T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/780 Esas
KARAR NO: 2024/736
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 02/11/2023
KARAR TARİHİ: 09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili 02/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'in, 12.000 payla 01.02.2023 tarihinden bu yana --------- Şti.’nin ortağı olduğunu, müvekkilinin, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi, kâr dağıtımı yapılmadığını, şirket bilançolarının gösterilmediğini, ayrıca şirketin sicilde kayıtlı gösterilen adreslerde faaliyette olmadığını tespit ettiğini, bu nedenle müvekkilinin, TTK gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, davalı şirketin, faaliyet konusundan uzaklaştığını, sürekli zarar ettiğini, mal varlığının israf edildiğini, hakkında icra takipleri açıldığını, bu durumun müvekkilinin aile birliğini tehdit eder konuma geldiğini, buna ek olarak her ne kadar müvekkilinin noter onaylı yevmiye no --------- ve 02/02/2023 tarih imza sirkülerinde temsile yetkili müdür olarak görevlendirilse de müvekkilinin bu görevi herhangi bir geçerli sebep olmadan feshedildiğini, şirket yönetiminin müvekkilini bu durumla ilgili haberdar etmemekle ayrıca müvekkilinin güvenini de sarstığını, limited şirketin ortaklık mevcudunun kalmadığını, şirket otaklığından ayrılmak isteyen müvekkilinin diğer ortağa bir türlü ulaşamadığını, ayrıca her ne kadar müvekkilinin şirket sözleşmesine göre ana sermayenin %30’una denk gelen sadece 300.000,00 TL sermaye koyma borcu bulunsa da şirket yönetimi her hangi bir geçerli sebep olmaksızın müvekkiline 200.000,00 TL daha borç çıkarak müvekkilinin güvenini sarstığını, ortağın şirketi gerekçesiz borçlu göstermesi, haklı nedenlerden biri olduğunu, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, şirketin devamlı olarak zarar ettiğini ve kâr sağlayamadığını, şirket yönetiminde yolsuzluklar yapıldığı kanaati güçlendiğini, şirket müdürü olan diğer ortağın şirketi iyi idare edemediğini, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre bu durumun ortaklıktan çıkma için haklı neden olduğunu, TTK’nın 638’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir” şeklinde olduğunu, TTK m. 245’te, “bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması” veya “bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi” ve bunlara benzer haller haklı sebep olarak nitelendirildiğini, zira, bir süredir şirket yönetiminde sergilenen ciddiyetten uzak gevşek tutum ve ticari anlamda verilen yanlış ve isabetsiz kararlar nedeniyle, ticari anlamda ciddi bir performans kaybı ve maddi sıkıntı yaşandığını, bu durumun, mahkemece şirket envanteri ve diğer kayıtlar üzerinde yaptırılacak kapsamlı bir bilirkişi incelemesi sonunda açıklığa kavuşacağını, durumun vehametini vurgulamak ve gerekli önlemlerin bir an önce alınmasını sağlamak amacıyla müvekkilinin evvelce yapmış olduğu sözlü ve yazılı çağrılara yanıt verilmediği gibi, şirket defterlerini ve kayıtlarını inceleme girişimlerinin de fiili olarak engellendiğini, bu gelişmelerle ilgili olarak ileri sürdükleri iddialarını destekleyen belgelerin birer örneğinin, dilekçe ekinde mahkeme tetkikine sunulduğunu, yukarıdaki açıkladıkları ve ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortak açısından bu ilişkinin sürdürülmesinin kendisinden istenemeyeceği nedenlerden dolayı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi için mahkemeye başvurmak zorunluluğu doğduğundan bahisle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirkete duruşma gününü bildirir dava dilekçesi ve tensip zabtı tebliğ olunmuş ancak cevap dilekçesi vermediği görülmüştür. Davalı şirket yöneticisi ... ve eski yönetici ... davadan haberdar edilmiştir.-------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı şirket kayıtları getirtilmiş, incelendiğinde; davalı şirketin 01/02/2023 tarihinde 1.000.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, davacının %30, davalı şirket yöneticisi ...'in %70 pay sahibi olduğu, davacı ve diğer ortağın münferiden temsile yetkili müdür olarak şirketin kuruluşunda yetkili kılındıkları, 22/02/2023 tarihinde ...'in münferiden temsile yetkili müdür olarak atandığı ve davacının müdürlük görevinin sona erdiği, 31/10/2023 tarihinde ise ...'in müdürlük görevinin sona erdiği ve hali hazırda şirkette sadece ...'in müdür olarak kaldığı görülmüştür. ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden sorulduğunda; 2023 yılı Kurumlar Beyanının 2024 yılı nisan ayının son günü beyan edileceğinden Kurumlar Vergisi Beyannamesi bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yerinde inceleme yapmak suretiyle konusunda uzman mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve eğitim-öğretim konusunda uzman bilirkişi görevlendirilerek rapor hazırlamaları istenilmiştir. Bilirkişiler Mali Müşavir ---------, Akademisyen ------- ve Eğitim Yöneticisi ---------- tarafından sunulan 04/07/2024 tarihli raporda özetle; "6-SONUÇ ve KANAAT: Huzurdaki davanın konusunun davacının haklı sebeple davalı şirket ortaklığından çıkarılması isteğine ilişkin olduğu, Sayın Mahkemece tarafımıza verilen görev ve yetki ile davalı şirketin ticari defter kayıtları ve dosya kapsamında yapılan inceleme ile sınırlı olmak ve takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; Davalı şirketin ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2023 dönemi Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, rapor yazım tarihi itibariyle 2023 Yevmiye defterinin kapanış tasdiki süresinin bulunduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin VUK'nuna ve TTK'nuna uygun tutulduğu; Davalı şirketin 2023 yılında varlıkları 428.166,37 TL, borçları 2.775,56 TL Özkaynakları (+) 425.390,81 TL (Pozitif) olduğu; Davalı şirketin yukarıda incelenen 2023 döneminde - 574.609,19 TL zarar ettiği; davacı ...'in hesabına giden ve hesabından gelen işlemler neticesinde davalı şirkete 295.728,00 TL borçlu olduğu, Davalı şirketin anaokulu faaliyetiyle ilgili kanun ve yönetmeliklerde belirtilen hususları yerine getirmeden, izin almadan faaliyete başladığı yapılan şikayetler neticesinde ----------- tarafından hazırlanan durum tespit raporu ile mühürlenerek faaliyetine son verildiği, davalı şirketin faaliyet adresinin olmadığı, kuruluş amacını yitirdiği, ortaklar arasında iletişim kopukluğu yaşandığı, ortaklar arasında anlaşmazlık çıktığı hususları topluca göz önünde bulundurulduğunda davacının şirket ortaklığından çıkma talebini dayandırdığı iddiaların Sayın Mahkemece kabulü halinde haklı nedenle çıkma sebebi olarak değerlendirilebileceği, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK” nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatilerimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, davacının haklı sebeple şirketten çıkmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı taraf, şirketin işleyişi hakkında bilgi alamadığı, kâr payı dağıtılmadığı, şirketin adresinde faaliyet göstermediği, yöneticilikten haksız olarak azledildiği, şirketin zarar ettiği ve benzeri sebeplerle şirketten çıkmasına karar verilmesini talep etmektedir. Davalı taraf, vekille temsil edilmiş ancak cevap dilekçesi vermemiş ve yazılı beyanda bulunmamıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun C) Çıkma ve çıkarılma I - Genel olarak başlıklı 638 nci maddesi "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmünü düzenlemiştir. Tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin 01/02/2023 tarihinde kurulduğu, davacının şirkette %30 pay sahibi olarak kurucu ortak olduğu, kuruluşta ortakların münferiden yetkili müdür olarak görev aldıkları, kısa bir süre sonra davacının müdürlük görevinin sona erdiği, davacının yöneticilikten ayrıldıktan sonra şirketle yoğun şekilde para alışverişi olduğu, dava açıldıktan sonra bile şirketten toplam 179.500,00 TL para çektiği ve hali hazırda şirkete 295.728,00 TL borcu olduğu, dava tarihi itibariyle şirket bir yılını doldurmadığından kâr payı dağıtması beklenemeyeceği gibi şirketin bilançosunun da hesaplanamayacağı, kaldı ki şirketin öz kaynaklarının pozitif olduğu, para alış verişleri göz önünde bulundurulduğunda davacının şirket işleyişi hakkında bilgi alamadığı iddiasının da doğru olmadığı, şirketin faaliyette bulunmadığı iddiasının ise davacının şirketle olan para alışverişi göz önünde bulundurulduğunda davacı açısından haklı sebep oluşturmayacağı, şirketin amacına ulaşıp ulaşmadığı ya da ulaşamayacağı konusunun ortaklar kurulunda tartışılabileceği gibi şirketin feshi davasının da konusunu oluşturabileceği, somut bilgi, belge ve verilere göre davacı açısından davalı şirketten çıkarılma için dava tarihi itibariyle haklı sebeplerin oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
1-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubuyla bakiye 157,75 TL'nin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı şirket kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
4-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024