esastan REDDİNE, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini, müvekkili şirket adına vekaleten talep etmiştir.İhbar olunan ------- Şirketi vekili 29/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davaya konu aracın kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını ve kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunduğunu, bununla birlikte, Yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca sıralı sorumluluk öngörülmüş olup müvekkili şirketin ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak üzere, öncelikle belirtmek gerekir ki müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle ve verilen teminatlarla sınırlı olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın --------- gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müteveili 29/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davaya konu aracın kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını ve kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunduğunu, bununla birlikte, Yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca sıralı sorumluluk öngörülmüş olup müvekkili şirketin ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak üzere, öncelikle belirtmek gerekir ki müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle ve verilen teminatlarla sınırlı olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın --------- gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müteveffanın dava dışı desteklerinin bulunup bulunmadığı hususunda da araştırma yapılmasını talep ettiklerini, davayı kabul manasında olmamak üzere müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, uyuşmazlık konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, kabul anlamın gelmemek üzere, aleyhe hüküm kurulması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, koruyucu tertibat takıp takmadığının eldeki delillere göre tespit edilememesinin müterafik kusur indirimi taleplerinin reddine gerekçe olamayacağını, kabul manasında olmamak üzere talep edilen manevi tazminat miktarının somut olaya göre fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu, belirtmek gerekir ki, işbu davanın ihbarından önce müvekkili şirkete herhangi bir hasar başvurusu yapılmamış olup müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, müvekkili şirkete ihbar dilekçesi sebebiyle atfedilen hukuki sorumluluğu kabul etmediklerini, müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği sigorta mukavelesi mucibince mesuliyetin mevcut olup olmadığı hususu, ancak müvekkili şirketin de taraf olacağı dava neticesinde tespit edilebileceğini, bu aşamada, ihbar dilekçesi sebebiyle doğabilecek sorumluluğu kabul etmediklerinden bahisle beyan ve itirazlarının dosya kapsamına kabulü ile ihbar talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın kusur oranlarının tespiti (kask takılıp takılmadığı, kask takılıp takılmamasının ölüm olayına etkisinin olup olmadığı, dolayısıyla kask takılmaması nedeniyle müterafik kusur bulunup bulunmadığı ve yine müteveffanın ehliyetsiz olmasının olayın gerçekleşmesine etkisinin bulunup bulunmadığı, müterafik kusur bulunup bulunmadığı hususları da tartışılarak) ve destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi zararın tespiti amacıyla bir makine ve bir aktüerya bilirkişisine verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Makine Mühendisi --------- ve Aktüerya ve Kara Taşıtları Sigorta Uzmanı --------- tarafından sunulan 15/02/2024 tarihli raporda özetle;
"SONUÇ VE KANAAT: Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı Bilirkişi Kanunu 6. Maddesi kapsamında --------- tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 1. Talep Konusu; 11/06/2023 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle aynı gün vefat eden --------- desteğinden yoksun kalan davacılar anne ve babası için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL cenaze-defin giderleri olmak üzere toplam 4.000,00 maddi tazminatın tüm davalılardan, her bir davacı için ayrı ayrı 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itiabren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (manevi tazminat yönünden davalı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı hariç) müşterek ve müteselsilen tahsili talebi. 2. Talep Konusu Olay; 11.06.2023 tarihinde saat 00:10 sıralarında şüpheli sürücü ------- sevk ve idaresindeki ------- plakalı otomobil ile -------- caddesini takiben seyirle olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın ön sağ kısımları ile; kendisiyle aynı istikamette yolun sağını takiben ön ilerisinde seyreden müteveffa sürücü-------- sevk ve idaresindeki ---------plakalıini takiben seyirle olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın ön sağ kısımları ile; kendisiyle aynı istikamette yolun sağını takiben ön ilerisinde seyreden müteveffa sürücü --------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı motosikletin arka kısımlarına çarpması neticesinde motosiklet sürücüsünün ölümü ile sonuçlanan trafik kazası meydana geldiği, 3. Kusur Durumu; Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU, Dava konusu kaza kapsamında; --------plaka sayılı araç sürücüsü ---------- % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu, Dava konusu kazanın --------- plaka sayılı araç sürücüsünün Asli Kusur sayılan arkadan çarpma, hatalı manevra/ şerit değiştirme fiili nedeni ile şeklinde meydana gelmiş olması nedeni ile --------- plaka sayılı motosiklet sürücüsü müteveffa ------- KUSURSUZ olduğu, 4. Maddi Zarar; Rapor! hesap tarihi dikkate alındığında; 11/06/2023 tarihinde destekçi -------- vefatı sonrasında; Baba ----------; toplam--------- zararının müteveffanın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 824.901,37 TL olduğu, işbu zarardan davalı sigorta şirketinin azami 1.200.000,00 TL teminat limiti dahilinde garameten hesaplaması yapıldığında, 619.141,65 TL lik kısmından sorumlu olduğu, kalan 205.759,73 TL lik kısmının davalılar araç işleteni ve sürücüsünün müşterek ve müteslesil sorumluluğundan söz edilebileceği, Anne--------; toplam --------- zararının müteveffanın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 773.89837 TL olduğu, işbu zarardan davalı sigorta şirketinin azami 1.200.000,00 TL teminat limiti dahilinde garameten hesaplaması yapıldığında, 580.858,35 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, kalan 193.037,02 TL lik kısmının davalılar araç işleteni ve sürücüsünün müşterek ve müteslesil sorumluluğundan söz edilebileceği, Davalı sigorta şirketi yönünden; Dava öncesi 10/07/2023 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, başvuru dilekçesi ekinde sadece vekaletname ve kaza tespit tutanağının gönderildiği, ölüm raporu, mirasçılık belgesi ve/veya nüfus kayıt örneği, gelir durumunu gösterir belge, ceza soruşturma belgeleri vb. belgelerin gönderildiğine dair bir bilginin dosyada bulunmadığı görülmekle, 17/07/2020 tarih ------ E.-------- K. sayılı --------- kararında ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceği ve yasal faiz işletilebileceğinin (sigortalı araç hususidir ve talep yasal faiz) hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, Ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davacı vekili 05/03/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; davacı müvekkilleri adına fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı aleyhine açtıkları bedensel zarar nedeniyle tazminat talepli davada başvurulan bilirkişi incelemesi neticesinde, fazlaya ilişkin haklarının tespiti sonucu alacaklarının tazmini için; 1------- için istedikleri destekten yoksun kalma tazminat alacağını 822.901,37 TL artırarak 824.901,37 TL, 2- -------- için istedikleri destekten yoksun kalma tazminat alacağını 771.895,37 TL artırarak 773.895,37 TL ve 3- -------- için 7.500,00 TL ve -------- için 7.500,00 TL cenaze masrafı şeklinde ıslah ettiklerini beyan ederek ıslah taleplerinin kabulüne, dava değerinin ıslahı yolu ile artırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi sonucu; 1- Baba --------- için 824.901,37 TL, 2- Anne ---------- için 773.895,37 TL, toplamda 1.598.796,74 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ile toplam 15.000,00 TL cenaze masrafıyla birlikte olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline, ayrıca, --------- için 150.000,00 TL, --------- için 150.000,00 TL olmak üzere toplamda 300.000,00 TL manevi tazminat alacaklarının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı --------- ve davalı --------- tahsil edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sürücü -------- hakkında dava konusu kazaya ilişkin -------- sayılı ilam ile sürücünün taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze masrafı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.11.06.2023 tarihinde saat 00:10 sıralarında davalı sürücü -------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı otomobil ile -------- Caddesini takiben seyirle olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın ön sağ kısımları ile kendisiyle aynı istikamette yolun sağını takiben ön ilerisinde seyreden müteveffa sürücü --------- sevk ve idaresindeki ------- plakalı motosikletin arka kısımlarına çarpması ve motosiklet sürüsünün ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında; ------- plaka sayılı araç sürücüsü davalı --------- % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, dava konusu kazanın -------- plaka sayılı araç sürücüsünün Asli Kusur sayılan arkadan çarpma, hatalı manevra/ şerit değiştirme fiili nedeni ile şeklinde meydana gelmiş olması nedeni ile -------- plaka sayılı motosiklet sürücüsü müteveffa -------- KUSURSUZ olduğu, kesinleşen ceza mahkemesi dosyasıyla olaya etki eden beklenmeyen bir durum bulunmadığı, davacıların müteveffa -------- baba ve annesi oldukları, ölüm sebebiyle destekten yoksun kaldıkları, alınan 15/02/2024 tarihli aktüerya bilirkişi raporuyla davacıların destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının hesaplandığı ve cenaze masraflarının 15.000,00 TL olabileceğinin kadri maruf olduğunun bildirildiği görülmüştür. Olayda uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Sorumluluk Genel olarak başlıklı 49 ncu maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü düzenlemiştir. Haksız fiil faili davalı sürücü -------- olup TBK 49 ve devamı maddeleri uyarınca başkasına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Davalı ------- --------plakalı aracın işleteni olması sebebiyle meydana gelen zarardan sorumludur. Davalı -------- Şirketi de kazaya karışan -------- plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı olduğundan araç sürücüsü davalı --------- kusuru ve poliçe limitlerinde meydana gelen zarardan sorumludur. Yargılama devam ederken davalı ------- Şirketi poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL'nin tamamını ödemiş, davacı tarafta davalı -------- Şirketi'ne yönelik talebinden tamamen vazgeçtiğinden davalı --------- Şirketi hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Müteveffa -------- sürücü belgesiz ve gerekli korunma önlemlerini almadan motosiklet kullandığından müterafik kusurlu bulunmuş ve aktüerya bilirkişisi tarafından tespit olunan tüm maddi zarardan %20 oranında indirim yapılmıştır. Bu kabule göre: davacı baba -------- için bilirkişi tarafından hesaplanan ve talep artırım ile istenilen 824.901,37 TL destekten yoksun kalma tazminatın %20 müterafik kusur indirimi sonucu ( 824.901,37 TL * 0,80 = 659.921,10 TL ) 659.921,10 TL olarak bulunduğu, sigorta şirketi tarafından davacı baba -------- için 620.000,00 TL ödeme yapıldığından bakiye 39.921,10 TL destekten yoksun kalma tazminat alacağı kaldığından bu rakam üzerinden; davacı anne --------- için bilirkişi tarafından hesaplanan ve talep artırım ile istenilen 773.895,37 TL destekten yoksun kalma tazminatın %20 müterafik kusur indirimi sonucu ( 773.895,37 TL * 0,80 = 619.116,30 TL ) 619.116,30 TL olarak bulunduğu, sigorta şirketi tarafından davacı anne -------- için 580.000,00 TL ödeme yapıldığından bakiye 39.116,30 TL destekten yoksun kalma tazminat alacağı kaldığından bu rakam üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından kadri maruf olarak bulunan 15.000,00 TL cenaze ve defin gideri işlerin olağan gidişi gözetildiğinde mahkememizce de uygun bulunduğundan kabulüne karar verilmiştir. Kazaya karışan -------- plakalı araç hususi araç olduğundan yasal faiz uygulanmıştır.TBK'nun Manevi tazminat başlıklı 56 ncı maddesi "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmünü düzenlemiştir. Maddeye göre hâkim bir kimsenin ölümü hâlinde, olayın özelliklerini göz önünde tutarak ölenin yakınlarına da uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Bu para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, ölenin yakınlarında, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Ölenin yakınlarının zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve -------- sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yukarıda anlatılan ölçütler göz önüne alınarak davacıların duyduğu acı ve elem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davacının yaşı, davalı sürücünün kusur oranı göz önünde tutularak olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun olarak, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜ K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
A. 1- a) Davacı baba --------- için 39.921,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar -------- ve ------- kaza tarihi olan 11.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı baba --------- verilmesine,
b) Davacı anne --------- için 39.116,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar -------- ve --------- kaza tarihi olan 11.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne --------- verilmesine,
2- a) Davacı baba --------- için 7.500,00 TL cenaze masrafının davalılar --------- ve --------- kaza tarihi olan 11.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı baba -------- verilmesine,
b) Davacı anne -------- için 7.500,00 TL cenaze masrafının davalılar -------- ve -------- kaza tarihi olan 11.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne -------- verilmesine,
3- Davalı-------- Şirketi hakkında açılan DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
B. a) Davacı baba --------- için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar --------- ve --------- kaza tarihi olan 11.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı baba -------- verilmesine,
b) Davacı anne--------- için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ------- ve--------n kaza tarihi olan 11.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne -------- verilmesine,
C. Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 13.254,69 TL karar ve ilam harcının peşin alınan toplam 7.038,31 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.216,38 TL'nin davalılar -------- ve -------- alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davacı tarafça yapılan toplam 8.120,85 TL yargılama giderinin (maddi tazminatta takdiri indirim aleyhe değerlendirilmeyerek) 2.025,63 TL'sinin davalılar -------- ve ------- alınarak davacı tarafa ödenmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6- Maddi tazminat talebi yönünden; Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar -------- ve --------- alınarak davacı tarafa verilmesine,
7- Manevi tazminat talebi yönünden; Davacı -------- kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar -------- ve ------- alınarak davacı tarafa verilmesine,
8- Manevi tazminat talebi yönünden; Davacı -------- kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar -------- ve ---------- alınarak davacı tarafa verilmesine,
9- Manevi tazminat talebi yönünden; Davalı --------- kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı --------- alınarak davalı --------verilmesine,
10- Manevi tazminat talebi yönünden; Davalı ------- kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı --------- alınarak davalı --------- verilmesine,
11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
12-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacılar vekili ve ----------- vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/09/2024