T.C.
İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/384 Esas
KARAR NO: 2024/638
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/05/2022
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili olan davacı şirket -------- Şti. ile davalı --------Ş. arasında 12.04.2021 tarihli ---------- -------- Sözleşmesi ve 30.04.2021 tarihli ---------- Sözleşmeleri imzalandığını, ---------- ilçesinde bulunan ---------- Mahallesi, kentsel dönüşüm süreci nedeniyle yıkıldığını, davalı şirketin de 440 milyon TL.'ye ----------- den mahallenin yeniden imarı işini üstlendiğini, davalı şirketin, müvekkili davacı şirketle de yaklaşık toplam 10 milyon TL. bedelli iki adet sözleşme ile yapılacak binaların temelinin altına imal edilecek fore kazık işleri ve yapı temelini oturtmak için açılan iksa çukurunu oluşturmak için fore kazık ve ankraj imalatları işleri için 2021 yılı Nisan ayında alt yüklenici sözleşmeleri imzaladığını, dilekçelerine ekli 1. Etap sözleşmesinin sözleşme bedeli 3.747.367,51 TL +KDV olup, 2. Etap sözleşme bedeli de 6.343.363,90 TL +KDV olduğunu, davacı müvekkili alt yüklenici ---------Projenin, yüklenici davalı ----------- şirketinden alacaklı durumda olduğunu, zira davalı ----------, davacı müvekkili --------- şirketinin 2021 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin hak edişlerini ödemediğini, davalı yanın müvekkili şirketin 2021 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve halihazırda Ekim ayı hak edişlerini onaylamadığı için yani sahada yapılan imalat bedellerini imzalamadığı için fatura kesilememekte ve davalının kestikleri faturaları da, iade faturası keserek kayıtlarına işlemeyip iade yoluna gittiği için müvekkili şirketin alacağının muhasebeleşemediğini, davalı tarafın, tüm ısrarları ve ihtarlarına rağmen sahadaki ölçümleri yapmamakta ve hak edişlerini onaylamadığını, bu nedenle müvekkilinin alacağının muhasebeleşemediğini, tüm bu sebeplerle, mecburen sahada keşif icrasıyla delil tespiti yoluna gidildiğini,---------- D.İş. sayılı dosyasından düzenlenen Bilirkişi Raporu ile davacı müvekkilinin 2021 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin hak edişlerinin ne kadarlık bir bedele baliğ olduğununr tespit edildiğini ve yapılan hak edişlerin sahadaki yapılan işle uyumlu ve usulüne uygun düzenlenmesine rağmen davalı tarafça ödenmediğinin tespit olunduğunu, bilirkişi raporunda incelenen, toplamda hazırlanan ve ödenmeyen (2021 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin her iki sözleşme için ayrı ayrı olmak üzere toplam) son 8 Adet Hak Edişin Belgelerinin de raporun ekinde mahkemeye sunulduğunu, dilekçeye ekli bilirkişi raporu incelenecek olursa, bilirkişi raporunda davacı ve davalı tarafın teknik personeli ve şantiye şefleri eşliğinde inşaat sahasının birlikte gezildiği ve keşif icrası ile gerekli incelemelerin tarafların huzurunda yapıldığının belirtildiğini, bilirkişi raporunun
SONUÇ kısmında; "... 20.04.2021 ve 30.04.2021 tarihinde imzalanmış olan 2 adet sözleşmeye dayanarak; Tespit isteyen tarafından keşif tarihine kadar olan şantiye sahasında ürettiği işin bedelinin diğer bir anlatımla, hak edişe bağlanması gereken üretim bedelinin ne kadar olduğunun tespiti ile ilgili olarak yerinde icra edilen keşif, dosyada mevcut olan evraklar ve tarafımca talep edilen evrakların incelenmesi neticesinde; Başlangıç tarihi olan 20.04.2021 tarihinden, 25.10.2021 tarihine kadar yapılmış olan tüm imalatın günlük imalat raporları ile karşı tarafa düzenli olarak bildirilmiş olduğu, Her ayın sonunda, periyodik olarak yapılan imalatların, ataçmanları ile birlikte hak ediş olarak karşı tarafa bildiriminin sağlandığı, Dosyaya sunulan, daha sonra da keşif günü tarafıma verilen imalat ve hak ediş raporlarının her birinin gerek bilgisayar ortamında, gerekse de dosyasına sunulmuş olan kopyalarında herhangi bir hataya rastlanmadığı, Her hak edişte yapılan imalatların toplamı, sözleşme eki olan birim fiyatlar ile çarpılarak elde edilen hak ediş tutarları toplamı 1 nolu sözleşme için 1.220.367,04 TL. + KDV 2 nolu sözleşme için 2.537.475,64 TL. + KDV olarak hesaplanmıştır, denildiğini, yani toplam 3.757.842,68 + KDV yani 4.434.254,36-TL olduğunu, sözleşmelerdeki tüm avans teminat mektubu bedellerinin toplamının 1.950.000,00-TL. olduğu düşünülecek olursa, davalı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmede yazdığı gibi, her ay yapması gereken hak ediş ödemelerinden, verdiği avans karşılığı almış olduğu avans mektup bedellerini düşmüş yani mahsup etmiş olsa bile, müvekkili şirkete hala ciddi miktarda 1.242.157,09-TL. borçlu kaldığını, şöyle ki, ödemesi yapılmış olan ilk iki hak ediş olan 1 ve 2 nolu hak edişlere bakılacak olursa, ilk iki hak edişte fatura toplamı olarak 1.665.539,54-.TL. lik (KDV Dahil) hak ediş yapıldığı ve faturasının düzenlendiği, bu bedelden 423.446,26-TL. Avans teminat mektubu kesintisi yapılarak müvekkile ödendiğinin görüleceğini, ilk 2 hak edişten sonra, 1.950.000,00-TL'lik toplam avans bedelinden kalan ve mahsuplaşılması gereken avans teminat bedeli bakiyesinin de 1.526.557,74-TL olduğunu, bilirkişi raporuna göre hak edişe bağlanması gereken üretim bedeli 3.757.842,68 + KDV olmak üzere toplam 4.434.254,36-TL. olduğuna göre, müvekkili şirketin kalan tüm avans bedeli mahsup edildiğinde dahi, 1.242.157,09-TL davalıdan alacaklı olduğunu, şöyle ki, Hak Edişe Bağlanması Gereken Yapılan İmalat Toplamı olan 4.434.254,36-TL. den, Ödenen İlk 2 Hak Ediş Bedeli olan 1.665.539,54-.TL ve Hak Edişlerden Mahsup Edilmesi Gereken Kalan Avans Bedeli olan 1.526.557,74-TL düşüldüğünde, 1.242.157,09-TL Alacaklı durumda olduklarını, bununla birlikte davalı yanın, müvekkili davacı müvekkili şirkete bu kadar yüklü miktarda borçlu iken, üstüne bir de kesin teminat senetlerini paraya çevirerek, müvekkili davacıdan, cebri icrayla 603 bin TL. gibi ciddi bir meblağı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tahsil ettiğini, 1.242.157,09-TL. alacak rakamına, bu istirdat yargılaması devam eden 603 bin TL'nin de dahil olmadığını, bilirkişi raporundaki tespitlerden görüleceği üzere, dilekçelerindeki iddiaları ve huzurdaki davada haklılıklarının ortaya çıktığını, müvekkili şirketin sahada ürettiği işin bedeli, tam da müvekkilince düzenlenen ama davalı tarafça bir türlü onaylanmayan hak ediş belgelerindeki kadar olduğunu, tüm imalatlar ve hak ediş belgeleri ve ilgili ataçmanların tek tek bilirkişi tarafından incelendiğini, sağlaması yapılarak kontrolleri yapıldığını ve en küçük bir hataya rastlanılmadığını, davalı tarafın, müvekkili şirketin ödemelerini yapmazken, müvekkiline sahada verilen işi kısmen ve/veya tamamen bir başka şirkete devir ettiğine dair herhangi bir bildirimde dahi bulunmaksızın sahaya başka başka taşeron şirketler alıp onlara ise müvekkilinin sözleşme bedelinin 1,5 katına iş yaptırıp onlara ödemelerini yapmakta, müvekkiline ödeme yapmazken müvekkili nam ve hesabına şantiye sahasına aldığı malzeme ve/veya yaptığı tüm ödemeleri % 25 zamlı olarak müvekkiline fatura etmekte olup, bu kanuna, iş ahlakına, hakka ve hukuka sığmaz tavırlarından da görüleceği üzere davalı taraf açıkça kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin fesih edilmediğini, ancak davalı yanın, davacı müvekkiline bugüne kadar imalat için teslim etmesi gereken sahaları, bir türlü teslim edemediğinden işin maalesef tamamlanamadığını, gerek yer teslimi yapılamıyor olması, gerekse de davalıdan kaynaklı diğer gecikmeler nedeniyle, müvekkilinin sözleşmelere konu işleri süresinde tamamlayamadığı için elde etmesi gereken kârdan da maalesef mahrum kaldığını, ancak sözleşme konusu iş süresi içerisinde bitirebilmiş olsa idi, o tarihlerde bu hiper enflasyon durumu henüz yaşanmaya başlamadığı için o günkü maliyetlerle müvekkilimin kâr beklentisinin % 25 yani 2.976.765,76-TL olduğunu, --------- tarihli kararında müspet zararın başlangıçta geçerli olarak kurulan bir sözleşmenin ifasının borçlunun kusuruyla gerçekleştirilememesi halinde alacaklının meydana gelen zararı olarak tanımladığını, söz konusu kararda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun genel olarak bir sözleşmenin başlangıçta geçerli olarak kurulmasına rağmen daha sonra ortaya çıkan nedenler dolayısı ile imkânsız hale gelmesi durumunda, gerçek ve güncel müspet zararın talep edilebileceği şeklinde içtihat ettiğini vurguladığı ve “zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.” demek suretiyle tazminat miktarının oluşan gerçek zarar kadar olması gerektiğini ifade ettiğini, bir başka deyişle ödenecek tazminat ile zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin malvarlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durum tesis edilebilmesi amaçlandığını, müspet zarar kavramına giren zarar kalemlerinin, ihtarname çekme masrafları, mehil verme, fazladan yapılan nakliye masrafları gibi sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan ve borç gereği gibi ifa edilseydi oluşmayacak olan zararlar ile alacaklının karşı edimi kabul etmek ve/veya kendi edimini koruma altına almak için yaptığı, sahada ve şantiyede bekletilen işçilere maaş, ---------, yemek, barınma giderleri, depo masrafları, sigorta primleri ve benzeri gibi sözleşme ihlal edilmese de yapılacak olup, ancak sözleşmenin ihlal edilmesinden dolayı amacını karşılayamayan masraflar olarak ifade edilebileceğini, müvekkili şirketin sözleşme süresinin aylarca aşılmasına karşın, işi tamamlamayı umduğu için sahada tutmak zorunda kaldığı yaklaşık 10 adet iş makinasının o tarihteki kira bedellerine bile bakıldığında, 4 adet---------- makinalarının her birinin aylık kirası 120 bin TL. + KDV, 4 adet ----------- makinalarının her biri için aylık 30 bin TL. + KDV ve 3 komprasör için de yine her biri için aylık 6 bin TL.+KDV olduğunu, yine sahada yer teslimi yapılamadığı ve davalı şirketten kaynaklanan nedenlerle yaşanan gecikmelerden ötürü davalı tarafın, çalışmadan sahada bekletilen iş makinalarının yanında, yaklaşık 30 tane de mühendis, formen, teknik ekip ve işçilerden oluşan personele de maaş, yemek, barınma masrafları ve ---------- primi ödenmesine neden olduğunu, müvekkili şirkete yer teslimi yapılıp yapılamadığı hususunda da delil tespiti yoluna gidildiğini ve davalı tarafça aradan aylar geçmesine rağmen hala sahada müvekkiline imalat yapması için gereken yerlerin teslim edilmeye hazır olup, olmadığı yerinde incelendiğini, bu hususta da sahada keşif icrasıyla delil tespiti yapıldığını, ---------- D.İş sayılı dosyasından düzenlenen bilirkişi raporu ile davalı tarafça sahanın imalat için yer teslimine 2021 yılı Şubat ayında hala hazır edilmediğinin tespit edildiğini, ekli bilirkişi raporunun ve saha fotoğraflarının incelenmesi ile görüleceği üzere, davalı taraf, dilekçeye ekli sözleşmelerin ilk sayfasından görüleceği üzere 30 Temmuz 2021 ve 06 Eylül 2021 tarihlerinde bitirilmesi gereken projelerde, aradan aylar geçmesine rağmen (keşif tarihi 10 Şubat 2022) kendi hafriyat işlerini geciktirdiği ve hala müvekkili davacının iş yapacağı 5. Bölgeyi, projeye uygun imalat yapılabilmesi için davacı müvekkiline teslim edecek durumda olmadığını, 5. Bölge olarak tabir edilen şantiye sahasında binlerce kamyonluk hafriyat toprağının dökülmüş olduğu ve yine bu bölgede iş makinaları ve inşaat malzemelerinin yığılmış olduğu yerinde fotoğraflanarak tespit edildiğini, öncelikle HMK.390/3 gereğince ihtiyati tedbir taleplerinin ve/veya ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini, davalı tarafça müvekkiline ödenmeyen 2021 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin hak ediş bedellerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 600.000,00-TL. nin davalıdan tahsiline, sözleşme konusu işlerin süresinde tamamlanamaması nedeniyle, mahrum kalınan kârın ve yapılan harcamaların tespitiyle, yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 400.000,00-TL. mahrum kalınan kâr ve müsbet zarar kalemleri olmak üzere, toplam 1.000.000,00-TL. nın, muaccelliyetlerine göre mahrum kalınan kâra ilişkin sözleşmelerin 30 Temmuz 2021 ve 06 Eylül 2021 bitiş tarihlerinden itibaren, ödenmeyen hak ediş bedellerine ilişkin ise sözleşmelere göre muaccel oldukları tarihlerden itibaren, yapılan harcamalara ve katlanılan masraflara ilişkin ise dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vekil eden şirket ile dava şirket arasında tanzim olunan 12.04.2021 tarihli ---------- sözleşmesi ve 30.04.2021 tarihli ---------- sözleşmeleri mevcut olduğunu, bu sözleşmeler gereğince davacı yanın iddia ettiği gibi ödemelerini alamamalarının mümkün olmamakla birlikte davacı yanın edimlerini yerine getirmediğini ve taraflarınca defalarca edimlerine aykırılıkları ihtar edildiğini, tutanaklar tutulduğunu ancak davacı yanın edimlerini yerine getirmemekte ısrar ettiğini, davacı yanın 2021 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin hak ediş bedellerinin ödenmediği iddiasının taraflarınca asla kabul edilemez olmakla birlikte davacının bizzat sözleşmenin hükümlerini yerine getirmediğinin taraflarınca yapılan ödemeler ile zaten kolayca ispatlanabilecek düzeyde olduğunu, davacı yanın iş programının gerisinde olduğu, şantiyede taahhütlerini yerine getirmediği gerek tutanaklar ile gerek ihtar ile de sabit olduğunu, yine davacı yanın edimlerine aykırılıkları ihtarnamelerinde beyan edildiğini ve davacı yanca malzeme, ekipmanın şantiye sahasında hazır edilmediğini aksine de 29/10/2021 gece yarısı 02:30 da şantiye sahasından da iş makinelerinin çıkarıldığını, bu hususta istanbul anadolu cumhuriyet başsavcılığına taraflarından gerekli şikayetlerde de bulunulduğunu, taraflar arasında var olan ve taraflarca uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmelerin varlığı dikkate alındığında davacı yanın sözleşmedeki edimlerine ve hakedişlerin nasıl tanzim edileceğine dair maddelerine uygun tanzim ettiği hakediş olmadığının mahkemece kolayca görülebileceğini, davacının dosyaya ibraz ettiği ve veya --------- E. sayılı dosyasının ek 9 maddesindeki hakediş evrakının da imzasız olduğunu, imzasız hak ediş evrakı ile davacının alacaklı olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın edimi olan işçilerinin her türlü özlük evrakının hak edişin ekine eklenme zorunluluğunu yerine getirmediğini, işçilerin iş çıkış belgelerini düzenlemediği, işçilerin maaşlarının ve ---------- dahi ödenmediğini, bu bedellerin taraflarınca ödendiğini, davacı adına şirketlerince yapılan ----------- ödemelerine ilişkin belgeler hakkında şu an ---------- E. sayılı dosyası ile devam eden davalarının mevcut olduğunu, davacı adına şirketlerince ödenen ----------- ve işçilik bedelleri ve sair bedellerin mahkemece yapılacak inceleme ile zaten tespit edilebileceğini, davacı yanın müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiasına mahkemece itibar edilmesinin beklenemez olduğunu, davacıların müvekkili şirkete borcu bulunmadığını, müvekkili yanca davacı adına ----------- ödemeleri, maaş ödemeleri, yemek ödemeleri yapılmakta olup, davacı yanın sözleşmeden kaynaklanan edimlerine aykırı hareket ettiğini ve bu hususun davacı yana da ihtar edildiğini, bu hususta tarafımızdan ikame edilen davalar olduğunu, taraflarınca halen ikame edilmemiş davalar da mevcut olduğunu, davacı yanın kendi kusuru ile edimlerini yerine getirmemesi ve hakediş ödemeleri için gereken bilgi ve belgeleri sunmamasına rağmen taraflarından alacaklı olduğunu iddia etmesinin taraflarınca asla kabul edilemez olmakla davacı yandan vekil edenin ---------- E. sayılı dosyada da görüleceği üzere avans olarak ödenen bedellerden kaynaklı da alacağı bulunduğunu, davacı yanın hakedişlerini düzenlemekte gerekli evrakı müvekkiline sunmamakta olup müvekkilinden izahtan vareste bir şekilde alacaklı olduğu iddiasının hukuken dinlenemeyeceğini, taraflarınca defaatle davacı yana iş programının gerisinde olduğu ve devamla eleman ile şantiye araç sayısını arttırması gerektiği ----------- Noterliğinin ---------- ve----------- yevmiye nolu ihtarnameleri ile ihtar edildiğini ancak davacı yanın edimlerine uygun davranmadığını, defaatle şirketçe de uyarıldığını ve davacı yanın kendisinin şantiye alanını terk ettiğinden bahisle yukarıda yazılı nedenlerle ve mahkemece yapılan inceleme ile ortaya çıkacak delil ve kayıtlara karşı ayrıca cevap sunma hakları saklı kalmak kaydı ile davacı yanın taleplerinin ve davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mali Müşavir -----------, inşaat mühendisi ----------, inşaat yüksek mühendisi---------, inşaat mühendisi ------------ ve nitelikli hesaplamalar uzmanı ----------- tarafından sunulan 04.08.2023 tarihli bilirkişi raporunun özetle; "S O N U Ç: Taktiri münhasıran Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile; tacir olan davacı şirketin ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2021- 2022 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının e-defter kullanan mükellef olduğu 2021-2022 dönemi Ocak ayı ve Aralık ayı Yevmiye defteri ile Defteri Kebirin açılış kapanış ---------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, 2-Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile; tacir olan davalı şirketin ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2021- 2022 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davalının e-defter kullanan mükellef olduğu 2021-2022 dönemi Ocak ayı ve Aralık ayı Yevmiye defteri ile Defteri Kebirin açılış kapanış ---------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, 3-Sözleşme konusu işlerin sözleşmedeki şartlara uygun yapılmadığı eksik bırakıldığı/bıraktırıldığı, 4-Taraflar her iki sözleşme kapsamında üstlerine düşen sorumlulukları yerine getirmemiş/getirememiş olduğu, 5-Taraflar arasında akdedilen Sözleşmelerin 7. Maddesinde belirtilen şekil ve nitelikteki teslim tutanakları ile davacıya süresinde yer teslimlerinin yapılmamış olduğu, 6-Taraflar arasında akdedilen Sözleşmelerde belirtilen işlerin süresinde tamamlanmamış olduğu, 3.747.367,51-TL tutarlı 1.Sözleşmeden 1.220.375,07.-TL'lik işin, 6.343.363,90.TL tutarlı 2.Sözleşmeden ise 2.537.472,71.-TL'lik işin yapıldığı, kalan işlerin ise yapılmamış olduğu, 7-İş sahasının büyüklüğü, iş sahasının tamamının davacının fiili olarak işini yapmasına hazır hale getirilmeden işe başlatılmış olması, saha teslimlerindeki gecikmeler, iş sırasında proje revizyonlarına gidilmesi, şantiye organizasyonundaki aksaklıklar, davacı ile sahada çalışan diğer altyapı taşeronları arasında gerekli koordinasyonun kurulamamış olması nedenleriyle işin süresinde tamamlanmamış olduğu, 8-Rapor içerisinde detayları verildiği üzere davacının bakiye hak ediş bedelinin KDV DAHİL 1.738.065,31 TL (KDV HARİÇ I.472.936,96 TL) hesap edildiği, 9-Kesinti Yöntemine göre davacının yapmadığı işler nedeniyle mahrum kaldığı kâr tutarının 492.141,45.-TL hesap edildiği, 10-Dosya kapsamında teknik yönden incelenebilir ve/veya hesaplanabilir nitelikte harcama belgeleri görülmediğinden bu konuda değerlendirme yapılamadığı, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde olduğu görülmüştür. Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mali Müşavir ---------, inşaat mühendisi -----------, inşaat yüksek mühendisi -----------, inşaat mühendisi ----------- ve nitelikli hesaplamalar uzmanı ---------- tarafından sunulan 22.11.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun özetle; S O N U Ç: Taktiri münhasıran Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yukarıda açıklanan nedenlerle; Tarafların itirazlarının incelenmesi sonucunda mali ve teknik yönden Kök Rapordaki kanaatimizde değişikliğe gerek olacak herhangi bir husus bulunmadığı, Sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde olduğu görülmüştür. ---------Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ki hesaplamalarla mahkememiz dosyasında ki hesaplamaların birbiri ile çeliştiği anlaşıldığından çelişkiyi gidermek üzere bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Mali Müşavir ----------, inşaat mühendisi ---------, inşaat yüksek mühendisi --------, inşaat mühendisi ---------- ve nitelikli hesaplamalar uzmanı --------- tarafından sunulan 30.03.2024 tarihli bilirkişi ek raporunun özetle; "S O N U Ç: Taktiri münhasıran Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yukarıda açıklanan nedenlerle; * Davacının hakediş alacağının KDV dahil 1.797.325,98 TL (KDV Hariç 1.523.157,61 TL) olduğu, * Davacının yapmadığı işler nedeniyle mahrum kaldığı kâr tutarının; 633.289.-TL olduğu, * --------- E. sayılı dosyasına sunulmuş olan Bilirkişi Raporu ile Raporumuz arasındaki farkların yukardaki hesap listedeki gibi olduğu, Sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde olduğu görülmüştür. Davacı vekili 10/07/2024 tarihli HMK.107/2 kapsamında talep artırım dilekçesiyle özetle; Bilirkişi raporuyla müvekkilinin alacağı sabit hale geldiğinden dava dilekçesi ile 400.000,00-TL talep edilen mahrum kalınan kâr tutarını 633.289,00-TL'ye, 600.000,00-TL talep edilen hak ediş alacağını ise KDV dahil 1.797.325,98-TL'ye artırdıklarını beyan etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesi kapsamında yapılan işlerden kaynaklı bakiye alacağın tahsili ile kâr mahrumiyeti istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında 12.04.2021 tarihli ---------- Sözleşmesi ve 30.04.2021 tarihli --------- Sözleşmeleri imzalandığı, davacı tarafça bir kısım hak ediş bedellerinin ödenmediği ve yer teslimi yapılmadığından bahisle işi sonlandırmak zorunda kaldıklarından bahisle ödenmeyen hak ediş bedelleri ile kâr mahrumiyeti taleplerinde bulunulmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Eser Sözleşmesi A. Tanımı başlıklı 470 nci maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü düzenlemiştir.Dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor ve ek raporlar göz önünde bulundurulduğunda; davalı tarafın sözleşmeye uygun şekilde yer teslimi yapmadığı ve sözleşmenin fiilen sona ermesinde kusurlu bulunduğu, davacı tarafın yaptığı işler karşılığı talep edebileceği nihai hak ediş bedelinin 1.797.325,98-TL olarak hesaplandığı yine davalı tarafın kusuru sebebiyle sözleşme tamamen ifa edilemediğinden davacı tarafın mahrum kaldığı kârın 633.289,00-TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından yapılan hesaplamalar üzerinden davanın kabulüne, hak ediş bedelinin 06/09/2021 tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğinden bu tarihten itibaren, kâr mahrumiyeti ise dava açılmasıyla istenebileceğinden bu tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1- -1.797.325,98-TL hak ediş alacağının 06/09/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
- 633.289,00-TL mahrum kalınan kâr alacağının 16/05/2022 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 166.035,31 TL harcın, davacı tarafından yatırılan 17.077,50 TL peşin harç ile dava esnasında yatırılan 24.679,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 41.756,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 124.278,81 TL'nin davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 17.077,50 TL peşin harç ile dava esnasında yatırılan 24.679,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 41.756,50 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 259.530,75 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70 başvurma harcı ile bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 25.205,00 TL olmak üzere genel toplam 25.285,70 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2024